İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ
51
lenmesi veya evlat edinmesi ya da ana
veya babasının, eşinin, kardeşinin, ço-
cuğunun ölümü hâlinde üç gün, eşinin
doğum yapması hâlinde ise beş gün
ücretli izin verilmesinin önü açıldı.
Fasıl kapsamında yer alan iş huku-
ku konusuna ilişkin, kamu sektöründe
taşeron olarak çalışan işçileri ilgilen-
diren ve Eylül 2014’te yürürlüğe gi-
ren yeni yasanın bu alanda önemli
ilerlemenin yaşanmasına yol açtığı;
ancak, yasa kapsamı dışında kalan
işçilerin kötü çalışma koşullarına sa-
hip olduğu, haksız işten çıkarmalar
ve sendikalaşma engellerine maruz
kalmaya devametmesi Avrupa Komis-
yonu tarafından 2015 yılı İlerleme Ra-
porunda vurgulanan konular arasında
yer alıyor
4
. İlerleme Raporunda ayrı-
ca 2014 yılında kayıt dışı istihdamın
yüzde 34’e yükseldiği ve Türkiye’nin
bu alanda 2018 yılına kadar bu ora-
nı yüzde 17’ye düşürme hedefinden
uzak olduğu belirtiliyor.
Sosyal diyalog konusunda, Anayasa
Mahkemesi kararıyla küçük şirketlerde
çalışanların sendikal faaliyetler nede-
niyle işten çıkarmaya karşı korunması
ve bağımsız sendikaların toplu sözleş-
me görüşmelerine katılabilmeleri için
iş kolu barajının yüzde 3’ten yüzde 1’e
indirilmesi AB tarafından olumlu olarak
karşılanıyor. Fakat kayıt dışı istihdam-
da çalışan işçilerin sendikal haklardan
mahrum kalması ve sendikaların toplu
iş sözleşmelerine katılabilmeleri için
uygulanan çift iş kolu barajı konusunda
çeşitli görüş ayrılıklarının devam ettiği-
ni hatırlatmakta fayda var.
Faslın bir diğer önemli başlığı olan
istihdam politikası alanında ise, zayıf-
layan iş gücü piyasası performansı-
na rağmen ulusal istihdam stratejisi
hedeflerinin halen iddialı olduğu be-
lirtiliyor. Bu açıdan bakıldığında, ilk
istihdam ve sosyal reform programına
yönelik çalışmaların sürdürülmesinin
insan kaynaklarının geliştirilmesi açı-
sından Avrupa Komisyonu tarafından
olumlu olarak değerlendirildiği görü-
lüyor
5
. Bu konuya ilişkin, Türkiye ve
AB arasında İstihdam ve Sosyal Yenilik
(
Employment and Social Innovation
-
EaSI) başlıklı AB programına katılım
anlaşması, 28 Şubat 2015 tarihinde
Ankara’da imzalandı. 920 milyon avro
tutarında bütçeye sahip olan İstihdam
ve Sosyal Yenilik Programı, 1 Ocak
2014–31 Aralık 2020 döneminde ni-
telikli ve sürdürülebilir istihdam, ye-
terli sosyal korumanın temini, sosyal
dışlanma ve yoksullukla mücadele ile
çalışma şartlarının iyileştirilmesi hu-
suslarına destek verilmesi sağlayacak
6
.
Sosyal içerme alanında ise Türki-
ye tarafından yardım ve yoksulluğun
azaltılmasına yönelik bütüncül bir
politikanın oluşturulması bekleniyor.
Ulusal istihdam stratejisinde engelli
vatandaşları çalıştırmayan kurumlar
için çeşitli cezalar öngörülmesine kar-
şın, istihdam oranının istenen düzeye
yaklaşmaması nedeniyle bu alanda
ilerlemenin sınırlı olduğu görülüyor.
Avrupa Komisyonu 2015 yılı Türkiye
İlerleme Raporunda Roman vatandaş-
ların toplumla bütünleştirilmesi için
kapsamlı bir stratejinin oluşturulması
bu konuda atılması gereken bir diğer
adım olarak sıralanıyor.
2015 yılı İlerleme Raporunda Sos-
yal koruma açısından ise Türkiye’de
yapılan toplam harcama artarken,
harcamaların GSYİH’deki yerinin yüz-
de 13,8’e ulaşması ve sağlık giderle-
rinin yüzde 5,4 oranında gelişmesi
olumlu olarak değerlendiriliyor. Bir
diğer önemli gelişme ise, engelli kişi-
ler için açılan kurumsal bakım mer-
kezleri kapasitesindeki ve yararlanı-
cıların sayısındaki artış. Öte yandan
yaşlı nüfusun artması sebebiyle, aktif
yaşlanma politikalarına hız verilmesi
bu alanda gerçekleştirilmesi gereken
değişikliklerden birini oluşturuyor.
■
Genel Değerlendirme
Genel itibarıyla Türkiye, Sosyal Politika ve İstihdam faslına ilişkin
AB müktesebatı ile uyum çalışmalarına devam ediyor. 2014 yılında
fasla ilişkin müzakere sürecini hızlandırmak amacıyla, üst düzey bir
çalışma grubu kurulmuş ve bu kapsamda toplantılar gerçekleştirildi.
Türkiye’nin siyasi herhangi bir engellemeye tabi olmayan bu fasılda
AB müktesebatına orta düzeyde uyumlu olmasıyla birlikte, özellikle
çift iş kolu barajı ve kamu görevlerinin grev hakkı konusunda adımlar
atması gerektiği AB yetkilileri tarafından dile getirilen hususların ba-
şında geliyor. Buna karşılık aday ülkelerin katılım müzakerelerinin son
aşamasında açmayı tercih ettikleri Sosyal Politika ve İstihdam faslının
açılmasına ilişkin AB mercileri ile Türkiye arasında görüşmeler devam
ediyor. Ek olarak, bu fasıl kapsamında yapılacak reformlar ve iyileştir-
meler, 64’üncü Hükümet Programı’nda da yer alıyor. Özellikle işgücü
piyasalarına esneklik sağlayan çalışma biçimleri AB mevzuatına göre
düzenlenmesi, AB norm ve standartlarında özel istihdam bürolarının
faaliyetlerinin geçici iş ilişkisini de içerecek şekilde genişletilmesi, genç
girişimcilere yapılacak hibe desteği ve ilk kez iş bulan gençlerin ücretini
bir yıl boyunca Devlet tarafından karşılanması gibi hedefler ön plana
çıkıyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde, ilerleyen dönemde Türkiye’nin
Sosyal Politika ve İstihdam faslı kapsamında AB müktesebatına uyum
düzeyinin artacağını beklemek mümkün.




