İKV ABBM, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI BAŞLIKLI BİR WEBİNAR DÜZENLEDİ

İKV İstanbul AB Bilgi Merkezi, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı işbirliği ile 2-13 Kasım 2020 tarihlerinde düzenlenen İklim Diplomasisi Haftası dolayısıyla 9 Kasım 2020 tarihinde “İklim Değişikliği ve Avrupa Yeşil Mutabakatı” başlıklı bir webinar gerçekleştirdi.

Moderatörlüğünü İKV Genel Sekreter Yardımcısı M. Gökhan Kilit'in yaptığı webinarın açış konuşmasını İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu gerçekleştirdi. Zeytinoğlu, Türkiye’nin AB üyeliğine aday bir ülke olması dolayısıyla AB’nin iklim değişikline yönelik mevzuatına uyum sağlaması gerektiğini belirtti. Konuşmasına küresel ısınmanın yarattığı tahribata değinerek başlayan İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, 2019 yılının son 140 yıl içinde yaşanan en sıcak ikinci yıl olduğunu belirtti. Zeytinoğlu, yaşanan sıcaklarda Türkiye’nin Avrupa’da en çok etkilenen ülkelerden biri olduğunu ve Türkiye için tarihinin en sıcak yıllarından bir tanesi olarak geçtiğini ifade etti.  Sıcaklığın Almanya, Fransa ve Çekya gibi ülkelerde yaşanan tarihi sıcaklara da değinen Zeytinoğlu, İsveçli iklim aktrisi Greta Thunberg’in yaptığı iklim grevine ve “Gelecek için Cuma günü” yürüyüşünün tüm dünya yayılmasının önemini vurguladı. Çevreci hareketlerin Avrupa siyasetini etkilediğini ve çevreci partilerin yükselişte olduğunu ifade eden Zeytinoğlu, Yeşiller’in özellikle Almanya’da güçlü bir konuma geldiğine dikkat çekti. AB’nin iklim konusuna verdiği öneme vurgu yapan Zeytinoğlu, AB’nin emisyon ticaret sistemi kapsamını genişletme ve karbon vergi planlarına değinerek AB’deki bu akımların Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini ifade etti. Ticaret politikasının iklim politikasında önemli bir rol oynayacağını belirten Zeytinoğlu, AB’nin,  Paris Anlaşması’nı onaylamayan ülkelerle STA imzalamayacağının altını çizdi.  Önümüzdeki 10 yıllık süreci hedefleyen bu anlaşmanın küresel sıcaklığı 1,5-2 derece arasında sınırlandırmayı amaçladığını belirten Zeytinoğlu, Türkiye başta olmak üzere tüm ülkelerin bu anlaşmaya katılması gerektiğini belirterek sözlerini noktaladı.

Webinarın ilk konuşmacısı AB Türkiye Delegasyonu İklim Değişikliği Sektör Yöneticisi Alper Acar, AB’nin iklim değişikliği ile mücadele kapsamında Avrupa Yeşil Mutabakatı’na ilişkin değerlendirmede bulundu. AB’nin GSYH’nin %2’si oranında daha fakirleşeceğinin öngörüldüğüne dikkat çekerek iklim değişikliğinin çözülmesi gereken önemli bir sorun olduğunu belirtti. COVID -19 salgınıyla AB’nin sağlık sisteminin ne kadar risklere açık olduğu anlaşıldığını AB’nin çevre ve iklim değişikliği ile mücadele kapsamında kabul ettiği Avrupa Yeşil Mutabakatı ile ekonomik gelişme ve iklim değişikliği önlemlerinin birlikte ve aynı zamanda olabileceğini gösterdiğine işaret etti. AB’nin iklim mücadelesinin bir adım ileri götürerek Yeşil Mutabakat ile uzun vadeli hedefler koyma konusunda oldukça başarılı olduğunu ifade etti.

AB’nin hedefleri ile Paris İklim Anlaşması’nın hedeflerinin uyumlu şekilde ilerlediğini de sözlerine ekledi. Bu kapsamda iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarının geliştirilmesi, enerji sertifikasının karşılanabilir ve daha güvenli hale getirilmesi, konutlarda ve binalarda enerji verimliliği, ulaştırma ve daha sürdürülebilir çevre, tarladan sofraya iklim hedefleriyle uyumlu, ekosistem ve biyoçeşitliği konusunda zararlı kimyasallardan arındırılmış bir çevrenin oluşturulması başlıklarının önem kazandığını belirtti.

Bir yandan COVID-19 tartışmaları diğer yandan iklim nötr çalışmaları dolyaısyla  birçok kaynak halk sağlığına harcandığını,  Yeşil Anlaşma ile de büyük bir kaynak ihtiyacı ortaya çıktığını belirtti. AB’nin öncelikle ticaret ortaklarıyla başlayarak bütün dünyada iklim eylemi konusunda daha iddialı adımlar atma konusunda kararlılığını ortaya koyduğunu belirtti. AB yeşil mutabakatı bölgesel politika yapısı, yönetimi ve paydaşları aynı doküman içinde bir araya getiren önemli bir doküman olduğunu sözlerine ekledi.

Webinarın ikinci konuşmacısı İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas, Paris İklim Anlaşması’nın önemine değinerek Türkiye’nin anlaşmayı onaylamayan ülkeler arasında yer aldığını belirtti. ABD’nin Trump döneminde anlaşmadan çekildiğini ifade eden Nas, Joe Biden’ın seçimi kazanmasıyla bu durumun değişmesinin beklendiğini ifade etti. ABD’nin anlaşmaya destek vermesinin diğer ülkelere örnek teşkil etmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Nas, anlaşmanın ana hedeflerinin iklim değişikliğini 1,5-2 dereceye indirmek ve ülkelerin bilinç seviyesini artırmak olduğunu belirtti. Paris Anlaşması’ndan sonra Avrupa Yeşil Mutabakatına değinen Nas, Avrupa’nın bu mutabakat ile ilk iklim nötr kıta olma çabası içinde olduğunu ve 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarının sıfırlanmasının hedeflendiğini belirtti. Nas, bu mutabakat ile ekonomik büyüme stratejisi hedeflendiğini ve bu strateji çerçevesinde ekonomik büyümeye kaynak ayırmak, AB için yeni ortak hedef olarak iç bütünlük sağlamak ve kimsenin geride bırakılmamasının benimsendiğini ifade etti. AB’nin iklim hedeflerini özetleyen Nas, sıfır emisyonlu binalar dâhil olmak üzere enerji verimliliğinin maksimize edilmesi, Avrupa enerji arzını karbonsuzlaştırmak için yenilenebilir kaynaklar ve elektrik kullanımını teşvik etmesi, temiz, güvenli ve bağlantılı hareketliliğe önem vermesi, sera gazı emisyonlarını azaltmak için rekabetçi sanayi ve döngüsel ekonomi gibi amaçlarının olduğunu vurguladı.

AB’nin iklim çerçevesinde yol haritası olarak,  biyoçeşitlilik, sürdürebilir tarım, temiz enerji, sürdürülebilir sanayi, inşaat ve renovasyon, sürdürülebilir hareketlilik, kirliliğin önlenmesi, iklim eylemi gibi konulara yoğunlaşacağını belirten Nas, AB İklim Yasası ile Üye Devletler için yasal olarak bağlayıcı bir hedef ortaya koyduğunu ifade etti. Nas, 2050 yılında sıfır sera gazı emisyonuna ulaşmak, AB kurumlarını ve Üye Devletler’e AB ve ulusal düzeyde gerekli önlemleri alma zorunluluğu getirdiğini ifade ederek, 2030 hedefi olarak 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarını 1990 düzeyine kıyasla en az %55 azaltmak olduğunu ve Üye Devletler’in iklim değişikliğinin etkilerine karşı direnci arttırmak için uyum sağlama stratejileri uygulaması isteneceğini belirtti.

Webinarın son konuşmacısı Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevil Acar AB Yeşil Mutabakatı kapsamında karbon sınır vergisi hakkında bilgi verdi. AB’nin 2021 yılından itibaren yabancı firmalara uygulamayı planladığını karbon sınır vergisi kapsamında Birlik dışından ithal edilen malların karbon içeriğine göre ek vergi uygulayacağını ifade etti. Söz konusu verginin işleyiş mekanizması ve kapsamı hakkında bilgi veren Acar, bu çerçevede AB’nin çevre ve iklim değişikliği ile mücadeleye ilişkin düzenlemelerinin Türkiye ekonomisi ve ihracat yapan sektörlerini de yakından ilgilendirdiğine dikkat çekti ve önümüzdeki dönemde ortaya çıkabilecek, önce risk olarak görünen ancak nasıl fırsata dönüştürülebileceğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin AB’ye ihracatında bu ürünlerin sınırı geçerken içerdiği karbon düzeyine göre vergilendirmeye tabi tutulacağına dikkat çekti.

AB’nin 2050’ye kadar iklim nötr olma hedefi kapsamında sera gazı emisyonlarını belirli bir program dahilinde düşürmeyi hedeflediğini, bunun da ön koşulunun ekonominin bütününde karbonun etkin biçimde fiyatlanması ve maliyet biçilmesi olduğunu belirtti. Bu fiyatlama sisteminin AB ülkeleri içinde genel olarak emisyon ticaret sistemi gibi bir serbest piyasa mekanizması içinde işleyen bir sistem olabileceği gibi karbon vergileriyle de fiyatlama mekanizmasının desteklendiğini belirtti. Bunun dışında kalabilecek değerlendirme yaparak da bir fiyatlandırma sisteminin mümkün olabileceğini önemli olanın malların içerdiği karbona maliyet biçilmesi ve fiyatlandırılması ve bir bedelinin olduğunun kabul edilmesi olduğunu belirtti. Üretilen ürününü niteliğine göre hem karbon yoğunluğuna gör ehem de yaptıkları ticaretin yoğunluğuna göre üreticilerin bu düzememelerden farklı şekilde etkilendiklerini belirten Acar, “Karbon sızıntısı” hakkında da bilgi verdi ve bunun karbon düzenlemesi olan ve olmayan ülkeler arasında ortaya çıktığını belirtti. Bu nedenle karbon sızıntısını azaltma hedefi kapsamında karbon vergisinin devreye girdiğini kaydeden Acar, mekanizmanın amacının ticareti yapılan malların üretimindeki karbon maliyetleri arasındaki farkların sınırda uyarlama yöntemi adı verilen mekanizma ile giderilmesi olduğunu belirtti. Nasıl işleyeceğinin henüz açık bir şekilde belirli olmamakla birlikte AB’den gelen malların karbon içeriğinin geldikleri ülkelerde vergilendirilmemiş ise fiyatlandırılması, geldikleri ülkede fiyatlandırılmış olması halinde ise söz konusu fiyat ile AB ülkelerinde geçerli karbon fiyatlaması arasındaki farkın ek vergiye yansıtılması şeklinde uyarlanmasının planlandığını belirtti.

Karbon sınır vergisinin Türkiye gibi AB ile ticareti fazla ve bu ihraç mallarında karbon içeriği yoğun olan ülkeleri yakından ilgilendirdiğini belirten Acar,  dış ticaret mallarının karbon içeriği yoğun olan ülkelerin bu mekanizma ile yüksek vergiler ödemek zorunda kalabileceğini ve bunun ülkemiz için de bir risk olduğuna dikkat çekti. Acar, Türkiye’nin de AB’ye ihracatına konu olan ürünlerin üretiminde karbon yoğunluğunu azaltıcı yöntemler bulmak zorunda olduğunun altını çizdi.

TÜSİAD'ın "Ekonomik Göstergeler Merceğinde Yeni İklim Raporu"nun sonuçlarını paylaşan Acar, Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan ve İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Atıl Aşıcı ile birlikte hazırladıkları bu raporun bulgularını ortay koydu. Buna göre Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın Türkiye için bir risk olduğu kadar, sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen bir dönüşümün aracı olarak bir fırsat olarak değerlendirileceğini belirtti. Türkiye’nin belirlenecek bir stratejik dönüşüm çerçevesiyle, emisyon azaltımını, elde edilen fonların şirketlerin yeşil dönüşümü amacıyla kullanılmasını ve yenilenebilir enerji ile enerji verimliliğini merkeze alan alternatif bir yeşil ekonomik dönüşüm senaryosu ile hem milli gelirde, hem de sera gazı emisyonlarında önemli iyileştirmelerin sağlanabileceğine dikkat çekti.

Toplantıyı buradan izleyebilirsiniz.


2020

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2020 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT