ORTAK TİCARET POLİTİKASI

Ortak Ticaret Politikası genel olarak, AB’nin ekonomik bütünleşme sürecinin devamı için ihtiyaç duyulan İç Pazar hedefi doğrultusunda üye devletlerin dış ticaret politikalarını ortak kurallar çerçevesinde belirlemesiyle oluşmuş düzenlemeler bütünü olarak tanımlanabilir. Ortak Ticaret Politikası birbirini tamamlayan iç (malların serbest dolaşımı) ve dış (ortak dış ticaret politikası) düzenlemelerden oluşmaktadır. İç düzenlemelerin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan dış düzenlemeler üye devletlerin üçüncü ülkelere karşı ortak bir politika sürdürmesi ve ekonomik bütünleşme sürecinin gerçekleşmesi açısından önem taşımaktadır.

Gümrük birliği ile ortak sınırları içinde malların serbest dolaşımını engelleyen iç unsurları (gümrük vergileri, kotalar gibi) birer birer ortadan kaldıran AB, üçüncü ülkelere karşı koruma oluşturan (gümrük vergileri, haksız rekabete karşı uygulamalar, teknik engeller gibi) duvarları da aynı seviyeye getirerek ortak bir ticaret politikası oluşturma ihtiyacı duymuştur. Ortak Ticaret Politikası’nın uygulanma amacı üye devletlerin birbirinden bağımsız hareket etmelerini önlemektir ve bunun için bu alanı düzenleme yetkisi AB’ye verilerek, Kurucu Antlaşmalar’da gerekli yetki ve araçlarla donatılmıştır.

Ortak Ticaret Politikası’nın en önemli ayağını gümrük birliğinin kaçınılmaz bir sonucu olarak üçüncü ülkelere karşı uygulanan Ortak Gümrük Tarifesi oluşturmaktadır. Böylece ithalatta üye ülkelerin aynı tarifeyi uygulamaları suretiyle ticaret sapması engellenmektedir. Ortak Ticaret Politikası’nın diğer başlıca unsurları ise, mal ve hizmetlere ilişkin ikili veya bölgesel anlaşmalar yapılması; fikri mülkiyet, yatırımlar ve serbestleşme önlemlerinde uyum sağlanması; damping ve sübvansiyona karşı ticaretin korunması; ihracata ilişkin ortak kurallar oluşturulması ve ticarete etkisi olabilecek standartlar, menşe kuralları ve taklit ve korsan üretim gibi alanlardaki uygulamaların düzenlenmesidir.

İç Pazar oluşumunu tamamladıktan sonra, AB ayrıca, Ortak Ticaret Politikası’nı küreselleşmeye yön vermek üzere bir araç olarak kullanmaya başlamıştır. Dünya Ticaret Örgütü’nün nezdinde yürütülen çok taraflı müzakerelerle ticaretin serbestleştirilmesi AB’nin önceliğini teşkil etmektedir. Ancak Doha Turu’nda yürütülen müzakerelerin çıkmaza girmesiyle beraber, AB, ikili ve bölgesel ticaret anlaşmalara daha fazla yönelmeye başlamıştır. Böylelikle günümüzde AB, dünya ticaretini belirleyen önemli bir aktör konumuna ulaşmıştır.

AB, hızla gelişen ve dünya merkezine dönüşen Güney ve Doğu Asya bölgesiyle olan ticari ve ekonomik ilişkilerinin de güçlendirmeyi ve Doğu Ortaklığı (Eastern Partnership) ile Avrupa-Akdeniz Ortaklığı (Euro-Mediterranean Partnership) kapsamında komşu ülkelerle de ortak bir refah bölgesi oluşturmak için çalışmalarını hızlandırmayı amaçlamaktadır. AB ayrıca ABD, Japonya, Çin, Rusya, Brezilya ve Hindistan gibi stratejik ortaklarıyla mevcut ticari ilişkilerini geliştirmeyi istemektedir. AB dünyadaki 74 ülkenin en önemli ticaret ortağı iken, bu sayının Çin için 66, ABD için ise 31 olduğu ifade ediliyor. 78 ülke ile toplam 46 tane ticaret anlaşması bulunan AB’nin dış ticaretinin %34’ü bu ortaklarla yapılıyor. AB genelinde çoğunluğu kalifiye işlerden oluşan toplam 35 milyon istihdam da ticarete dayanıyor. Birlik için bu denli elzem olan ve burada verilen birkaç örnekten çok daha fazlasının kazanılmasını sağlayan ticaret alanında AB’nin yenilenen yüzünü masaya yatırmak bu sebeple büyük önem taşıyor.

18 Şubat 2021 tarihinde ticaret stratejisini yenileyen AB ekonomisinin krizlerden sonra toparlanabilmesi ve rekabetçiliğini korumaya devam edebilmesi için ticaret ve yatırıma “açık” olması, daha yeşil ve adil bir dünya için “sürdürülebilir” olması, adil olmayan ve zorlayıcı önlemler karşısında hakkını araması için ise “atılgan” olması ögeleri üzerine kuruluyor. Ticaret politikasının geliştirilmeye müsait her noktasında çok taraflılığın desteklenmesi gerektiğine vurgu yapan bu kavram, AB’nin özerk davranmak zorunda olduğu her alanda ise kendi değerlerinin savunucusu olması gerektiğini söylüyor. Bu üç sıfatın getirdiği üç önceliğe odaklanacak olan Birliğin yeni ticaret politikası, bunları gerçekleştirmek için aşağıdaki başlıkları öncelik haline getirecek:

-DTÖ’nün reformu,

-Yeşil dönüşümün desteklenmesi, sorumlu ve sürdürülebilir değer zincirlerinin teşviki,

-Dijital dönüşümün ve hizmet ticaretinin artırılması,

-AB’nin düzenleyici etkisinin güçlendirilmesi,

-Komşu ülkeler, genişleme ülkeleri ve Afrika ile AB’nin ortaklıklarının derinleştirilmesi,

-Birliğin ticaret anlaşmalarının uygulanmasının pekiştirilmesi ve AB işletmeleri için eşit şartlar sağlanması.

Daha detalı bilgi için,

<a data-cke-saved-href="https://www.ikv.org.tr/images/files/10_soruda_ABnin_yeni_ticaret_stratejisi_ve_turkiyeye_etkileri_Merve_Ozcan_Altan(1).pdf" href="https://www.ikv.org.tr/images/files/10_soruda_ABnin_yeni_ticaret_stratejisi_ve_turkiyeye_etkileri_Merve_Ozcan_Altan(1).pdf" style="box-sizing: border-box; color: rgb(0, 63, 130); margin: 0px; padding: 0px; font-size: 13px; vertical-align: baseline; background: rgb(255, 255, 255); font-family: " trebuchet="" ms",="" arial,="" "trebuchet="" verdana;="" font-style:="" normal;="" font-weight:="" 400;="" text-decoration:="" none;="" font-variant-ligatures:="" font-variant-caps:="" letter-spacing:="" orphans:="" 2;="" text-align:="" left;="" text-indent:="" 0px;="" text-transform:="" white-space:="" widows:="" word-spacing:="" -webkit-text-stroke-width:="" 0px;"="">10 SORUDA AB'NİN YENİ TİCARET STRATEJİSİ VE TÜRKİYE'YE ETKİLERİ - MART 2021

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2021 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT