AP`DE KABUL EDİLEN ERMENİ TASARISINA İLİŞKİN İKV AÇIKLAMASI

İKV BASIN AÇIKLAMASI

19 Nisan 2015, İstanbul

AP, Ermeni kararıyla ilişkilerde yeni bir Kıbrıs Vakası daha mı oluşturmak istiyor?

"Avrupa Parlamentosu (AP), 15 Nisan 2015 tarihinde yapılan oylama ile sözde 'Ermeni Soykırımının 100'üncü Yıldönümü' başlıklı karar taslağını oy çokluğuyla kabul etmiş; ne yazık ki  bir kez daha Türkiye'ye yönelik ayrımcı ve tek taraflı yaklaşımını ortaya koymuştur.

Her ne kadar Parlamento bu konuda daha ağır talepler içeren benzer kararları 1987 yılından itibaren müteaddit defalar kabul etmiş olsa da, AP'nin bu son karara imza atmasıyla akla gelen ilk soru, AB'nin Türkiye - AB ilişkilerinde yeni bir Kıbrıs Vakası mı oluşturmak istediğidir?

50 yıldır Türkiye’nin Avrupalılaşma serüvenini yakından takip eden, sürece arzu edilen ve hak ettiği ivmeyi kazandırma çabasında olan İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) olarak, 1915 olaylarına ilişkin yaşanan ve artık kronikleşen bu tartışmaların, sadece Türkiye-AB ve Türkiye-Ermenistan ilişkileri açısından değil, ülkemizin uluslararası arenadaki saygınlığı ve uluslararası toplumla olan ilişkileri açısından da zedeleyici olduğuna inanıyoruz.

Konunun sürekli olarak siyasi ve diplomatik boyutlarıyla, tek taraflı bir bakış açısından Türkiye’nin önüne getiriliyor olması sorunun kalıcı çözümüne hiçbir şekilde fayda sağlamadığı gibi, meselenin çözümünü de sekteye uğratmakta ve çok daha karışık bir hale getirmektedir. Bu çerçevede, 1915 olaylarının objektif bir biçimde ve tarihsel gerçekler ışığında değerlendirilmesinin, sorunun çözümüne kalıcı katkı sağlayacağına inanıyoruz. İKV olarak, tarafların 1915 olaylarını kendi ulusal hafıza kayıtlarını dikkate alarak değerlendirmeleri, hafızaların uyuşmadığı hallerde ise, akademik çalışmaların önem kazanmasına imkân verilmesi gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.

Unutulmamalıdır ki Türkiye, 1915 olaylarına ilişkin Osmanlı arşivlerinin büyük bir kısmını araştırmacıların kullanımına açarak, bu yöndeki eleştirileri gidermeye dönük adımları atmıştır. Her vesileyle de Türkiye, arşivlerin taranması konusunda araştırmacılara çağrısını yenilemektedir. Bu noktadan sonra, konunun bilimsel kriterlere uygun bir şekilde araştırılması ve sonuca varılmasında fayda vardır.

Bunun yanı sıra, AP kararında ileri sürülen Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına dair Sözleşme 1948 tarihli olup, Sözleşme'nin geriye dönük olarak uygulanamayacağını tekrar hatırlatmakta fayda görüyoruz. Kaldı ki, Sözleşmede de ifade edildiği üzere bir eylemin 'soykırım' olarak nitelendirilmesi için taraflarca tanınan ulusal veya uluslararası bir mahkemenin kararına ihtiyaç bulunmaktadır.

Altında yatan neden veya nedenler her ne olursa olsun, hiç şüphesiz 1915 olayları bir 'ortak acıdır'.Bu acının Türkiye'de, 2014 yılında Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, en yüksek perdeden dillendiriliyor ve paylaşılıyor olmasının, özellikle taraflar arasındaki ihtilafların çözümüne olumlu katkı sağlaması beklenirken, AP tarafından kabul edilen bu karar, maalesef ilişkileri ve gösterilen niyet ve iradeyi zedelemektedir.

Hal böyle olunca AP'nin gösterdiği  bu tutum, BM nezdinde sorun çözülmeden Güney Kıbrıs'ın AB üyesi yapılarak Kıbrıs meselesinde telafisi zor bir durumun ortaya çıkmasına sebep olan ve 'hatalı' olduğu kendileri tarafından da kabul edilen kararı bizlere hatırlatmaktadır. Bu yanlış karar neticesinde Türkiye, bugün halen müzakere sürecinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin vetosuyla karşılaşmakta; tek taraflı olarak bloke edilen fasıllar sebebiyle süreçte yol alamamaktadır.

AP'nin benzer nitelikteki bu yeni kararı, dünyanın barışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu günümüzde, bölgede gerilimi sürekli yüksek tutan ve ülkemizin uluslararası toplumla olan ilişkilerine zarar veren bu kalıcı sorunun çözümüne hiçbir fayda sağlamayacaktır.

Parlamento'da kabul edilen son karar neticesinde Türkiye - AB ilişkileri ciddi anlamda yara almıştır.  AP’nin böylesi bir karara imza atarken, doğrudan kendisiyle ilgili olmayan bir konu ile alakadar olması yerine, AB ile müzakere yürüten Türkiye ile ilgili bir konuda, bölgede yeni bir kaos oluşturacak bir durumun ortaya çıkmasına mahal vermemeye çalışmasını görmek isterdik. Hatta böyle bir karar öncesinde Parlamento'nun, Birlik üyesi kimi ülkelerin tarihindeki benzer vakaları da hatırlamasını ve dikkate almasını arzu ederdik.

Sonuç olarak ifade etmek gerekir ki; İKV olarak gerek 1915 olaylarına ilişkin geçtiğimiz yıllarda atılmış cesur adımların, gerekse Türkiye'nin yaşanan acıları anlamaya yönelik gösterdiği özgüvenin konunun muhataplarınca unutulmaması ve samimiyetle karşılanmasını arzu ediyor ve tüm tarafların benzer adımları atmasını temenni ediyoruz.

Kanımızca en etkili yöntem, Türkiye ve Ermenistan arasında kesintiye uğrayan yakınlaşma sürecinin yeniden başlatılması ve bugünün insanları için yeni fırsatlar yaratacak işbirliklerinin önünün açılması olacaktır.”

                                                                                                                                 Ömer Cihad Vardan

                                                                                                                                 İktisadi Kalkınma Vakfı

                                                                                                                                 Yönetim Kurulu Başkanı

2015

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2019 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT