İKV, SURİYE KRİZİ VE 18 MART MUTABAKATI`NA İLİŞKİN BİR TOPLANTI DÜZENLEDİ

İKV’nin ev sahipliğinde, 17 Aralık 2021 tarihinde “Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Dönem: Suriye Krizi ve 18 Mart Mutabakatı” isimli rapor sunumu, TOBB Plaza’da gerçekleştirildi. İKV Genel Sekreter Yardımcısı M. Gökhan Kilit ve Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nihal Eminoğlu’nun moderasyonu ile gerçekleştirilen toplantı açış konuşmaları, özel hitap, rapor sunumu ve uzmanların değerlendirmelerinin yer aldığı panel bölümlerinden oluştu.

İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, açış konuşmasında göç konusunun ve 18 Mart Mutabakatı'nın Türkiye-AB ilişkileri açısından büyük önem arz ettiğini belirterek sözlerine başladı. Zeytinoğlu, Haziran 2016’dan beri hiçbir faslın açılamadığı ilişkilerde vize serbestisi konusunda 72 kriterden 66’sının yerine getirildiğini ifade etti. Geriye kalan altı kriterlere dikkat çeken Zeytinoğlu, göç konusunun önümüzdeki dönemlerde de ikili ilişkiler açısından önemli bir rol oynayacağını vurguladı. Zeytinoğlu, İKV olarak göç konusunda birçok yayının hazırlandığını, Webinar ile toplantıların düzenlendiğini ve bu konuda aktif olmaya devam edileceğinin altını çizerek sözlerini tamamladı.

Toplantının bir diğer açış konuşması, ODTÜ Öğretim Üyesi ve Dış Politika Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı tarafından gerçekleştirildi. Bağcı, 18 Mart Mutabakatı'nın Türkiye-AB ilişkileri açısından değerlendirildiğinde, önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Siyasi anlamda ilişkilerin kötü bir seviyede olduğunu ve AB’nin Türkiye’yi ucuz iş gücü cenneti olarak görmemesi gerektiğinin altını çizen Bağcı, son olarak Türkiye’nin ekonomisi, beşeri sermayesi ve coğrafi konumu ile AB tarafından görmezden gelinmemesi gerektiğini yineledi.

Açış konuşmalarının ardından Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, katılımcılara özel hitapta bulundu. Hitabında Kaymakcı, 18 Mart Mutabakatı'nın sadece bir göç mutabakatı olmadığını, aynı zamanda ilişkileri yeniden canlandırma ve iş birliğini güçlendirme hedeflerini de içerdiğini belirtti. Vize serbestisi diyaloğu ile eş zamanlı ilerleyen Geri Kabul sürecinin oldukça başarılı bir şekilde yürütüldüğünü, ancak 15 Temmuz sonrası artan güvenlik odaklı politikalar nedeniyle hem katılım hem de vize muafiyeti sürecinde hızlı hareket edilemediğini aktardı. Aynı zamanda Türkiye’nin verdiği sözleri tutmuş olduğunu, ancak AB’nin mali yardım, gönüllü insani kabul programı ve Suriye’nin kuzeyinde ortak çaba gösterilmesi noktasındaki sözlerini tutmadığının altını çizerken Kaymakcı, başta verilen sözlerin tutulması, sınırlarda ve transit ülkelerde iş birliğinin artırılması, Yunanistan’ın geri itmeleri durdurması ve karşılıklı güvenin tesis edilmesi olmak üzere 11 temel konunun gelecek dönemde hayata geçmesi gerektiğini vurguladı.

Toplantının bir sonraki oturumu, Türk-Alman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Murat Erdoğan tarafından yapılan rapor sunumu ile devam etti. 2011’de Suriye’de başlayan savaş nedeniyle Avrupa’nın ender rastlanan bir krizle karşı karşıya kaldığını ifade eden Prof. Dr. Erdoğan, göçmenlerin sadece %14’ünün gelişmiş ülkelere gidebildiğini aktardı. Bununla birlikte Türkiye’de 3 milyon 736 bin 760 kayıtlı Suriyeli göçmenin bulunduğunu ve 1,3-1,5 milyon arasındaki göçmenin çalışmakta olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Erdoğan, Türkiye’nin kaba bir hesapla, AB tarafından aldığı mali desteğin göçmen başına sadece 1 avro olduğunu belirtirken göçmenlerin eğitim maliyetinin 2,5 milyar avro, sağlık harcamalarının ise 90 milyon avro olduğunu belirtti. Son olarak Prof. Dr. Erdoğan, göçmen konusunda AB’nin Türkiye ile dışsallaştırma ve araçsallaştırma arasında gidip gelen bir ilişki kurduğunu söyleyerek sözlerini noktaladı.

Toplantının panel bölümünde ilk sözü alan katılımcı olan emekli Büyükelçi Naci Koru, 18 Mart’ın önemli bir dönüm noktası olduğuna yönelik görüşü destekleyerek Ege’den Yunan adalarına geçişin kolay olduğunun keşfedilmesiyle Türkiye’nin 18 Mart Mutabakatı kapsamında AB’ye yardım eli uzattığını söyledi. Aynı zamanda Koru, konuşmasında vize serbestisi diyaloğunda geride kalan altı kriterin tamamlanmış olmasıyla 1 Temmuz 2016’da vize muafiyeti uygulamasının başlatılmış olacağını ve o dönemde atmosferin olumlu yönde olduğunu, ancak aynı havayı yakalamak için bugün daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.

Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın, AB’nin Türkiye ile ilişkilerine dair bir adım atmadığını ve ilk adımı Türkiye’den beklediğini ifade etti. AB ile ilişkilerde kısır bir döngüye girildiğini ve 18 Mart Mutabakatı'nın yeniden canlandırılması durumunda pozitif gündem için önemli bir zemin oluşturulabileceğini ifade eden Aydın, iktidar ve muhalefetin Türkiye’nin AB üyeliğine destek verdiğini belirtti. Ayrıca, yaptıkları anketin sonucunda Türk vatandaşlarının %58’inin AB’ye katılımı desteklediğini belirterek sözlerini tamamladı.

MEF Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beken Saatçioğlu ise 18 Mart Mutabakatı'nın AB ile geliştirilen stratejik ortaklık ilişkisini derinleştirdiğini ve siyasi nedenlerin mutabakatı olumsuz yönde etkilediğini belirtti. Dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülkenin Türkiye olması sebebiyle vicdani üstünlüğün Türkiye’de olduğunun altını çizen Saatçioğlu, AB’nin sürecin başarısını dışsallaştırma politikası etrafında değerlendirdiğini aktardı.

Toplantının son konuşmacısı olan İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas, göç konusunun AB’nin Türkiye’yi komşusu olarak görme algısını artırdığını belirtti. Göçün tıpkı "Yeşil Mutabakat" ve "Dijitalleşme" gibi geleceğin konularından biri olduğunu ifade eden Nas, Türkiye ve AB arasında göç, sağlık ve iklim gibi konularda ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Doğu Akdeniz’de gerilimin azaltılması ve Kıbrıs sorununun çözülmesi gerekliliğine değinen Nas, Türkiye’nin AB’den uzaklaştığını ve stratejik ortaklık konusunda da zor bir aşamaya girildiğini aktardı. Son olarak, Türkiye’nin AB sürecinde kaçırdığı birçok fırsatın olduğunu ama bu süreç sayesinde oldukça önemli kazanımları da elde ettiğini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.

 

2021

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2022 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT