15
üzere toplu eylem/görüşme yapma hakkı temel haklardan-
dır ve AB hukukunun ayrılmaz bir parçasıdır. Ancak bu hakla-
rın kullanılması mutlak değildir ve ulusal mevzuatlarda bazı
sınırlamalara tabi tutulabilir.
(b) İkinci olarak hizmetlerin serbest dolaşımı, AB’nin te-
mel ilkelerinden birisidir ve bu ilkenin uygulanması ancak AB
Antlaşmalarında öngörülen bir amacı güden ve kamu yara-
rının korunması gibi daha üstün bir sebeple sınırlandırılabi-
lir. Ayrıca bu sınırlamanın yöntem ve araçları istenilen ama-
ca uygun olmalı ve bunun için zorunlu olanın ötesine geçme-
melidir. Bu değerlendirmeyi yapacak olan da ulusal mahke-
melerdir.
Divan’ın verdiği kararlarla konuya açıklık getirme giri-
şimleri, aksine, sonuçları bakımından akademik dünyada ve
ilgili sosyal taraflar nezdinde yoğun tartışmalara yol açmış-
tır.
BusinessEurope
gibi iş dünyasını temsil eden bazı taraf-
lar Divan’ın kararlarının, hizmetlerin serbest dolaşımı özgür-
lüğü ile temel sosyal haklar arasındaki ilişkiyi etkilemediğini
ve birini diğerine üstün tutmadığını ve Divan kararları çerçe-
vesinde İç Pazar’ın (
Internal Market
) temellerinden olan eko-
nomik özgürlüklerin sosyal haklar karşısında ancak çok istis-
nai hallerde sınırlandırılabileceğini savunmuşlardır (Bkz. (b)
Maddesi)
15
. Başta işçi sendikaları olmak üzere diğer taraf-
larsa, Divan’ın sosyal hakları temel insan hakları olarak ka-
bul etmekle beraber bunların, özellikle grev ve toplu eylem
haklarının mutlak olmadığı ve sınırlandırılabileceği yolunda-
ki vurgusunu ön plana çıkararak ekonomik özgürlüklere, te-
mel sosyal insan hakları karşısında öncelik tanıdığını iddia
etmişlerdir (Bkz. (a) Maddesi). Konuyla ilgili tartışmalarda
ön planda olan Avrupa İşçi Sendikaları Konfederasyonu, so-
runun çözümü için, mevcut 96/71 sayılı Yönerge’nin “Eşit işe
eşit ücret” prensibinin eklenmesini ve ev sahibi ülkenin işçi
hakları ve istihdam bakımından Yönerge’de yer verilen asgari
şartlardan daha elverişli koşulları uygulayabilmesine izin ve-
rilmesi suretiyle değiştirilmesini ve AB Kurucu Antlaşmaları-
na temel sosyal haklara ekonomik özgürlükler karşısında ön-
celik tanıyan bir “Sosyal İlerleme Protokolü” (
Social Progress
Protocol
) eklenmesini önermiştir
16
.
Bu tartışmalar karşısında Komisyon, bu alanda ilgili sos-
yal tarafların görüşlerini uzlaştırmak üzere Divan’ın kararla-
rı ışığında yeni bir düzenleme yapmaya yönelmiş ve söz ko-
nusu Tüzük tasarısını hazırlamıştır. Her ne kadar Tasarı şimdi-
lik geri çekilmiş olsa da ileride yeniden gündeme gelme ola-
sılığı bulunduğundan, hükümlerine kısaca değinmekte fay-
da görülmektedir.
Komisyon, Tasarıyı ABİDA’nın 352’nci Maddesi’ne dayan-
dırmıştır
17
. Tasarıda grev hakkı dâhil olmak üzere toplu ey-
lem/görüşme hakkının temel insan haklarından olduğu te-
yit edildikten sonra ekonomik özgürlüklerin bu haklarla eş
düzeyde olduğu ve birinin diğerine üstünlüğünün olmadığı
vurgulanmıştır (Md. 2). Tasarıda üye ülkelerin işçi ve sendi-
kaların greve gitme ya da başkaca toplu eylemde bulunma
haklarına ilişkin ulusal düzenleme ve uygulamalarının söz
konusu düzenlemeden etkilenmeyeceği belirtildikten (Md.
1) sonra bir“Erken uyarı”mekanizması öngörülmüştür. Buna
göre hizmetlerin serbest dolaşımı ilkesinin işleyişini etkile-
yen ve bir üye ülkedeki endüstriyel ilişkilere zarar verebilecek
ya da sosyal huzursuzluklara yol açabilecek bir durum ortaya
çıktığında, o ülke, hizmet sunanın merkezinin bulunduğu ül-
keye ve Komisyon’a bu durumu bildirecektir (Md. 4). Yine Ta-
sarıda üye ülkelerin sınır ötesi hizmetlerin serbest dolaşımıy-
la ilgili durumlarda grev hakkının ya da toplu eylem hakkı-
nın kullanılmasıyla ortaya çıkabilecek işçi-işveren ihtilafları-
nın çözümüne yönelik yargısal olmayan alternatif mekaniz-
malar geliştirmeleri öngörülmüştür (Md. 3/1). İhtilafların çö-
zümü için yargısal olmayan mekanizmalara başvurulmasının
üye ülke mahkemelerinin yetkilerine zarar getirmeyeceğinin
belirtildiği Tasarıda, mahkemelerin kendi ulusal mevzuatla-
rı çerçevesinde grev ya da toplu eylemde bulunmanın, eko-
nomik özgürlüklerin kısıtlanması karşısında, amaçlananın
ötesine geçip geçmediğine karar verecekleri ifade edilmiştir
(Md. 3/4). Ayrıca Tasarı’nın Dibacesinde, grev hakkının mut-
lak bir hak olmadığı ve ulusal mevzuat ve uygulamalardan
kaynaklanan sebeplerle kısıtlanabileceğine de yer verilmiş-
tir (Paragraf 3).
Sonuç olarak Komisyon’un Tasarıyı prensip olarak Ada-
let Divanı’nın kararları doğrultusunda hazırladığı söylenebi-
lir. Dolayısıyla Divan’ın kararları sonrasında ortaya çıkan tar-
tışmalara, en azından bazı üye ülkeler bakımından cevap
oluşturamamış ve itiraza uğramıştır. 12 üye ülke Parlamen-
tolarından Tasarıya karşı getirilen ortak itiraz, AB Antlaşma-
larının grev hakkına ilişkin düzenlenme yapılmasını açıkça
AB’nin yetkisi dışında bıraktığı
18
, yasal dayanak olarak ABİDA
352’nci Madde gösterilecek olsa bile düzenlemeninYetki İka-
mesi ilkesine aykırı olduğu yönünde gelmiştir
19
. Polonya gibi
bazı ülkeler, Tasarının üye ülkelere daha geniş hareket alanı
sağlayan (üye ülkeleri daha az kısıtlayıcı) Yönerge yerine Tü-
zük
20
olarak hazırlanmasının Orantılılık ilkesine de aykırı ol-
duğunu savunmuştur
21
. Tasarıya itiraz eden parlamentoların
oy sayısının 19’a ulaşarak, Protokol’de öngörülen 1/3’lük ço-
ğunluğu sağlaması üzerine, Komisyon Tasarıyı geri çekmiştir.
Avrupa Parlamentosu’ndaki hemen tüm siyasi partilerin de
Tasarıya olumsuz yaklaşmaları karşısında
22
Komisyon, Tasarı-
yı aynen veya değiştirerek yeniden sunmamıştır.
İşçi hakları ve işçi-işveren ilişkilerini düzenleyen ulu-
sal mevzuatlardaki farklılıklar olduğu sürece, AB’de sınır
ötesi hizmetlerin ediminde ekonomik özgürlüklerle sos-
yal haklar arasında mutlaka çatışma olacaktır. Dolayısıyla,
Komisyon’un Tasarıyı geri çekmesi sorunu çözmemekte ve
konunun en etkin şekilde ancak AB düzeyinde ele alınabile-
ceği gerçeğini değiştirmemektedir. Bu itibarla, siyasi uzlaşı
sağlayarak, gerekirse AB Antlaşmalarında değişiklik yapıla-
cak şekilde Komisyon’un bu konuda tekrar girişimde bulun-
ması gerekecektir.
15
Report OnThe JointWork Of
The European Social Partners On
The ECJ Rulings InTheViking,
Laval, Rüffert And Luxembourg
Cases (Report), 19.03. 2010, p.5.
16
Report (dipnotlar), p.14.
17
Bkz. Bölüm 1
18
“…Bu madde hükümleri,
ücretlere, sendika kurma hakkına,
grev hakkına ve lokavt hakkına
uygulanmaz.”(ABİDA md. 153/5)
19
/
committees/en/juri/notices-to-
members
20
AB hukukundaTüzükler
(Regulation) genel bir kapsama
sahiptir. İçerikleri itibarıyla
tüm yönleriyle bağlayıcıdır
ve üye devletlerde doğrudan
doğruya uygulanır. Buna karşılık
Yönergeler (Directive) şekil ve
yöntemler bakımından iç hukuka
nasıl aktarılacakları konusunda
yetkiyi üye devletlere bırakarak,
varılacak amaç ve sonuçları
bakımından üye devletleri bağlar.
21
Bkz. Dipnot 19, Reasoned
Opinion ByThe Polish Sejm
22
Agence Europe, 12/09/2012
1...,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 16,17,18,19,20,21,22,23,24,25,...80