İKV`DEN ANALİZ: FRANSA DIŞİŞLERİ BAKANI’NIN TÜRKİYE ZİYARETİ IŞIĞINDA FRANSA-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Fransa Dışişleri ve Uluslararası Kalkınma Bakanı Jean-Marc Ayrault, 24 Ekim 2016 tarihinde ülkemizi ziyaret etti. Fransız bakanın ziyareti son beş yılda canlanarak gelişen Türkiye-Fransa ilişkilerine yeni bir halka kattı. Görüşmelerde, Türkiye-Fransa ilişkilerinin yanı sıra güncel bölgesel ve uluslararası konulara ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu ve başta Suriye, Irak, IŞİD’le mücadele ve göç olmak üzere uluslararası ve Avrupa gündemine ilişkin konular ele alındı.  

Fransa Dışişleri Bakanı Ayrault, Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile baş başa görüşmenin ardından Ocak 2014’te iki ülkenin Dışişleri Bakanları tarafından imzalanan ve ikili ilişkilerin geliştirilmesinde kurumsal zemin teşkil eden "Türkiye ile Fransa Arasında İşbirliği İçin Stratejik Çerçeve Oluşturulmasına Dair Ortak Bildiri" kapsamında oluşturulan mekanizmanın ikinci toplantısı gerçekleştirildi. Ayrault, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile de birer görüşme gerçekleştirdi. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ağır bir şekilde saldırıya uğrayan TBMM’yi de ziyaret etmeyi ihmal etmeyen Fransız bakan Türk halkının cesaretini ve özverisini takdir ile karşıladığını ifade etti.

Türkiye-Fransa İlişkilerinin Tarihi Geçmişi

Fransa, beş asırlık köklü ilişkilerimiz temelinde, önemli bir ticari ve ekonomik ortağımız ve nüfusu 650 bini aşan Türk toplumunun yaşadığı önde gelen bir müttefikimiz. Türkiye Fransa ilişkilerine tarihi bir perspektiften baktığımızda, iki taraf arasındaki ilişkilerin geçmişinin çok eskilere dayandığını görüyoruz. 1535 yılında Fransa’nın Osmanlı İmparatorluğu’na ilk daimi büyükelçi göndermesiyle ve Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransızlara kapitülasyonlar sağlamasıyla iki ülke arasında ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkiler hızla gelişti. Osmanlı İmparatorluğu’na çok sayıda Fransız (Levanten) gelip yerleşti. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından BM ve NATO gibi uluslararası örgütler dâhilinde aynı blokta müttefik devletler olarak yer aldılar.

Yakın geçmişte, 1995’te Jacques Chirac’ın cumhurbaşkanı seçilmesinin yanı sıra Gümrük Birliği’nin hayata geçirilmesiyle ivme kazanan ticari ilişkilerle birlikte, iki ülke arasındaki ticaret hacmi arttı ve Fransa Türkiye’nin önemli ticaret ortaklarından biri haline geldi.

Türkiye ile Fransa arasındaki siyasi ilişkiler, son 40 yılda iniş çıkışlı bir seyir izledi. 2001 yılında 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını tanıyan bir yasanın çıkarılması, 2006 yılında ise Ermeni iddialarının  inkârını suç sayan yasa teklifinin Fransız Ulusal Meclisinde benimsenmesi, ilişkilerde sıkıntılı dönemlere girilmesine neden oldu. Söz konusu yasa teklifinin Fransız Senatosunda gündeme alınmamasıyla ilişkiler normalleşme sürecine girdi. Karşılıklı temas ve ziyaretlerin de etkisiyle ilişkilerde gelişme kaydedildi.

Yakın geçmişteki Türkiye-Fransa ilişkilerine baktığımızda, Nicolas Sarkozy’nin cumhurbaşkanlığı sırasında yine gergin bir dönemden geçen Türkiye-Fransa ilişkilerinin 2012’de François Hollande’ın cumhurbaşkanlığı görevine gelmesiyle canlanarak geliştiğini görüyoruz.

Sarkozy’nin cumhurbaşkanlığı döneminde Fransa’nın, Türkiye’nin 2005 yılında başlayan katılım müzakereleri sürecinde beş faslı bloke ettiğini görüyoruz. Türkiye’nin AB üyeliğine karşı bir tutum izleyen Sarkozy’nin liderliğindeki Fransa, “üyelikle doğrudan ilişkili olduğu” gerekçesiyle beş faslın müzakerelere açılmasını engelledi. Bu fasıllar; Tarım ve Kırsal Kalkınma, Ekonomik ve Parasal Politika, Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu, Mali ve Bütçesel Hükümler ve Kurumlar idi. Sarkozy, Türkiye’nin AB’ye üyeliğine karşı çıkarken Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile Türkiye’nin tam üyeliğine alternatif olarak “imtiyazlı ortaklık” önerisini de sundu. 2012 yılında Senato'dan geçirdiği Ermeni Soykırımının İnkârının Cezalandırılması Yasası, Fransa Anayasa Konseyi tarafından iptal edildi.

Nihayet, 2012’de gerçekleşen cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda François Hollande’ın göreve gelmesiyle birlikte Türkiye’nin Fransa ile ilişkilerinin akışı değişti ve ilişkilerde yeni bir döneme girildi. Bu dönemde Türkiye-Fransa ilişkilerinde görülen canlanma ile birlikte Fransa’nın bloke ettiği fasıllarda veto kalktı. Böylece 5 Kasım 2013 tarihinde Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu faslı 14 Aralık 2015 tarihinde Ekonomik ve Parasal Politika faslı, müzakereye açılırken son olarak Mali ve Bütçesel Hükümler faslı 30 Haziran 2016 tarihinde müzakereye açıldı.

İlişkilerin hız kazanmasıyla birlikte son yıllarda iki ülke arasında resmi ziyaretlerde de artış kaydedildi. Özellikle François Hollande'ın 27-28 Ocak 2014 tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret, 22 yıl aradan sonra Fransa'dan ülkemize cumhurbaşkanı düzeyinde gerçekleştirilen ilk devlet ziyareti olması itibarıyla ilişkilere damgasını vurdu. Bu ziyaret, iki ülkenin ilişkilerin geliştirilmesi yönünde ortak iradeye sahip olduklarını en üst düzeyde teyit etmiş oldu. Cumhurbaşkanı Hollande’a yedi bakan, çok sayıda milletvekili ve yaklaşık 50 Fransız işadamından oluşan bir heyetin eşlik ettiği ziyaret, ikili ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine olanak sağladı. Ziyarette iki taraf arasında enerji, ulaştırma, gümrük, tarım, kredi kolaylığı gibi birçok alanda toplam 13 anlaşma imzalandı. Cumhurbaşkanı Hollande, Türkiye’ye ziyaretinde, Fransa’nın yeni fasıllar açmaya hazır olduğunu ve özellikle Yargı ve Temel Haklar ile Adalet, Özgürlük ve Güvenlik fasıllarının açılmasını desteklediklerini de ifade etti.

Bu ziyaretin bir başka önemli meyvesi ise iki ülkenin Dışişleri Bakanları tarafından İşbirliği için Stratejik Çerçeve Oluşturulmasına Dair Ortak Siyasi Bildiri’nin imzalanması oldu. Fransa Dışişleri Bakanı Jean Marc Ayrault’nun 22 Ekim 2016 tarihindeki son ziyaretinde görüşmelerine başkanlık ettiği ortak stratejik çerçeve Cumhurbaşkanı Hollande’ın 2014’teki ziyaretinde ilk olarak ortaya koyulmuştu. Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun 10 Ekim 2014 tarihinde Paris’i ziyareti sırasında ise anılan Ortak Bildiri’nin uygulanmasına yönelik 2014-2016 Eylem Planı imzalandı.

İki ülke arasında ikili ilişkilerdeki yumuşama ve hızlanma sonucunda artan diplomasi trafiğinde son yıllarda Türkiye’den de Fransa’ya çok sayıda üst düzeyde ziyaret gerçekleştirildi. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın davetine karşılık olarak 31 Ekim 2014 tarihinde Fransa’ya bir ziyaret gerçekleştirdi.

Son iki yılda terör saldırılarıyla sarsılan Fransa’ya aynı sorunla karşı karşıya olan ülkemiz de yakın desteğini gösterdi ve ülkenin yanında yer aldı. Terör ve göç konularıyla yakından ilgili olan Fransa da savunma, güvenlik alanlarında ortak işbirliği içinde bulunuyor. 

Türkiye-Fransa Ekonomik İlişkileri

Fransa-Türkiye ekonomik ilişkileri, geçmişten günümüze olumlu ve gelişen bir seyir izliyor. 2015 yılında Türkiye ile olan ticarette önemli bir artış gözlemleniyor. Genel ikili ticaret 2014 yılına göre yüzde 13 oranında artarak 13,8 milyar avroya ulaştı. Fransa Türkiye’nin en büyük 6’ncı tedarikçisi 7,1 milyar avroluk ihracat ile bir rekora imza attı. İthalatta ise 6,7 milyar avro ile yine Türkiye’nin en önemli 6’ncı ortağı olmaya devam ediyor.

Ekonomik ilişkilerinin canlanmasında yatırımcıların da önemli rolü bulunuyor. 2013 yılında Türkiye’deki Fransız sermayeli şirketlerin toplamı 1.158’e ve 2002-2014 yılları arasında Fransa’nın Türkiye’deki yatırımlarının toplamı 6,6 milyar dolara ulaştı. Türkiye’de gerçekleştirilen Fransız yatırımları, otomotiv, elektronik, çimento, eczacılık ve perakendeciliğin yanı sıra başta sigortacılık olmak üzere çeşitli hizmet sektörlerin yoğunlaşmış durumda. Dünya çapında önemli rol oynayan Renault, Peugeot, Valeo, Michelin, Carrefour, Danone, Axa, Groupama, BNP Paribas, Lafarge ve Saint-Gobain gibi Fransız şirketlerinin Türkiye’de yatırımları da bulunuyor.

Dileğimiz, Fransa Dışişleri Bakanı’nın ziyaretiyle pekişen ve devamlılığını sürdüren Fransa ve Türkiye’nin zaman zaman gün yüzüne çıkan görüş ayrılıklarına rağmen, tarihi geçmişe sahip dost ve güçlü iki ülke olarak yakın işbirliğini geliştirmeleri ve dostane ilişkilerini güçlendirmeleri.

Sema Gençay ÇAPANOĞLU, İKV Kıdemli Uzmanı

2016

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2019 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT