İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

Türkiye’nin AB Uzmanı
ANA SAYFA » GÜNDEMDEN » 2026 » İKV’DEN AVRUPA MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ YASASI MADDE 18’E DAİR KOMİSYON KILAVUZUNA İLİŞKİN BİLGİ NOTU
12 Şubat 2026

İKV’DEN AVRUPA MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ YASASI MADDE 18’E DAİR KOMİSYON KILAVUZUNA İLİŞKİN BİLGİ NOTU

Avrupa Medya Özgürlüğü Yasası’nın 18’inci maddesinin uygulanmasına açıklık getirmek amacıyla yayımlanan Komisyon kılavuzuna ilişkin İKV Bilgi Notu yayımlandı.
PDF

AVRUPA MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ YASASI MADDE 18’İN UYGULANMASINA İLİŞKİN KOMİSYON KILAVUZU

Hatice Zeynep Şen, İKV Uzman Yardımcısı

Avrupa Komisyonu, Avrupa Medya Özgürlüğü Yasası’nın (European Media Freedom Act -EMFA) 18’inci maddesinin uygulanmasına açıklık getirmek amacıyla, 5 Şubat 2026 tarihinde Madde 18(1) kapsamında öngörülen beyan işlevselliğine ilişkin kılavuzlarını yayımladı.[1] Kılavuz, özellikle büyük çevrim içi platformların medya hizmet sağlayıcılarının içeriklerine yönelik moderasyon uygulamalarını düzenleyen bu hükmün, Birlik genelinde tutarlı ve etkili biçimde hayata geçirilmesini amaçlıyor.

Genel Çerçeve ve Arka Plan

AB son yıllarda, dijital platformların haber ve medya içerikleri üzerindeki artan etkisinin, bağımsız gazetecilik ve kamusal tartışma açısından ciddi riskler doğurduğu görüşünden hareketle yeni bir düzenleyici çerçeve oluşturmayı hedefliyor.[2] Özellikle Facebook, X (eski Twitter), YouTube ve TikTok gibi çok büyük çevrim içi platformun, kendi hizmet şartlarına dayanarak medya kuruluşlarının içeriklerini kaldırması veya görünürlüğünü azaltması, editoryal bağımsızlık ve bilgiye erişim açısından uzun süredir tartışılan bir konu. Bu çerçevede kabul edilen Avrupa Medya Özgürlüğü Yasası (EMFA), dijital ortamda gerçek ve bağımsız medya kuruluşlarının korunmasını hedefliyor.[3] Yasanın 18’inci maddesi, büyük platformların medya içeriklerine yönelik moderasyon kararlarının daha şeffaf, gerekçeli ve öngörülebilir olmasını sağlamaya yönelik özel güvenceler getiriyor. Ancak bu güvenceler, herkesin kendisini “medya kuruluşu” olarak tanıtabilmesi riskini de içeriyor.

Komisyon tarafından yayımlanan Madde 18 kılavuzu, tam da bu noktada devreye giriyor. Kılavuz, bir yandan bağımsız ve profesyonel medya kuruluşlarının dijital platformlarda keyfi uygulamalara karşı korunmasını, diğer yandan ise dezenformasyon yayan veya yabancı aktörler tarafından yönlendirilen yapıların bu koruma mekanizmasını kötüye kullanmasının önlenmesini amaçlıyor.

Bu doğrultuda, medya hizmet sağlayıcılarının belirli temel kriterleri karşıladıklarını platformlara resmî olarak beyan etmeleri öngörülüyor. Bu kriterler arasında editoryal bağımsızlık, gazetecilik standartlarına tabi olma ve içerik üzerinde insan denetimi bulunması yer alıyor. Büyük platformlar ise bu beyanlar için özel ve erişilebilir bir sistem kurmakla yükümlü tutuluyor, şüpheli durumlarda ulusal düzenleyici otoriteler veya basın konseyi gibi kuruluşlarla temasa geçebiliyor.

Kılavuzun temel yaklaşımı, platformların içerik üzerindeki takdir yetkisini tamamen ortadan kaldırmak değil, bu yetkinin medya özgürlüğü ve çoğulculukla dengelenmesini sağlamak olarak özetlenebilir. Böylece, dijital ortamda haber ve bilgi akışının hem daha güvenilir hem de daha adil bir zeminde sürdürülmesi hedefleniyor.

18’inci Madde Neleri Hedefliyor?

EMFA’nın 18’inci maddesi, çok büyük çevrim içi platformların medya hizmet sağlayıcılarının içeriklerini kendi hizmet şartlarına dayanarak kaldırması veya kısıtlaması durumunda, editoryal bağımsızlık ve bilgi dolaşımı üzerinde doğabilecek olumsuz etkileri sınırlamayı hedefliyor. Madde, belirli kriterleri karşılayan medya kuruluşlarına, bu tür moderasyon kararlarına karşı ilave güvenceler tanıyor. Bu güvencelerden yararlanılabilmesi için medya hizmet sağlayıcılarının, Madde 18(1)’de sıralanan unsurları karşıladıklarını platformlara beyan etmeleri gerekiyor.

Söz konusu yükümlülükler, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) uyarınca Komisyon tarafından “çok büyük çevrim içi platform” (Very Large Online Platforms-VLOPs) olarak tanımlanan platformlar için geçerli. DSA’ya göre VLOP’lar, AB genelinde aylık ortalama en az 45 milyon aktif kullanıcıya sahip olan ve bu statüleri Komisyon tarafından resmen ilan edilen platformlar olarak tanımlanıyor. EMFA Madde 18 bakımından ise yalnızca medya içeriğine erişim sağlayan VLOP’lar kapsama giriyor. Bu çerçevede, Facebook, Instagram, X (eski Twitter), YouTube, TikTok, Google Search veya LinkedIn gibi haber ve medya içeriğinin dolaşımında merkezi rol oynayan büyük platformlar hedeflenirken, çevrim içi pazar yerleri veya yetişkin içerik platformları gibi hizmetler kapsam dışında tutuluyor.

Komisyon tarafından yayımlanan kılavuz, medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu güvencelerden yararlanabilmesi için VLOP’ların oluşturmakla yükümlü olduğu beyan işlevselliğinin nasıl tasarlanması ve işletilmesi gerektiğini ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Buna göre, beyan mekanizmasının platform altyapısının ayrılmaz bir parçası olması, kolay bulunabilir ve kullanıcı dostu şekilde tasarlanması ve medya hizmet sağlayıcılarının platform üzerindeki hesapları aracılığıyla doğrudan erişilebilir olması gerekiyor. Beyan süreci, Madde 18(1)’de yer alan ilgili bentleri kapsayan standartlaştırılmış bir anket yoluyla yürütülmeli ve tüm üye ülkelerin resmî dillerinde erişime açık olmalı.

Kılavuz, medya kuruluşlarının bir platform üzerindeki tüm hesaplarını tek bir beyanla bildirebilmesine imkân tanınmasını, otomatik veya bot kaynaklı başvuruların önlenmesi için elektronik imza ve CAPTCHA gibi doğrulama araçlarının kullanılmasını ve beyanın alındığına ilişkin otomatik bir teyit mesajı gönderilmesini öngörüyor. Ayrıca, medya hizmet sağlayıcılarının beyanlarının ve varsa destekleyici bilgilerin kamuya açık ve makine tarafından okunabilir bir formatta yayımlanması gerektiği vurgulanıyor.

Komisyon, beyan edilecek unsurların içeriğine ilişkin de ayrıntılı açıklamalar getiriyor. Buna göre medya hizmet sağlayıcılarının, hukuki kimliklerini ve iletişim bilgilerini, editoryal sorumluluğu kimin üstlendiğini, Üye Devletlerden, siyasi partilerden veya üçüncü ülkelerden editoryal olarak bağımsız olduklarını ve bir ulusal düzenleyici otoritenin denetimine tabi olup olmadıklarını ya da tanınmış bir öz veya ortak düzenleyici mekanizmaya bağlılıklarını beyan etmeleri gerekiyor. Bu unsurların bir kısmı alternatif nitelikte olup, medya kuruluşlarının hem ulusal bir düzenleyiciye tabi olduklarını hem de bir öz düzenleyici mekanizmaya bağlı olduklarını aynı anda beyan etmeleri zorunlu değil.

Kılavuzda dikkat çeken bir diğer unsur, yapay zekâ ile üretilen içeriklere ilişkin düzenleme. Medya hizmet sağlayıcılarının, yapay zekâ sistemleri tarafından üretilen veya değiştirilen içerikleri insan denetimi ya da editoryal kontrol altında sunduklarını, dolayısıyla bu tür içerikleri denetimsiz biçimde yayımlamadıklarını beyan etmeleri gerekiyor. Komisyon, bu yükümlülüğün Yapay Zekâ Tüzüğü ile uyumlu şekilde yorumlanması gerektiğini ve Madde 18 kapsamındaki korumanın, insan denetimine tabi tutulmuş yapay zekâ içeriklerini de kapsadığını hatırlatıyor.

Kılavuz ayrıca, beyanların doğruluğu konusunda platformların “makul şüphe” duyması halinde izlenecek usulleri de netleştiriyor. Buna göre VLOP’lar, ilgili medya kuruluşunun gerçekten bir ulusal düzenleyici otoritenin denetimine tabi olup olmadığı veya tanınmış bir öz/ortak düzenleyici mekanizmaya bağlılığı konusunda tereddüt yaşadıklarında, ilgili ulusal makamlar ya da söz konusu mekanizmalarla temasa geçebilecek. Sürece, medya özgürlüğü ve dezenformasyonla mücadele alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve doğrulama organizasyonlarının dâhil edilmesi de teşvik ediliyor.

Genel olarak değerlendirildiğinde, Komisyonun Madde 18’e ilişkin kılavuzu, EMFA’nın en tartışmalı hükümlerinden birinin uygulama boyutunu somutlaştırarak hem büyük platformlar hem de medya hizmet sağlayıcıları açısından hukuki öngörülebilirliği artırıyor. Kılavuz, bir yandan profesyonel ve bağımsız medyanın dijital ortamda korunmasını güçlendirmeyi amaçlarken, diğer yandan beyan mekanizmasının dezenformasyon veya yabancı müdahale riskleri karşısında istismar edilmesini önlemeye yönelik dengeleyici bir çerçeve sunuyor. Uygulamanın etkinliği ise büyük ölçüde VLOP’ların kılavuzu ne ölçüde içselleştirdiğine ve ulusal düzenleyici otoritelerle kurulacak iş birliğinin pratikte nasıl işleyeceğine bağlı olacak.


[1] European Commission, “Commission guidelines on the implementation of the declaration functionality for media service providers pursuant to Article 18 (1) of Regulation (EU) 2024/1083 (European Media Freedom Act)”, 05.02.2026, https://ec.europa.eu/newsroom/dae/redirection/document/124304

[2] Detaylı bilgi için bkz.: Şehnaz Dölen, “Avrupa Medya Özgürlüğü Yasası”, İktisadi Kalkınma Vakfı, 2025. https://www.ikv.org.tr/images/files/Avrupa_Medya_Ozgurlugu_Yasasi_Bilgi_Notu.pdf

[3] Detaylı bilgi için bkz.: Hatice Zeynep Şen, “Avrupa Medya Özgürlüğü Düzenlemesi”, İktisadi Kalkınma Vakfı, 2025. https://www.ikv.org.tr/images/files/ikv_zeynep_sen_avrupa_medya_ozgurlugu_yasasi_bilgi_notu.pdf