"MÜZAKERELERİN ASKIYA ALINMASI ÖNERİSİNİ HAYAL KIRIKLIĞI VE ENDİŞE İLE KARŞILIYORUZ"

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raportörü Kati Piri’nin bu yılki taslak Türkiye raporunu açıklaması üzerine, İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu taslak raporu değerlendirdi:

"AP Türkiye raportörü Kati Piri'nin twitter hesabından duyurduğu rapor henüz taslak niteliğinde. AP Dış İlişkiler Komitesi'nde görüşülecek ve yapılacak değişiklikler sonrasında Genel Kurulun onayına sunulacak. Taslak haliyle rapora baktığımızda, raportörün AP'deki farklı siyasi grupların tercihlerini yansıtan bir uzlaşı çabası içinde olduğunu görüyoruz.

Raporda, Komisyona ve Üye Devletlere Türkiye ile müzakereleri resmi olarak askıya alma çağrısında bulunuluyor. Bunun yanında Türkiye ile demokrasi diyaloğunun devam etmesini öneriliyor ve bu süreçte katılım öncesi yardım aracı IPA fonlarının kullandırılmasını savunuyor. Ancak amaç olarak bir ülkeyi üyeliğe hazırlamaya ayrılan bu fonların üyelik müzakerelerinin askıya alınmasından sonra kullandırılması mümkün olmayacaktır. Çelişkili bir öneri olarak görüyoruz.

Raporda AB Konseyi’ndeki vetolar sebebiyle katılım müzakerelerinin etkili bir araç olarak kullanılamadığı konusunda da bir eleştiri yer alıyor. Rapor gümrük birliğinin modernizasyonu için kapının açık bırakılmasını öneriyor. Bunu raporun olumlu bir önerisi olarak değerlendiriyoruz.

Vize serbestliğinin tüm Türk vatandaşları için önemi vurgulanmakta ve kriterlerin yerine getirilmesine bağlı olarak sürecin tamamlanması öneriliyor. AP'nin vize konusunda son onayı verecek kurumlardan biri olduğu dikkate alındığında, bu olumlu tavrın vize sürecinin tamamlanması açısından önemli olduğunu görüyoruz. Ancak müzakerelerin kesilmesi önerisi Türkiye'nin AB normlarından uzaklaşmasının bir sonucu olarak sunulsa da aslında AB'de yükselmekte olan aşırı sağ akımlara fayda sağlamaktadır.

Avrupa siyasetinin bugünkü durumunu dikkate alırsak, bir kere askıya alınma kararı çıktıktan sonra tüm Üye devletlerin oydaşması ile müzakerelerin yeniden açılacağı noktaya gelinmesinin ne kadar zor olacağı ortadadır. Yani müzakerelerin resmen askıya alınması Türkiye'nin AB üyeliği hedefinin tümüyle ortadan kalkması anlamına gelir. İmtiyazlı ortaklık türü önerilerin içi boş kavramlar olduğu düşünülürse, alternatifi olmayan tam üyelik hedefinin gündemden düşürülmesi Türkiye AB ilişkilerine ve bölgenin güvenliğine zarar verir.

Ayrıca bu tür yaptırımların  Türkiye'yi reform yolunda teşvik etmek açısından etkili olmayacağı, bilakis AB'den uzaklaştıracağı da açıktır. Taslak raporda yer alan ve yapıcı olmayan, müzakerelerin askıya alınması önerisini hayal kırıklığı ve endişe ile karşılıyoruz”.

2018

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2019 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT