İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

Türkiye’nin AB Uzmanı
ANA SAYFA » GÜNDEMDEN » 2026 » İKV BAŞKANI DR. ZEYTİNOĞLU: “AVRUPA GÜVENLİĞİNDE SAVUNMA SANAYİ KAPASİTESİ KRİTİK ROL OYNUYOR”
7 Temmuz 2026

İKV BAŞKANI DR. ZEYTİNOĞLU: “AVRUPA GÜVENLİĞİNDE SAVUNMA SANAYİ KAPASİTESİ KRİTİK ROL OYNUYOR”

İKV Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu bu hafta Ankara’da gerçekleşecek olan NATO Zirvesi öncesinde bir açıklamada bulundu. Başkan Zeytinoğlu açıklamasında Avrupa güvenliğinin değişen koşulları, savunma sanayini önemi ve Türkiye’nin oynadığı stratejik role vurgu yaptı. Başkan Zeytinoğlu şunları söyledi:

“22 yıllık bir aradan sonra NATO Zirvesi tekrar Türkiye’de yapılıyor. 2004 yılındaki Zirve İstanbul’da yapılmıştı. Bu kez Ankara seçildi. Bunda büyük savunma şirketlerimizin ve üretim tesislerinin Ankara’da olmasının da payı var sanıyorum. 7 Temmuz’daki Savunma Sanayi Forumu’nun yapılması da önemli. Forum sanayi liderleri ile NATO yetkilileri ve karar alıcıları buluşturacak. NATO 3.0’ın ele alınacağı Ankara Zirvesi ile Türkiye’nin Avrupa güvenliğindeki merkezi konumu da tescilleniyor. ABD’nin yük paylaşımında daha geride duracağı bir NATO’da askeri kapasitesi, deneyimi ve savunma sanayi üretimi ile Türkiye daha ön planda olacak.

NATO’nun en önemli gündem maddelerinin başında Avrupalılaşma geliyor. AB’nin kendine özgü savunma politikasını bağımsızlaştırmasından çok NATO içinde Avrupa boyutunun güçlendirilmesi ve ABD’nin bugüne kadar sırtlandığı yükün daha büyük bir bölümünün Avrupalı müttefikler tarafından üstlenilmesi gündemde. Savunma harcamalarının hangi alana aktarılacağı da bu dönemeçte önem taşıyor. Geçen sene yapılan Lahey Zirvesi’nde üyelerin savunma harcamalarını GSYİH’nin % 5’ine çıkarmaları konusu karara bağlanmıştı. Bu seneki Zirve’de bu harcamaların niteliği ve savunma kapasitesini güçlendirecek şekilde kanalize edilmesi konusu gündemde.

NATO’nun modernizasyonu çerçevesinde konvansiyonal askeri kapasitenin yanında, yeni nesil silah ve savunma sistemleri, hibrit tehditler, siber güvenlik, yapay zekâ ve uzay gibi ileri teknoloji alanları öne çıkıyor. Görev dağılımı ve iş bölümü büyük önem taşıyor. Askeri kapasiteyi ortak oluşturmak ve kullanmak ise karşılıklı güvene dayalı ve son dönemde İran Savaşı, Grönland’n Trump tarafından talep edilmesi gibi hususlar karşılıklı güveni yıpratmış durumda. Ankara Zirvesi köprülerin onarılması açısından da kritik önemde.

NATO Zirvesi ve Türkiye-AB İlişkileri: Yeni bir Yol Haritası

AB ülkeleri Avrupa savunma sanayiinin gelişmesi için SAFE gibi yeni kaynaklar yaratırken, artan rekabete karşı Avrupa sanayiini ‘Made in Europe’ kriterleri getirerek korumayı hedefliyor. Bu kritik dönemde Türkiye’nin stratejik rolü her zamankinden fazla öne çıkıyor.

Savunma sanayinde İtalya ve Fransa başta olmak üzere Üye Devletlerle ortak girişim ve alım satım anlaşmalarına girmesine rağmen, Türkiye’nin Avrupa için Güvenlik Eylemi (SAFE) adlı savunma fonundan dışlanması Türkiye’ye yaklaşımdaki ikilemi ortaya koyuyor. Aynı zamanda AB ve Türkiye ilişkileri de yeniden şekilleniyor ve kritik önemi artıyor. Yükselen tehditler ve ABD’nin NATO’da Avrupalı ülkelerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi yönündeki ısrarı sonucu Türkiye’nin Avrupa güvenliğindeki rolü ön plana çıktı.

Türkiye gelişen savunma sanayii ile İHA ve SİHA’lar, Hava savunma sistemleri, Deniz platformları, Kara araçları ve motor teknolojileri üretiyor. 2025’te toplam savunma ihracatı 10,9 milyar dolar olarak gerçekleşti ve %57’si NATO ülkelerine yapıldı (6,2 milyar dolar). Avrupa sanayi kapasitesini güçlendirmeye yönelik ‘Made in Europe’ kriterini içeren Sanayi Hızlandırıcı Yasası taslağı geçtiğimiz mart ayında yayımlandı.

Ticaret Bakanlığımızın, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı’nın çabaları ve iş dünyasının destekleri sonucu, gümrük birliği ortağı ülkelerden gelen ürünler de taslağa göre, ‘Made in Europe’ kapsamında ele alınacak.

Ancak AB’de kamu alımlarında otomotiv ve temiz enerji gibi kritik sektörlerdeki ürünler için getirilen ‘Made in Europe’a dahil olmak için kamu alımları piyasalarının da karşılıklı açık olması bekleniyor. Bu kapsamda TBMM’ye sunulan yasa paketinde kamu alımlarına ilişkin düzenleme olması sevindirici. Cumhurbaşkanına, karşılıklılık ilkesi çerçevesinde AB ülkelerine yönelik pozitif düzenleme yapabilme yetkisi veriliyor. Buna göre belirli durumlarda AB şirketleri ve AB menşeli ürünler için Türkiye’de bazı avantajlar tanınabilecek.

Sonuç olarak, Avrupa güvenliğinde savunma sanayiinin öne çıktığı ve yeni bir rekabet alanı oluşturduğu bir dönemdeyiz. Yeniden gündem olan sanayi politikası, dayanıklılık, rekabetçilik, kendine yeterlik ve inovasyona dayalı yeni bir korumacılığı temel alıyor. Bu kapsamda Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden şekillenmesinde güvenlik arayışı, tedarik zincirleri ve bağlantısallığın yanı sıra sanayi politikasında ortaklık teması öne çıkıyor. AB ile norm ve standartlarda uyum ve mevzuat yakınlaştırılması AB reformlarının yeniden gündeme alınmasını gerektiriyor”.