İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

Türkiye’nin AB Uzmanı
ANA SAYFA » GÜNDEMDEN » 2026 » İKV’DEN AB’NİN GÜMRÜK REFORMU SÜRECİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME NOTU
16 Temmuz 2026

İKV’DEN AB’NİN GÜMRÜK REFORMU SÜRECİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME NOTU

İKV Uzmanı Ahmet Emre Usta tarafından kaleme alınan “AB Gümrük Reformu ve Türkiye” başlıklı değerlendirme, İKV Değerlendirme Notları serisinden yayımlandı. Bu çalışmada, AB Gümrük Reformu ile beyana dayalı geleneksel sistemden gerçek zamanlı veriye dayanan yeni bir gözetim modeline geçiş ele alınıyor; AB Gümrük Otoritesi ve AB Gümrük Veri Merkezi başta olmak üzere reformun kurumsal unsurları, işletmelere yönelik yeni “Trust and Check” rejimi ve e-ticarete getirilen yükümlülükler inceleniyor. Ayrıca, yeni sistemin Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin mevcut yapısal asimetrilerini nasıl derinleştirebileceği değerlendiriliyor.

AB Gümrük Reformu ve Türkiye

Ahmet Emre Usta, İKV Uzmanı

1968 yılında kurulan AB Gümrük Birliği, Avrupa bütünleşmesinin en büyük başarı hikâyelerinden biridir ve Tek Pazar’ın üzerinde yükseldiği ana zemini oluşturmaktadır. Gümrük birliği kapsamında üye ülkeler, üçüncü ülkelerden gelen mallara ortak bir gümrük tarifesi uygularken kendi aralarında hiçbir tarife veya sınır kontrolü uygulamamaktadır. Bu sayede bir kez gümrükten geçen mallar AB içinde serbestçe dolaşabilmektedir. Bunun yanında Andorra, San Marino ve Türkiye, AB’nin ayrı anlaşmalar yoluyla gümrük birliği oluşturduğu ülkeler arasındadır. Ancak bu ülkeler AB üyesi olmadıkları için Birliğin ortak ticaret politikası karar alma süreçlerine katılamamaktadır.

Bugün dünyanın en büyük ticaret bloklarından biri olan AB Gümrük Birliği, 4,3 trilyon avroyu aşan bir ticaret hacmini yönetmekte ve küresel ticaretin yaklaşık %14’ünü oluşturmaktadır. 2024 yılında 2.140 gümrük idaresi, günde 24 saat ve yılın 365 günü çalışarak 1,37 milyar eşyanın ithalat, ihracat ve transit işlemlerini yürütmüş, yaklaşık 27 milyar avro gümrük vergisi tahsil etmiştir.[1] Tahsil edilen gümrük vergilerinin %75’i, geleneksel bir öz kaynak olarak doğrudan AB bütçesine aktarılmaktadır. Bu kalem, 2024 yılı için Birlik bütçesinin yaklaşık %13,7’sine karşılık gelmiştir.[2]

Bununla birlikte Gümrük Birliği, mevcut yapısıyla giderek artan bir baskı altındadır. Bu baskının başında, e-ticaretin son yıllarda olağanüstü büyümesi gelmektedir. Öyle ki, 2025 yılında AB’ye giriş yapan ve doğrudan tüketicilere gönderilen değeri düşük 5,9 milyar ürünün sevkiyatlarının %90’ından fazlası Çin kaynaklıdır.[3] Küçük paketlerin sayısının her yıl katlanarak artması, gümrük idarelerinin bu sevkiyatları denetleme kapasitesini ciddi biçimde zorlamaktadır. İkinci baskı kaynağı, gümrük makamlarının sınırda denetlemekle yükümlü olduğu AB standartlarının hızla çoğalmasıdır. Bugün gümrük idareleri, çevre, ürün güvenliği, ormansızlaşma, zorla çalıştırma ve ihracat kontrolü gibi alanlarda 370’i aşkın AB mevzuatının uygulanmasını gözetmek durumundadır.[4] Son olarak Rusya-Ukrayna savaşı sonrası ortaya koyulan yaptırımların uygulanması, COVID-19 salgını sırasında hayati malların tedarikinde yaşanan sorunlar ve sürekli değişen jeopolitik gerçeklikler, gümrük konusunu artık ekonomik güvenliğin ön saflarına taşımıştır.

Bu dış baskıların yanı sıra, sistemin kendi iç yapısı da reformu kaçınılmaz kılmaktadır. AB’ye mal getiren bir ithalatçı, hâlâ 27 ayrı ulusal gümrük idaresiyle ve 111’i aşan farklı bilişim sistemi ve arayüzle muhatap olmak zorundadır. Bu sistemler maliyetli, birbirinden kopuk ve çoğu zaman birlikte çalışamaz niteliktedir. Üstelik AB düzeyinde merkezi bir gümrük veri tabanı veya tedarik zinciri gözetimi bulunmamaktadır. İşletmeler aynı işlem için gümrük idarelerine beş ayrı aşamada bildirimde bulunmak durumundadır.[5] Risk yönetiminin tamamen ulusal düzeyde ve farklı ölçütlerle yürütülmesi ise, kötü niyetli işletmelerin denetimin en zayıf olduğu giriş noktalarını hedef aldığı “sınır alışverişi” (border shopping) olgusuna kapı aralamaktadır. Bunlara ek olarak, değeri 150 avronun altındaki ürünlere tanınan gümrük vergisi muafiyeti, sevkiyatların sistematik biçimde düşük değer gösterilmesi (undervaluation) veya bölünmesi yoluyla kötüye kullanılmaktadır ve çevrim içi sevkiyatların yaklaşık %65’i gümrük vergisinden kaçınmak amacıyla olduğundan düşük beyan edilmektedir.[6]

Tam da bu yapısal sorunlar karşısında Avrupa Komisyonu, 17 Mayıs 2023 tarihinde, Gümrük Birliği’nin 1968’deki kuruluşundan bu yana en iddialı ve en kapsamlı reform paketini sunmuştur. Teklif, yaklaşık üç yıl süren müzakerelerin ardından 26 Mart 2026 tarihinde AP ile Konsey arasında varılan siyasi uzlaşıyla önemli bir eşiği aşmıştır. Reform, rekabet gücünün artırılması, ekonomik güvenliğin güçlendirilmesi ve gümrüğün modernizasyonu hedefleri doğrultusunda, verimli, jeopolitik ve geleceğe dayanıklı bir gümrük birliği vizyonu etrafında üç temel ilke üzerine inşa edilmiştir.

Nihayetinde AB Gümrük Reformu, gümrük denetiminin mantığını kökten değiştiren bir paradigma değişikliğini temsil etmektedir. Reformun özünde, beyana dayalı (declaration-based) geleneksel sistemden, tedarik zincirlerine ilişkin sürekli ve gerçek zamanlı verinin esas alındığı veri odaklı (data-led) bir gözetim modeline geçiş yatmaktadır. Bu dönüşüm üç sütun üzerinde yükselmektedir: işletmelerle kurulan yeni bir ortaklık, gümrük kontrollerine daha akıllı ve veri temelli bir yaklaşım ve e-ticarete özgü modern bir düzen. Bu üç sütunun tamamını mümkün kılan iki kurumsal yenilik ise, sistemin motoru işlevi görecek AB Gümrük Veri Merkezi (EU Customs Data Hub) ile bu merkezi yönetecek ve AB düzeyinde risk yönetimini koordine edecek yeni AB Gümrük Otoritesi’dir (EU Customs Authority-EUCA).

Yeni Sistemin Kalbi: AB Gümrük Otoritesi ve AB Gümrük Veri Merkezi

Reformun getirdiği tüm yenilikleri mümkün kılacak ve sistemin bel kemiğini oluşturacak, birbiriyle bağlantılı iki kurumsal yapı bulunmaktadır. Bunlar AB Gümrük Otoritesi ve AB Gümrük Veri Merkezi’dir. Bu ikiliden Veri Merkezi, dağınık ulusal bilişim sistemlerinin yerini zaman içinde alacak veri odaklı altyapıyı oluşturacaktır. Otorite ise bu altyapı üzerinde işleyen AB düzeyindeki yönetişim ve koordinasyon katmanını sağlayacaktır.

  • AB Gümrük Otoritesi

Üye ülkeler ve Komisyondan gelen uzmanlığı ve kaynakları tek bir çatıda buluşturacak yeni ve merkezi olmayan AB Gümrük Otoritesi, bu reformun kalbinde yer almaktadır. Otorite, 27 üye ülke genelinde gümrük operasyonlarını koordine edecek ve modernize edecektir. Otoritenin temel işlevleri, AB düzeyinde risk yönetimini sağlamak, öncelikli kontrol alanlarını ve risk ölçütlerini belirlemek ve gümrük alanında AB düzeyinde kriz yönetimini koordine etmektir. Otorite bu görevleri, Veri Merkezi’nde sürekli güncellenen ithalat ve ihracat verilerini kullanarak yerine getirecek, bu sayede AB’ye giren en riskli kargoları tespit ederek denetim önceliklerinin belirlenmesine katkı sağlayacaktır. Ulusal gümrük idareleri ise kendi ihtiyaçlarına göre uyarlanmış ulusal risk analizlerini yürütmeye devam edecektir.[7],[8]

25 Mart 2026 tarihinde AP ve Konseyin ortak oylamasıyla Otorite’nin merkezinin Fransa’nın Lille kentinde kurulmasına karar verilmiştir. Lille’in seçilmesinde, kentin stratejik konumu, güçlü ulaşım bağlantıları ve büyük mal akışlarını yönetme deneyimi belirleyici olmuştur. Nitekim AB’ye giren her üç paketten biri Fransa topraklarından geçmektedir.[9]

  • AB Gümrük Veri Merkezi

Sistemin motoru işlevini görecek olan AB Gümrük Veri Merkezi, AB’deki tüm gümrük operasyonları için tek bir dijital arayüz sağlayacak merkezi bir veri ortamı olarak tasarlanmıştır. Bu merkez sayesinde işletmeler, gümrük bilgilerini 27 ayrı ulusal sisteme değil, tek bir portala yalnızca bir kez sunacak ve aynı bilgiyi birden fazla sevkiyat için tekrar kullanabilecektir. Tedarik zincirine ilişkin kullanılan bilgiler “bir kez bildir” (submit once-only) ilkesi uyarınca bir defa sunulacak ve sonraki ithalat-ihracat süreçlerinde yeniden kullanılabilecektir.[10] Bu yaklaşım, idari yükü ve uyum maliyetlerini özellikle küçük işletmeler açısından belirgin biçimde azaltacaktır.

Veri Merkezi, gümrük idarelerine tedarik zincirleri ve mal hareketleri üzerinde kapsamlı bir gözetim kapasitesi kazandıracak; makine öğrenmesi, yapay zekâ ve insan müdahalesinin bir bileşimiyle AB genelinde sistematik risk analizine olanak tanıyacaktır. Mevcut ulusal bilişim altyapısının yerini zaman içinde alacak olan bu merkezin, üye ülkelere bilişim ve işletme maliyetlerinde yılda 2 milyar avronun üzerinde tasarruf sağlaması beklenmektedir.[11]

İşletmelerle Yeni Bir Ortaklık

Reformun getirdiği bir diğer önemli yenilik, gümrük idareleri ile işletmeler arasındaki ilişkinin şeffaflık ilkesi üzerinden yeniden tanımlanmasıdır. Bir işletme, tedarik zinciri konusunda gümrükle ne kadar şeffaf olursa, sahadaki müdahale de o ölçüde azalacaktır. Reform, bu doğrultuda iki katmanlı bir sadeleştirme öngörmektedir.

  • Tüm İşletmelere Yönelik Sadeleştirme Adımları

İlk katman, kontrol kapasitesinden ödün vermeksizin tüm işletmeler için formaliteleri azaltan önlemlerden oluşmaktadır. Mevcut sistemde gümrük işlemleri çoğu zaman ithalatçı veya ihracatçı olmayan bir beyan sahibi tarafından yürütülmekte ve her sevkiyat için büyüklüğüne bakılmaksızın farklı aşamalarda çok sayıda beyan toplanmaktadır. Yeni sistemde ise her sevkiyat, gümrük vergisi ödemelerinden ve ürün kurallarına uyumdan sorumlu tek bir operatöre bağlanacaktır. İşletmeler, gümrüğe sunmaları gereken bilgileri tek bir bilişim arayüzü olan Veri Merkezi üzerinden doğrudan sağlayabilecektir. Standart beyan sunma yükümlülüğü, ilgili bilgilerin zamanında erişilebilir kılınması yükümlülüğüyle yer değiştirecektir.[12]

  • Yeni “Trust and Check” Rejimi

İkinci katman kapsamında, gümrük süreçlerinde en yüksek düzeyde şeffaflık sunan işletmeler için “güvenilir ve denetlenen işletme” (trust and check trader) adı verilen yeni bir kategori oluşturulacaktır. Bu statü, hâlihazırda var olan Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör (Authorised Economic Operator-AEO) kavramının üzerine inşa edilmiştir. “Güven ve Kontrol” statüsü kazanmak isteyen işletmelerin, temiz bir hukuki sicile, operasyonları ve tedarik zinciri üzerinde yüksek düzeyde kontrole ve mali ödeme gücüne sahip olması, ayrıca sevkiyatlarının hareketi ile uyumuna ilişkin gerçek zamanlı veriyi Veri Merkezi üzerinden erişilebilir kılan elektronik bir sisteme sahip olması gerekecektir.[13] Bu koşulları karşılayan işletmeler, geçici depolama ve transit işlemlerde basitleştirilmiş prosedürlerden yararlanacak ve belirli koşullar altında herhangi bir aktif gümrük müdahalesi olmaksızın mallarını AB’de serbest dolaşıma sokabilecektir. Öte yandan, daha küçük ölçekli işletmelerin gümrük kolaylıklarına erişimini sürdürmek amacıyla mevcut AEO statüsü de korunacaktır.[14]

Risk Yönetimine Veri Odaklı ve Bütünleşik Bir Yaklaşım

Reform, gümrük kontrollerine AB düzeyinde ortak ve veri temelli bir yaklaşım getirmektedir. Mevcut durumda ne üye ülkeler ne de Komisyon, risk yönetimi ve kontrol amacıyla AB genelindeki sevkiyatlar, işletmeler ve tedarik zincirleri üzerinde bütüncül bir görünürlüğe sahiptir.[15] Bu eksiklik, gümrük makamlarının mali olmayan riskleri yönetme kapasitesini de zayıflatmaktadır.

Yeni sistem, gümrük idarelerine AB’ye giren malların tedarik zincirleri ve üretim süreçleri üzerinde daha geniş bir denetim imkânı sunacaktır. Tüm üye ülkeler gerçek zamanlı veriye erişebilecek ve risklere daha hızlı, tutarlı ve etkili yanıt verebilmek için bilgileri tek merkezde toplayabilecektir. Yapay zekâ, verilerin analiz edilmesi ve sorunların mallar AB’ye doğru yola çıkmadan önce öngörülmesi amacıyla kullanılacaktır. Böylece gümrük idareleri kaynaklarını, güvensiz veya yasa dışı malların Birliğe girişini engellemeye ve iklim değişikliği, ormansızlaşma veya zorla çalıştırma gibi alanlardaki AB yasaklarını uygulamaya yoğunlaştırabilecektir.[16]

Bu merkezi yaklaşım, özellikle “sınır alışverişi” (border shopping) olgusuyla mücadelede belirleyici olacaktır. AB Gümrük Otoritesi, Veri Merkezi’ndeki verilere dayanarak AB düzeyinde risk analizini yürütecek ve ulusal idarelere, uygulamaları ya da uygulamama gerekçelerini açıklamaları gereken kontrol tavsiyeleri sunacaktır.[17] Dahası yeni rejim, gümrük ile piyasa gözetimi ve kolluk makamları arasındaki iş birliğini, Veri Merkezi üzerinden bilgi paylaşımı yoluyla önemli ölçüde geliştirecektir.

E-Ticarete Yönelik Yeni Düzen

Yeni kuralların önemli getirilerinden biri, AB’ye mesafeli satış yoluyla mal satan platformların ve satıcıların “ithalatçı” (importer for distance sales) sayılmasıdır. Mevcut düzende sorumluluk, tüketiciye yüklenmektedir. Söz konusu yenilik ise, KDV alanında daha önce hayata geçirilen ve platformları “varsayılan tedarikçi” (deemed supplier) sayan reform üzerine inşa edilmektedir. Yeni düzende platformlar ve satıcılar, gümrük idarelerine gerekli tüm verileri sunmak, gümrük vergileri ile KDV’nin satış anında ödenmesini veya teminat altına alınmasını sağlamak ve ürünlerin AB mevzuatına uygunluğunu güvence altına almakla yükümlü olacaktır. Bu sayede AB tüketicileri, paket kapıya geldiğinde gizli ücretlerle veya beklenmedik bürokratik işlemlerle karşılaşmayacaktır. Paravan şirketlerin kullanımını önlemek amacıyla, söz konusu işletmelerin AB’de yerleşik olması ya da AEO veya güvenilir işletme statüsüne sahip AB merkezli bir kuruluş tarafından temsil edilmesi gerekecektir. Platformlar ve satıcılar, satışlarını gerçekleştirir gerçekleştirmez Veri Merkezi üzerinden gümrüğe bildirecek ve böylece gümrük, mallar sınıra varmadan önce harekete geçebilecektir.[18],[19]

150 Avro Eşiğinin Kaldırılması ve Geçici 3 Avro Vergisi

Reform, değeri 150 avronun altındaki malları gümrük vergisinden muaf tutan mevcut eşiği kaldırmaktadır. Bu muafiyet, düşük değerli ithalat için bir geçit hâline gelmiş ve büyük ölçüde kötüye kullanılmıştır. Eşiğin kaldırılmasıyla birlikte, Veri Merkezi tam olarak işler hâle geldiğinde tüm mallar gümrük vergisine tabi olacak ve sistem mevcut KDV kurallarıyla uyumlu hâle gelecektir.

Bununla birlikte, durumun aciliyeti nedeniyle üye ülkeler geçici bir çözüm üzerinde uzlaşmıştır. Buna göre, 1 Temmuz 2026’dan itibaren, Veri Merkezi’nin e-ticaret için devreye gireceği 1 Temmuz 2028’e kadar, değeri 150 avronun altındaki küçük paketlerde yer alan ürünlere sabit 3 avroluk geçici bir gümrük vergisi uygulanacaktır. Dikkat çekici husus, bu verginin paket başına değil, tarife alt başlıklarına göre belirlenen her bir ürün kategorisi başına alınacak olmasıdır. Örneğin bir paketin içinde bir adet ipek bluz ve iki adet yün bluz bulunması hâlinde, ipek ve yün ayrı kategoriler sayılacağından her kategori için 3 avro olmak üzere toplam 6 avro gümrük vergisi tahsil edilecektir.[20] Bu geçici önlem, gerektiğinde uzatılabilecektir.

İşlem Ücreti (Handling Fee)

Reform, gümrük idarelerinin artan sayıda küçük paketi işleme almaktan kaynaklanan maliyetlerini karşılamak üzere yeni bir işlem ücreti  getirmektedir. Bu ücretin tutarı, gümrük idarelerinin malları serbest dolaşıma sokarken karşılaştığı asgari maliyetler, yani bilişim ve iş gücü kaynakları, veri kontrolü, risk analizi ve gerektiğinde yürütülen belge ve fiziki denetimler esas alınarak bir yetki devrine dayanan tasarrufla (delegated act) Komisyon tarafından belirlenecektir. Ücret en geç 1 Kasım 2026’da uygulamaya girecek ve her iki yılda bir yeniden değerlendirilecektir.[21]

Yaptırım Rejimi

Reform, gümrük yükümlülüklerini sistematik biçimde ihlal eden e-ticaret operatörlerine yönelik yeni bir mali yaptırım sistemi de öngörmektedir. Kuralları tekrar tekrar göz ardı eden şirketlere, önceki 12 ayda AB’ye ithal ettikleri malların toplam değerinin en az %1’i, en fazla %6’sı oranında para cezası uygulanabilecektir. Bunun yanı sıra gümrük idareleri, söz konusu operatörlerin güvenilir işletme veya AEO statüsünü askıya alabilecek, geri çekebilecek veya iptal edebilecek ve onları yüksek riskli operatör olarak işaretleyebilecektir. Hem gümrük vergisi hem de işlem ücreti, gelirinin bir kısmı AB bütçesine ayrılan geleneksel bir öz kaynak (traditional own resource) niteliği taşıyacaktır.[22]

Sonuç ve Değerlendirme

AB Gümrük Reformu basit bir mevzuat güncellemesi değil, Gümrük Birliği’nin tüm yönetim mimarisini baştan aşağı yeniden şekillendiren köklü bir dönüşümdür. Reformun asıl ağırlığı, gümrüğün operasyonel yönetiminin daha önce dağınık araçlarla sınırlı kalan boyutunun ötesine geçerek, ilk kez merkezi ve kalıcı bir kuruma ve tek bir veri platformuna kavuşmasında yatmaktadır. Öyle ki AB Gümrük Otoritesi ve Veri Merkezi, parçalı yapıyı “tek bir aktör gibi hareket eden” bütünleşik bir mimariye dönüştürerek, fiilen yeni bir yönetişim katmanı kurmaktadır. Söz konusu dönüşüm, AB’nin son yıllarda benimsediği daha geniş ekonomik güvenlik ve açık stratejik özerklik gündemiyle de doğrudan örtüşmektedir. Veri Merkezi’nin tedarik zincirlerine kazandıracağı kapsamlı gözetim kapasitesi gümrüğü; yaptırımların icrası, kritik bağımlılıkların yönetimi ve yasaklı-kısıtlı ürün rejimlerinin uygulanması bakımından jeoekonomik bir araca dönüştürecektir. Reformun en somut ve en acil itici gücü ise hiç kuşkusuz e-ticarettir. Düzenlemenin temel siyasi vaadi, üçüncü ülke platformlarının yıllardır yararlandığı fiyat avantajını ortadan kaldırarak rekabet zeminini eşitlemektir.

Bu tablo, esasen Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin yapısal olarak çağın gerisinde kaldığı gerçeğini tekrardan gözler önüne sermektedir. 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’na dayanan ve 1996 yılında işlerlik kazanan Gümrük Birliği, kapsamı sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünleriyle sınırlı kalan, hizmetleri, kamu alımlarını, tarımı ve dijital ticareti dışarıda bırakan bir çerçeve olarak büyük ölçüde 1990’ların ticaret gerçeğini yansıtmaktadır. Üstelik bu çerçeve, 30 yıla yakın bir süredir esaslı biçimde güncellenmemiştir. Türkiye, hâlihazırda bu durağanlığın bedelini özellikle AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları nedeniyle ödemektedir ve söz konusu anlaşmaların sonuçlarını müzakere masasında yer almadan tek taraflı olarak üstlenmektedir.

İşte tam burada AB Gümrük Reformu, asimetriye yeni ve daha derin bir boyut eklemektedir. Nitekim AB, 1990’ların kâğıt-beyan paradigmasına göre kurgulanmış gümrük birliğinin mimarisini, yani sistemi işler kılan operasyonel altyapıyı günümüz koşullarına göre güncellemektedir. Buna karşın Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin mimarisi olduğu yerde kalmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’nin dâhil olduğu Gümrük Birliği yalnızca neyi kapsadığı bakımından değil, nasıl işlediği bakımından da eskimekte, bu çifte etki Türkiye aleyhine olan asimetriyi daha da derinleştirmektedir.

Daha da önemlisi, reform bütünleşmenin doğasını da dönüştürmektedir. Gümrük Birliği tarihsel olarak tarife temelli bir bütünleşmeydi. Ortak gümrük tarifesi ve serbest dolaşım, üye olmaksızın da Türkiye’nin büyük ölçüde uyum sağlayabileceği bir mantığa dayanıyordu. Buna karşılık reform, bütünleşmeyi operasyonel ve veri temelli bir düzleme taşımaktadır. Veri Merkezi, esasen AB’ye özgü, üçüncü ülkeleri kendiliğinden kapsamayan bir iç sistemdir. Türkiye bir tarifeyi mevzuatına yansıtabilir, ancak yeni bir hukuki temel ve müzakere olmaksızın bu veri ve yönetişim katmanına eklemlenemez. Sonuç olarak AB kendi gümrük birliğini giderek “tek bir aktör gibi” hareket eden bütünleşik bir alana dönüştürürken, Türkiye ile arasındaki sınırın daha da kalınlaşma riski bulunmaktadır.


[1] Council of the European Union, “EU Customs: Council and Parliament Agree on Landmark Reform”, 26.03.2026, https://www.consilium.europa.eu/en/press/press-releases/2026/03/26/eu-customs-council-and-parliament-agree-on-landmark-reform/

[2] Council of the European Union, “The EU Customs Union”, https://www.consilium.europa.eu/en/policies/the-eu-customs-union/

[3] European Commission, “Commission Welcomes Historic Agreement to Reform EU Customs Union”, 26.03.2026, https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_26_735

[4] EUR-Lex, “Customs Reform: Taking the Customs Union to the Next Level”, 17.05.2023, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex:52023DC0257

[5] Pieter Baert, “Establishing an EU Customs Data Hub and an EU Customs Authority”, European Parliamentary Research Service, Temmuz 2024, https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/BRIE/2023/753931/EPRS_BRI(2023)753931_EN.pdf

[6] EUR-Lex, “Customs Reform: Taking the Customs Union to the Next Level”, 17.05.2023, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex:52023DC0257

[7] Council of the European Union, “EU Customs: Council and Parliament Agree on Landmark Reform”, 26.03.2026, https://www.consilium.europa.eu/en/press/press-releases/2026/03/26/eu-customs-council-and-parliament-agree-on-landmark-reform/

[8] Council of the European Union, “Modernising the EU Customs Union”, https://www.consilium.europa.eu/en/policies/modernising-the-eu-customs-union/

[9] European Commission, “Selection of the Seat of the European Union Customs Authority (EUCA)”, https://commission.europa.eu/topics/customs/selection-seat-european-union-customs-authority-euca_en

[10] European Commission, “Questions and Answers on the EU Customs Reform”, 25.03.2026, https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/qanda_26_736

[11] European Commission, “EU Customs Reform”, https://taxation-customs.ec.europa.eu/customs/eu-customs-reform_en

[12] EUR-Lex, “Customs Reform: Taking the Customs Union to the Next Level”, 17.05.2023, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex:52023DC0257

[13] A.g.e.

[14] European Parliament, “Deal Reached on Union Customs Code Reform”, 26.03.2026, https://www.europarl.europa.eu/news/en/press-room/20260323IPR38815/deal-reached-on-union-customs-code-reform

[15] EUR-Lex, “Customs Reform: Taking the Customs Union to the Next Level”, 17.05.2023, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex:52023DC0257

[16] European Commission, “EU Customs Reform”, https://taxation-customs.ec.europa.eu/customs/eu-customs-reform_en

[17] EUR-Lex, “Customs Reform: Taking the Customs Union to the Next Level”, 17.05.2023, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=celex:52023DC0257

[18] European Parliament, “Deal Reached on Union Customs Code Reform”, 26.03.2026, https://www.europarl.europa.eu/news/en/press-room/20260323IPR38815/deal-reached-on-union-customs-code-reform

[19] European Commission, “Commission Welcomes Historic Agreement to Reform EU Customs Union”, 26.03.2026, https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_26_735

[20] Council of the European Union, “Modernising the EU Customs Union”, https://www.consilium.europa.eu/en/policies/modernising-the-eu-customs-union/

[21] European Parliament, “Deal Reached on Union Customs Code Reform”, 26.03.2026, https://www.europarl.europa.eu/news/en/press-room/20260323IPR38815/deal-reached-on-union-customs-code-reform

[22] A.g.e.