AB VE AB ÜYESİ DEVLET YETKİLİLERİ TÜRKİYE’Yİ ZİYARET EDİYOR

AB yetkilileri ve Üye Devlet temsilcilerinin Türkiye’de yaşanan darbe girişimi sonrasında yeterince dayanışma göstermedikleri yönündeki eleştiriler gerek hükümet çevreleri gerekse sivil toplum tarafından ifade edilmişti. Geçtiğimiz hafta içinde bu yönde olumlu gelişmeler yaşandı. AB Türkiye’den gelen eleştirilere tepki verdi ve AB tarafından Türkiye’ye yönelik ziyaretler gerçekleşti. Bu yetkililer arasında AB Konseyi Dönem Başkanı Slovakya’nın Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Miroslav Lajcak, Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto, Litvanya Dışişleri Bakanı Linas Linkevicius, Estonya Dışişleri Bakanı Kaljurand, Almanya’nın Avrupa Bakanı Michael Roth, Avrupa Komisyonu’ndan Komşuluk ve Genişleme Müzakereleri Genel Müdürlüğü Direktörü Christian Danielsson başkanlığındaki bir heyet,  Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Elmar Brok ve Türkiye Raportörü Kati Piri bulunuyor. Yukarıda adı geçen bakan, temsilci ve parlamenterler Başbakan Binali Yıldırım, Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu ve AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik ile görüştüler. AP heyeti CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile de görüştü. Söz konusu görüşmelerde, Türkiye’de gerçekleşen darbe girişimi, FETÖ’ye karşı mücadele ve alınan önlemler, Suriye’deki durum, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konuları gündeme geldi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik’in AB Dönem Başkanı Slovakya’nın Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Miroslav Lajcak ile görüşmesi:

AB Bakanı Ömer Çelik ve mevkidaşı Lajcak, Ankara’da gerçekleştirilen görüşmede darbe girişimi ve FETÖ terör örgütüne karşı alınmakta olan önlemleri  ele aldılar. Görüşmede ayrıca,  Türkiye ve Slovakya arasındaki ikili ilişkilerle birlikte Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinde mevcut durum, terörle mücadele, düzensiz göç sorunu ve vize serbestisi hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

AB Bakanı Ömer Çelik’in Almanya’nın Avrupa Bakanı Michael Roth ile Görüşmesi:

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik:

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Almanya Federal Cumhuriyeti Avrupa Bakanı Michael Roth'la çalışma yemeğinde 25 Ağustos 2016 tarihinde biraraya geldi.

Ankara'da gerçekleştirilen çalışma yemeğinde, başta darbe girişimi ve FETÖ terör örgütüne karşı alınmakta olan önlemler olmak üzere, ikili ilişkiler, terörle mücadele, mülteci sorunu ve vize serbestisi detaylı olarak ele alındı.

AB Bakanı Ömer Çelik, ayrıca mevkidaşı ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında, Almanya'nın Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki başarısız darbe girişimini kınayarak, Türkiye'nin seçilmiş hükümetine güçlü destek içeren mesajlar verdiğini söyleyen AB Bakanı Ömer Çelik, Roth'un da girişim sonrası Alman hükümetinin Türkiye'ye yaptığı ilk üst düzey ziyareti gerçekleştirdiğini dile getirdi. AB Bakanı Ömer Çelik, dost ve müttefik olarak nitelendirdiği Almanya'ya ve hükümetine bu sebeple teşekkür etti.

AB ile ortak değerler olan demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konusunda her zaman dayanışma içinde olunması gerektiğinin altını çizen Bakan Ömer Çelik, "Fakat maalesef darbe girişimi gerçekleştikten sonra AB liderleri Türkiye ile yeterli bir dayanışma göstermedi." dedi.

TBMM'nin bombalandığını hatırlatan AB Bakanı Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Shulz'un, AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'in ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin henüz Türkiye'yi ziyaret etmediklerine dikkati çekti.

Türkiye'nin kendi demokrasisini koruyacak, değerlerine ve kurumlarına sahip çıkacak gücü ve kapasitesi olduğunu vurgulayan AB Bakanı Ömer Çelik, Ortadoğu'daki etnik ve mezhepsel ayrılıklar sebebiyle ciddi krizlerin yaşandığı bir dönemde paylaşılan ortak değerler ve bölgeye güçlü mesajlar vermek açısından bu tür ziyaretlerin sembolik önemi olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bazı çevreler tarafından yapılan eleştiri ve suçlamaları anımsatan AB Bakanı Ömer Çelik, "Türkiye Cumhuriyeti'nin halk tarafından seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı, halkıyla beraber tanklara karşı direnmiştir. Böyle bir ortamda, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve hükümeti, demokratik değerlere ne kadar bağlı olduğu ve bu konuda da Türk halkının tam desteğine sahip olduğunu göstermiştir." değerlendirmesinde bulundu.

AB Bakanı Ömer Çelik, "Türk halkı demokrasi tarihini yeniden yazmıştır. Türk tarihini bu kadar zamandan sonra temize çekmiştir, yeni bir dönüm noktası ortaya koymuştur. Dolayısıyla bu çerçevede Türkiye ile AB arasında yeni bir ivmenin ortaya çıkması, yeni ilişkilerin ortaya çıkması fevkalade önemlidir." dedi.

AB'deki pek çok siyasetçinin Türkiye'ye ön yargılı ve olumsuz tutumlarıyla Türkiye'nin AB müzakere sürecini birbirinden ayrı tutmaya özen gösterdiğini ifade eden AB Bakanı Ömer Çelik, "Özellikle karşı karşıya olduğumuz göç krizinin ortaya çıkardığı krizler ve tehditler karşısında daha çok işbirliği yapmanın önemi açıktır. Çünkü göç krizi AB tarihinin de gördüğü en büyük krizlerden bir tanesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Suriye konusunda ciddi bir politika ortaya konulamamasının neticesinde büyük bir insani krizin ortaya çıktığını kaydeden AB Bakanı Ömer Çelik, "Türkiye milyonlarca mülteciyi evinde barındırarak insanlık karşısında vazifesini yapmıştır. Ama pek çok AB ülkesi bırakın milyonları, iki yüz, üç yüz kişiyi ülkesinde barındırmak için referandum yapmak istemektedir. Bunun maliyetlerini kendi iç siyasetinde söz konusu yapmak istemektedir." dedi.

AB Bakanı Ömer Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sayın Merkel'in de isabetle açıkladığı gibi göç krizi konusunda Türkiye'nin ve AB'nin ortaya çıkardığı işbirliği, tarihin en büyük krizlerinden birinin yönetilmesi konusunda çok büyük bir çözüm ortaya koymuştur. Bundan sonra bunun devam etmesi gerekir fakat daha önce de açıkladık, verilen sözlerin tutulmaması gibi sebeplerle biz bundan sonraki mekanizmalar için vize serbestisi konusunda net bir tarih bekliyoruz. Vize serbestisi konusunda net bir tarih verilmezse, yeni mekanizmaları, örneğin Geri Kabul Anlaşması'nı yürürlüğe koymak gibi konuları kesinlikle hayata geçirmeyeceğiz."

Almanya'nın AB içinde lider ve müttefik bir ülke olduğunu dile getiren AB Bakanı Ömer Çelik, Almanya ile ekonomik, siyasi ve dış politika açısından son derece önemli ilişkilerin olduğunu hatırlatarak "Çünkü Brexit sonrası artık AB'nin de geleceğinin nasıl şekilleneceğiyle ilgili tartışmaların yapılacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz." diye konuştu.

Türkiye'nin bölgenin ve dünyanın güvenliğini tehdit eden DAEŞ terör örgütüyle ciddi bir mücadele yürüttüğünün altını çizen AB Bakanı Ömer Çelik, DAEŞ'in bertaraf edilmesinin Türkiye'nin öncelikleri arasında olduğunu belirtti.

AB Bakanı Ömer Çelik, şimdiye kadar AB çevrelerinden bu mücadeleye olumlu destek geldiğini kaydederek, "Bu çerçevede Türkiye'nin meşru müdafaa hakkını kullandığını, bunun herhangi bir şekilde kimsenin iç işlerine müdahale, saldırı olmadığını açık ve net bir şekilde söylüyoruz." ifadelerini kullandı.

DAEŞ ve diğer terör örgütlerinin Türkiye'ye yönelik saldırılarını hatırlatan AB Bakanı Ömer Çelik, "Türkiye egemen bir devlettir. Egemen bir devlet olarak güvenliğini koruyacak güce sahiptir ve dolayısıyla bunun gereğini yapıyoruz." dedi. Çelik, "PYD'nin DAEŞ'e karşı savaştığı yalanının da çöktüğünü" dile getirdi.

Türkiye'nin Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile DAEŞ'e karşı mücadele ettiğinin altını çizen AB Bakanı Ömer Çelik, Suriye'de PYD ve Türkiye'de de HDP'nin, Türkiye'nin bu müdahalesine tepki gösterdiklerine dikkati çekti ve "Bu da gösteriyor ki, PYD'nin DAEŞ ile mücadele ettiği gibi bir şey söz konusu değil." dedi.

AB Bakanı Ömer Çelik, PYD ve HDP'nin, Türkiye'nin DAEŞ'e müdahalesinden duyduğu rahatsızlığının, terörizm konusundaki ilkelerle ilgili değil, bölgede fiili durumlar oluşturmak için taktiksel bir yaklaşımdan kaynaklandığını aktardı.

PYD'nin DAEŞ'e karşı mücadele ettiği yalanının da bu şekilde çöktüğünü belirten AB Bakanı Ömer Çelik, AB'deki dost ülkelere yönelik PKK ile DAEŞ terör örgütleri arasında fark olmadığı çağrısını yineleyerek, "DAEŞ terör örgütüne karşı mücadele eden ülkelerin PKK terör örgütünün sergilerini açmaları, çadır açtırmaları, terörle mücadele konusunda çifte standart ortaya çıkarır. Nasıl ki Avrupa'nın herhangi bir başkentinde DAEŞ ile ilgili bir çadır açılamıyorsa, DAEŞ lideriyle ilgili bir röportaj yayınlanmıyorsa, PKK ile ilgili de aynı şey söz konusu." dedi.

FETÖ'nün ise bütün bu örgütlerden daha tehlikeli olduğunu vurgulayan AB Bakanı Ömer Çelik, "FETÖ'nün herhangi bir kurumunun veya liderinin, AB'deki hiçbir dost ülkede barınmaması gerekmektedir. Bu konuda AB'deki dostlarımızdan dostluk ve müttefiklik ilişkisi gereği hassasiyet beklemekteyiz." diye konuştu.

AB Bakanı Ömer Çelik, kendisine yöneltilen Suriye'deki güvenli bölge teklifine ilişkin soruya cevaben, Türkiye'nin güvenli bölge önerisi kabul edilseydi göç krizi, Suriye rejiminin yaptığı katliamlar, bölgeye DAEŞ ya da PYD gibi terör örgütlerinin yerleşmesi sorunlarıyla karşılaşılmayacağını söyledi, şu anda da hala bu konuda herhangi bir açıklama olmadığına dikkati çekti.

Suriye rejiminin savaş uçağı, kimyasal silah kullanmasının kırmızı çizgi olacağı şeklindeki beyanları hatırlatan AB Bakanı Ömer Çelik, bunlar kanıtlandığı halde gereğinin yerine getirilmediğini belirtti.

Suriye'nin içine doğru 20 kilometrelik bir bölgede herhangi bir terör örgütü bulunmasının, Türkiye'nin ulusal güvenliğinin yanı sıra AB'ye ve bütün dünyaya tehdit oluşturduğunu vurgulayan AB Bakanı Ömer Çelik, "Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarının hemen öbür tarafını terör örgütleri kontrol edemez, biz buna müsaade edemeyiz." ifadelerini kullandı.

AP Heyetinin Türkiye Ziyareti:

Ankara’da muhalefet partileri ile Başbakan Binali Yıldırım başta olmak üzere hükümet temsilcileriyle diplomasi trafiği yürüten AP Dış İlişkileri Komitesi Başkanı Brok ve Türkiye Raporörü Kati Piri, Perşembe sabahı basın toplantısı düzenledi.

AP Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Brok, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kara gücüyle katıldığı Cerablus Operasyonu ile ilgili açıklamasında, “Türkiye’nin dün başlattığı hareket ile ilgili bazı karmaşık ve anlaşılmayan durumlar olsa da IŞİD ile mücadelesinden memnunuz” değerlendirmesinde bulundu. “IŞİD, hepimizin ortak düşmanı olarak Irak ile Suriye topraklarına yerleşmiş durumda. IŞİD, Mısır, Tunus ve Türkiye’de turizmin gelişmesini önlemek için turizm bölgelerine saldırılar düzenlemekte. Avrupa ülkelerinde ise istikrarı bozacak saldırılar düzenlemekte. Biz hep birlikte, Avrupa ülkeleri olarak da IŞİD’e karşı hareket etmekteyiz” diyen Brok, Suriye’deki iç savaş sona erdiği takdirde mülteci krizine de çözüm bulunacağını vurguladı. Suriye’den ayrılmış 12 milyon mülteci bulunduğunu kaydeden Brok, “Mülteciler söz konusu olduğunda Türkiye’ye teşekkür etmek gerekiyor, 3 milyon mülteciye bakıyor. AB ile Türkiye arasında mülteciler anlaşmasını memnuniyetle karşılıyor ve destekliyoruz  6 milyon EURO’luk yardımlarla. Sorun şu anda çözümlendi adım adım olsa da para akışı sağlanıyor” diye konuştu.

Cerablus Operasyonu ile ilgili sözlerinde “karmaşık ve anlaşılamayan durumlar” ile neyi kast ettiğini sorduğumuz Brok, Türkiye’nin PYD’yi de bölgede istemediğini anımsattığımızda Ankara açısından şunları ifade etti:

“Alman politikacısı için içinden çıkılmayacak kadar karmaşık diyebilirim. Birinci olarak Türkiye’nin IŞİD’e karşı önlem almaya başlamış bizim ortak menfaatimizdir. İkinci olarak Suriyeli Kürtlerin IŞİD’e karşı mücadele etmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Üçüncü olarak pek de iyi olmayan bir durum, böylesi bir durum karşısında taraflardan birinin etki bölgesini geleneksel etki bölgesi dışına taşınmasından yana endişeliyiz. Türkiye, birincisi ile üçüncüsü arasında denge bulacaktır.”

Bu noktada Türkiye’nin mülteci krizine de çözüm sağlamak amacıyla Suriye’nin kuzeyinde “güvenli bölge” oluşturulmasını talep ettiğini anımsatarak, Cerablus Operasyonu ile böyle bir adım atılıp atılamayacağını sorduğumuz Brok, Türkiye açısından şu görüşünü dile getirdi:

“(Cerablus Operasyonu) Oradaki oyunun kurallarında bir değişiklik yapmaz. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Kürtler ve ABD arasında devam eden durum hepimizin ortak menfaatine. Bu durumun bozulmamasını temenni ederiz. Oyunun değişmemesinde fayda var.”

AP Türkiye Raportörü Kati Piri de, Cerablus Operasyonu ile ilgili CHP ve HDP’nin “Türkiye öncelikle kendi topraklarındaki IŞİD’i temizlemeli” yönündeki açıklamaları sorulunca “CHP ve HDP ile dün bu konu konuşulmadı. Mesut Barzani de dün buradaydı. IŞİD’e karşı savaş bizim Türkiye ile birlikte duracağımız nokta. Avrupa ülkeleri de bu operasyonu destekledi. IŞİD’in Türkiye’deki saldırılarını biliyoruz hem Türkiye hem de Avrupa için tehlike. Gelişmeleri yakından izliyoruz” dedi.

Piri, ayrıca olağanüstü hal kapsamında insan hakları ihlalleri, yargı kararı olmaksızın kamu memuriyetten atılma gibi kararlar verilmesiyle ilgili ise, son dönemde Brüksel ve diğer Avrupa başkentlerinden yapılan açıklamaları anımsattı. Piri, “Başbakan Yıldırım ile görüşmemizde hukukun üstünlüğü çerçevesinde işlemlerin yapılması gerektiği konusunu gündeme getirdik. Biz insan hakları örgütleriyle de görüştük. Başbakan bize kesinlikle intikam duygularıyla işlem yapılmayacaktır güvencesi verdi” diye konuştu.

Elmar Brok ise, Meclis’te darbe girişimi sırasında zarar görmüş bölümleri gezdiğini anımsatarak, “Parlamentomuz eğer Alman Ordusu tarafından bombalansa biz ne yaparız diye düşündüm. Benzeri bir süreç olurdu muhtemelen. Devlet kurumlarında birlik sağlanması gerekir” yorumu yaptı.

Avrupa’yı temsilen neden darbe girişimi üzerinden 40 gün geçtikten sonra geldikleri sorulduğunda ise, Elmar Brok, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in dün Türkiye’ye geç gelişinden dolayı özür dilediğini anımsattı. Brok, “Biden’in ifade ettiği özür cümlesini ben de tekrarlıyorum. Ancak şunu net şekilde tekrar vurgulayayım Avrupa’nın tüm kurumları net şekilde darbeye karşı olduklarını bildirmişlerdir” dedi.

Ayrıca Türkiye, vize serbestliği için gerekli 72 ön şarttan 67’sini yerine getirmesinden de memnuniyet duyduklarını ifade eden Brok, “Ekim ayına kadar Türkiye’ye vize serbestliği tanınması gerekiyor. Ancak bazı netleştirmeler gerekiyor. Avrupa konseyinde ilişkin veri korunması hukukun üstünlüğü ve bireylerin haklarına saygı çerçevesinde gerekiyor” açıklaması yaptı.

Kaynak: ab.gov.tr, abhaber.com

2016

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2019 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT