Table of Contents Table of Contents
Previous Page  13 / 100 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 13 / 100 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

11

Komisyonunun Enerji Birliği’nden So-

rumlu Başkan Yardımcısı Maroš Šefčo-

vič ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Taner Yıldız, 16 Mart 2015 tarihinde

ortak bir taslak bildiri yayımlayarak

Türkiye-AB Üst Düzey Enerji Diyalo-

ğu’nu başlattıklarını duyurdu.

Türkiye ile AB arasında mülteci krizi

ile mücadele kapsamında hızlanan dip-

lomasi trafiğinde geçtiğimiz ekim ayında

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı

Franz Timmermans’ın Türkiye’ye ziyare-

tinin ardından, Almanya Başbakanı An-

gela Merkel bir ziyaret gerçekleştirerek

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan

Davutoğlu ile görüştü. Almanya Başba-

kanı Merkel, açıklamasında özellikle

mülteci krizi konusunda Türkiye’nin zor

ve anlamlı bir görevi üstlendiğini ve bu

noktada Türkiye’nin yükünün paylaşıl-

ması gerektiğini ifade etti. AB yetkilile-

rinin Türkiye ile gerçekleştirdiği yoğun

temasların da gösterdiği üzere, sayıları

çığ gibi artan Akdeniz’den gelen mülteci

akını ile baş edemeyen AB, bu mülteci

akını sebebiyle Türkiye’nin önemini bir

kez daha anladı.

Türkiye’nin aktif rolü olmadan

AB’nin mülteci sorunu ile mücadele

etmesinin ve çözümbulmasının imkân-

sız olduğu AB tarafından anlaşılırken,

mülteci krizinin ele alındığı 15 Ekim

2015 tarihli AB Liderler Zirvesi’nde,

Türkiye ve AB arasında AB’ye yönelik

mülteci akınının kontrol edilmesine yö-

nelik Eylem Planı üzerinde anlaşmaya

varıldı. Eylem Planı ile Türkiye ve AB

arasında, Avrupa’ya gelen mülteci akı-

nını azaltıcı tedbirler gündeme geldi.

Coğrafi konumu Türkiye’yi göçmenler

açısından önemli bir kabul ve geçiş

merkezi haline getirmektedir. Ülke-

miz, ev sahipliği yaptığı iki milyondan

fazla sığınmacı ve mülteci ile dünyada

en büyük mülteci sayısına sahip ülke

konumunda bulunmaktadır.

29 Kasım2015 tarihinde gerçekleş-

tirilen Türkiye-AB Zirvesi’nde AB’nin

Türkiye’deki mültecilerin durumuna

yönelik gelişmelere göre mali yardım-

ları gözden geçirmesi ve Türkiye’nin de

topraklarında kalan Suriyeli sığınma-

cıların çalışmalarını sağlayacak yasal

düzenlemeleri yapması kararlaştırıl-

dı. AB’nin mülteciler için Türkiye’ye

3 milyar avro tutarında maddi des-

tek sağlaması, Türkiye’nin Geri Kabul

Anlaşması’ndan doğan yükümlülük-

lerini yerine getirmesi halinde Ekim

2016’dan itibaren vize serbestisine

başlayabileceği, üyelik müzakerele-

ri kapsamında “Ekonomik ve Parasal

Politika” başlıklı 17’nci faslın aralık

ayında açılması da karara bağlandı.

Türkiye-AB Zirvesi’nden vize serbes-

tisine ilişkin tarih çıkması olumlu bir

gelişme olmakla birlikte Geri Kabul

Anlaşması’nın imzalanması ile başla-

mış olan vize serbestliği sürecinin vize-

lerin kaldırılması ile sonuçlanması için

Türkiye’nin yerine getirmesi gereken

72 kriter bulunduğunu da göz önünde

bulundurmak gerekiyor.

Öte yandan Avrupa Komisyonu

Türkiye’ye ilişkin 18’nci İlerleme Ra-

poru’nu 10 Kasım 2015 tarihinde ya-

yımladı. Avrupa Komisyonu bu yıl aday

ve potansiyel aday ülkelere yönelik

ilerleme raporlarının yazım tekniği ve

formatında değişiklik yaparak ilk defa

“yeni nesil İlerleme Raporu” yayımladı.

Raporda aday ülkelerde AB’ye uyum

yönünde ilerlemenin somut kriterler,

standart terminoloji ve dil ile değerlen-

dirilmesi dikkat çekti. Okuyucu dostu

ve teknik boyutunun siyasi boyutun

önünde olduğu, ekonomik boyutun

daha çok öne çıkarıldığını gözlemledik.

2015 yılında Kıbrıs konusunda,

ümit verici gelişmelere tanıklık ettik.

Mustafa Akıncı’nın KKTC’de Cumhur-

başkanı seçilmesini takiben, Akıncı

ile Rum lider Nikos Anastasiadis ara-

sında BM arabuluculuğunda Mayıs

2015’te yeniden başlayan müzakere

turu, uluslararası camianın da Ada’ya

olan ilgisinin ve çözüme olan inancının

artmasını sağladı. Türkiye-AB ilişkileri

açısından Kıbrıs’ta adil ve kalıcı çözüm,

Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin

ivme kazanmasına ve Kıbrıs mesele-

sinin farklı boyutları nedeniyle siyasi

engellemelere takılan fasılların serbest

kalmasına katkıda bulunacaktır.

Türkiye-AB ilişkilerinde hareketli

bir dönemin yaşandığı 2015 yılının

sonunda müzakere sürecinde uzun za-

mandır beklenen gelişme gerçekleşti

ve nihayet 14 Aralık 2015 tarihinde

Ekonomik ve Parasal Politika faslı

AB-Türkiye Hükümetlerarası Katılım

Konferansı’nda müzakereye açıldı. Yak-

laşık iki yıllık bir sürenin ardından AB

müzakerelerinde yeni bir faslın açılmış

olması, sürecin tüm engellere rağmen

devam ettiğini göstermesi açısından

önemli bir gelişmedir. Faslın ekonomi

ve maliye yönetimi açısından AB ile

uyumlaşmanın gereklerini içermesi

ve ayrıca daha önce Fransa eski Cum-

hurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından

geçmişte “üyelikle doğrudan ilişkili

olduğu” gerekçesiyle bloke edilen baş-

lıklardan biri olması da faslın açılma-

sını daha da önemli hale getirdi. 17’nci

fasıl ile birlikte AB sürecinde açılan

fasıl sayısı 15’e çıktı. Faslın müzake-

relere açılmasının müzakere sürecine

ivme kazandırması ve aynı zamanda

ülkemizin ekonomi alanında konumu-

nu güçlendirmesi bekleniyor. Bu faslı

takiben açılması gündemde olan diğer

fasılların da hızla müzakerelere açılma-

sı temennimizdir.

2015’i bitirirken, bu yıl yaşadığı-

mız terör olaylarının ve mültecilerin

yaşadığı dramların 2016’da tekrarlan-

mamasını umut ediyoruz. Türkiye-AB

ilişkilerinde 2015’in son aylarında ya-

kalanan ivmenin somut sonuçlarını

görmeyi, müzakerelerin canlanmasını,

üyelik hedefi doğrultusunda ilerleme

sağlanmasını ve vize serbestisinin ön-

görülen takvim uyarınca gerçekleşme-

sini bekliyoruz. 2016’da İKV olarak,

başta mütevelli ve destekçi kurumları-

mız olmak üzere tüm paydaşlarımız ile

Türkiye-AB ilişkilerine yön vermek ve

katkıda bulunmak için çalışmalarımıza

devam edeceğiz.

■