İKV'DEN AB’DE 2025 YILI ELEKTRİK ÜRETİMİNDE RÜZGÂR VE GÜNEŞİN KULLANIMINA İLİŞKİN BİLGİ NOTU
AB’DE 2025’TE ELEKTRİK ÜRETİMİNDE RÜZGÂR VE GÜNEŞİN KULLANIMI
İlayda Erdoğan, İKV Stajyeri
AB’de 2025 yılında rüzgâr ve güneşten üretilen elektrik, ilk kez fosil yakıtlardan üretilen elektriği geride bıraktı. Temiz elektrik konusunda çalışan bir düşünce kuruluşu tarafından yayımlanan “Avrupa Elektrik İncelemesi 2026” raporuna[1],[2] göre rüzgâr ve güneş, 2025’te AB elektrik üretiminin yaklaşık %30’unu oluşturarak fosil yakıtların %29’luk payını neredeyse geride bıraktı. Ayrıca 2025'te AB güneş enerjisi üretimi, geçen dört yıla göre %20 daha yüksek bir seviyeye gelerek 369 TWh'ye ulaştı. Buna karşın rüzgâr üretiminde yıl içi hava koşullarına bağlı sınırlı bir düşüş yaşanırken yine de rüzgârın yenilenebilirler içinde konumunu korudu. Yenilenebilirlerin toplam elektrik üretimindeki payı ise neredeyse %50’ye a yaklaşmış durumda. Bu veriler, AB’nin fosilden çıkış hedeflerinde önemli ilerleme kaydettiğine işaret ediyor.
Fosil yakıtlar içinde en büyük gerileme kömürde yaşandı. Kömürün elektrik üretimindeki payı %9,2 ile düşük seviyelere inerken, 27 üye ülkenin 19’unda kömür gücünün şu anda toplam elektrik üretiminden %5 daha az olduğu belirtiliyor. Buna rağmen 2025’te doğalgazdan elektrik üretimi %8 artış gösterdi. Bu artışın başlıca nedeni, hidroelektrik üretimindeki %12’lik düşüş olarak gösteriliyor. Yağış azlığı ve kurak koşullar nedeniyle hidro elektrik üretimin sınırlandığı, sistemin dengeleme ihtiyacının ise gazı geçici olarak öne çıkardığı ifade ediliyor. Rapora göre bu durum, AB’nin doğal gaz ithalat faturasında da artış yarattı. 2025’te doğal gaz ithalatına ödenen tutarın 32 milyar avroya yükseldiği, buna bağlı olarak da bir önceki yıla göre %16 artış gösterdiği anlamına geliyor.
Şekil 1: AB’de Elektrik Üretiminde Kaynak Değişimi (2015–2025)
Kaynak: Ember
AB genelinde rüzgâr ve güneş fosili geçse de, bu eşik üye ülkelerin tamamında aşılmış değil. 2025 itibarıyla 27 ülkenin 14’ünde rüzgâr ve güneş üretimi fosil yakıtları geride bıraktı ve Hollanda ile Hırvatistan ilk kez bu gruba dâhil oldu. Buna karşın Estonya, Bulgaristan, Yunanistan, İrlanda, Slovenya, Letonya, Romanya, Slovakya, İtalya, Çekya, Polonya, GKRY ve Malta gibi ülkelerde fosil yakıtların kullanımı hâlâ daha yüksek. Ancak raporda özellikle Yunanistan, Bulgaristan ve Slovenya’nın güneşteki güçlü artış sayesinde eşik noktasına çok yaklaştığını vurguluyor.
Bununla birlikte uzmanlara göre AB’nin asıl meydan okuması artık üretmekten ziyade üretilen elektriği verimli bir şekilde entegre ederek kullanabilmek. Mevcut şebeke altyapısının önemli bölümü geçmişte kömür ve daha sonra doğalgaz gibi merkezi üretim mantığına göre tasarlandı. Oysa rüzgâr ve güneş santralleri sıklıkla uzak bölgelerde kuruluyor. Üretim ise saatlik ve mevsimsel olarak değişkenlik gösteriyor. Bu nedenle iletim hatlarının güçlendirilmesi, şebekelerin dijitalleşmesi, depolama kapasitesi ve esneklik çözümleri kritik hâle geliyor. Bazı dönemlerde Polonya’da şebekenin güneşten gelen üretimi sisteme alamadığı ve bu nedenle elektrik üretiminin boşa gittiğine dikkat çekiliyor. Benzer bir sorun Birleşik Krallık’ta da yaşanıyor. Rüzgâr üretiminin şebeke yetersizliği nedeniyle kesilmesinin maliyetinin 3 milyar sterlini aştığı aktarılıyor.
[1] Dr. Beatrice Petrovich, European Electricity Review, EMBER, 22.012026, https://ember-energy.org/latest-insights/european-electricity-review-2026/
[2] Liam Gilliver, “Solar and wind overtake fossil fuels in the EU for the first time. Can the power grid keep up?”, Euro News, 22.01. 2026, https://www.euronews.com/green/2026/01/22/solar-and-wind-overtake-fossil-fuels-in-the-eu-for-the-first-time-can-the-power-grid-keep-
