D O S Y A
28
19
65
“TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ:
BEKLENTİLERİN TÜKENDİĞİ YERDEYİZ”
Murat Sungurlu,
İKV Yönetim Kurulu Üyesi ve
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi
“Avro Bölgesi’nde yaşanan ekonomik kriz ve Türkiye’nin üyeliği durumunda Avrupa
Parlamentosu’nda ortaya çıkacak sandalye sayısı dağılımı gibi gelecek siyasi hesaplar, iki
taraf arasındaki ilişkilerin 2013 yılında da durgun geçeceğini gösteriyor.”
2
012 yılı Türkiye-AB ilişkileri bakımından sade-
ce durgun yıllardan biri olarak kalmadı, aynı za-
manda Güneyi Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY)
yılın ikinci yarısında AB Dönem Başkanlığı’nı
üstlenmesiyle, ilişkilerin durma noktasına gelmesine de ne-
den oldu.
Bilindiği üzere, 2005 yılında Türkiye Ankara
Anlaşması’nı, yeni AB üyelerini kapsayacak şekilde geniş-
letmesine imkân sağlayan Ek Protokolü imzalamıştı. Ancak
protokolün yanında bir de bildirge yayınlamış ve bunun, AB
tarafından “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak kabul edilen ülkeyi
tanıması anlamına gelmeyeceğini ifade etmişti. Bu neden-
le, 2006 yılında sekiz müzakere başlığı askıya alındı.
Kıbrıs sorunu, kuşkusuz ki bugünTürkiye’nin AB üyeli-
ği önündeki engellerin başında geliyor. Diğer yandan GKRY
ve Fransa’nın tek taraflı olarak süreci Türkiye adına daha da
zorlaştırma çabaları herkesçe biliniyor. Bunların yanı sıra
Avro Bölgesi’nde yaşanan ekonomik kriz ve Türkiye’nin üye-
liği durumunda Avrupa Parlamentosu’nda ortaya çıkacak
sandalye sayısı dağılımı gibi gelecek siyasi hesaplar, iki ta-
raf arasındaki ilişkilerin 2013 yılında da durgun geçeceğini
gösteriyor.
Kıbrıs sorununun çözülmesi, 2006 yılında açılma-
ma kararı alınan sekiz başlığın açılmasını sağlayabilir. An-
cak bu durum, müzakere sürecinin sorunsuz devam edece-
ği anlamına da gelmiyor çünkü Fransa’nın 4, GKRY’ninse 6
tane tek taraflı olarak bloke ettiği müzakere başlığı bulunu-
yor. Bunların açılmaması da müzakerelerin tamamlanma-
sının önündeki belirsizliğin süresiz olarak devam etmesine
neden oluyor.
Diğer yandan GKRY’nin AB DönemBaşkanlığı, 2004’te
kaçırılan fırsatın tekrar yakalanması bakımından olduk-
ça önemliydi. Ancak GKRY, önceki AB Dönem Başkanlıkla-
rını elinde bulunduran Polonya ve Danimarka ile yaptığı ikili
görüşmelerde, KKTC’nin uluslararası izolasyonunun kaldırıl-
masına yönelik hiçbir çaba sarf etmedi. Üstelik 2004 yılında
tam üyeliği kazanmasının ardından AB Konseyi’nin KKTC’nin
izolasyonlarını kaldırmaya yönelik ortaya attığı doğrudan
ticaret tüzüğünü de kabul etmemişti. 2 Temmuz 2012 tari-
hi itibarıyla resmi olarak başlayan Dönem Başkanlığı’nda ise
durum yine değişmedi ve sorunun çözümüne yönelik her-
hangi bir adım atılmadı.
Türkiye-AB ilişkilerinin domino taşlarından biri de,
kuşkusuz ki Avro Bölgesi ekonomisinde devam eden kötü
1...,18,19,20,21,22,23,24,25,26,27 29,30,31,32,33,34,35,36,37,38,...80