Table of Contents Table of Contents
Previous Page  49 / 100 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 49 / 100 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

47

Anti-tröst ve birleşmeler alanında,

ilgili AB kurumları tarafından da te-

yit edildiği gibi, Türkiye’nin mevzuat

uyumu ileri düzeydedir. Rekabet Kuru-

mu, rekabet ihlallerine yönelik olarak

aldığı kararlarla uygulama sicilini ve

kapasitesini güçlendirmeyi sürdürüyor.

Bu çerçevede Rekabet Kurumu, 2013

yılında önemli birtakım çalışmalara

imza attı. Bunları şu şekilde özetlemek

mümkün

1

: Uzmanlaşma Anlaşmalarına

İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği, Özelleş-

tirme Yoluyla Devralmaların Hukuki

Geçerlilik Kazanabilmeleri için Rekabet

Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında

Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında

Tebliğ, Kartellerin Ortaya Çıkarılması

Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair

Yönetmeliğin (Pişmanlık Yönetmeliği)

Açıklanmasına İlişkin Kılavuz, Yatay İş

Birliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz;

Yatay Birleşme ve Devralmaların De-

ğerlendirilmesi Hakkında Kılavuz ile

Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve

Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz.

Avrupa Komisyonu tarafından ya-

yımlanan 2015 İlerleme Raporu’nda,

Türkiye’nin rekabet politikası alanında

AB’ye kısmen hazırlıklı olduğu ifade

ediliyor

2

. Bu çerçevede, özellikle AB

müktesebatı ile büyük ölçüde uyum-

laştırılan anti-tröst ve şirket birleş-

meleri politikası konusunda bazı iler-

lemeler kaydedildiği, buna rağmen

devlet destekleri politikası konusunda

hâlihazırda herhangi bir ilerlemenin

kaydedilmediği hatırlatılıyor. Bu bağ-

lamda Komisyon, destek programla-

rının etkin bir şekilde izlenmesi ve

AB müktesebatına gereken uyumun

sağlanması için Devlet Desteklerinin

İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında

Kanun’u gecikmeksizin uygulaması-

nın gereğine dikkat çekiyor. Buna ek

olarak güncellenmiş envanterin de ta-

mamlanması gerektiğine işaret ediyor.

Rekabet Kurumu’nun, anti-tröst ve

birleşmeler politikası konusunda 2014-

2018 stratejik planı ile uyumlu bir şe-

kilde uygulama sicilini güçlendirdiğini

belirtmek gerekiyor. Söz konusu alanda,

Türkiye’nin ulusal mevzuatını rekabet

bakış açısıyla anlamalarına yardımcı

olan rehber ile toplam 332 adet kararı

rapor döneminde yayımlandı. Rapor-

da, Rekabet Kurumu’nun tatmin edici

seviyedeki idari ve operasyonel bağım-

sızlığına ayrıca vurgu yapılıyor. Buna

karşın raporda, Devlet Desteklerinin

İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında

Kanun’un uygulanmasını sağlayacak

olan mevzuatın yürürlüğe girişinin 31

Aralık 2015 tarihine kadar ertelendiği

belirtiliyor. Bu çerçevede raporda, AB

müktesebatına uyumuna ilişkin eylem

planının tamamlanması gerektiğini bir

kez daha hatırlatılıyor. Ayrıca, bazı dev-

let desteği programlarının Türkiye’nin

Gümrük Birliği çerçevesinde yükümlü-

lüklerini ihlal etmeye devam ettiği de

ifade ediliyor.

AB Bakanlığı tarafından hazırlanan

iki aşamalı Katılım İçin Ulusal Eylem

Planı’nda ilk etapta, rekabet politika-

sına ilişkin hazırlanması öngörülen

mevzuatlar sıralanıyor . Bu kapsamda,

Birleşme ve Devralmalara İlişkin Kıla-

vuzlarda değişiklik yapılmasını öngö-

ren mevzuatın 2015’in ilk yarısında

yürürlüğe girdi. Söz konusu mevzuat

ile beraber, Rekabet Kurulu’nca birleş-

me ve devralmalara ilişkin maddeye

dayanılarak çıkarılan kılavuzların, ön-

görülen Kanun değişiklikleri parale-

linde, yeniden çıkarılması amaçlandı.

Bu durumun, AB’nin rekabet alanında

son derece kritik olan mevzuatları-

na uyumun sağlanması için önemli

bir adım olduğu söylenebilir. Bundan

başka, 4054 sayılı Rekabetin Korun-

ması Hakkında Kanunda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun 2015’in ilk

yarısında yürürlüğe girdi. Bu çerçeve-

de, yapılacak değişikliklerle birlikte,

birleşmeler alanında esasa ve usule

ilişkin değişiklikler ve anti-tröst ala-

nında ise uygulamaya yönelik olarak

de minimis, taahhüt, uzlaşma gibi mü-

esseseler getirilmek suretiyle AB hu-

kukuna uyum sağlanması hedeflendi.

Önünde herhangi bir siyasi engelin

bulunmadığı Rekabet Politikası fas-

lının müzakereye açılamama neden-

lerinden bir tanesi Türkiye’nin halen

açılış kriterlerini tam olarak yerine

getirmemesidir. Rekabet faslı, gele-

neksel olarak aday ülkelerin müzakere

sürecinin son aşamasında üyeliğin he-

men öncesinde açmayı tercih ettikleri

fasıllardan birini oluşturuyor. Buna

karşın Türk Rekabet Kanunu uygulama

alanı bakımından özel teşebbüslerle

kendilerine özel haklar tanınan teşeb-

büsler arasında bir ayrım yapmaksızın

ve prensip olarak tüm teşebbüslere

uygulanıyor. Devlet desteklerine ilişkin

kanunun daha yürürlüğe koyulmama-

sının faslın açılamamasında bir payı

olduğu dile getirilebilir. Bu bağlamda

devlet desteklerinin şeffaflığın sağ-

lanması ve kamu alımları alanındaki

kısıtlamaların ortadan kaldırılması

açılabilmesi için önem taşıyor.

Genel Değerlendirme

AB ve Türkiye arasında oluşturulan Gümrük Birliği çerçevesinde, Tür-

kiye’nin Rekabet Politikası faslındaki AB müktesebatına uyumunun, kısmi

düzeyde olduğu görülüyor. Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2015

İlerleme Raporu’nda, Türkiye’nin özellikle anti-tröst ve birleşmeler politika-

sı alanlarında son dönemde bir ilerlemenin kaydedilmediği belirtiliyor. Buna

rağmen başta Rekabet Kurumu çerçevesinde olmak üzere, birçok alanda

yeni mevzuatlar hazırlandı ve hazırlanmaya da devam ediliyor. 2015 yılın ilk

döneminde Birleşme ve Devralmalara İlişkin Kılavuzlarda değişiklik yapıl-

masını öngören mevzuat bu bağlamda özellikle önem arz ediyor.