İktisadi Kalkınma Vakfı Dergisi // Ağustos 2023

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ İKV’den ,den İKV’den ,den A ğustos, Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsiminin son ayı. Genellikle, Avrupa’da herkesin tatile gittiği, kurumların düşük yoğunlukta çalıştığı bir dönem. Ancak, özellikle iklim değişikliğinin etkisiyle yaz artık kum, deniz ve sahilleri akla getirmenin ötesinde orman yangınları, kavurucu sıcaklar ve kuraklık ile ilişkilendiriliyor. Bu sene Yunanistan’da görülen orman yangınlarının yanı sıra Avusturya, Slovenya ve Hırvatistan’da sel felaketi görülüyor. Bir ekolojik krizin içindeyiz ve bu krizden çıkış o kadar kolay olmayacak. Paris İklim Anlaşması’nda öngörülen hedeflere ulaşmak için gerçek anlamda efor sarf edilmesi ve tüm ülkelerin ve özellikle en fazla karbon salan ve çevreyi tahrip eden ülkelerin adım atması gerekiyor. İklim değişikliği ile mücadelenin anahtarlarından biri de yenilenebilir enerjilere geçiş. Fosil yakıt ekonomilerinin artık temiz ekonomilere geçit vermesi yenilenebilir enerjiye geçiş ile mümkün olacak. AB, 2030 için enerji kullanımında %42,5 yenilenebilir enerji hedefini kabul etti. Ancak bu oranlar yine de yeterli değil. Yenilenebilir geçiş sürecinin hızlandırılması gerekiyor. Bu sürecin mihenk taşlarının başında ise kömürden çıkış geliyor. https://beyondfossilfuels.org/coal/ adresinde, Avrupa’da ülkelerin kömürden çıkış takvimlerini görmek mümkün. Harita üzerinde tümkömür santralleri ve durumları interaktif bir şekilde belirtiliyor. Planlanan, hâlihazırda çalışan, kapatılması takvime bağlanmış ve iptal edilmiş gibi farklı durumlar harita üzerinde belirtilmiş. Birçok AB üyesi ülke, kömürden çıkış takvimlerini açıklamış durumda. Özellikle geçtiğimiz sene yaşanan enerji krizi, kömürü tekrar popüler hâle getirse de asıl çözümün tekrar kirli enerjilere dönüş değil yenilenebilir geçiş olduğu genel kabul görüyor. Türkiye’de yeni bir kömür madeni için ormanların kesilmesi ise en önde gelen tartışma konularından birini oluşturuyor. Akbelen’den bahsediyoruz. İkizköy Mahallesi ahalisi, kömür madeni için ormanın tahrip edilmesine karşı çıkıyor. Çevre aktivistleri de onlara destek veriyor. Yoğun bir güvenlik koridoru içinde kesimler yapılıyor ve ağaçlarla birlikte orman dokusu tahrip ediliyor. Ormanların yeryüzünün ciğerleri olduğu ve doğal yutaklara bu kadar ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, ormanlara zarar verilmesi büyük bir ikilem oluşturuyor. Kuşkusuz ki ekolojik krizin geldiği aşamayı ve özellikle içinde bulunduğumuz Akdeniz bölgesindeki tezahürlerini düşünecek olursak ormanlar, kömürden çok daha kıymetli. Artık kömürden çıkışı planlamamız gerekirken, yeni kaynaklar için ormanları tahrip etmek hem ekolojik hem de ekonomik mantığa uymuyor. Sizleri yine küresel gündemin yanı sıra, İKV gündemi ve AB’deki son gelişmeleri içeren haber ve analizler ile baş başa bırakıyoruz. İyi bir yaz ve keyifli okumalar diliyoruz.

RkJQdWJsaXNoZXIy MjIxMTc=