İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

Türkiye’nin AB Uzmanı
ANA SAYFA » GÜNDEMDEN » 2026 » İKV'DEN TOPLUMSAL CİNSİYET GÖRÜNÜMÜ 2026 RAPORU'NA İLİŞKİN BİLGİ NOTU
24 Eylül 2026

İKV'DEN TOPLUMSAL CİNSİYET GÖRÜNÜMÜ 2026 RAPORU'NA İLİŞKİN BİLGİ NOTU

BM Kadın Birimi ve BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi tarafından yayımlanan Toplumsal Cinsiyet Görünümü 2026 raporuna ilişkin İKV Bilgi Notu yayımlandı.
PDF

TOPLUMSAL CİNSİYET GÖRÜNÜMÜ 2026

Deniz Bal, İKV Uzmanı

Toplumsal Cinsiyet Görünümü 2026 (The Gender Snapshot 2026) raporu BM Kadın Birimi ve BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi (United Nations Department of Economic and Social Affairs) tarafından 17 Eylül 2026 tarihinde yayımlandı.[1] Rapora göre kadınların gerçek güce sahip olduğu yerlerde, Sürdürülebilir Kalkınma için 2030 Gündemi’nin barıştan eğitime ve fakirlikten iklim eylemine kadar her boyutta ilerleme kaydettiği görüldü. Fakat toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi için yıllardır çaba gösteren kurumların sistematik olarak zayıflatıldığı, geri planda bırakıldığı ya da ilerlemenin terse döndüğü tespit edildi. Rapora göre toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için 171 yıl gerekli.

Raporun bulguları, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında farklı boyutlara yayılan, ölçülebilir ve etkileri giderek derinleşen siyasi bir gerilemeye işaret ediyor. Son iki yılda toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik kurumsal mekanizmaların üçte birinin kurumsal gücü zayıflarken, yaklaşık dörtte birinin faaliyet bütçelerinde kesintiye gidildi. Her 10 mekanizmadan yaklaşık biri ise bütçesi üzerindeki kontrolünü tamamen kaybetti. Toplumsal cinsiyet eşitliğine ayrılan finansman 2021’den bu yana en düşük seviyesine gerilerken, bu düşüşten en fazla kadın hakları örgütlerine sağlanan finansman etkilendi. Öte yandan, finansman kesintilerinin yaşandığı bu dönemde BM kuruluşlarının %42’si toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik çalışmalarının zayıfladığını bildirdi.

Siyasi gücün erkeklerin elinde yoğunlaşması hâlâ oldukça belirgin. Her yedi ülkeden altısında ülke liderliği erkeklerin elinde bulunuyor. Kadınlar ise siyasi sürecin her aşamasında sistematik engellerle karşılaşmaya devam ediyor. Seçimlerde aday olmanın maliyeti, bazı durumlarda ülkedeki kişi başına düşen ortalama gelirin 100 katını aşabiliyor; bu da birçok kadının daha yarış başlamadan sürecin dışında kalmasına yol açıyor. Bazı ülkelerde kamu görevine aday olan kadınların %80’e varan bölümü kamusal alanda şiddete maruz kalıyor.

Kadınlar kabinede yer alsalar dahi, güvenlik ve ekonomik güç açısından en etkili bakanlıklardan orantısız biçimde uzak tutulmaya devam ediyor. Savunma bakanlarının yaklaşık %90’ı, maliye bakanlarının ise %80’den fazlası erkeklerden oluşuyor.

Güncel toplumsal cinsiyet verileri, liderlik ve karar alma süreçlerinde eşitliğin hâlâ oldukça uzağında olunduğunu açıkça ortaya koyuyor. Yalnızca siyasi liderlik açısından bakıldığında bile, ulusal parlamentolarda kadın ve erkeklerin eşit temsiline ulaşılması için 63 yıl daha gerekiyor. Dünya genelindeki 175 yüksek mahkeme başkanının 144’ü erkeklerden, yalnızca 31’i kadınlardan oluşuyor. Ulusal toplumsal cinsiyet eşitliği mekanizmalarına ilişkin 2026 tarihli bir araştırma ise, diğer gerilemelerin yanı sıra, bu mekanizmaların üçte birinin son iki yılda kurumsal güç kaybına uğradığını gösteriyor. Sonuç olarak, kâğıt üzerinde varlığını sürdüren ancak uygulamada etkisi giderek azalan bir kurumsal yapı ortaya çıkıyor. Bunun sonuçları ise toplumsal cinsiyet eşitliğine ayrılan finansmanın azalması, kadınların ihtiyaçlarını gözeten yasa ve politikalara ilişkin hesap verebilirliğin zayıflaması ve mevcut taahhütlerin daha yetersiz uygulanması şeklinde görülüyor.

Buna karşılık, güncel veriler kadınların liderlik pozisyonlarında yer aldığı durumlarda toplumsal cinsiyete duyarlı politikalara daha fazla öncelik verildiğini, kurumların daha fazla hesap verebilir tutulduğunu ve eğitimden çevrenin korunmasına, yoksulluğun azaltılmasından diğer Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne kadar birçok alanda ilerleme kaydedildiğini gösteriyor.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

  • 2024 yılında kadınların %9,9’u aşırı yoksulluk içinde yaşarken, bu oran erkeklerde %9,5 olarak gerçekleşti. Toplumsal cinsiyet farkı ise en yüksek düzeyde 15-34 yaş arasındaki genç yetişkinlerde görüldü.
  • Küresel ölçekte ekonomik portföylerden sorumlu bakanların yalnızca %19’unu kadınlar oluşturuyor. Bu durum, yoksulluktan en fazla etkilenen gruplarla ekonomik politikaları şekillendiren karar alıcılar arasındaki kalıcı temsil eşitsizliğine dikkat çekiyor.
  • Mevcut ilerleme hızı devam ederse, 2030 yılına kadar 1,1 milyar kadın ve kız çocuğu gıda güvencesizliği yaşamaya devam edebilir.
  • Tarımda verimlilik açısından kadınlar ve erkekler arasındaki farkın kapatılması ise 45 milyon insanın gıda güvencesizliğinden kurtulmasını sağlayabilir.
  • 2026 yılında sağlık bakanlığı görevlerinin yalnızca %26,3’ünü kadınlar üstlenirken, bu oran 2015’ten bu yana neredeyse hiç değişmedi. Öte yandan, küresel ölçekte özel sağlık yatırımlarının yalnızca yaklaşık %6’sı kadın sağlığına ayrılıyor.
  • 2024 yılında 273 milyon çocuk, ergen ve genç eğitim dışında kaldı. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kız çocukları ile en yoksul hanelerde yaşayanlar, eğitimden mahrum kalma açısından en yüksek risk grubunda yer aldı.
  • Parlamentolarda kadınların daha yüksek oranda temsil edilmesi, eğitim harcamalarının artması, ilköğretimi tamamlama oranlarının iyileşmesi ve okullaşmada toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik ilerlemeyle birlikte görülüyor.
  • SKH 5 kapsamındaki hedeflerin hiçbiri 2030 yılına kadar gerçekleştirilme yolunda ilerlemiyor. Mevcut ilerleme hızı devam ederse, SKH 5’e ulaşılması 171 yıl sürecek.
  • 2019-2025 yılları arasında gerçekleştirilen 99 yasal reform, ayrımcı yasaların kaldırılmasına ve toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik yasal çerçevelerin güçlendirilmesine katkı sağladı. Buna rağmen, incelenen 131 ülkenin %51’inde hâlâ önemli yasal boşluklar bulunuyor ve hiçbir ülke yasal açıdan tam eşitliğe ulaşmış değil.
  • Dünya genelinde yaklaşık her üç kadından biri, yaşamı boyunca partner şiddetine veya cinsel şiddete maruz kaldı. Yalnızca son 12 ayda 316 milyon kadın, birlikte olduğu kişi tarafından fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldı.
  • Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik teknoloji aracılı şiddet, 2024 ve 2025 yıllarında düzenlenen BM Genel Kurulu oturumlarında hiçbir lider tarafından gündeme getirilmedi.
  • Dünya genelinde yaklaşık her beş kız çocuğundan biri 18 yaşından önce evlendiriliyor. Ayrıca yaklaşık 230 milyon kadın ve kız çocuğunun kadın sünnetine maruz kaldığı tahmin ediliyor.
  • Kadınlar ve kız çocukları, ücretsiz ev içi işler ve bakım emeğine erkeklerden 2,5 kat daha fazla zaman ayırıyor. Bu alandaki toplumsal cinsiyet farkı kalıcı şekilde varlığını sürdürüyor.
  • 2026 yılında ulusal parlamentolardaki sandalyelerin %27,4’ü kadınlar tarafından temsil edilirken, bu oran 2015’te %22,3 düzeyindeydi. Buna karşılık, kadınların yerel yönetimlerdeki temsili 2025 yılında %35,6 seviyesinde durağanlaştı.
  • Evli veya bir birliktelik içinde olan 15-49 yaş arasındaki kadınların yalnızca %56,3’ü, cinsel sağlık, üreme sağlığı ve bunlarla bağlantılı hakları konusunda tam karar alma yetkisine sahip.
  • Ülkelerin yaklaşık üçte ikisi, kadınların toprak üzerindeki haklarına yönelik hiçbir yasal koruma sağlamıyor ya da düşük düzeyde koruma sağlıyor. Ülkelerin %30’undan azı ise toprağın ortak mülkiyet kaydını veya kadınların toprak yönetimine katılımını güvence altına alıyor.
  • 2025 yılında kadınların %78’i cep telefonu sahibiyken, erkeklerde bu oran %87 olarak kaydedildi. Bu fark, milyonlarca kadının bilgiye, hizmetlere, finansmana ve ekonomik fırsatlara erişimde temel bir araçtan yoksun kalmasına yol açıyor.
  • Yalnızca her dört ülkeden biri, toplumsal cinsiyet eşitliğini kamu harcamalarında şeffaf ve izlenebilir bir öncelik hâline getirecek gerekli sistemlere sahip.
  • Suya erişimi olmayan hanelerin %70’inde su temininden öncelikli olarak kadınlar ve kız çocukları sorumlu.

 

  • 2025 yılında sağlık kuruluşlarının yalnızca %49’unda, regl hijyenine uygun imkânlar sunan gelişmiş tuvaletler bulunuyordu.
  • 2024 yılında küresel ölçekte elektriğe erişim oranı %92 seviyesinde durağanlaşırken, 326 milyon kadın ve kız çocuğu hâlâ elektriğe erişemedi.
  • 2026 yılında 25-54 yaş arasındaki kadınların yalnızca %63,9’u iş gücüne katılırken, erkeklerde bu oran %92,0 olarak gerçekleşti.
  • 2020-2025 dönemine ait verilerin bulunduğu ülkelerin %80’inde kadın yöneticiler, erkek yöneticilere kıyasla daha düşük saat başı ücret aldı.
  • 2023 yılında dünya genelindeki araştırmacıların yalnızca %31,4’ünü kadınlar oluşturdu.
  • Küresel ölçekte yapay zekâ alanında çalışan profesyonellerin yalnızca yaklaşık %22’si kadınlardan oluşurken, üst düzey yapay zekâ liderlik pozisyonlarında kadınların payı %14’ün altında kaldı.
  • Engelli kadınların yalnızca %23’ü istihdam edilirken, bu oran engelli olmayan kadınlarda %46, engelli erkeklerde ise %34 düzeyinde bulunuyor.
  • 2020-2025 döneminde açık kamusal alanlara erişimi olan kent sakinlerinin oranı %48,0’den %45,9’a geriledi. Bu düşüş, kadınların kent yaşamında özgürce hareket edebildiği, çalışabildiği ve kamusal hayata katılabildiği alanları da sınırlandırıyor.
  • Latin Amerika ve Karayipler ile AB’de kadınların belediye başkanlığı görevlerindeki temsil oranı, yerel karar alma organlarındaki temsil düzeylerinin yalnızca yaklaşık yarısına karşılık geliyor.
  • Yaklaşık 2,9 milyar kadın ve kız çocuğu, iklim değişikliği ve jeofizik tehlikelere yüksek veya çok yüksek düzeyde maruz kalan ülkelerde yaşıyor.
  • Çevre alanından sorumlu ulusal kabine üyelerinin yalnızca %27’sini kadınlar oluşturuyor.
  • Dünya genelindeki barış süreçlerinin yaklaşık 10’da 8’inde kadınlar müzakereci veya arabulucu olarak hiç yer almadı.
  • 2025 yılında doğrulanan çatışma bağlantılı cinsel şiddet vakalarının sayısı, 2024’e kıyasla iki kattan fazla arttı.
  • Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik finansman azalıyor: Toplumsal cinsiyet eşitliği hedeflerini içeren ikili tahsis edilebilir yardımlar, 2023-2024 döneminde %13 geriledi.
  • Aynı dönemde kadın hakları örgütlerine sağlanan finansman ise %28 azaldı.

 

 


[1] Antra Bhatt, Guillem Fortuny Fillo, Ionica Berevoescu, Asha Meagher, Yongyi Min, Heather Page ve Sokunpanha You, “Progress on the Sustainable Development Goals: The gender snapshot 2026”, UN Women and the UN Department of Economic and Social Affairs, 2026, https://www.unwomen.org/en/digital-library/publications/2026/09/progress-on-the-sustainable-development-goals-the-gender-snapshot-2026