İKV’DEN KOMİSYONUN YAYIMLADIĞI AB ULAŞTIRMA VE TURİZM SEKTÖRÜNE YÖNELİK UYGULAMA REHBERİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU
KOMİSYONDAN ORTA DOĞU KRİZİNDEN ETKİLENEN AB ULAŞTIRMA VE TURİZM SEKTÖRÜNE YÖNELİK UYGULAMA REHBERİ
Fırat Akan, İKV Uzman Yardımcısı
Avrupa Komisyonu, 8 Mayıs 2026 tarihinde Orta Doğu krizine bağlı yakıt arzı kesintileri ile bazı hava ve deniz rotalarının kapanmasının AB ulaştırma ve turizm sektöründe yarattığı riskleri yönetmek amacıyla bir uygulama rehberi yayımladı.[1] Rehber, mevcut aşamada AB içinde ve AB’ye yönelik seyahat seçeneklerinin genel olarak sürdüğünü ve somut bir yakıt kıtlığı kanıtı bulunmadığını belirtmekle birlikte, krizin uzaması halinde özellikle jet yakıtı tarafında arz sıkışmasının ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Bu çerçevede metin, yolcu hakları ve turizm alanındaki koruma hükümlerini hatırlatırken, ulaştırma işletmecileri için de özellikle havacılık odaklı olmak üzere bir dizi kuralın nasıl uygulanacağına açıklık getiriyor.
Havayolu Yolcu Hakları
Rehberin en kapsamlı bölümü havacılığa ayrılmış durumda. Uçuş iptali halinde yolcuların geri ödeme, yeniden yönlendirme veya geri dönüş seçeneklerinden birini seçme hakkı bulunduğu; ayrıca havalimanında yardım ve bilgilendirme yükümlülüklerinin devam ettiği vurgulanıyor. Komisyon, tazminat ödemelerinin ise havayolunun “olağanüstü koşulları” ve tüm makul önlemlere rağmen iptalin önlenemediğini ispatladığı durumlarda istisna kapsamına girebileceğini hatırlatıyor. Bu noktada kritik ayrım net biçimde çiziliyor. Yerel bir yakıt kıtlığının uçuşun icrasını fiilen engellemesi durumunda bunun olağanüstü koşul sayılabileceği değerlendirilirken, yüksek yakıt fiyatları olağanüstü koşul olarak kabul edilmiyor. Komisyon, yakıt fiyat oynaklığının havayolu iş modeli içinde öngörülebilir bir maliyet unsuru olduğunu ve işletmelerin fiyat oynaklığını yönetmesinin normal ticari risk kapsamında görülmesi gerektiğini belirtiyor.
Bilet Fiyatında Şeffaflık ve Geriye Dönük Ek Yakıt Ücreti
Rehber, fiyat şeffaflığı konusunda da açık bir sınır çiziyor. AB kuralları gereği havayollarının nihai bilet fiyatını tüm zorunlu ve öngörülebilir unsurlarıyla birlikte satış sırasında açıkça göstermesi gerekiyor. Bu çerçevede, bilet satışı tamamlandıktan sonra geriye dönük şekilde yakıt ek ücreti gibi ilave bedellerin tüketiciye yansıtılması kural olarak mümkün görülmüyor. Tatil paketlerinde ise farklı bir rejim bulunduğu belirtiliyor: Paket tur sözleşmesinde açıkça yer almak ve belirli koşullar sağlanmak kaydıyla, yakıt maliyetindeki artışın taşıma maliyetine doğrudan yansıması durumunda organizatörün fiyatı sonradan artırabilmesi mümkün olabiliyor; ancak, bunun kapsamı ve usulü sözleşme şartlarıyla sınırlandırılıyor, fiyat artışının paket bedelinin %8’ini aşması halinde yolcuya sözleşmeyi fesih bedeli ödemeden sona erdirme hakkı tanınıyor ve yolcunun en geç kalkıştan 20 gün önce açık biçimde bilgilendirilmesi gerekiyor.
Slot Kuralları
Yakıt arzı kaynaklı operasyonel aksamaların havalimanı slot yükümlülüklerini de etkileyebileceği belirtiliyor. Slot sisteminde temel ilke, tahsis edilen kalkış-iniş haklarının en az %80 oranında etkin kullanılmasıdır; ancak, öngörülemeyen ve kaçınılamayan koşullar altında “haklı kullanılmama” (justified non-use) istisnaları devreye girebiliyor. Komisyon, yakıt arzında yaşanabilecek darlıkların gerçek ve kanıtlanabilir olduğu durumlarda, Avrupa Havalimanı Koordinatörleri Birliği’nin (European Airport Coordinators Association - EUACA) tavsiyesi doğrultusunda slot kurallarının esnek yorumlanmasına zemin sağlayacak bir yaklaşımı destekliyor. Buna karşın Komisyon, salt yakıt maliyetinin artmasının tek başına slot yükümlülüğünden muafiyet için yeterli bir gerekçe sayılamayacağı değerlendirmesini de ekliyor. Böylece, işletmelerin operasyonel imkânsızlık ile ticari tercih arasındaki sınırın net tutulması gerektiği mesajı veriliyor.
Yakıt İkmal Yükümlülüğünde Esneklik
Rehber, ReFuelEU çerçevesindeki yakıt ikmal yükümlülüklerine de açıklık getiriyor. Düzenlemenin özünde, havayolu işletmecilerinin kalkış yaptıkları Birlik havalimanlarında yıllık gerekli havacılık yakıtının en az %90’ını ikmal etmesi ve “yakıtı bir havalimanından taşıma” (tankering) yoluyla sistematik biçimde kuralları aşmaması bulunuyor. Bununla birlikte, yakıt güvenliği kurallarına uyum veya hedef havalimanında yakıt arzı sorunları gibi durumlarda istisnai esnekliklerin gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Komisyon ayrıca, bir havalimanında gerçek bir yakıt arz sorunu tespit edilmesi halinde ilgili bildirimlerin hızlıca yapılmasının, işletmecilerin istisna kullanımını belgelemeleri bakımından önemli olduğunu vurguluyor. Buna karşılık, yalnızca fiyat artışlarının bu tür istisnalar için gerekçe oluşturmayacağı net şekilde belirtiliyor.
Kamu Hizmeti Yükümlülüğü ve Bağlantının Korunması
Son olarak Komisyon, özellikle periferik bölgeler için kritik olabilen Kamu Hizmeti Yükümlülüğü (Public Service Obligation - PSO) hatlarında yakıt darlığı veya aşırı maliyet artışlarının bağlantıyı riske atabileceğine dikkat çekiyor. Bu çerçevede üye ülkelerin, mevcut PSO sözleşmelerinde yer alan uyarlama hükümlerini daha etkin kullanmaları teşvik ediliyor. Amaç, belirli güzergâhlarda asgari bağlantının korunması ve kriz koşullarında hizmet sürekliliğinin sağlanması olarak öne çıkıyor. Rehber ayrıca, PSO kapsamındaki bir hatta hizmetin ani şekilde kesilmesi halinde üye ülkelerin acil durumda ihale yapmadan yedi aya kadar farklı bir havayolu işletmecisini seçebileceğini ve uzak bölgelerde bağlantı ihtiyacı bulunan kişiler için sosyal yardım imkânlarının da kullanılabileceğini belirtiyor.
[1] European Commission, Commission publishes guidance to support EU transport sector affected by the Middle East crisis, 08.05.2026, https://transport.ec.europa.eu/news-events/news/commission-publishes-guidance-support-eu-transport-sector-affected-middle-east-crisis-2026-05-08_en