İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

Türkiye’nin AB Uzmanı
ANA SAYFA » GÜNDEMDEN » 2026 » İKV’DEN AB'NİN İLK GÖÇ VE İLTİCA YÖNETİMİ VE VİZE STRATEJİSİ’NE İLİŞKİN BİLGİ NOTU
5 Şubat 2026

İKV’DEN AB'NİN İLK GÖÇ VE İLTİCA YÖNETİMİ VE VİZE STRATEJİSİ’NE İLİŞKİN BİLGİ NOTU

AB’nin göç, iltica ve vize politikalarına önümüzdeki beş yıl boyunca yön verecek olan iki yeni stratejiye ilişkin İKV Bilgi Notu yayımlandı.
PDF

AVRUPA KOMİSYONU, GÖÇ VE İLTİCA YÖNETİMİ VE AB VİZE STRATEJİSİ’Nİ AÇIKLADI

Hatice Zeynep Şen, İKV Uzman Yardımcısı

Avrupa Komisyonu, 29 Ocak 2026 tarihinde, AB’nin göç, iltica ve vize politikalarına önümüzdeki beş yıl boyunca yön verecek iki temel stratejik belgeyi kabul ettiğini duyurdu. Bu kapsamda Komisyon, ilk Avrupa İltica ve Göç Yönetimi Stratejisi[1] ile AB’nin ilk kapsamlı Vize Stratejisi’ni[2] kamuoyuna sundu. Söz konusu belgeler, AB’nin son yıllarda Göç ve İltica Paktı çerçevesinde hayata geçirdiği reformları pekiştirirken, artan jeopolitik gerilimler, bölgesel istikrarsızlıklar ve küresel hareketlilik karşısında Birliğin uzun vadeli politika yönelimlerini ortaya koymayı amaçlıyor.

Komisyon, açıklamasında, dış sınırların korunması, üçüncü ülkelerle geliştirilen kapsamlı ortaklıklar ve göç diplomasisinin güçlendirilmesi sayesinde son yıllarda düzensiz göçte istikrarlı bir düşüş ve göç yönetiminde ilerleme kaydedildiğini vurguladı. Yeni stratejik çerçevenin, bu kazanımlar üzerine inşa edildiği ve göç yönetiminde “kimin, hangi koşullarda AB’ye geleceğine Avrupa’nın karar verdiği” ilkesini esas aldığı ifade edildi.

Avrupa İltica ve Göç Yönetimi Stratejisi

Komisyon tarafından sunulan ilk Avrupa İltica ve Göç Yönetimi Stratejisi, AB’nin iltica ve göç alanındaki uzun vadeli yaklaşımını belirleyen bir çerçeve belge niteliği taşıyor. Strateji, düzensiz göçün önlenmesi ve insan kaçakçılığı ağları faaliyetlerinin engellenmesi, uluslararası korumaya ihtiyaç duyan kişilerin korunurken sistemin kötüye kullanımının önüne geçilmesi ve AB ekonomilerinin rekabet gücünü artırmak amacıyla yetenek ve iş gücünün Birliğe çekilmesi olmak üzere üç temel hedef etrafında şekillendirildi.

Bu hedefler doğrultusunda strateji, öncelikle göç diplomasisinin güçlendirilmesine odaklanıyor. Komisyon, göçün küresel niteliğine dikkat çekerek, üçüncü ülkelerle hak temelli ve karşılıklı faydaya dayalı kapsamlı ortaklıkların geliştirilmesini, vize politikası, ticaret ve mali destek gibi farklı politika alanlarının göç yönetiminde teşvik unsuru olarak kullanılmasını ve güzergâh bazlı bir yaklaşımla göç yolları üzerindeki ülkelerde daha dayanıklı ve insani iltica ve göç sistemlerinin kurulmasını öngörüyor. Bu çerçevede, göç yolları boyunca çok amaçlı merkezlerin kurulması yoluyla korumanın menşe ülkelere daha yakın bölgelerde sağlanması da gündeme getiriliyor. Ayrıca, insan kaçakçılığıyla küresel mücadele kapsamında güçlendirilmiş Küresel İttifak, dijital ve yasa dışı mali faaliyetlerin izlenmesine yönelik yeni araçlar ve yeni bir yaptırım rejiminin hayata geçirilmesi planlanıyor. Üçüncü ülkelerden geri dönüşlerin desteklenmesi ve koruma yollarının geliştirilmesi de bu yaklaşımın tamamlayıcı unsurları arasında yer alıyor.

Stratejinin ikinci önemli ayağını, AB dış sınırlarının güçlendirilmesi oluşturuyor. Bu kapsamda Komisyon, Schengen Alanı’nın korunması ve güvenliğinin sağlanması amacıyla, dünyanın en gelişmiş dijital sınır yönetim sisteminin hayata geçirilmesini hedefliyor. Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ile Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi’nin (ETIAS) devreye alınması, Haziran 2026 itibarıyla Göç ve İltica Paktı kapsamında düzensiz girişlerin taranması ve sınır prosedürlerinin uygulanması ile Frontex’in rolünün kurucu mevzuatında yapılacak bir revizyon yoluyla daha da güçlendirilmesi bu çerçevenin temel unsurları olarak öne çıkıyor.

Strateji, aynı zamanda adil, sağlam ve esnek bir iltica sisteminin tesis edilmesini hedefliyor. Göç ve İltica Paktı’nın AB’nin iltica ve göç politikasının temelini oluşturduğuna dikkat çeken Komisyon, önümüzdeki dönemde bu düzenlemelerin etkili biçimde uygulanmasına odaklanılacağını belirtiyor. Bu doğrultuda, Üye Devletlere yönelik özel Komisyon ülke ekipleri aracılığıyla teknik destek sağlanması ve yeni prosedürlerin kurulması amacıyla ilave 3 milyar avroluk finansman tahsis edilmesi öngörülüyor. Ayrıca, ilk Dayanışma Havuzu’nun kabulünü takiben, baskı altındaki Üye Devletlerle dayanışmanın sürdürülmesi ve güvenli üçüncü ülke kavramı ile güvenli menşe ülkeler listesi gibi unsurların yeni ihtiyaçlara uyarlanması planlanıyor.

Komisyon, geri dönüş ve geri kabul mekanizmalarının etkinliğini artırmayı da stratejinin temel öncelikleri arasında konumlandırıyor. Hâlihazırda, ülkeden ayrılması gereken kişilerin yalnızca yaklaşık dörtte birinin fiilen geri döndüğüne dikkat çeken Komisyon, bu durumun göç ve iltica sisteminin işleyişi ve güvenilirliği açısından ciddi bir sorun teşkil ettiğini vurguluyor. Bu kapsamda, hâlen müzakere sürecinde olan Geri Dönüş Tüzüğü temelinde ortak bir Avrupa geri dönüş sisteminin oluşturulması, daha verimli kurallar, dijitalleştirilmiş süreçler ve geri dönüş merkezleri gibi yenilikçi uygulamaların hayata geçirilmesi hedefleniyor. Üçüncü ülkelerle geri kabul iş birliğinin güçlendirilmesi de bu yaklaşımın önemli bir unsuru olarak öne çıkıyor.

Son olarak strateji, iş gücü ve yetenek hareketliliğini AB’nin rekabet gücünü destekleyen bir araç olarak ele alıyor. Demografik eğilimler ve birçok sektörde artması beklenen iş gücü açığı dikkate alınarak, mevcut Yetenek Ortaklıkları’nın genişletilmesi, yeni ortaklıkların başlatılması ve nitelikli iş gücü, öğrenciler ve araştırmacılar için prosedürlerin sadeleştirilmesi öngörülüyor. Kayıt dışı istihdam ve göçmen işçilerin sömürülmesiyle mücadele edilmesi ve entegrasyonun AB fonlarıyla desteklenmesi de bu çerçevede yer alıyor.

Strateji ayrıca, iltica ve göç yönetiminde dijitalleşme ve yapay zekânın kullanımını teşvik ediyor ve 2026 yılı içerisinde bu alanda bir Göçte Yapay Zekâ Forumu kurulmasını öngörüyor. Uygulamanın mali boyutu açısından, Komisyon’un 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçeve önerileri kapsamında içişleri politikaları ve Küresel Avrupa aracı için en az 81 milyar avroluk bir kaynağın ayrılması planlanıyor. Tüm eylemlerin, AB Temel Haklar Şartı ve uluslararası yükümlülüklerle uyumlu biçimde hayata geçirileceği vurgulanıyor.

AB Vize Stratejisi

Komisyon, aynı gün kabul ettiği ilk AB Vize Stratejisi ile de vize politikasını daha stratejik, güvenlik odaklı ve rekabetçi hâle getirmeyi amaçladığını belirtiyor. Strateji, artan küresel hareketlilik, bölgesel istikrarsızlıklar ve jeopolitik rekabet bağlamında AB’nin uzun vadeli çıkarlarını destekleyecek bir çerçeve sunuyor. Bu kapsamda vize politikasının, AB’nin güvenliğini güçlendiren, ekonomik refahı ve rekabet gücünü artıran, Birliğin küresel etkisini pekiştiren ve daha verimli işleyen bir araç hâline getirilmesi hedefleniyor.

Stratejinin güvenlik boyutunda, vizesiz seyahat statüsüne ilişkin daha modern bir değerlendirme çerçevesinin 2026 yılında oluşturulması, Vize Muafiyeti Askıya Alma Mekanizması’nın güçlendirilmesi ve geri kabul iş birliği eksikliği durumunda hedefli vize tedbirlerine imkân tanıyan maddenin genişletilmesi öngörülüyor. Ayrıca, AB güvenliğini zayıflatan üçüncü ülke eylemlerine karşı hedefli kısıtlayıcı vize tedbirlerinin devreye alınabilmesi ve seyahat belgelerinde sahteciliğe karşı AB düzeyinde yeni tanımlar ve yaptırımlar getirilmesi planlanıyor.

Refah ve rekabet gücü boyutunda ise, Schengen Alanı’nın dünyanın en çok ziyaret edilen bölgesi olma niteliğinin korunması hedefleniyor. Bu çerçevede, ETIAS’ın 2026 yılının son çeyreğinde devreye alınması, vizeye tabi yolcular için başvuru sürecinin tamamen çevrim içi hâle getirilmesi, güvenilir yolculara daha uzun süreli çok girişli vizeler verilmesi ve iş insanları için ortak bir doğrulanmış şirketler listesinin oluşturulması öngörülüyor. Ayrıca, öğrenciler, araştırmacılar, nitelikli iş gücü ve yenilikçi girişimciler için daha elverişli koşulların sağlanması ve bu gruplara yönelik vize işlemlerinin desteklenmesi amacıyla ek AB finansmanı ayrılması da planlanıyor.

Stratejinin üçüncü ayağını oluşturan modern vize araçları kapsamında ise, AB’nin bilgi teknolojisi sistemlerinin 2028 yılına kadar birlikte çalışabilir hâle getirilmesi ve sınır ve vize yönetiminde tek merkezden sorgulama imkânı sunan bir yapının oluşturulması hedefleniyor. Bu sayede, güvenliğin güçlendirilmesiyle birlikte meşru seyahatin daha hızlı ve öngörülebilir hâle getirilmesi amaçlanıyor.

Vize Stratejisi ile eş zamanlı olarak kabul edilen Yenilik için Yetenek Çekme Tavsiye Kararı (Recommendation on attracting talent for innovation), Üye Devletleri uzun süreli vize ve oturma izni süreçlerini sadeleştirmeye, öğrenciler ve araştırmacılar için çalışma veya girişimciliğe geçişi kolaylaştırmaya, Üye Devletler arası hareketliliği artırmaya ve yetkili makamlar, üniversiteler ile araştırma kuruluşları arasında daha güçlü bir eşgüdüm sağlamaya teşvik ediyor.