İKV, NATO ZİRVESİ VE GÜVENLİK POLİTİKALARI KONULU BİR WEBİNAR DÜZENLEDİ
İktisadi Kalkınma Vakfı, 13 Temmuz 2026 tarihinde, “NATO Zirvesi Sonuçları Işığında Güvenlik Politikalarının Geleceği” başlıklı bir webinar düzenledi.
İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas konuşmasında, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin uluslararası hukukun zayıfladığı ve güç siyasetinin öne çıktığı bir konjonktürde, ittifakın insan odaklı güvenlik anlayışı ile iklim krizi gibi yumuşak güç unsurlarından uzaklaşarak yeniden sert güvenlik ve caydırıcılık eksenine kaydığını ifade etti. Avrupa güvenliğini tehdit eden unsurların yalnızca konvansiyonel risklerle sınırlı olmadığını, siber ve hibrit operasyonlar, dezenformasyon ve aşırı sağın yükselişi gibi kamusal alanı hedef alan dış müdahalelerin de ciddi birer güvenlik açığı yarattığını belirten Doç. Dr. Nas, bu karmaşık jeopolitik denklemde Türkiye’nin savunma sanayisi kapasitesiyle transatlantik ittifak bünyesinde yeniden vazgeçilmez ve merkezî bir konuma yükseldiğini vurguladı. Buna karşın, Türkiye’nin artan askerî ve stratejik ağırlığının AB ile kurumsal ilişkilere yansımamasındaki paradoksa dikkat çeken Doç. Dr. Nas, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi süreçlerin siyasi mülahazalar, kültürel önyargılar ve mevzuat uyumundaki eksiklikler nedeniyle tıkanıklığını koruduğunu belirtti.
Prof. Dr. Tarık Oğuzlu konuşmasında, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin transatlantik ilişkilerde yaşanan sınamalar ve ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci dönemi bağlamında kritik bir dönemece denk geldiğini belirtti. ABD ve Avrupa arasında tehdit algıları ile vizyon farklılıklarının giderek derinleştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Oğuzlu, buna rağmen zirvenin NATO’nun 5’inci maddesine olan bağlılığın teyit edilmesi ve Ukrayna’ya yönelik askerî desteğin sürdürülmesi uzlaşısıyla kurumsal bir kriz yaşanmadan atlatıldığını ifade etti. Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasını öngören ve ABD’nin yükümlülüklerini kademeli olarak azaltmasını merkeze alan “NATO 3.0” vizyonunun büyük ölçüde ABD’nin stratejik öncelikleri doğrultusunda şekillendiğini vurgulayan Prof. Dr. Oğuzlu, Avrupalı müttefiklerin bu yeni dönemin diplomatik kodlarına uyum sağlamaya başladığının altını çizdi. Türkiye’nin zirveye başarılı bir şekilde ev sahipliği yaptığını ve son dönemde Batılı aktörlerle ilişkilerini yeniden rayına oturtma ivmesi yakaladığını belirten Prof. Dr. Oğuzlu, Türkiye’nin savunma sanayisindeki artan kapasitesinin, bölgesel krizlerde üstlendiği kolaylaştırıcı rolünün ve ABD yönetimiyle sürdürülen pozitif diyaloğun, hem zirvenin sorunsuz tamamlanmasında hem de Türkiye’nin Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisindeki stratejik konumunun pekişmesinde belirleyici olduğunu sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Esra Albayrakoğlu konuşmasında, NATO’nun 2022 Stratejik Konsepti’nde yer alan insan güvenliği, iklim değişikliği ve kriz önleme gibi yumuşak güç unsurlarının aksine, son zirve bildirisinde Rusya ve İran odaklı, savunma sanayisi eksenli sert bir güvenlik yaklaşımının hâkim olmasına dikkat çekti. ABD’nin şekillendirdiği bu yeni iş bölümünün, Türkiye ve AB’nin stratejik otonomi arayışlarıyla ne ölçüde örtüşeceğinin belirsiz olduğunu belirten Prof. Dr. Albayrakoğlu, müttefikler arasında savunma bütçesi katkıları ile İsrail ve İran politikalarında süregelen ayrışmaları vurguladı. Türkiye’nin ABD ile savunma sanayisi ve F-35 tedariki bağlamında elde edebileceği olası kazanımlarda yalnızca liderlerin vaatlerinin değil, ABD Kongresi’nin yapısal reflekslerinin de belirleyici olacağının altını çizen Prof. Dr. Albayrakoğlu, S-400 sisteminin geleceği ve İran’a yönelik sertleşen söylemlerin Türkiye’nin komşuluk ilişkilerini ile stratejik esnekliğini zora sokabileceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Albayrakoğlu, NATO ve AB’nin Güney ve Körfez coğrafyasına yönelik artan kurumsal ilgisinin olumlu bir adım olduğunu, ancak krizleri yapısal ve sosyoekonomik kökenlerine inerek çözmek yerine salt devlet odaklı tehditlere ve savunma teknolojilerine indirgemenin “360 derece güvenlik” ile “pozitif barış” hedeflerinin içini boşalttığını belirterek değerlendirmesini tamamladı.
