İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

Türkiye’nin AB Uzmanı
ANA SAYFA » GÜNDEMDEN » 2026 » İKV’DEN AB KÜÇÜK MODÜLER REAKTÖR STRATEJİSİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU
17 Mart 2026

İKV’DEN AB KÜÇÜK MODÜLER REAKTÖR STRATEJİSİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU

Komisyonun duyurduğu Küçük Modüler Reaktör Stratejisi’ne ilişkin İKV Bilgi Notu yayımlandı.

AB KÜÇÜK MODÜLER REAKTÖR STRATEJİSİ

Fırat Akan, İKV Uzman Yardımcısı

Avrupa Komisyonu, 10 Mart 2026 tarihinde Avrupa’da Küçük Modüler Reaktörlerin (SMR) geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına ilişkin stratejiyi açıklayarak, Avrupa’da ilk SMR projelerini 2030’ların başında devreye almayı hedefleyen yeni bir yol haritası ortaya koydu.[1] Strateji, iklim nötrlüğü hedefiyle uyumlu, arz güvenliğini güçlendiren ve sanayi rekabetçiliğine katkı sunan düşük karbonlu ve istikrarlı enerji seçeneklerini genişletmeyi amaçlarken, nükleer alanda Avrupa merkezli tedarik zinciri, standartlaşma ve düzenleyici iş birliği üzerinden filo yaklaşımına dayalı bir ölçek büyütme modeli öneriyor. Strateji, ayrıca ileri modüler reaktörleri (AMR) de bu daha geniş teknoloji ve sanayi çerçevesi içinde ele alıyor.

Küçük Modüler Reaktörler ve İleri Modüler Reaktörler

SMR’ler geleneksel büyük ölçekli nükleer santrallere kıyasla daha düşük kurulu güçte, modüler tasarımla fabrikada üretim ve sahada montaj yaklaşımını mümkün kılan sistemler olarak tanımlanıyor. AMR’ler ise yeni nesil tasarımlar üzerinden farklı kullanım alanlarına ve daha yüksek sıcaklık uygulamalarına uzanan bir teknoloji seti olarak konumlanıyor. Strateji, SMR’lerin yenilenebilir kaynakları tamamlayarak şebeke dengesini destekleyebileceğini ve modüler üretimin seri imalatla birlikte inşaat süreleri ve birim maliyetler üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturabileceğini değerlendiriyor.

2050 Perspektifi

Komisyonun öngörülerine göre AB’de toplam SMR kapasitesi 2050 yılına kadar 17 GW ile 53 GW aralığına ulaşabilir. Bu aralık, SMR’lerin yalnızca elektrik üretiminde değil; ısı, hidrojen ve sentetik yakıt gibi farklı kullanım alanlarında da devreye alınabileceği varsayımına dayanıyor. Strateji, bu ölçek hedefinin gerçekleşmesinde parçalı ulusal yaklaşımların değil, ortak standartlar, ortak lisanslama pratikleri ve ortak tedarik zinciri planlaması gibi “tek pazar mantığıyla” kurgulanmış bir koordinasyonun belirleyici olacağını vurguluyor.

Elektrik Dışında Kullanımlar: Isı, Sanayi ve Hidrojen

SMR’lerin en güçlü gerekçelerinden biri, elektrik üretimiyle sınırlı kalmayan geniş “nihai kullanım” yelpazesi. Strateji, düşük karbonlu elektrik yanında sanayi için buhar/ısı, bölgesel ısıtma, kimya sanayii süreç ısısı ve hidrojen üretimi gibi alanlarda SMR’lerin rolünü öne çıkarıyor. Isıtma ve soğutmanın AB nihai enerji tüketiminin yaklaşık %50’sini oluşturduğu, ısı talebinin ise bugün yaklaşık %75 oranında fosil yakıtlarla karşılandığı hatırlatılarak, SMR’lerin “elektrik-ısı” ikili üretim kapasitesi üzerinden bu alanda da bir dönüşüm aracı olabileceği vurgulanıyor. Özellikle kimya sanayii açısından farklı SMR tasarımlarının yaklaşık 200°C ile 550°C aralığında buhar üretebildiği, bu buharın hem elektrik üretiminde hem de çeşitli kimyasal süreçlerde kullanılabildiği değerlendiriliyor. AB genelinde yaklaşık 150 kimya kümesinin varlığı, SMR’lerin bu kümelerde fosil yakıtlı kojenerasyon tesislerinin yerini alabilecek bir seçenek olarak tartışılmasına zemin sağlıyor.

Yatırım İhtiyacı

Strateji, nükleer alandaki finansman boyutunu da net bir ölçekle ortaya koyuyor: Komisyonun Nükleer Gösterge Programı (Nuclear Illustrative Programme – PINC) değerlendirmesine göre, AB’nin nükleer hedeflerini gerçekleştirebilmesi için 2050’ye kadar yaklaşık 241 milyar avro tutarında yatırıma ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor. Bu tutar, mevcut reaktörlerin işletme ömrü uzatımlarını ve yeni büyük ölçekli tesisleri kapsarken; SMR, AMR ve füzyon teknolojilerinin potansiyelinin hayata geçirilmesi için ilave yatırım ihtiyacına da işaret ediliyor. Böylece SMR stratejisi, yalnızca teknoloji politikası değil, aynı zamanda uzun vadeli bir sermaye ve sanayi planlaması çerçevesi olarak konumlanıyor.

Sanayi Ekosistemi

Uygulama ayağında Komisyonun en önemli kaldıraçlarından biri “Küçük Modüler Reaktörler Avrupa Sanayi İttifakı” (European Industrial Alliance on SMRs). İttifakın Şubat 2024’ten bu yana yaklaşık 400 kuruluşu bir araya getirdiği, 2025–2029 dönemini kapsayan stratejik eylem planıyla sınırlı sayıda somut projeye odaklanmayı hedeflediği belirtiliyor. Strateji, kaynakların dağılmasını önlemek için “az sayıda en umut vadeden tasarım/proje” etrafında ortaklaşmayı; tedarikçilerin, işletmecilerin ve nihai kullanıcıların aynı proje kümelerinde eşgüdümle hareket etmesini öneriyor.

Filo Yaklaşımı ve Standartlaşma

Stratejinin merkezindeki kavramlardan biri “filo yaklaşımı” olarak karşımıza çıkıyor. Farklı ülkelerde aynı veya çok benzer tasarımların seri biçimde kurulması ve modüler üretimin standartlaşmasıyla, birim maliyetlerin düşmesi ve teslim sürelerinin kısalması hedefleniyor. Bu bağlamda sanayiden, seri üretimi mümkün kılacak endüstriyel standartları geliştirmesi, modüler imalatı destekleyecek tedarikçi havuzunu genişletmesi ve Avrupa katma değerini artıracak yerel içerik kapasitesini güçlendirmesi bekleniyor. Strateji, yakıt çevrimi hizmetleri dâhil olmak üzere Avrupa tedarik zincirinin güçlendirilmesini “stratejik otonomi” ile doğrudan ilişkilendiriyor.

Finansman: Risk Azaltma ve Ortak Araçlar

Komisyon, SMR iş modelinin büyük ölçekli santrallere kıyasla daha küçük başlangıç yatırımı ve daha kısa inşaat süresi vaat ettiğini; ancak, bu modelin seri üretim gerçekleşmeden tam olarak kanıtlanamayacağını not ediyor. Bu nedenle kamu desteğinin ana rolü, türünün ilk örneği projelerde riskleri azaltarak özel sermayeyi çekmek olarak kurgulanıyor. Strateji, mevcut InvestEU araçlarının en yenilikçi nükleer teknoloji yatırımlarında risk azaltımına katkı sunabilecek yönlerine işaret ederken, 2028’e kadar geçici bir InvestEU ilavesi (top-up) olarak 200 milyon avroluk ek bir destek seçeneğinin değerlendirilebileceğini öne çıkarıyor. Ayrıca “Önemli Ortak Avrupa Çıkarı Projesi” (Important Project of Common European Interest – IPCEI) yaklaşımıyla, yenilikçi nükleer teknolojiler için ortak projeler etrafında kaynakların toplanması ve özel sermayenin daha kolay mobilize edilmesi hedefleniyor.

Düzenleyici İş Birliği

Strateji, 2030’ların başı hedefinin en kritik darboğazlarından birinin lisanslama süreleri olduğuna işaret ediyor. Bu nedenle ulusal düzenleyiciler arasında erken aşama ortak değerlendirmeler, bilgi paylaşımı ve tekrarların azaltılması hedefleniyor. Avrupa Nükleer Güvenlik Düzenleyicileri Grubu (European Nuclear Safety Regulators’ Group – ENSREG) bünyesinde SMR tasarımlarını ön lisanslama aşamasında ele alan bir görev gücünün bulunduğu; bu iş birliğinin “gönüllüler koalisyonu” (regulatory coalition of willing) gibi daha kurumsal bir modele evrilebileceği değerlendiriliyor. Ayrıca Net-Sıfır Sanayi Tüzüğü (Net-Zero Industry Act – NZIA) kapsamında ortak erken inceleme ve düzenleyici kum havuzları (regulatory sandboxes) gibi araçlarla, güvenlik standartlarından taviz vermeden süreçlerin kısaltılması hedefleniyor. 


[1] European Commission, Commission unveils strategy to bring Europe’s first SMRs online by the early 2030s, 10.03.2026, https://energy.ec.europa.eu/news/commission-unveils-strategy-bring-europes-first-smrs-online-early-2030s-2026-03-10_en