111
H
er yıl gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim
Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (BMİDÇS)
Taraflar Konferanslarının (COPs) sonuçlarını
dergimizin daha önceki sayılarında sizlerle paylaşmış-
tık. Bu bilgilerin sıcak tutulması aslında 2015 yılının
öneminde saklı. 1-14 Aralık’ta 190’ın üzerinde ülkenin
katılımıyla gerçekleşen COP 20 konferansı, 2015 yılı-
nın sonunda Paris’te yapılacak COP 21 konferansında
imzaya açılacak yeni bir iklim değişikliği anlaşmasının
taslağının oluşturulması öncesindeki son buluşma
olma özelliğini taşıyordu. Yani anlaşmanın neye ben-
zeyeceği, anlaşmanın ülkeleri taahhütleri çerçeve-
sinde bağlayıcılık düzeyinde tutup tutamayacağı ya
da ülkelerin azaltım ve diğer yükümlülüklerini nasıl
yerine getireceği gibi sorular, Lima’daki konferansın en
önemli gündemmaddeleri arasında yerini aldı.
12 Aralık’ta bitmesi gereken konferansta, COP
Başkanı ve Peru’nun Çevre Bakanı Manuel Pulgar-
Vidal’ın müzakerelerin tıkandığını açıklamasıyla ikinci
bir Kopenhag vakasının yaşanacağı korkusu genel or-
tamda büyük tedirginlik yarattı. Ancak 14 Aralık’ta ge-
cikmeli olarak sonuçlanan konferans sonunda, tarafla-
rın taslak metin üzerinde anlaşmaya vardığı açıklandı.
“İklim Eylemi için Lima Çağrısı” (
Lima Call For Climate
Action
) başlığı altında hazırlanan sonuç belgesinin
Paris’te gerçekleştirilecek konferansta ele alınması ve
anlaşmanın nihai halinin oluşturulması bekleniyor.
Peki, belge neyi içeriyor?
1) L
İ
MA ÇA
ø
RISI NEY
İ
İ
ÇER
İ
YOR?
Anlaşmada “bağlayıcılık” ne kadar kuvvetli olacak?
“Lima Çağrısı” olarak da ifade edilebilecek 103 madde-
lik belge aslında anlaşma taslağından ziyade, tarafların
neler yapması gerektiğine işaret ediyor. Bir başka ifade
ile bağlayıcılık ilkesinden yoksun bir belge karşımızda.
Belirtildiği gibi anlaşmanın ne tür bir anlaşma olacağı ve
ülkelerin azaltım konusunda nasıl bir takvim üzerinden
hareket edeceği konusu, belgede net bir şekilde ifade
edilmiyor. Sadece temel maddelerden üzerinden yorum-
lanabilecek bazı ayrıntılar göze çarpmakta. Nitekim yeni
bir ifade olarak gündeme alınan “ulusal ülke katkılarının”
(
Intended-Nationally Determined Contributions
-INDCs)
nasıl bir takvim üzerinden yürütüleceği, azaltımların na-
sıl gerçekleştirileceği ve bu katkıların BM tarafından nasıl
takip edileceği konusunun taslağın 14’üncü Maddesi’nde
ele alındığını görüyoruz. Ayrıca 13’üncü Madde uyarınca,
tüm taraflar
söz konusu anlaşma için üstlenecekleri azaltım
ve diğer hedeflerini, 2015 yılının ilk çeyreğine kadar yani 31
Mart 2015 tarihine kadar BM’ye bildirmekle yükümlü ola-
cak. Ancak bu katkıların bildirimden “hazır olan” ülkelerin
yükümlü olabilecekleri belirtiliyor.
Bu noktada henüz yasal
olmayan mevcut haliyle taslakta ya da sonuç belgesinde,
ulusal katkılarını sunmaya hazır olmayan ülkelerin hedef
belirleme gibi bir yükümlülük altına girmeleri, zorunluluk
halinden çıkarılmış gibi gözüküyor.
“İklim Eylemi için Lima Çağrısı” belgesine
http://news-
room.unfccc.int/ adresinden ulaşılabilir.




