Previous Page  53 / 64 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 53 / 64 Next Page
Page Background

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI DERGİSİ

51

gerçekleştirilen Özel Eurobarometre

kamuoyu yoklaması sonuçları, Avru-

palıların yüzde 68’inin AB’nin güvenlik

ve savunma alanında daha fazla rol üst-

lenmesi gerektiği görüşünde olduğunu

gösteriyor.

AB’nin güvenlik ve savunma alanın-

da işbirliğine hız vermesini zaruri hale

getiren stratejik, siyasi, ekonomik ve

teknolojik eğilimlere ışık tutan düşünce

belgesinde; savunmanın geleceğine dair

senaryolar masaya yatırılıyor.

Komisyonun Durum Analizi

Komisyona göre, stratejik açıdan

AB’nin sınırları içerisinde ve ötesin-

de farklı gerçeklikler hüküm sürüyor.

AB’nin doğusundaki ülkeler; askeri,

ekonomik, siyasi ve enerji güvenliğiyle

ilgili tehditler ve hassasiyetlerle karşı

karşıya durumdalar. Akdeniz’in öbür

yakasında ve Sahra altı Afrika’da kont-

rolsüz bölgelerde ve çatışmalardaki ar-

tış, teröristlerin ve suç örgütlerinin kök

salmasına elverişli bir boşluk yaratmış

durumda. Bölgesel rekabetteki artış, 60

milyon sivilin yerinden edilerek mülteci

haline gelmesi, iç ve dış güvenlik arasın-

daki ayrımın belirsiz hale gelmesi, iklim

değişikliği ve kaynakların yetersizliği,

nüfus artışı ve devletlerin kırılganlığı

ile birlikte çatışma potansiyelini artıran

faktörler olarak öne çıkıyor. Bunların

yanında Transatlantik ilişkilerin dina-

mikleri de değişiyor. Bu değişime para-

lel olarak Komisyon, ortaklarla birlikte

hareket etmenin AB için bir tercih ve

norm olduğunun altını çizerken aynı za-

manda AB’nin gerektiğinde kendi başına

hareket edebilecek kabiliyete erişmesi

gerektiğini vurguluyor. AB üye ülkeleri-

nin 2016 yılında savunma harcamalarını

artırdıkları not edilirken AB’nin savun-

ma harcamalarındaki artışın, ABD, Çin ve

Rusya gibi aktörlerle karşılaştırıldığında

kat edilecek yolun uzun olduğuna ve

AB’nin stratejik özerklik elde edebilmesi

için üye ülkelerin savunma için “daha

fazla, daha etkili ve birlikte” harcama

yapmaları gerektiğine dikkat çekiliyor.

Komisyona göre siyasi açıdan, AB

liderleri güvenlik ve savunmanın güç-

lendirilmesi konusunda kararlılar, Euro-

barometre sonuçlarının ortaya koyduğu

gibi vatandaşların kendilerinden temel

beklentisi de bu yönde.

Ekonomik ve teknolojik açılardan ise

oldukça bölünmüş savunma piyasaları,

yılda en az 30 milyar avro tutarında fırsat

kaybına yol açıyor. Komisyonun değer-

lendirmesine göre, edinilen kabiliyetler

harcanan kaynakların oldukça gerisinde

kalıyor ve üye ülkelerin Avrupa’nın sa-

vunulmasına katkısı farklılık gösteriyor.

Komisyona göre, AB’nin küresel rekabet

gücüne sahip olabilmesi için üye ülkelerin

endüstriyel ve teknolojik kabiliyetlerini

birleştirmeleri ve entegre etmeleri şart.

Öte yandan teknolojik gelişmeler, gü-

venlik ve savunmanın görünümünde ve

doğasında dönüşüme yol açıyor. Bir yan-

dan bulut teknolojisi, insansız hava araç-

ları ve yapay zekâ ile savunma sanayiinde

devrim niteliğinde gelişmeler yaşanırken

diğer yandan da teknolojinin bu kadar

erişilebilir hale gelmesi terörizm, siber

saldırılar gibi konvansiyonel olmayan,

ulus aşırı ve asimetrik tehditlerde artışa

yol açıyor.

Düşünce belgesinde, güvenlik ve

savunma alanında etkili olan yukarıdaki

eğilimlere cevaben atılan adımlarla AB’de

Avrupa Güvenlik ve Savunma Birliği’nin

kademeli şekilde inşa edilmekte olduğu

belirtiliyor. AB Dışişleri ve Güvenlik

Politikası Yüksek Temsilcisi Federica

Mogherini tarafından 28 Haziran

2016 tarihinde açıklanan AB Küresel

Stratejisi bu doğrultuda temel çerçeveyi

oluşturuyor. Küresel Strateji’nin

güven l i k ve savunma a l an ı ndak i

önceliklerinin hayata geçirilebilmesi

kabul edilen uygulama planı, Avrupa

Savunma Eylem Planı ve AB-NATO

ilişkilerinin derinleştirilmesi için somut

eylemler ortaya koyan AB-NATO Ortak

Açıklaması’ndan oluşan Avrupa Savunma

Kış Paketi” ise üç taşıyıcı sütunu

oluşturuyor.

Avrupa Güvenlik ve Savunma Birli-

ği’nin başarılı şekilde hayata geçirilebil-

mesi için Komisyon tarafından sunulan

reçeteye göre yapılması gerekenler şu

şekilde:

1. Üye ülkeler arasında savunma ala-

nında daha fazla ve daha sistematik

işbirliğine gidilmesi;

2. Farklı stratejik kültürlerin uyumlu

hale getirilmesi; tehditler ve bunlara

cevaben atılacak adımlar konusunda

ortak bir anlayış geliştirilmesi;

3. Transatlantik ilişkilerde yaşanan dö-

nüşümün ışığında Avrupalıların ken-

di güvenliklerini sağlamak üzere daha

fazla sorumluluk almaları;

4. Savunma harcamalarının kapsamının

ve etkinliğinin artırılması; daha etkili

şekilde koordine edilmesi;

5. Savunma Tek Pazarı’nın oluşturul-

ması.