İKV E-BÜLTENİ ÖZEL SAYISI YAYIMLANDI

 İKV E-BÜLTENİ ÖZEL SAYI 

       27 HAZİRAN - 1 TEMMUZ 2016       

İKV olarak 28 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleşen ve ülkemizi derinden sarsan terör eylemlerine bir yenisinin daha eklenmesine yol açan saldırıdan dolayı son derece üzgünüz. Hayatını kaybeden 43 kişi için tüm ulusumuza başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Terörün her türünü lanetliyor, teröre karşı etkili bir küresel işbirliği ve acil önlemler alınması gerekliliğini gündeme getirmek istiyoruz. Bayram öncesinde gerçekleşen bu acı olaya rağmen, tüm okuyucularımızın bayramlarını kutluyor, barış ve huzur dolu günler diliyoruz.

TÜRKİYE’DEKİ TERÖR SALDIRISI AB TARAFINDAN KINANDI

28 Haziran 2016 tarihinde AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile Avrupa Komisyonunun Komşuluk Politikası ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn tarafından yapılan yazılı açıklamada, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda meydana gelen terör saldırısı kınanırken, saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve yararlılara acil şifalar dilendi. Hükümete ve Türkiye halkına verilen desteğin yanı sıra küresel terörle mücadelede Türkiye ile dayanışma içinde olunduğu mesajı verildi.

AP Başkanı Martin Schulz sosyal medya sitesi Twitter’dan yaptığı açıklamasında saldırıyı şiddetle kınadığını dile getirdi ve terörün hiçbir zaman kabul edilebilir bir yönünün olmayacağının altını çizerek Türkiye’ye destek mesajını iletti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben yazılı mesajında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk hükümetine başsağlığı diledi ve terör saldırılarını gerçekleştirenlerin en kısa sürede adalet önüne çıkarılmasını umduğunu belirtti. Juncker açıklamasında, tarafların teröre karşı işbirliği içinde olmasının önemini vurguladı.

TÜRKİYE’NİN AB KATILIM MÜZAKERELERİNDE 33’ÜNCÜ FASIL AÇILDI

30 Haziran 2016 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nda Mali ve Bütçesel Hükümler başlıklı 33’üncü fasıl müzakerelere açıldı. Konferans’ta ülkemizi temsilen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik ve Maliye Bakanı Naci Ağbal katılırken, AB adına Avrupa Konseyi Dönem Başkanlığı’nı yürüten Hollanda’nın Dışişleri Bakanı Bert Koenders ile Avrupa Komisyonunun Komşuluk Politikası ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn katıldı.

Mali ve Bütçesel Hükümler faslı müzakere sürecinde uzun bir süre Fransa’nın blokajına tabi oldu ve eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin görevi döneminde bu ülke tarafından “üyelikle doğrudan ilişkili olduğu” gerekçesiyle bloke edilen 4 fasıldan biri arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı François Hollande’ın göreve gelmesinden sonra ülkenin söz konusu fasıllara karşı blokajını kaldırmaya sıcak bakmasıyla birlikte 18 Mart 2016 tarihli Türkiye-AB Zirvesi’nde AB tarafından faslın Hollanda’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nda müzakerelere açılması yönünde karar alındı.

33’üncü Fasıl Neleri Kapsıyor?

Mali ve Bütçesel Hükümler faslı temel olarak AB bütçesinin finansmanı amacıyla üye ülkelerin AB bütçesine yapacakları katkı için gerekli mali kaynaklara (öz kaynaklar) ilişkin kuralları kapsıyor. AB’nin bütçe kaynakları, AB dışı ithalattan elde edilen gümrük vergileri, tarımsal vergiler ve şeker üretiminden alınan vergilerinden elde edilen geleneksel öz kaynaklardan oluşan Üye Devlet katkıları, Üye Devletlerin KDV gelirlerine dayanan katkılar ve Üye Devletlerin GSMH büyüklüğüne bağlı olarak değişen katkılardan oluşuyor. AB bütçesine ilişkin yeterli koordinasyonun sağlanması, öz kaynaklara ilişkin katkıların doğru hesaplanması, tahsilâtı, ödenmesi ve denetiminin temini ve öz kaynaklara ilişkin kurallara uyum amacıyla Üye Devletlerin bu alanda gerekli idari kapasiteyi oluşturmaları gerekiyor.

Türkiye’nin 33’üncü Fasla İlişkin Müktesebata Uyum Durumu

Bir açılış kriteri bulunmayan Mali ve Bütçesel Hükümler faslı üyelikle birlikte AB bütçesine aktarılacak öz kaynaklara ilişkin kuralları içermektedir ve tam üyelikle doğrudan bağlantılıdır. Fasıl kapsamında yer alan öz kaynaklar mevzuatının üyelikle birlikte doğrudan uygulamaya koyulması öngörülmektedir. Öte yandan 33’üncü fasıl, AB ile müzakerelerde diğer bazı fasıllarla yakından ilgili. Bütçeye sağlanacak kaynakların aktarılması, Tarım ve Kırsal Kalkınma, Gümrük Birliği, İstatistik ve Vergilendirme fasılları ile de bağlantılıdır. Birliğin mali çıkarlarının korunması amacıyla alınacak önlemler ise Mali Kontrol faslı altında ele alınmaktadır. Belirtilen diğer fasıllarda yürütülen çalışmalarda kaydedilen ilerlemeler Mali ve Bütçesel Hükümler faslını da destekleyecek.

Genel olarak Türkiye’nin Mali ve Bütçesel Hükümler faslı kapsamındaki hazırlıkları henüz erken aşamada. AB’ye üyeliği gerçekleştiğinde bu fasıla ilişkin olarak güçlü koordinasyon yapılarını, idari kapasiteyi ve uygulama kurallarını oluşturmasına ihtiyaç duyulacak.

Bu faslın müzakerelere açılması gerek Türkiye’nin gerekse AB’nin müzakere sürecinde tam üyelik hedefine olan bağlılığının bir göstergesi olarak büyük önem taşıyor. Öte yandan, AB’nin geçmişte aday ülkelerle yürüttüğü müzakerelerde Mali ve Bütçesel Hükümler faslı genelde en son açılan müzakere faslı oldu. Müzakere sürecinde ilerleme sağlayabilmek amacıyla halen bloke olan diğer fasılların da açılması önem taşıyor. AB Konseyi kararı ile bloke edilen 8 fasıl ve GKRY’nin tek taraflı olarak bloke ettiği 6 fasıl müzakere sürecinde engel teşkil ediyor. Söz konusu fasılların açılabilmesi için gerekli koşulların oluşturulması sürecin hedefine ulaşması açısından önemli. Bu ise hem Kıbrıs sorununda çözümün sağlanması, hem de Avrupa Komisyonu ve Üye Devletlerin müzakere sürecinin canlandırılması yönünde verdikleri sözleri yerine getirmelerine bağlı.

AB LİDERLERİ BRİTANYA’DAKİ REFERANDUMUN ARDINDAN BİRLİK MESAJI VERDİ

Britanya dışındaki 27 AB Üyesi Devlet ve Hükümet Başkanı 29 Haziran 2016 tarihinde bir araya gelerek, Britanya’daki referandum sonucunu değerlendirdi. Liderler, Britanya’nın AB üyeliğinden ayrılmasının düzenli bir şekilde gerçekleşeceğini belirttiler. Zirve toplantısında AB’nin geleceğine ilişkin bir genel tartışma da başlatıldı ve 16 Eylül 2016 tarihinde Bratislava’da tekrar bir araya gelerek bu konudaki görüşmelere devam edileceği açıklandı. Zirvede 27 AB Üyesi Devlet ve Hükümet Başkanı, serbest dolaşım ve AB ülkelerinden gelen göç konularında çekincelerin gündemde olduğunu, Britanya’ya yönelik olarak, AB İç Pazarı’na erişim için dolaşım özgürlüğü de dâhil olmak üzere dört özgürlüğün benimsenmesi gerektiğini vurguladılar.

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk yaptığı açıklamada, 27 Üye Devlet liderinin birlik olarak kalmaya ve çalışmaya devam etme konusunda kararlı olduğunu söyledi ve Britanya’nın gelecekte de yakın bir ortak olmaya devam edeceğini umduğunu ekledi. Tusk, referandum sonrasındaki durumun netlik kazanması için biraz zamana ihtiyaç olduğunun kabul edildiğini, ancak Britanya hükümetinin niyetinin de en yakın zamanda ortaya çıkmasını beklediklerini belirtti.

Zirve Sonuç Bildirgesi’nde şu ifadelere yer verildi:

“Bizler, 27 Üye Devletin Devlet ve Hükümet Başkanları ile AB Konseyi ve Avrupa Komisyonu Başkanları olarak, yapılan referandumun sonuçlarından derin üzüntü duyuyoruz; ancak, halkın çoğunluğu tarafından ortaya koyulan iradeye saygılıyız. Britanya’nın AB’den ayrılana dek, AB hukukundan doğan haklar ve yükümlülükler bu ülkede uygulanacaktır ve geçerli olacaktır.”

Zirvede göç krizi, AB İç Pazarı’nın derinleştirilmesi ve NATO ile daha yakın işbirliği suretiyle AB güvenliğinin güçlendirilmesi konuları da ele alındı. Göç konusunda, özellikle göçmenlerin büyük ölçüde kullanmaya devam ettiği Orta Akdeniz güzergahı ve göç açısından, kaynak ülkeler ve transit ülkeler ile işbirliği üzerinde duruldu. Bu kapsamda vurgulanan noktalar düzensiz göçmenlerin hızlı bir şekilde iadesi, tüm AB politikaları kullanılarak göç konusunda etkinin artırılması ve Üye Devletlerin yetki alanları ve belirli üçüncü ülkelere ilişkin olarak AB ile Üye Devletler arasında sinerji sağlanması olarak ifade edildi. Zirvede, 18 Mart anlaşması sonrasında Türkiye’den Ege Adalarına geçişlerin durma noktasına geldiği de belirtildi ve sürdürülebilir bir çözüm için birlikte çalışmaya devam mesajı verildi.

AB İç Pazarı’nın derinleştirilmesine ilişkin olarak, daha fazla büyüme ve istihdam hedefleri, serbest ve güvenli bir dijital İç Pazar’ın oluşturulması, AB içinde hizmet sunma serbestliğini geliştirecek hizmetler pasaportunun uygulaması, sermaye piyasaları birliğinin sağlanması ve İç Pazar’da daha iyi regülasyon hedefi konuları üzerinde duruldu.

SLOVAKYA AB KONSEYİ DÖNEM BAŞKANLIĞI’NI DEVRALDI

1 Temmuz 2016 tarihinde Slovakya, AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı Hollanda’dan devraldı. 2004 yılında AB üyesi olan, 2007 yılında Schengen Bölgesi’ne entegre olan ve 2009 yılında ise Avro Alanı’na dâhil olan Slovakya, ilk kez AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı yürütme görevini üstleniyor.

Slovakya’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı önceliklileri ise şu şekilde:

- Ekonomik anlamda güçlü bir Avrupa

Modern Tek Pazar

Sürdürülebilir Göç ve Sığınma Politikası

Küresel aktör olarak Avrupa

Slovakya’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı süresince öncelikli çalışma alanlarından birinin, AB’nin, dünya çapında rekabet gücünü artırması için Ekonomik ve Parasal Birliğin derinleştirilmesine yönelik atacağı adımlar olması bekleniyor. Bu dönemde AB’nin sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklemek ve yeni istihdam imkânlarını yaratmak için yatırımları teşvik edici girişimlere ağırlık vermesi öngörülüyor. Öte yandan, 2017 yılının bütçesine ilişkin görüşmeler ve Sermaye Piyasaları Birliği konusu da Slovakya’nın ekonomi gündemini oluşturuyor.

AB Tek Pazarı’nın bir başarı hikâyesi olmasına rağmen, söz konusu pazarın işleyişine ilişkin önemli sorunların olduğu biliniyor. Bu bağlamda, Slovak hükümeti, AB’nin Dijital Tek Pazar oluşturma hedefi doğrultusunda, dijital ekonominin önündeki engellerin kaldırılmasına, e-hizmetlerin yaygınlaştırılmasına, pazara erişimin kolaylaştırılmasına, tüketicilerin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara ağırlık vereceğini açıkladı. Tek Pazar çerçevesinde ayrıca Enerji Birliği’nin oluşturulması da öncelikler arasında yer alıyor. Enerji Birliği ile enerji arz güvenliğinin ve AB’nin bu alandaki rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor.

Günümüzde Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerde önemli bir konuma sahip göç konusuna ilişkin olarak, Slovakya’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nda, AB’nin dış sınırlarının korunması çalışmalarının yürütülmesi öngörülüyor. Nitekim, sınır güvenliğini artıran ve aynı zamanda yeni ve modern teknolojilerin kullanımıyla Schengen ülkelerine giriş prosedürlerini kolaylaştıran ve hızlandıran “Akıllı Sınırlar Paketi”nin hayata geçirilmesi gündemde olacak.

Üçüncü ülkeler ile dış ilişkilerin geliştirilmesi önceliği etrafında AB’nin küresel aktör konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, özellikle başta AB için kilit ekonomik ortakları olmak üzere üçüncü ülkeler ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi öncelikler arasında yer alıyor.
Slovak hükümeti komşu bölgelerde istikrar, refah ve demokrasi değerlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik çabalarına devam edeceğini açıkladı. Bu amaca yönelik genişleme politikasının oynadığı önemli rolün altı çiziliyor.

Britanya’da yapılan AB referandumunda ayrılık kararının çıkmasının ardından Slovakya, kritik bir dönemde görevi üstleniyor. Bu sürecin iyi yönetilmesi, Slovakya açısından önemli bir sınav olacak. Bu bağlamda, 16 Eylül 2016 tarihinde Bratislava’da düzenlenecek gayri resmi AB Zirvesi’nde İngiltere’nin AB’den çıkması durumu çerçevesinde AB’nin geleceği ele alınacak.

Slovakya’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nın resmi sitesine buradan ulaşılabilir.

2016

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2019 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT