D O S Y A
22
19
65
“KIRIK BİR ENTEGRASYON HİKÂYESİ”
T
ürkiye’nin AB ile olan ilişkileri oldukça uzun bir
maziye sahip. Hatta şu anda AB üyesi olan birçok
ülke, henüz daha AB (eski versiyonları ile AET ve
AT) hakkında bilgi sahibi bile değilken, Türkiye
AB ile ortak üyelik hüviyetine sahipti. Bu açıdan, 1959 yılın-
dan bu yana Türkiye’nin ve AB’nin birbirleri hakkında derin
tecrübeler edindiğinin altını çizmek gerek. AB’nin Türkiye ile
olan ilişkileri, Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleriyle olan iliş-
kilerinden farklı olarak, en başından beri kolay bir süreçten
geçmemiş, tersine, ilişkilerin çoğuna krizler damgasını vur-
muştur.
“AB tarihinde, müzakerelere başlayıp üye ol(a)mamış bir ülke yok. Son olarak, Türkiye’yle
birlikte 2005 yılında müzakerelere başlayan Hırvatistan’ın AB üyeliği kesin gibi. Ancak,
Türkiye-AB ilişkileri bağlamında bu durumun başka türlü cereyan etmekte olduğu
görülüyor. Müzakere eden ülke hüviyetindeki Türkiye ile AB’nin son yıllardaki ilişkilerine
bakıldığında, ilişkilerin üzerine çöreklenmiş oldukça kasvetli hava hemen hissediliyor.
Bu durumu dışarıdan gözleyen biri, Türkiye’nin aslında müzakere eden bir ülke olduğu
gerçeğine hiç ihtimal veremez.”
Şüphesiz, bu krizlerin bir kısmı Türkiye kaynaklıyken,
önemli bir kısmının da AB menşeli olduğu kabul edilme-
li. Türkiye’nin, diğer Avrupa ülkelerine göre farklı nitelikle-
ri, AB kurumunda ve bazı AB üye ülkelerinde çok fazla vur-
gulanıyor ve zaman zaman AB içinde önemli figürler, Türki-
ye hakkında son derece dışlayıcı söylemlere imza atıyor. Ma-
alesef bu dışlayıcı söylemler, yalnızca retorik düzeyinde kal-
mıyor, aynı zamanda AB’nin ve üye ülkelerin siyasetlerine de
nüfuz ediyor.
Fırtınalı bir niteliği haiz olduğunu söyleyebileceği-
miz bu süreçte, Türkiye, 2004 yılının sonunda AB Konseyi’nin
Brüksel Zirvesi ile alınan karardan sonra, 2005 yılının Hazi-
ran ayından itibaren müzakere eden “aday ülke” hüviyeti-
ne kavuştu. “Müzakere eden aday ülke”, aslında neredey-
se AB’ye girmiş olan ülke demektir. Zira AB tarihinde, mü-
zakerelere başlayıp üye ol(a)mamış bir ülke yok. Son ola-
rak, Türkiye’yle birlikte 2005 yılında müzakerelere başlayan
Hırvatistan’ın AB üyeliği kesin gibi. Ancak, Türkiye-AB ilişki-
leri bağlamında bu durumun başka türlü cereyan etmekte
olduğu görülüyor. Müzakere eden ülke hüviyetindeki Türki-
ye ile AB’nin son yıllardaki ilişkilerine bakıldığında, ilişkile-
rin üzerine çöreklenmiş oldukça kasvetli hava hemen hisse-
diliyor. Bu durumu dışarıdan gözleyen biri, Türkiye’nin aslın-
da müzakere eden bir ülke olduğu gerçeğine hiç ihtimal ve-
remez. Hâlbuki müzakere eden Türkiye’nin, AB ile olan ilişki-
si aşağıdaki şekilde olması gerekirdi:
Şimdiye kadar 35 müzakere başlığının tamamına yakını
açılmış ve müzakerelerin tamamlanması gerekirdi,
Ömer Cihad Vardan,
İKV Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi
ve MÜSİAD 4’üncü Dönem Genel Başkanı
1...,12,13,14,15,16,17,18,19,20,21 23,24,25,26,27,28,29,30,31,32,...80