AVRUPA KOMİSYONU MÜLTECİ KRİZİNDE TÜRKİYE-AB İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN ALTI İLKEYİ BELİRLEDİ

Avrupa Komisyonu 16 Mart 2016 tarihinde yaptığı açıklamada, mülteci krizinde Türkiye ile AB arasındaki işbirliğinin altı temel ilkesini belirledi. 7 Mart 2016 tarihinde AB liderleri mülteci akımını durdurmak için AB dış sınırlarında güvenliğin güçlendirilmesinde uzlaşmıştı. Bu çerçevede AB liderleri, Türkiye’nin söz konusu soruna ilişkin getirdiği ek önerileri memnuniyetle karşılamıştı ve Türkiye ile altı temel ilke üzerinde çalışma konusunda anlaşmıştı. AB Konseyi başkanı Donald Tusk’ın, 18-19 Mart 2016 tarihlerinde gerçekleşecek Konsey toplantısı öncesinde Türkiye ile önerileri ve detayları konuşması öngörülmüştü.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, söz konusu konu ile ilgili şöyle bir açıklamada bulunmuştu: “İnsanlık, dayanışma ve ahlaka inanan herhangi bir kişinin insanların sömürüldüğü ve hayatlarının tehlikeye atıldığı bu kötü durumdan hoşnut olması mümkün değildir. Bu düzeni mutlaka kırmalıyız. AB ve Türkiye arasında görüşülen ve tüm yeni düzensiz göçmenlerin iadesi ile Türkiye’den gelen Suriyelilerin AB’ye yeniden yerleştirilmesini içeren öneriler, kaçakçıların iş modelini kesin olarak kırabilir. Ancak, böyle bir girişimin hem uluslararası düzeyde hem de AB çapında uygulanması gerekmektedir. Bu, uluslararası korumaya ihtiyaç duyan her bir sığınmacının durumunun kişiselleştirilmiş bir şekilde ele alınması gerektiğini ve geri göndermeme garantisinin teyit edilmesini gerektirmektedir”.

Komisyonun öngördüğü altı temel ilke aşağıdadır:

1.Türkiye’den Ege adalarına geçen tüm yeni düzensiz göçmenler ve sığınmacıların geri kabulüne ilişkin hukuki koruma hükümlerinin belirlenmesi

Düzensiz göçmen ve sığınmacıların geri gönderilmesi yalnızca AB hukukuna ve uluslararası hukuk normlarına göre düzenlenebilir. Bu çerçevede tüm geri göndermelerin AB ve uluslararası hukuk çerçevesinde, mülteci koruma mevzuatı kapsamında düzenlenmesi gerekmektedir.

Uluslararası korumaya tabi olmayan kişilerin geri kabulü: Türkiye-Yunanistan Geri Kabul Anlaşması çerçevesinde Yunanistan’a giriş yapmış olan ve uluslararası korumadan yararlanamayan tüm yeni düzensiz göçmen ve sığınmacılar Türkiye’ye iade edilecektir.

Uluslararası korumadan yararlanabilen kişilerin geri gönderilmesi: Sığınma Prosedürleri Yönergesinin 35 ve 38’nci maddelerine göre, bir kişinin mülteci olarak tanındığı ve “ilk sığınma ülkesinde”  uluslararası korumadan yeterince yararlandığı takdirde veya “güvenli bir üçüncü ülkeden” AB’ye giriş yapmış olması durumunda, bir sığınma başvurusu kapatılabilir ve kabul edilemez olarak görülebilir. Ayrıca, sığınmacıların haklarını koruyan birtakım kanunların mevcut olduğunu da hatırlatmak gerekir.

Pratik düzenlemeler: Söz konusu hükümlerin uygulanması için Yunan ve Türk mevzuatlarında birtakım değişiklikler yapılması gerekecektir. Bu değişiklikler, Yunanistan’da Türkiye’nin güvenli bir üçüncü ülke olarak tanımlanmasını ve Türkiye’de uluslararası korumadan yararlanabilen tüm kişilerin etkin sığınma prosedürlerine erişimlerinin sağlanmasını öngörmektedir.

2. Yeniden yerleştirme planı

Yunan adalarından geri kabul edilen her Suriyeli vatandaşa karşılık, Türkiye’den aynı sayıda sığınmacının AB’ye yerleştirilmesi öngörülmektedir. Söz konusu planın etkin bir şekilde uygulanması için AB üye ülkelerinin iskân yerlerini ayarlamaları gerekmektedir.

3.Vize Serbestliği Diyaloğunun hızlandırılması

Vize Serbestliği Yol Haritasında yer alan 72 kriter değiştirilmeden Türkiye ile AB arasında müzakere edilen Vize Serbestliği Diyaloğu hızlandırılacaktır (Halihazırda 35 kriter yerine getirilmiştir). Söz konusu kriterlerin Haziran sonuna kadar yerine getirilmesi için Türkiye’nin bu konuya yönelik çalışmalara hız vermesi gerekmektedir. Türkiye gerekli çalışmaları yerine getirdiği takdirde Komisyon, Nisan sonunda vize zorunluluğun kaldırılmasını öngören bir öneri sunacaktır.

4.Türkiye’de bulunan Mülteciler fonu bünyesinde ödemelerin hızlandırılması

Mülteciler için ayrılan fon bünyesinde gerçekleştirilen ilk projeler finanse edilmektedir. 55 milyon avro tutarında bir fon Türkiye’de bulunan Suriyeli çocukların acil ihtiyaçların karşılanması için hazır bulunmaktadır. Başka projelerin finanse edilmesi için Türk yetkililerin aktif katılımı gerekmektedir.

5.Katılım müzakerelerinin hızlandırılması

Komisyon ve üye ülkeler, Türkiye ile katılım müzakerelerinde ilerleme kaydedilmesi için ortak bir çalışma yürütmektedir. Hâlihazırda, beş yeni faslın açılması için çalışmalar devam etmektedir. Komisyon, müzakere hususları çerçevesinde, üye ülkelerin etkisi altında kalmadan baharda ön çalışmalarını Konseye sunmayı hedeflemektedir.

6.Suriye içinde insani şartların iyileştirilmesi

AB Konseyinde de daha önce belirtildiği gibi AB, Suriye’deki insani şartların iyileştirilmesi için Türkiye ile ortak çalışmaktadır. Böylelikle mültecilerin daha güvenli yerlerde yaşaması hedeflenmektedir. Bu hedefe ulaşmak için Uluslararası Suriye Destek Grubu tarafından yapılan taahhütlerin tüm taraflarca uygulanması önem arz etmektedir.

2016

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2019 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT