Table of Contents Table of Contents
Previous Page  67 / 100 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 67 / 100 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

65

düşük tutmaya yönelik siyasi baskının

arttığına dikkat çekiliyor. Öte yandan,

kamu sektörünün finansal kurumlara

imtiyazlı erişiminin önlenmesi alanında

ABmüktesebatına tamuyum sağlanması

için daha fazla adım atılması Avrupa Ko-

misyonunun bu yıl da üzerinde durduğu

diğer önemli bir nokta.

2015 İlerleme Raporu’nda ekonomi

politikasına ilişkin değerlendirmelerde

ise Türkiye’nin AB’ye sunduğu Ekono-

mik Reform Programı’nın (ERP) son

dönemdeki eğilimler ve piyasadaki ge-

lişmeler ile uyumlu olmadığına işaret

ediliyor. ERP’nin ayrıca, Komisyonun bu

tür programlar için hazırlamış olduğu

rehberde yer alan bazı unsurları dik-

kate almadığı ve AB Ekonomi ve Maliye

Bakanları ile aday ülkeler arasındaki

Bakanlar Diyaloğu Toplantısı Sonuçla-

rı’nda yer alan politika tavsiyelerinin

uygulanması bakımından yetersiz kal-

dığına dikkat çekiliyor.

Bütçe çerçevesine ilişkin olarak ise,

Türkiye’nin 85/2011 sayılı Yönerge ile

uyum sağlamak için ciddi çaba sarf et-

mesi gerektiği, tahminlerin güvenilirli-

ğinin artırılması, sayısal mali kuralların

uygulanmaya başlanması ve bunların

bağımsız otoriteler tarafından izlenmesi

gibi konularda ciddi çalışmalar yapılma-

sı gerektiği belirtiliyor.

Raporda Türkiye’nin özellikle şu hu-

susları yerine getirmesi gerektiği vurgu-

lanıyor: Merkez Bankasının bağımsızlığı-

na zarar verecek siyasi müdahalelerden

kaçınılması; belirlenen tarihler içinde

mali bildirim tabloları ve Ekonomik Re-

form Programı’nın AB’ye sunulması.

Ekonomik ve Parasal Politika faslı-

na ilişkin bütün fasılların geçici olarak

kapanması için AB tarafından getirilmiş

olan, “Ek Protokol’ün tam olarak uy-

gulanması” şartı haricinde 17’nci fasla

ilişkin iki kapanış kriteri bulunuyor:

1. Türkiye’nin yasal çerçevesini Merkez

Bankasının tambağımsızlığını, kamu

sektörünün merkez bankaları tara-

fından finansmanının yasaklanması,

kamu kesiminin finansal kurumlara

imtiyazlı erişiminin önlenmesi ve

Merkez Bankasının Avrupa Merkez

Bankaları Sistemine (AMBS) tam

entegre olması, Merkez Bankası he-

deflerinin AMBS hedefleri ile uyumlu

olmasını da içerecek şekilde sağlaya-

rak uyumlaştırması;

2. Türkiye’nin yasal çerçevesini

2011/85/AB sayılı Konsey Yönerge-

si’nde yer alan ulusal bütçe çerçeve-

leri için gereklilikler ile uyumlaştır-

ması.

17’nci Faslın Müzakereye

Açılmasının Ekonomiye ve

Müzakere Sürecine Etkileri

Ekonomik ve Parasal Politika fas-

lının müzakereye açılması, müzakere

sürecine ivme kazandıracak ve aynı

zamanda ülkemizin ekonomi alanında

uluslararası konumunu güçlendirecektir.

AB’nin ekonomik ve mali kurallarına

uyum hedefi, ekonomik ve mali istik-

rarın sağlanması ve sürdürülebilir hale

gelmesini sağlayacaktır. Fiyat istikrarı

ve mali istikrar da büyüme ve refahın

artmasını destekleyecektir.

Türkiye’nin AB ile ticari ve ekonomik

bütünleşmesi ileri düzeyde bulunuyor.

Türkiye’nin dış ticaretinde AB’nin payı

2014 itibarıyla yüzde 40’tan fazla. Aynı

zamanda AB, Türkiye’nin en büyük doğ-

rudan yabancı yatırım kaynağı. 2014’te

AB’nin Türkiye’deki doğrudan yabancı

yatırımlar içindeki payı yüzde 56. Eko-

nomideki olumlu gelişmeler dış ticaret

ve yatırımlara, dolayısıyla büyümeye de

olumlu yansıyacaktır. Öte yandan faslın

açılmasıyla gelişecek ekonomik ilişkiler

ülkenin kredibilitesini artırırken, ulus-

lararası piyasalardaki risk primini de

azaltacaktır.

Ekonomik ve Parasal Politika faslı-

nın müzakerelere açılması olumlu bir

gelişme olmakla birlikte, yeterli değildir.

Müzakere sürecinde AB Konseyi kara-

rı ile bloke edilen 8 fasıl ve GKRY’nin

tek taraflı olarak bloke ettiği 6 faslın da

açılabilmesi için gerekli koşullar oluştu-

rulmalıdır. Bu ise hem Kıbrıs sorununda

çözümün sağlanması, hem de Avrupa

Komisyonu ve üye devletlerin müzakere

sürecinin canlandırılması yönünde 29

Kasım 2015 tarihinde gerçekleşen Tür-

kiye - AB Zirvesi’nde verdikleri sözleri

yerine getirmelerine bağlıdır.

Ekonomik ve Parasal Politika faslı-

nın açılmasını takiben, gündemde olan

diğer fasılların da yakın zamanda müza-

kerelere açılması için harekete geçilme-

lidir. 17’nci fasıl ile müzakere trafiğine

yeşil ışık yakılmıştır. Bu ışığın sarı ya da

kırmızıya dönüşmemesi için her iki taraf

da üzerine düşeni yapmalıdır.