İKV İSTANBUL ABBM, YEŞİL MUTABAKAT KONULU BİR SEMİNER DÜZENLEDİ
İKV İstanbul AB Bilgi Merkezi, 24 Aralık 2025 tarihinde, COPFUTUREU Jean Monnet modülü ve EDAM iş birliğiyle, “Avrupa'nın Yeşil Geleceği: İklim Değişikliği, Çevresel Bozulma ile AB Sürdürülebilirlik ve Enerji Politikalarının Evrimi” başlıklı çevrim içi bir seminer düzenledi.
Moderatörlüğünü Jean Monnet Modülü Yürütücüsü Prof. Dr. Özgün Erler Bayır’ın üstlendiği seminerin konuşmacıları İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas ve EDAM Genel Sekreteri Prof. Dr. Çiğdem Üstün oldu.
İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas, 2026’ya girilirken Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın artık uygulama safhasına geçtiğini, COVID-19 ve Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı baskılara rağmen AB’nin yön değiştirmediğini ve iklim nötrlüğü hedefinin uzun soluklu bir strateji olarak korunduğunu vurguladı. Bu dönüşümün sanayi, tarım ve toplumda kaçınılmaz direnç noktaları üreteceğinin altını çizen Doç. Dr. Nas, çevresel hedeflerin sosyal boyutuyla birlikte ele alınması gerektiğini belirtti. AB’nin iklim diplomasisinin Yeşil Mutabakat’ın dış boyutuyla tamamlanmasının zorunlu olduğunu ifade eden Doç. Dr. Nas, iklim değişikliğinin barış ve güvenlik üzerindeki etkilerinin AB belgelerinde giderek daha merkezî hâle geldiğini, ancak çok taraflılığın zayıfladığı ve korumacılığın güçlendiği bir ortamda bunun daha da zorlaştığını vurguladı. Doç. Dr. Nas, SKDM’nin 2026’da tam olarak devreye girecek olmasının ve ticaret politikasındaki koşullulukların Türkiye gibi ortaklar üzerinde uyum baskısını artıracağını; buna karşılık Türkiye’de de Yeşil Mutabakat Eylem Planı, İklim Yasası ve Emisyon Ticaret Sistemi hazırlıklarıyla iklim diplomasisi kapasitesinin hızlandığını, ancak uyumsuzluk alanlarının sürdüğünü ifade etti.
EDAM Genel Sekreteri Prof. Dr. Çiğdem Üstün, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik gündeminin artık çevresel bir ideal olmanın ötesine geçerek, AB’nin stratejik özerkliği ve enerji güvenliği için asli bir güvenlik unsuru hâline geldiğini ifade etti. AB’nin Rusya’ya olan fosil yakıt bağımlılığını sonlandırma çabalarının, kritik ham maddeler ve nadir toprak elementleri üzerinden Çin’e yönelik yeni ve daha derin bir bağımlılık riski doğurduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Üstün, 2024 yılında yürürlüğe giren Kritik Ham Maddeler Yasası’nın bu kırılganlıkları yönetmedeki stratejik önemini vurguladı. Türkiye’nin bor madeni tedarikinde AB için ikame edilemez bir ortak olduğunu belirten Prof. Dr. Üstün, buna karşın Türkiye’nin Haziran 2025’te açıklanan 13 stratejik projeye dâhil edilmemesini önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi. AB’nin aksine ABD’nin Türkiye ile ham madde güvenliği ve teknoloji transferi konularında daha aktif bir angajman sergilediğinin altını çizen Prof. Dr. Üstün; yeşil dönüşümün dijitalleşme, çip üretimi ve yapay zekâ gibi alanlarla doğrudan bağlantılı olduğunu, bu nedenle Türkiye’nin hem tedarikçi hem de transit bir aktör olarak AB’nin değer zinciri çeşitlendirme stratejisinde daha merkezî bir konumda olması gerektiğini dile getirdi.
![]() |
![]() |

