İKV’DEN DİJİTAL EĞİTİMDE GELECEKTEKİ İHTİYAÇLAR ANKETİNE İLİŞKİN BİLGİ NOTU
DİJİTAL EĞİTİMDE GELECEKTEKİ İHTİYAÇLAR ANKETİ
Hatice Zeynep Şen, İKV Uzman Yardımcısı
Dijital Eğitimde Gelecekteki İhtiyaçlar başlıklı Eurobarometre anketi 11 Aralık 2025 tarihinde yayımlandı.[1] Anket AB vatandaşlarının dijital eğitimin mevcut durumu ve gelecekteki ihtiyaçlarına ilişkin algı ve beklentilerini ortaya koyuyor ve dijital beceriler ile dijital eğitim açısından kamuoyunun tutumlarını ölçmeyi amaçlıyor. Mayıs 2025’te 27 AB üyesi ülkede 25.781 kişiyle yapılan anket, dijital becerilerin toplumsal katılım, istihdam edilebilirlik ve ekonomik rekabet gücü açısından kritik önemde görüldüğünü gösteriyor.
Temel Bulgular
Katılımcıların %89’u dijital becerilerin toplumsal yaşama katılım için, %80’i ise başarılı bir kariyer için vazgeçilmez olduğunu belirtiyor. Dijital becerilerin eğitim ve öğrenme açısından temel olduğu görüşüne katılım oranı ise %85 olarak kaydediliyor. Bulgular, dijital becerilerin erken yaşlardan itibaren eğitim sistemlerine entegre edilmesi, öğretmenlerin dijital ve yapay zekâ yetkinliklerinin güçlendirilmesi ve dijital teknolojilerin sorumlu kullanımına yönelik AB düzeyinde ortak standartlara duyulan ihtiyacın güçlü biçimde ortaya çıktığını gösteriyor.
Dijital Beceriler ve Eğitimin Rolü
Anket sonuçlarına göre katılımcıların %89’u dijital becerilerin bankacılık, sağlık ve kamusal hizmetlere erişim gibi alanlarda toplumsal yaşama katılım için gerekli olduğunu ifade ediyor. Malta ve Finlandiya’da bu oran %96’ya ulaşırken, Fransa ve Almanya’da %85 düzeyinde kalıyor. Dijital becerilerin başarılı bir kariyer için gerekli olduğunu düşünenlerin oranı ise AB genelinde %80 olarak öne çıkıyor.
Dijital becerilerin okul ve üniversitelerde herkese öğretilmesine ise katılımcıların %92’si destek veriyor. Bu oran İsveç’te %86 iken GKRY’de %98’e çıkıyor. Dijital becerilerin okullarda matematik, fen ve okuma-yazma ile aynı düzeyde ele alınması gerektiğini düşünenlerin oranı ise Lüksemburg’ta %66, Romanya’da ise %90 olmak üzere ortalama %78 olarak kaydediliyor. Dijital beceri eğitiminin erken yaşta başlaması gerektiğini düşünenlerin oranı ise benzer şekilde AB genelinde %76 olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte katılımcıların %47’si, 13-14 yaş grubundaki çocukların temel dijital becerilerden yoksun olmasının başlıca nedeninin okullardaki donanım yetersizliği olduğunu belirtiyor. Öğretmenlerin dijital becerileri öğretme konusunda yeterince hazırlıklı olmadığını düşünenlerin oranı ise %41 olarak kaydediliyor. Ailelerin bilgi eksikliği (%38), ekipman maliyetleri (%37) ve müfredatlarda dijital becerilere yeterince yer verilmemesi de (%35) diğer öne çıkan nedenler arasında yer alıyor.
Eğitimde Dijital Teknolojilerin Kullanımı
Katılımcıların %87’si dijital teknolojilerin eğitimi daha yenilikçi hale getirdiğini ve öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına uygun öğrenme imkânları sunduğunu belirtiyor. Çevrim içi öğrenmenin yaşam boyu öğrenmeyi desteklediğini düşünenlerin oranı ise %85 olarak kaydediliyor. Dijital teknolojilerin engelli bireyler için öğrenme engellerini azaltabileceğini ifade edenlerin oranı %84, eğitimi daha kapsayıcı hale getirdiğini belirtenlerin oranı ise %83 olarak kaydediliyor.
Buna karşılık katılımcıların %67’si dijital teknolojilerin aileler için maliyetli olduğunu, %64’ü ise bu teknolojilerin eğitimde eşitsizlikleri artırabileceğini düşünüyor. Dijital öğrenme araçlarının okullarda teşvik edilmesi gerektiğini savunanların oranı %87 iken, akıllı telefon gibi kişisel dijital cihazların okullarda yasaklanması gerektiğini düşünenlerin oranı da %69 olarak belirtiliyor. Dijital ve geleneksel öğrenme yöntemleri arasında sağlıklı bir denge bulunduğunu düşünenlerin oranı ise yalnızca %41’de kalıyor.
Yapay Zekâ ve Eğitim
Katılımcıların %63’ü 2030 yılı itibarıyla herkesin yapay zekâ okuryazarı olması gerekeceğini düşüyor. Bu oran Romanya’da %76’ya ulaşırken Estonya’da %52, Çek Cumhuriyeti’nde ise %49 düzeyinde kaydediliyor. Yapay zekânın eğitimde kullanılmasına ilişkin tutumlar ise temkinli görünümü veriyor. Katılımcıların %54’ü yapay zekanın hem faydalar hem riskler barındırdığını ve bu nedenle de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. %22’lik bir kesim yapay zekânın sınıflarda yeri olmadığını savunurken, %17’lik bir oran ise yapay zekânın öğretme ve öğrenme süreçlerini geliştirebileceğini ve bu alanda denemeler yapılmasından çekinilmemesi gerektiğini belirtiyor. Katılımcıların %81’i tüm öğretmenlerin, üretken yapay zekâ dâhil olmak üzere yapay zekâ araçlarını anlayacak ve kullanabilecek becerilerle donatılması gerektiği görüşünü taşıyor. GKRY’de bu oran %91 iken, Hollanda ve Macaristan’da %75 seviyesinde kaydediliyor.
Dijital Teknolojilerin Sorumlu Kullanımı ve Veri Güvenliği
Katılımcıların %89’u öğretmenlerin öğrencilerin çevrim içi dezenformasyonu tanımasına yardımcı olacak becerilere sahip olması gerektiğini, %88’i ise öğretmenlerin çocukların teknolojiyi güvenli kullanmalarını desteklemede kilit rol oynadığını ifade ediyor. Okulların öğrenci mahremiyetini koruma ve siber güvenlik tehditlerini önleme konusunda daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtenlerin oranı ise %88 olarak belirtiliyor.
Ebeveynlerin rolüne ilişkin olarak, katılımcıların %87’si ailelerin çocuklara teknolojiyi güvenli ve sorumlu kullanmayı öğretmede kritik öneme sahip olduğunu düşünüyor. Aynı oranda katılımcı ise (%87), ebeveynlere bu konuda rehberlik sağlanması gerektiğini de belirtiyor. Ayrıca katılımcıların %92’si okulların gençlere, dijital teknolojilerin ruhsal ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerini yönetmeyi öğretmesi gerektiği görüşünü taşıyor.
Dijital öğrenme araçları kapsamında toplanan kişisel verilere ilişkin olarak ise katılımcıların %62’si ne tür verilerin toplandığının farkında olduğunu belirtirken, %31’i bu konuda yeterince bilgi sahibi olmadığını ifade ediyor. Veri ihlalleri ve kimlik hırsızlığı (%53), kişisel verilerin izinsiz kullanımı (%49) ve üçüncü taraflarla paylaşılması (%46) ise en yaygın endişe alanları olarak öne çıkıyor.
AB’nin Dijital Eğitime Desteği
Katılımcıların %49’u AB’nin dijital eğitim alanında öncelikle veri gizliliği ve yapay zekâ kullanımı gibi konularda ortak standartlar geliştirmesi gerektiğini belirtiyor. %36’lık bir kesim ise altyapı ve ekipman yatırımlarına yönelik mali destek sağlanmasını, %35’i ise bireylerin dijital becerilerini geliştirmeye yönelik fırsatların artırılmasını öneriyor. Dijital becerilerin öğretilmesi ve değerlendirilmesine yönelik ortak bir AB yaklaşımı geliştirilmesini destekleyenlerin oranı da %31 olarak kaydediliyor.
[1] European Union, “Future needs in digital education”, 11.12.2025, https://europa.eu/eurobarometer/api/deliverable/download/file?deliverableId=101459
