İKV’DEN TEMEL HAKLAR RAPORU DEĞERLENDİRMESİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU
AB TEMEL HAKLAR RAPORU: 2025 YILINDAKİ GELİŞMELER VE DEVAM EDEN ZORLUKLAR
Hatice Zeynep Şen, İKV Uzman Yardımcısı
Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı (EU Agency for Fundamental Rights-FRA), 11 Haziran 2026 tarihinde “Temel Haklar Raporu: 2025 Yılındaki Gelişmeler ve Devam Eden Zorluklar” (Fundamental Rights Report- Challenges and Achievements in 2025) başlıklı yıllık bir değerlendirme raporu yayımladı.[1] AB Temel Haklar Şartı’nın ilanının 25’inci yılına denk gelen rapor, 2025 yılında AB’de temel haklar alanında kaydedilen gelişmeleri ve devam eden zorlukları ele alıyor. Rapora göre konut krizi, artan evsizlik, üçüncü ülke vatandaşlarının maruz kaldığı emek sömürüsü, dijital ortamda temel haklara yönelik tehditler ve göç yönetiminde temel hakların korunmasına ilişkin sorunlar, 2025 yılında öne çıkan başlıca meseleler arasında yer alıyor. FRA, küresel siyasi istikrarsızlıkların ve güvenlik tehditlerinin arttığı mevcut ortamda AB ve Üye Devletlere temel hakların korunmasını güçlendirme ve demokratik değerleri destekleme çağrısında bulunuyor.
Konut Krizi ve Evsizlik Riski
Raporda, Avrupa genelinde yükselen konut maliyetleri ile uygun fiyatlı sosyal konut arzındaki yetersizliğin ciddi bir konut krizine yol açtığı belirtiliyor. Artan yaşam maliyetleri nedeniyle daha fazla kişinin konutunu kaybetme ve evsiz kalma riskiyle karşı karşıya bulunduğu ifade edilirken, bazı üye ülkelerde tahliye ve evsizliğe karşı koruma mekanizmalarının yetersiz kaldığına dikkat çekiliyor. FRA’ya göre bu durum insan onuruna yakışır yaşam hakkını ve sosyal hakların kullanımını olumsuz etkiliyor.
Ajans, üye ülkelere zorla tahliyelere karşı daha güçlü hukuki güvenceler oluşturulmasını, alternatif konut imkânlarının geliştirilmesini, evsizlere yönelik barınma hizmetlerinin artırılmasını ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesini tavsiye ediyor. Ayrıca konut politikalarının AB Temel Haklar Şartı ve uluslararası insan hakları hukuku temelinde şekillendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
İşgücü Piyasasında Ayrımcılık ve Emek Sömürüsü
Rapora göre AB, işgücü açığını gidermek amacıyla üçüncü ülke vatandaşlarına giderek daha fazla ihtiyaç duyuyor. Buna karşın birçok göçmen işçi sahip olduğu eğitim ve mesleki yeterliliklerin altında işlerde çalışmak zorunda kalıyor. Raporda ayrımcılık, düşük ücretler, kayıt dışı çalışma ve emek sömürüsünün üçüncü ülke vatandaşları arasında yaygın sorunlar olmaya devam ettiği belirtiliyor.
FRA, emek sömürüsüne maruz kalan kişilerin çoğu zaman adalete erişim ve tazminat mekanizmalarından yararlanamadığını vurguluyor. Bu kapsamda yabancı diplomaların ve mesleki yeterliliklerin tanınmasının kolaylaştırılması, üçüncü ülke vatandaşlarının iş piyasasına daha erken erişiminin sağlanması, ayrımcılıkla mücadele tedbirlerinin güçlendirilmesi ve sömürücü istihdam ajanslarının daha etkin denetlenmesi öneriliyor. Raporda ayrıca Ukrayna’dan yerinden edilmiş kişilerin işgücü piyasasına erişimde yaşadığı sorunlara ve çalışma hayatında karşılaştıkları ayrımcılık örneklerine de dikkat çekiliyor.
Dijital Ortamda Temel Haklara Yönelik Tehditler
Raporda öne çıkan bir diğer konu ise dijital alanda temel hakların korunmasına ilişkin sorunlar olarak kaydediliyor. FRA’ya göre çevrim içi nefret söylemi ve dijital şiddet vakalarında artış gözlenirken, bazı çevrim içi platformlar tarafından meşru içeriklerin yanlışlıkla kaldırılması ifade özgürlüğü açısından yeni sorunlar yaratıyor. Ayrıca çevrim içi platformların veri paylaşımı ve içerik denetimi süreçlerindeki şeffaflık eksikliğinin hesap verebilirliği sınırladığı belirtiliyor.
Rapor, çevrim içi alanın düzenlenmesine yönelik AB girişimlerinin zaman zaman siyasi ve kurumsal dirençle karşılaştığını vurguluyor. Özellikle Dijital Hizmetler Yasası’nın (Digital Services Act-DSA) etkili biçimde uygulanmasının çevrim içi ortamda temel hakların korunması ve demokratik süreçlerin güvence altına alınması açısından kritik öneme sahip olduğu ifade ediliyor. FRA ayrıca terör içeriklerinin çevrim içi ortamdan kaldırılmasına yönelik uygulamalarda otomatik sistemlerin kullanılması nedeniyle bazı dil grupları veya içerik türleri bakımından ayrımcı sonuçlar ortaya çıkabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
AB Temel Haklar Şartı’nın Uygulanması ve AB Değerleri
Rapor, 2025 yılının aynı zamanda AB Temel Haklar Şartı’nın ilanının 25’inci yılı olması nedeniyle özel bir önem taşıdığını vurguluyor. Raporda Avrupa Birliği Adalet Divanının son içtihatlarında AB’nin temel değerlerinin hukuki önemini teyit ettiği belirtilirken, uygulamada hâlen önemli eksikliklerin bulunduğu ifade ediliyor.
Bu kapsamda Macaristan hakkında Avrupa Birliği Antlaşması’nın (Treaty on European Union-TEU) 7’nci maddesi çerçevesinde yürütülen sürece değinilirken, Slovakya’daki bazı anayasal değişikliklerin AB hukukundan kaynaklanan ortak yükümlülüklerle uyumu konusunda tartışmalar yaşandığı belirtiliyor. Rapora göre yasa yapım süreçleri, dijital yönetişim, iç güvenlik politikaları ve göç yönetimi alanlarında temel hakların korunması ile uygulama arasında önemli boşluklar bulunuyor.
Rapor ayrıca göç ve iltica politikalarının temel haklar üzerindeki etkilerine de dikkat çekiyor. Özellikle Belarus ve Rusya sınırlarındaki uygulamalar kapsamında Letonya, Litvanya, Polonya ve Finlandiya’da alınan bazı tedbirlerin iltica prosedürlerine erişim bakımından tartışmalara yol açtığı belirtiliyor. Ayrıca Yunanistan’ın Kuzey Afrika’dan deniz yoluyla gelen düzensiz göçmenlere yönelik uygulamaları da temel haklar perspektifinden değerlendiriliyor. FRA, sınır yönetimi tedbirlerinin iltica hakkı, geri göndermeme ilkesi (non-refoulement) ve insan onurunun korunması gibi temel güvencelerle uyumlu olması gerektiğini vurguluyor.
Raporda ayrıca 2025 yılı sonunda AB’de geçici koruma statüsünden yararlanan Ukrayna vatandaşlarının sayısının 4,3 milyona ulaştığı belirtiliyor. Buna karşılık iltica başvurularının 2025 yılında bir önceki yıla göre %19 oranında azaldığı, ancak bazı ülkelerde başvuru yoğunluğunun devam ettiği ifade ediliyor.
FRA, AB ve Üye Devletlere Temel Haklar Şartı’nı yalnızca siyasi bir referans metni olarak değil, bağlayıcı bir hukuki standart olarak uygulama çağrısında bulunuyor. Ayrıca yeni mevzuat ve politika girişimlerinde sistematik temel haklar ve insan hakları etki değerlendirmelerinin yapılmasının önemine dikkat çekiyor.
FRA’nın 2025 yılına ilişkin değerlendirme raporu genel olarak, konut krizi, emek sömürüsü ve dijital ortamda temel haklara yönelik tehditlerin AB genelinde giderek daha görünür hâle geldiğini ortaya koyarken, AB Temel Haklar Şartı’nın ve Birliğin kurucu değerlerinin politika yapım süreçlerinde daha etkin biçimde uygulanması gerektiğine işaret ediyor.
[1] European Union Agency for Fundamental Rights (FRA), Fundamental Rights Report – Challenges and Achievements in 2025, 11.06.2026. https://fra.europa.eu/sites/default/files/fra_uploads/fundamental-rights-report_challenges-and-achievements_2025.pdf
