İKV’DEN LİMANLAR VE DENİZCİLİK SANAYİ STRATEJİLERİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU
AB KONSEYİ LİMANLAR VE DENİZCİLİK SANAYİ STRATEJİLERİNE İLİŞKİN SONUÇLARI ONAYLADI
Ahmet Emre USTA, İKV Uzmanı
8 Haziran 2026 tarihinde Ulaştırma, Telekomünikasyon ve Enerji Konseyi’nde, AB Limanlar Stratejisi[1] ile AB Denizcilik Sanayi Stratejisi’ne[2] ilişkin iki ayrı sonuç belgesi onaylandı. Her iki strateji de Avrupa Komisyonunun 4 Mart 2026 tarihinde sunduğu tebliğlere dayanıyor. Konsey sonuçları ise üye ülkelerin bu stratejilere ilişkin ortak siyasi tutumunu ortaya koyuyor ve Komisyonu belirli adımları atmaya davet ediyor. İki belge birlikte, AB’nin limanları, denizcilik sanayisini, deniz taşımacılığını ve ilgili hizmetleri tek bir stratejik ekosistem olarak ele alma yaklaşımını yansıtıyor. Bu yaklaşımın merkezinde, jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri kırılganlıkları ve enerji dönüşümü baskısı altında AB’nin stratejik özerkliğini, ekonomik güvenliğini ve savunma hazırlığını güçlendirme hedefi bulunuyor.
Limanlar Stratejisi, hem deniz hem de iç su limanlarının rekabetçilik, sürdürülebilirlik, dayanıklılık, güvenlik, dijitalleşme ve sosyal gelişme alanlarındaki temel sorunlarını ele alıyor ve 2013 tarihli AB liman politikasının üzerine inşa ediliyor. Konsey, AB’ye giren veya AB’den çıkan malların yaklaşık %74’ünün ve yılda yaklaşık 395 milyon yolcunun limanlardan geçtiğini hatırlatarak, limanların ticaret kapısı işlevinin ötesine geçerek enerji, sanayi ve hareketlilik için çok işlevli merkezlere dönüştüğünü vurguladı. Sonuç belgesinde, bu dönüşümün limanları aynı anda kapasite artırma, operasyonları karbonsuzlaştırma, dijitalleşmeyi hızlandırma ve güvenliği güçlendirme baskısıyla karşı karşıya bıraktığı belirtildi.
Stratejinin getirdiği öncelikler arasında rekabetçilik ve ekonomik güvenlik öne çıkıyor. Konsey, düzenleyici asimetriler, haksız rekabet ve bazı üçüncü ülke uygulamalarından kaynaklanan çarpıklıkları gidererek eşit rekabet koşullarının korunmasını ve Avrupalı operatörlerin üçüncü ülke liman pazarlarına dengeli ve ayrımcı olmayan koşullarda erişiminin sağlanmasını istedi. Belge, Komisyonun AB limanlarındaki yabancı yatırımların değerlendirilmesine yönelik kılavuz hazırlama niyetini de olumlu karşıladı. Ancak bu denetimin risk temelli, orantılı ve ayrımcı olmayan biçimde uygulanması, kritik liman altyapısı ve operasyonları üzerinde gereğinden fazla yabancı kontrolün önlenmesi gerektiğinin altı çizildi.
Güvenlik ve dayanıklılık, stratejinin bir diğer ağırlık noktasını oluşturuyor. Konsey, limanların terörizm, sabotaj, organize suç, yolsuzluk, siber saldırılar, hibrit tehditler ve dronların yol açtığı giderek daha karmaşık bir güvenlik ortamıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu kapsamda, organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede Avrupa Limanlar İttifakı’nın rolü vurgulanırken, liman çalışanlarının güvenlik soruşturmalarına ilişkin üye ülkeler arası iş birliğini kolaylaştıracak yeni bir AB çerçevesinin yakında önerilmesi bekleniyor. Konsey ayrıca limanların askerî hareketlilikte oynadığı kritik role dikkat çekerek, stratejinin uygulanmasının askerî hareketlilik çalışmalarıyla eş güdümlü yürütülmesini, askerî personel ve teçhizatın hızlı sevkiyatının kolaylaştırılmasını ve NATO çerçevesindeki çabalarla tutarlılığın sağlanmasını istedi. Bu doğrultuda, çift kullanımlı liman altyapısına esnek destek öngören Askerî Hareketlilik Tüzüğü önerisi de olumlu karşılandı.
Enerji geçişi başlığında strateji, limanları Avrupa’nın karbonsuzlaştırma sürecinin kilit aktörleri olarak konumlandırıyor. Konsey, kıyı elektriği (onshore power supply-OPS), akıllı şebekeler, elektrifikasyon ve şebeke entegrasyonuna yönelik desteğin güçlendirilmesini, bu yatırımların ekonomik açıdan sürdürülebilir ve talebe uygun kalmasını istedi. Belge, Emisyon Ticareti Sistemi ve iklim ile ilgili diğer düzenlemelerin AB limanlarının rekabetçiliği üzerindeki etkisine, özellikle trafik sapması, karbon kaçağı ve yatırımların başka ülkelere kayması risklerine ilişkin kaygıları da kayda geçirdi. Bu nedenle Komisyon, söz konusu etkileri izlemeye devam etmeye ve gerekli hâllerde, AB’nin iklim hedeflerini ve IMO gibi uluslararası çerçevelerle uyumu koruyarak özellikle aktarma (transshipment) faaliyetlerine yönelik hedefli düzeltici tedbirler önermeye davet edildi.
İkinci sonuç belgesinin konusu olan AB Denizcilik Sanayi Stratejisi ise, yüksek teknolojili gemi inşası ve ileri liman ekipmanlarında Avrupa’nın denizcilik liderliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir eylem planı niteliği taşıyor. Konsey, Avrupa denizcilik imalatı ve gemicilik sektörlerini AB’nin sanayi tabanının temel taşı olarak nitelendirirken, bu sektörlerin yoğunlaşan küresel rekabet, jeopolitik gerilimler, üçüncü ülke üretimine yönelik stratejik bağımlılıklar, karbonsuzlaştırma ihtiyacı ve süregelen işgücü ve beceri açıkları gibi büyüyen zorluklarla karşı karşıya olduğunu kaydetti. Belge, bu zorluklara yanıt vermek üzere sanayi egemenliği, yatırım ve inovasyon, karbonsuzlaştırma, güvenlik ve beceriler eksenlerinde öncelikler belirledi.
Sanayi egemenliği ekseninde Konsey, gemi inşa ve tasarımı, gemi onarımı, dönüşüm, bakım, geri dönüşüm, denizcilik ekipmanları ve okyanus mühendisliği alanlarındaki Avrupa kapasitesini AB’nin refahı, teknolojik liderliği ve stratejik özerkliği açısından kritik kabul etti. Üye ülkeler, üçüncü ülkelerin adil rekabeti zedeleyen piyasa çarpıklıkları ve haksız sübvansiyon uygulamalarına ilişkin kaygılarını dile getirerek, mevcut ticari koruma araçlarının etkin kullanımı dâhil olmak üzere sektörün rekabetçiliğini güçlendirecek tedbirlerin değerlendirilmesini istedi. Burada belge, gemilerin zararlı fiyatlandırmasına karşı koruma sağlayan 2016/1035 sayılı Tüzüğün, 1994 tarihli OECD Gemi İnşa Anlaşması’nın onaylanmamış olması nedeniyle uygulanamadığına dikkat çekti.
Yatırım ve inovasyon başlığında strateji, başta küçük ve orta ölçekli işletmeler olmak üzere denizcilik ekosistemi genelinde stratejik yatırımların yapılmasını öngörüyor. Konsey, yapay zekâ, ileri algılama teknolojileri, otomasyon, robotik ve akıllı bakım çözümleri gibi dijital, temiz ve döngüsel teknolojilerin yaygınlaştırılmasını destekleyerek, “Geleceğin Tersaneleri” (Shipyards of the Future) girişimini ve stratejik yatırım önceliklerini belirleyecek bir AB Denizcilik Sanayi Değer Zincirleri İttifakı’nın kurulmasını olumlu karşıladı. Belge, sürdürülebilirlik, döngüsellik ve Avrupa içeriği gibi fiyat dışı ölçütlerin de gözetildiği stratejik kamu alımlarına işaret etti.
Karbonsuzlaştırma ekseninde Konsey, sektörün karbonsuzlaştırmasının yakıt üreticileri ve tedarikçileri dâhil tüm değer zinciri boyunca eş güdümlü adımlar gerektirdiğini vurgulayarak, güvenli, sürdürülebilir ve rekabetçi fiyatlı alternatif yakıtların zamanında devreye alınmasını istedi. Belge, gemiciliğe yönelik küresel emisyon tedbirlerinin kabul edilmesi hâlinde çifte mali yük ve gereksiz idari yüklerin önlenmesi amacıyla FuelEU Denizcilik Tüzüğü, MRV Tüzüğü ve denizcilikteki ETS çerçevesinde olası güncellemelerin değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Güvenlik tarafında, gölge filonun faaliyetleri ve artan jeopolitik istikrarsızlık başlıca riskler olarak öne çıkarken, kritik deniz altyapısının korunması ve hem sivil hem de askerî amaçlara hizmet edebilecek çift kullanımlı altyapının geliştirilmesine yönelik eş güdümlü bir yaklaşım desteklendi. Beceriler başlığında ise Konsey, işgücü açığı ve yaşlanan iş gücüne dikkat çekerek denizcilik eğitiminin güçlendirilmesini ve gençlerin sektöre çekilmesini istedi.
[1] Council of the European Union, “Council Conclusions on the EU Ports Strategy”, 09.06.2026, https://data.consilium.europa.eu/doc/document/ST-10345-2026-INIT/en/pdf
[2] Council of the European Union, “Draft Council Conclusions on the EU Maritime Industrial Strategy”, 09.06.2026, https://data.consilium.europa.eu/doc/document/ST-9700-2026-INIT/en/pdf