İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

Türkiye’nin AB Uzmanı
ANA SAYFA » GÜNDEMDEN » 2026 » İKV’DEN AB’DE EŞ ŞİDDETİ VE AİLE İÇİ ŞİDDETE AİT POLİS VE YARGI VERİLERİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU
18 Mart 2026

İKV’DEN AB’DE EŞ ŞİDDETİ VE AİLE İÇİ ŞİDDETE AİT POLİS VE YARGI VERİLERİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU

Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü’nün yayımladığı “Rakamların Ardındaki Gerçek: Eş Şiddeti ve Aile İçi Şiddete İlişkin Polis ve Yargı Verilerinin Analizi” başlıklı rapora ilişkin İKV Bilgi Notu yayımlandı.

AB’DE EŞ ŞİDDETİ VE AİLE İÇİ ŞİDDETE İLİŞKİN POLİS VE YARGI VERİLERİNİN ANALİZİ

Deniz Bal, İKV Uzman Yardımcısı

Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü-EIGE, 13 Mart 2026 tarihinde “Rakamların Ardındaki Gerçek: Eş Şiddeti ve Aile İçi Şiddete İlişkin Polis ve Yargı Verilerinin Analizi” (Behind the numbers: Analysing police and justice data on intimate partner violence and domestic violence) başlıklı bir rapor yayımladı.[1] Bu raporda, EIGE’nin 2023-2024 yılları arasında topladığı veriler kullanılıyor ve 2014-2022 yılları arası değerlendiriliyor. Rapor, 26 üye ülkenin polis ve adalet sektörlerinde eş şiddeti, ev içi şiddet, tecavüz ve kadın cinayetleri verilerinin durumunu analiz ediyor. Ek olarak, karşılaştırılabilirliği engelleyen sürekli boşlukları tanımlıyor, umut vadeden örnekleri öne çıkarıyor ve AB genelinde idari verilerin kalitesinin ve kullanılabilirliğinin iyileştirilmesi için öneriler sunuyor. Rapor, AB ve üye ülke kurumlarının daha güçlü ve tutarlı bir veri sistemine sahip olmasını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu yolla kadına yönelik şiddetle mücadelenin daha etkili olacağına inanılıyor.

Önemli Bulgular

Kadınlar eş şiddeti, aile içi şiddet ve cinsel şiddetin her türlü formundan orantısız olarak etkileniyor.

Üye ülkelerden gelen cinsiyete göre ayrıştırılmış verilerden elde edilen bilgiye göre tüm şiddet formlarının en büyük mağduru kadınlar.

  • Polisin sağladığı verilere göre eş şiddeti mağdurlarının %85’i, ev içi şiddet mağdurlarının %76’sı ve tecavüz mağdurlarının %98’i kadın.

Kadınlara yönelik yakın partner şiddetini ayrı ve açık bir suç olarak tanımlayan özel bir düzenlemenin çoğu üye ülkede bulunmaması ve polis verilerinin kapsamının sınırlı kalması, yakın partner şiddetinin tüm boyutlarının kapsamlı biçimde anlaşılmasını ve buna etkili şekilde karşılık verilmesini zorlaştırıyor.

  • Sadece iki üye ülke yakın partner şiddetini özel bir suç türü olarak hukuken tanımladı.
  • Yalnızca 12 üye ülke yakın partner şiddeti mağduru kadınlar hakkında veri sağladı. 2022 yılında neredeyse 450.000 olay bildirildi. Bir başka ifadeyle üye ülkelerde her gün 1.200 kadın yakın partner şiddetine maruz kaldığını bildirdi.
  • Polis verileri çoğunlukla fiziksel şiddeti kayıt altına alındı. Bu yaklaşım neredeyse her üye ülkede mevcut. İspanya ve Portekiz istisnai olarak ortaya çıkıyor. Bu iki ülkede psikolojik şiddet vakalarının sayısı fiziksel şiddet vakalarının sayısını geçti.
  • Ekonomik şiddet neredeyse polis kayıtlarında yer bulmadı. Bu da bu şiddet türünün yok sayıldığını ya da kurumlara bildirilmediğini gösteriyor.

Kadın mağdurların sayısının yüksek oluşu toplumsal cinsiyete duyarlı politikaların ve aile içi şiddete yönelik hizmetlerin gerekliliğini gösteriyor. Üye ülkelerin çoğunda görülen artış eğilimi hem farkındalığın yükseldiğine hem de sorunun yaygınlığını koruduğuna işaret ederken, bazı üye ülkelerde kaydedilen düşüşlerin ise gerçek bir azalmayı mı yoksa eksik bildirim durumunu mu yansıttığını anlamak için daha ayrıntılı incelenmesi gerekiyor.

  • 20 üye ülke aile içi şiddete yönelik cinsiyete göre ayrıştırılmış veri sağlıyor.
  • Aile içi şiddetin mağdurlarının %76’sı kadın. Bu durum aile içi şiddetin toplumsal cinsiyet temelli yapısını gösteriyor.
  • Çoğu üye ülke aile içi şiddet vakası sayısının arttığını belirtiyor. Bu durum resmî şikâyetlerin ya da vaka sayılarının arttığına işaret ediyor. Zaman içerisinde Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya ve Slovakya’da vakaların azaldığı belirtildi.

Koruma emirlerine ilişkin sadece belli başlı ülkelerde veri toplandığı görülüyor. Bu durum ülkeler arası karşılaştırılabilirliğin önünde engeller oluşturuyor.

  • 3 üye ülke yakın partner şiddeti mağdurlarına verilen koruma kararlarına ilişkin veri sunarken, 11 üye ülke aile içi şiddet mağdurlarına tanınan koruma kararlarına ilişkin veri bildirdi.
  • Verinin olduğu bölgelerde, çoğu üye ülke (az bir düşüşle Çekya, Hırvatistan ve Finlandiya hariç) ev içi ilişkilere yönelik koruma emirlerinin arttığını belirtiyor.
  • Bazı üye ülkeler hem koruma kararı başvurularını hem de verilen koruma kararlarını kayda geçirmekte; onay oranları ise Lüksemburg’da %31 ile İspanya’da %63 arasında geniş bir aralıkta değişiyor. Öte yandan, adalet sektörü verilerinin sınırlı ve parçalı olması nedeniyle faillerin hesap verebilirliğini değerlendirmek hâlâ güç.

Adalet sektörüne ilişkin verilerin sınırlı olması ve karşılaştırılabilirliklerinin düşük kalması, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet karşısında faillerin hesap verebilirliğinin ve kurumsal müdahalelerin etkililiğinin değerlendirilmesini hâlâ zorlaştırıyor. Kovuşturma, mahkûmiyet ve hapis cezalarına ilişkin veriler ise son derece sınırlı olup çoğu zaman suç türüne ya da mağdur-fail ilişkisine göre ayrıştırılmıyor.

Ayrıca, vakalar ceza yargılaması sürecinde ilerledikçe verilerin erişilebilirliği de azalıyor.

  • Yakın partner şiddeti için, hakkında kovuşturma yürütülen faillere ilişkin veriler yedi üye ülkede, mahkûmiyet verilen faillere ilişkin veriler beş üye ülkede ve hapis cezası alan faillere ilişkin veriler ise yalnızca üç üye ülkede mevcut.
  • Aile içi şiddet açısından ise buna karşılık gelen veriler, sırasıyla 13, 11 ve 8 üye ülkede bulunmakta.

Bu boşluklar sistematik, ayrıştırılmış ve karşılaştırılabilir adalet sektörü verisine acil ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

Genel olarak, güçlü ve güvenilir idari veri toplanmasının önündeki başlıca engeller; verilerin cinsiyet, mağdur-fail ilişkisi ve kapsanan farklı suç türlerine göre ayrıştırılmış biçimde toplanmaması; standartlaştırılmış tanımların bulunmaması ve üye ülkeler arasında veri toplama ile kayıt uygulamalarının farklılık göstermesi. Bu farklılıklar, verilerin karşılaştırılabilirliğini sınırlandırıyor ve ülkeye özgü yorumları gerekli kılıyor. AB’de gelecekte yürütülecek veri toplama çalışmalarının niteliğini artırmak amacıyla EIGE, üye ülkelere şu önerilerde bulunuyor:

  • Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadele konusunda AB’nin hukuki ve politik yükümlülüklerine uyum sağlamak,
  • Polis ve adalet sektörleri için ortak bir veri toplama altyapısı oluşturarak veri toplama ve kayıt uygulamalarını standartlaştırmak,
  • Polis ile adalet sektörleri arasında iş birliğini ve veri paylaşımını güçlendirmek,
  • EIGE’nin asgari veri gereklilikleri doğrultusunda veri toplama çalışmalarını genişletmek ve standart hâle getirmek,
  • Mevcut ulusal yasal raporlama yükümlülüklerini yerine getirmek veya uygulamak, ayrıca ilerlemeyi izlemek ve değerlendirmek,
  • EIGE, farklı paydaşlar ve idari veri kaynaklarıyla iş birliği yapmak,
  • Farkındalığı artırmak ve mağdurların bildirimde bulunmasını kolaylaştırmak,
  • Finansman imkânlarından yararlanmak, veri altyapısına yatırım yapmak ve ilgili uzmanları eğitmek.

Türkiye’deki Veriler Ne Diyor?

Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024, tam 10 yıl aradan sonra TÜİK, Marmara Üniversitesi ve Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı ortaklığında yapıldı.[2] Araştırma sonucunda Türkiye’de kadınların %28,2’sinin psikolojik, %18,3’ünün ekonomik ve %12,8’inin fiziksel şiddete maruz kaldığı ortaya koyuldu. Evli kadınlar özelinde bakıldığında ise kadınların %26,4’ü psikolojik, %19,9’u ekonomik ve %11,6’sı ise fiziksel şiddete maruz kaldı. Boşanmış kadınlar ise hayatlarının her döneminde daha fazla şiddetle yüzleşti: %62,1’i psikolojik, %42,5’i ekonomik ve %41,5’i fiziksel şiddet. Hiç evlenmeyen kadınlar için oranlar biraz daha farklı: %25,7’si psikolojik, %14,2’si dijital şiddet ve %13,4’ü ısrarlı takip mağduru.[3]

Avrupa Komisyonu Türkiye Raporu 2025’te kadın cinayetleri ve şiddet vakalarına dair kapsamlı, düzenli ve resmi bir veri toplama sisteminin bulunmaması en kritik eksikliklerden biri olarak vurgulandı.


[1] EIGE, “Behind the numbers: Analysing police and justice data on intimate partner violence and domestic violence”, 13.03.2026, https://eige.europa.eu/publications-resources/publications/behind-numbers-analysing-police-and-justice-data-intimate-partner-violence-and-domestic-violence?language_content_entity=en

[2] Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı, “‘Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması’ tamamlandı”, 07.10.2025, turkiyede-kadina-yonelik-siddet-arastirmasi-tamamlandi

[3] “Kamudan 10 yıl sonra ilk 'kadına yönelik şiddet' raporu: Israrlı takip ve dijital şiddet mercek altında”, BBC News Türkçe, 08.10.2025, https://www.bbc.com/turkce/articles/cn763kd1pk2o