İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
83
ler uzun yıllardır üyelik müzakerele-
ri kapsamında devam ediyor olsa da,
özellikle Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin
hizmetler sektörünü kapsayacak şekilde
güncellenmesine ilişkin müzakerelerin
başlaması için öngörülen tarihin 2016
yılının son çeyreği olması bu konunun
önemini bir kez daha öne çıkarıyor.
Türkiye’nin AB üyelik müzakerele-
rinde mesleki yeterliliklerin tanınma-
sına ilişkin konular İş Kurma Hakkı ve
Hizmet Sunumu Serbestisi faslı (3’üncü
fasıl) kapsamında ele alınıyor. Bilindiği
üzere 3’üncü fasıl, 11 Aralık 2006 tari-
hinde Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi
tarafından kabul edilen ve 14-15 Aralık
2006 tarihlerinde AB Liderler Zirve-
si’nde onaylanan Türkiye’nin Ek Pro-
tokol’ün tam olarak uygulaması şartına
bağlı olarak askıya alınan 8 fasıldan biri.
Öte yandan, Türkiye’nin halen uyum sağ-
laması gereken belirli uygulamalar olsa
da bu alanda mevzuat düzenlemelerinin
devam ettiğini söylemek mümkün.
AB’de mesleki yeterliliklerin tanın-
ma sisteminin düzenlendiği Mesleki
Yeterlilikler Yönergesi, mesleki yeterli-
liğini bir Üye Devlette edinmiş bir kişi-
nin aynı mesleği başka bir Üye Devlette,
hiçbir ayrımcılığa uğramadan, o devletin
vatandaşlarıyla aynı haklara sahip ola-
rak icra edebilmesini öngörüyor. Bu nok-
tada, Türkiye’nin AB’ye uyum sürecinde
hayata geçirmesi gereken değişiklikler-
den ilkini belirli mesleklerin icrasına
ilişkin vatandaşlık şartının kaldırılması
oluşturuyor. Bu doğrultuda, 2012 yılında
“Yabancı Sağlık Mensuplarının Türki-
ye’de Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışma
Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik”in
yürürlüğe girmesiyle yabancı uyruklu
doktorların ve hemşirelerin Türkiye’de-
ki özel sağlık kurumlarında istihdam
edilmesinin önündeki yasal engeller
ortadan kaldırıldı. Ancak, söz konusu
kanunun kamu kuruluşlarını kapsamına
dâhil etmemesi, İlerleme Raporlarında
dikkat çekilen noktalardan biri olmaya
devam ediyor.
Öte yandan 2014 yılında Türkiye,
ebelik mesleğinin icrası için Türk va-
tandaşı olma şartını kaldırdı ve mesleğe
erişimde engellerin ortadan kaldırılması
için bir adım daha attı. Benzer şekilde,
Türkiye’de yapılan kanun değişikliği ile
eğitimini yabancı ülkede tamamlamış
eczacıların diplomalarının Sağlık Bakan-
lığı’na kayıtlı bir Türk eğitim kurumu ta-
rafından tanınması koşuluyla Türkiye’de
çalışmalarına olanak sağlanması, 2015
yılı Türkiye İlerleme Raporu’nda olumlu
olarak değerlendirilen gelişmelerden
bir diğeri. Böylece, Türkiye’nin AB’de
“otomatik tanıma” sistemi kapsamına
alınan yedi mesleğin dördüne ilişkin
önemli düzenlemeler yaptığını söylemek
mümkün.
2015 yılına kadar Türkiye İlerleme
Raporlarında Komisyonun istikrarlı ola-
rak üzerinde durduğu diğer bir husus
ise Türkiye’de mesleki yeterliliklerin
ve akademik yeterliliklerin karşılıklı
tanınması konularının ayrıştırılması
gerektiği. Türkiye’nin bu alanda uyum
düzeyini artırması için birtakım dü-
zenlemeyi hayata geçirmesi gerekiyor.
Benzer şekilde, mesleki yeterliliklerin
tanınmasına ilişkin Türkiye’de, bazı dü-
zenlenmiş mesleklerde tanıma için ha-
lenmütekabiliyet ve/veya vatandaşlık ve
dil şartları aranıyor. Türkiye bu alanda
hâlihazırda almakta olduğu teknik des-
tek projesi kapsamında müktesebatını
AB ile uyumlaştırmak için adımlar atma-
ya devam ediyor.
Üyelik müzakereleri dışında yakın
dönemde gündeme gelmesi beklenen
esas konu, Türkiye-AB Gümrük Birli-
ği’nin güncellenmesi sürecinde hiz-
metlerin dâhil edilmesinde izlenecek
serbestleşme modeline bağlı olarak
Türkiye’nin uyum sağlaması gereken
düzenlemeler. Eğer Gümrük Birliği’nin
güncellenmesi sürecinde Türkiye ve AB
arasında, AB’nin Norveç, Lihtenştayn ve
İzlanda gibi EFTA ülkeleri ile kurduğu
Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) ortak-
lık modeli uygulanırsa Türkiye AB’nin
bu alandaki tüm müktesebatını uygula-
mak durumunda kalacak. Bu çerçevede
Türkiye’nin de Avrupa Meslek Kartını
da yürürlüğe koyması gerekecek. Bu
açıdan bakıldığında, tüm bu yenilikleri
mesleki yeterliliklerin tanınma sistemini
kolaylaştırarak hizmetlerin ve kişilerin
serbest dolaşımını sağlamayı ve bunu
yaparken dijital çağın gerekliliklerine
uygun sistemler kurmayı öngören AB
gibi Türkiye’nin de bu alanda çalışma-
larını hızlandırması ve gelecekte kar-
şılaşacağı yeniliklere hazırlıklı olması
gerektiğini unutmamak gerekiyor.
■




