İKV BAŞKANI DR. ZEYTİNOĞLU: “VİZE SERBESTLİĞİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARI DESTEKLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Avusturya Başbakanı Christian Stocker’in ziyaretinde vize serbestliğinin iki tarafın da menfaatine olduğunu belirtirken, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz vize serbestliği için tamamlanması gereken 6 kriter ile ilgili olarak yeni bir çalışma başlatıldığını ve Adalet, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarının katılımı ile yeni bir stratejik yaklaşım benimsendiğini duyurdu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz aynı zamanda sürecin siyasi niteliğine vurgu yaparak, AB’nin yapıcı bir tutum benimsemesi ve siyasi irade göstermesi gereğinin altını çizdi.
Konuyla ilgili uzun süredir çalışmalar yapan İKV Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu, bu açıklamaları çok önemli bulduğunu belirtti ve sürecin hızlanması gerektiğini ifade etti:
“Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Schengen ülkelerine seyahatlerindeki vize başvuruları uzun süredir sorunlu ve gerilimli bir süreç haline gelmişti. Öncelikle, yıllık olarak 200 milyon avroya yaklaşan vize başvuru ücretleri ve buna ek noter, tercüme, randevu, aracı vs. ücretleri önemli bir mali külfet oluşturuyor. Ayrıca bot hesaplarla randevu kanallarının meşgul edilmesi, konsolosluklardaki yük ve bürokrasinin getirdiği gecikmeler sürecin çok uzun sürmesine yol açıyordu. Fuara katılmak için başvuran bir iş insanı veya eğitim programı için seyahat edecek bir öğrenci bekleme süreleri sebebiyle hakkını kaybedebiliyordu. Bunun yanı sıra istenen belgelerin çok fazla ve aşırı detaylı olması özellikle şirketler için ticari bilgilerin paylaşılması sorununu oluşturuyordu. Bunlara ek olarak ret oranlarının da artması uzun süren beklemelerin olumsuz yanıtla sonuçlanmasına da yol açabiliyordu.
AB’nin 5’inc ticari ortağı ve en eski aday ülke olan bir devletin vatandaşları için bu kabul edilmesi çok güç bir durum oluşturuyor. 2013 yılında başlatılan vize serbestliği diyaloğu ise özellikle 2016’daki olumlu adımlardan sonra tıkanmıştı. 72 kriterden 66’sını karşılayan Türkiye’nin kalan 6 kriteri de karşılaması gerekiyor. Bu açıdan Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Yılmaz’ın açıklamaları son derecede önemli. Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı koordinasyonunda Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının da dahil olacağı bir hazırlık süreci sonrasında kriterlerin tamamlanması vize serbestliği için en önemli engelin aşılması anlamına gelecek.
Kalan kriterler arasındaki yer alan terörle mücadele kanununun revizyonu, kişisel verilerin korunması kanununun güncellenmesi, yolsuzlukla mücadele strateji oluşturulması, Europol ile operasyonel iş birliği anlaşması, AB üyesi devletler ile adli konularda iş birliği ve son olarak Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nın uygulanması koşulları hızla yerine getirilebilir. İlgili mevzuatın güncellenmesi sonrasında AB tarafının da iyi niyetle davranması ve Türkiye’nin önüne yeni engeller çıkarmaması da büyük önem taşıyor.
Sivil toplum ve iş dünyası olarak süreci destekliyor ve Türkiye-AB ilişkilerinde vize sorununu aşmayı hedefliyoruz”.