AB KÜRESEL ORTAKLIKLARINI GÜÇLENDİRİRKEN, TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİN DURAĞAN KALMASI KABUL EDİLEMEZ
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın Vietnam ziyareti sırasında iki taraf diplomatik ilişkilerini en üst seviye olan “kapsamlı stratejik ortaklık” düzeyine taşıdıklarını açıkladı. Büyük ölçüde diplomatik nitelik taşıyan bu adım bağlayıcı taahhütler içermese de, hem AB’nin hem de Vietnam’ın ABD’ye yaptıkları ihracatta artan gümrük vergileriyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde siyasi açıdan önem taşıyor. AB açısından bu anlaşma, Asya’nın en hızlı büyüyen üretim merkezlerinden birine erişimi güçlendirirken, artan ticaret gerilimleri karşısında tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabalarını da destekliyor. Bu ortaklık ticaret, yatırım, iklim, enerji, dijitalleşme, güvenlik, savunma, insan hakları, halklar arası temaslar, BM çerçevesinde çoktaraflılık gibi alanlarda işbirliği için güçlendirilmiş bir çerçeve sağlıyor. Bu adım, AB’nin Güneydoğu Asya’daki ilk kapsamlı stratejik ortaklığı olma özelliğini taşıyor.
Başkan Costa, “Uluslararası kurallara dayalı düzenin birçok cepheden tehdit altında olduğu bir dönemde, güvenilir ve öngörülebilir ortaklar olarak yan yana durmamız gerekiyor” dedi ve bu ortaklığın “ortak refah alanları geliştirmeye” yönelik olduğunu vurguladı.
Başkan Zeytinoğlu, konuyla ilgili görüşlerini paylaşırken, AB’nin Latin Amerika’dan Asya’ya ortaklıklarını güçlendirdiği bir dönemde Türkiye ile ilişkilerin durağan kalmasının kabul edilemeyeceğini söyledi:
“AB son dönemde Mercosur ve Hindistan Anlaşması ile ticari ağlarını küresel olarak bir milyar 800 milyona yakın bir nüfusu kapsayan coğrafyalara genişletti. Bunun dışında Endonezya ile STA müzakerelerini tamamladı. Meksika ile Global Anlaşma modernize edildi. Avustralya ile ara verilen ticaret müzakerelerinin tekrar başlaması için temaslar yapılıyor. Bunları da hesaba katarsak Çin ve ABD dışında önemli ticaret oyunucuları ile AB’nin serbest ticaret ağı giderek genişliyor ve konsolide oluyor. Türkiye, AB ile çok ileri bir ekonomik ilişki biçimi olan gümrük birliği içinde. Yapısı gereği, ticaretteki değişimlere adapte olacak şekilde güncellenmesi gerekiyor. Özellikle rekabetin giderek arttığı günümüz ortamında güncelleme sürecinin biran önce başlaması büyük önem taşıyor. Müzakerelerin de uzun sürebileceği dikkate alınırsa, aslında çok önce başlamış olması gereken bir süreçten söz ediyoruz. Türkiye ve AB masaya oturup giderek büyüyen sorunları çözmek için çaba sart etmeli”.
Başkan Zeytinoğlu, gümrük birliğinin güncellenmesi gereken alanlara da değindi:
“Gümrük birliği güncellenmesi derken, 30 yıllık, hatta geçiş dönemini de katarsak 55 yıllık bu sürecin yeni koşullara göre modernize edilmesinden söz ediyoruz. Öncelikle gümrük birliğinin işlemeyen yönlerini ve sorunlarını çözmeliyiz. Burada efektif anlaşmazlık çözüm mekanizmalarının olmaması, AB’ye ihrac ürün taşıyan TIR’lara uygulanan kotaların ticareti kısıtlayıcı etkisi, vize bariyeri gibi konuların yanında özellikle STA’lar meselesinin halli büyük önem taşıyor. Türkiye’nin AB ile eş zamanlı olarak STA’ları müzakere etmesi ve kendi koşullarını yansıtacak şekilde müzakereleri yürütebilmesi gerekiyor. Aksi takdirde Hindistan STA’sı gibi anlaşmaların ticaret saptırıcı ve yıkıcı etkilerine karşı korunma önlemleri alınacak. Bu da gümrük birliğine aykırı bir durum oluşturacak. İkinci olarak gümrük birliğini günümüzün yeni nesil anlaşmaları doğrultusunda gözden geçirmeli ve hizmet ticareti, tarım, kamu alımlarından, e-ticaret, çevre gibi konuları da içine alacak şekilde geliştirmeliyiz. Aksi takdirde AB pazarındaki avantajlarımızı kaybettiğimiz gibi AB ile ticari ve yatırım ilişkimizde de ciddi aşınma görürüz”.
AB-Vietnam İlişkileri
AB ile Vietnam arasında 2020 yılında yürürlüğe giren bir Serbest Ticaret Anlaşması bulunuyor. Aynı süreçte imzalanan Yatırım Koruma Anlaşması ise henüz tüm üyeler tarafından onaylanmadığı için yürürlüğe girmedi. 2025 yılının ilk 11 ayında ikili ticaret hacmi, bir önceki yıla kıyasla yüzde 6,6 artarak 66,8 milyar doların üzerine çıktı. AB, Vietnam’ın dördüncü büyük ticaret ortağı, üçüncü büyük ihracat pazarı ve beşinci büyük ithalat kaynağı konumunda. Vietnam ise AB’nin Güneydoğu Asya’daki en büyük ticaret ortağı.
Vietnam, çok uluslu şirketlerin üretim faaliyetlerini Çin dışına taşımasıyla birlikte elektronik, hazır giyim ve tüketim mallarında öne çıkan bir ihracat üssüne dönüşerek küreselleşmenin en fazla fayda sağlayan ülkelerinden biri haline geldi. En büyük ihracat pazarı olan ABD’nin uygulamaya koyduğu yüzde 20 oranındaki yeni gümrük vergilerine rağmen ülke, geçen yıl yüzde 8’lik büyüme performansıyla bölgesel bir cazibe merkezi olarak konumunu güçlendirdi.
İhracata dayalı bu büyüme hem gelir artışını destekledi hem de ekonomik yapının dönüşümüne katkı sundu. Ancak Vietnam’ın yüksek ve kalıcı dış ticaret fazlası, özellikle ABD’de ve giderek artan biçimde Avrupa’da eleştirilere neden oluyor. Avrupalı yetkililer, Vietnam pazarına erişim konusunda kaygılarını dile getiriyor. 2045 yılına kadar yüksek gelirli ülkeler arasına girmeyi hedefleyen Vietnam, ihracatının yaklaşık yüzde 30’unu gerçekleştirdiği ABD pazarına olan bağımlılığını azaltmak amacıyla yeni pazarlara yönelme çabalarını hızlandırıyor.