İKV’DEN “AB’DE TEMEL HAKLAR: TEMEL HAKLAR AJANSI VE 2025 TEMEL HAKLAR RAPORU” BAŞLIKLI DEĞERLENDİRME NOTU
AB’de Temel Haklar: Temel Haklar Ajansı ve 2025 Temel Haklar Raporu
Hatice Fulya Topyıldız, İKV Uzman Yardımcısı
"Bu dünyada sadece diğer kişinin hürriyetini koruyarak, kendi özgürlüklerinizi koruyabilirsiniz. Siz ancak ben de hürsem, hür olabilirsiniz”.
Clarence Darrow, Amerikalı hukukçu, Sivil Özgürlükler Birliği üyesi
2007 yılında 168/2007 sayılı Konsey kararı ile kurulan Temel Haklar Ajansı (European Union Agency for Fundamental Rights- THA), AB kurumlarına, organlarına, ajanslarına, ofislerine temel haklar üzerine destek ve uzmanlık sağlamaktadır.[1] Temel Haklar Şartı’nın (Charter of Fundamental Rights) hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar yürüten THA, AB’de daha iyi yaşam ve iş şartları sağlama hedefiyle hareket etmektedir ve insan haklarını korumayı ve teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Hukuk uzmanları, siyaset bilimciler, sosyal bilimciler ve iletişim uzmanlarının görev aldığı THA’nın merkezi Viyana’dır. THA, yaş, engel veya etnik geçmiş temelinde ayrımcılığa uğramamak hakkı, kişisel verilerin korunması hakkı ve adalete erişim hakkını korumak ve ön plana çıkarmak için çalışmaktadır.[2]
THA, Birliğin merkezi olmayan ajanslarından biri olamamakla birlikte AB bütçesinden finanse edilen bir kurumdur. AB’de temel hakların korunmasına yönelik olarak verilerin toplanması, karar vericilere tavsiye verilmesi ve farkındalık yaratma konusunda çalışmalar yürütmektedir.[3]
THA tarafından her yıl düzenli olarak yayımlanan Temel Haklar Raporu, AB’de temel hakların durumunu ve gelişmeleri ortaya koymaktadır. 10 Haziran 2025 tarihinde yayımlanan 2025 Temel Haklar Raporu ise 2024 yılında AB’de temel hakların durumunu ve eğilimleri incelemektedir.[4] Seçimler ve cinsiyete dayalı şiddet gibi meselelerin incelendiği raporda, THA’nın görüşleri ve AB’ye ve Üye Devletlere sunduğu tavsiyelere de yer verilmektedir.
- 2024 Yılı AB’de Temel Hakların Genel Durumu
2025 Temel Haklar Raporu’nda AB’nin üç önceliği öne çıkarılmaktadır. Bunlardan birincisi Avrupa’nın özgür ve demokratik olmasının güvence altına almaktadır. Bu kapsamda AB’nin değerlerini korumak ve bu değerleri küresel düzeyde yaygınlaştırmak da teşvik edilmektedir. İfade özgürlüğü ile barışçıl toplanma hakkı kapsamında örgütlenme hakkı da buna dâhildir. İkinci öncelik ise güçlü ve güvenli Avrupa’dır. Bu bağlamda güvenliği ve savunmayı güçlendirme, göçü ve sınır yönetimini kapsamlı şekilde ele alma ve yeni bir genişleme dalgasına hazırlanma gibi meselelerin önemine vurgu yapılmaktadır. Üçüncü öncelik ise müreffeh ve rekabetçi Avrupa olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda yeşil ve dijital dönüşümün oldukça elzem olduğu belirtilen raporda rekabetçiliğin hukuki düzenlemelerde tartışmalara yol açabileceği belirtilmiş ve temel hakların uygulanmasında zorlukların ortaya çıkabileceğine ilişkin uyarı yapılmıştır.
Raporun devamında AB’de temel hakların güçlendirilmesi amacıyla yapılması tavsiye edilen bazı öneriler de ortaya koyulmuştur. İşaret edilen konulardan ilki iklim değişikliği ile mücadele etmek amacıyla yapılan düzenlemelerden sadece işletmelerin değil, aynı zamanda artan yaşam maliyetleri nedeniyle toplumun geniş kesiminin etkilenmesidir. Adil geçiş için atılan adımların insanların yaşam şekillerini ve farklı sektördeki işleri etkileyeceği düşünülmektedir. Raporda Yeşil Mutabakat (the European Green Deal) kapsamında insan hakları, sorumlu işletme uygulamaları ve sürdürülebilirlik alanlarında yeni kurallar getirildiği vurgulanmaktadır. Bu kurallar arasında Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Yönergesi (the Corporate Sustainability Due Diligence Directive-CSDDD)[5], Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Yönergesi (the Corporate Sustainability Reporting Directive- CSRD)[6] ve AB Taksonomi Tüzüğü (the EU Taxonomy Regulation)[7] yer almaktadır. Öte yandan, raporda ele alınan bir diğer konu ise Avrupa’da gerçekleşen seçimlerin ve küresel gelişmelerin siyasal hedefler üzerinde etkili olmasıdır. Söz konusu seçimlerin ve küresel dinamiklerin hukuki düzenlemelerde değişiklikler yapılmasına yol açtığı belirtilmektedir. Bu bağlamda gerçekleştirilen hedefler arasında Avrupa Komisyonunun, Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü ve Sürdürülebilirlik Raporlama Yönergesi’nde sadeleştirme yapılmasını teklif etmesi gösterilmektedir. Ancak, işletmelerdeki yüklerin azaltılması için yapılan bu tekliflerin insan hakları ve çevre koruma hedeflerini olumsuz etkileyebileceği vurgulanmaktadır.
2025 Temel Haklar Raporu özellikle temel hakların seçimler sırasında korunması ile cinsiyet temelli şiddetin engellenmesine odaklanmaktadır. Bunun sebebi ise THA’nın son dönemde yaptığı anketlerin sonucunda bu meselelerin özellikle ön plana çıkmış olmasıdır.
Raporda 2024 yılında ekonomik ve sosyal hakların artan enflasyon sebebiyle kısıtlandığı ve hâlihazırda eşitsizlikten etkilenenler ile yoksulluk riski altındaki kişilerin daha da dezavantajlı hâle geldiği vurgulanmaktadır. Devam eden jeopolitik belirsizlikler ile uluslararası çatışmaların AB’deki temel haklar üzerinde etkili olduğu ve küresel gelişmelerin Üye Devletlerde ayrımcılığı ve ırkçılığı gün yüzüne çıkardığı ifade edilmektedir. Bunun yanında, toplumun çoğunluğundan farklılık gösteren kesimlere yönelik hoşnutsuzluğun da devam ettiği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, bireysel temel hakların bunlardan olumsuz etkilenmesi gibi bir eğilim mevcut olduğu gibi toplumda ırkçılık, ayrımcılık ve cinsiyet temelli şiddetin sonuçları daha da yaygınlaşabilir. Birliğin ve Üye Devletlerin ise bu sorunlarla mücadele etmek için temel haklara yoğunlaşmaya devam ettiği raporda ifade edilmektedir. Aynı zamanda AB’nin Avrupa’daki seçimlerden önce temel hakların korunmasına ilişkin yasal süreçlere ivme kazandırmaya çalıştığı kaydedilmiştir. Ayrıca, hak kaybı yaşanmasını engellemek için yeni yasaların yakından izlenmesi gerektiği tavsiye edilmektedir.
Dijital Hizmetler Yasası (Digital Services Act) raporda ele alınan konular arasındadır. Rapora göre bu düzenleme, dezenformasyonla ve çevrim içi nefret söylemleriyle mücadele edebilme ve ayrımcılığı engelleme amaçlarını gerçekleştirmek için bir fırsat niteliği taşımaktadır. Bunun yanında, bu düzenleme ile ifade özgürlüğü ve mahremiyet gibi temel hakların da tahribata uğrayabileceği düşünülmektedir. Diğer yandan, Yapay Zekâ Yasası’nın da (the AI Act) temel haklara yönelik olumsuz etkisi olabileceği göz önünde bulundurulmaktadır ve bu riskler değerlendirilerek şeffaf şekilde ilerlemeye çalışıldığı belirtilmektedir.
Yapım sürecinde temel hakların korunması ilkesinin dikkate alındığı hukuki düzenlemelere karşın, daha tartışmalı meseleler de olduğu belirtilmektedir. Buna örnek olarak kurumsal sürdürülebilirlik alanındaki özen yükümlülük gösterilmektedir. İşletmelere yararlı olması amacıyla bu alanda yapılan düzenlemelerin azaltılması ve sadeleştirilmesi planlanmıştır. Ancak, raporda bu durumun insan hakları ve çevre korumaları açısından bir risk yarattığı konusunda uyarı yapılmaktadır. Rekabetçilik düzeyini artırmak amacıyla oluşturulan sadeleştirme politikalarının oldukça önem arz etmesinden dolayı temel hakların korunmasında tahribat yaratması ihtimaline rağmen yine de tercih edilebileceği ifade edilmektedir. Bundan dolayı, 2025 yılında verimlilik ve haklar konusunda dengenin sağlanması önemli olacağı düşünülmektedir.
Sonuç olarak, 2025 yılında temel hakların dikkatli bir şekilde izlenmesi tavsiye edilmektedir. Bunun sebebi olarak jeopolitik durumun istikrarsız olacağı beklentisi gösterilmektedir. Aynı zamanda, 2025 yılı Temel Haklar Şartı’nın 25’inci ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 75’inci yılı olması sebebiyle, bunlara bağlılığın teyit edilmesi açısından önem taşımaktadır.
- Seçim Süreçlerinde Temel Haklara Saygı
Raporda ele alınan konulardan ilki temel hakların 2024 yılında gerçekleşen seçimler sürecindeki durumudur. Haziran 2024’te yapılan AP seçimlerinin yanında 19 Üye Devlette belediye, bölge ve ulusal düzeyde seçim yapılmıştır.[8] Rapora göre devletler seçimlerin ve seçim süreçlerinin açık, şeffaf ve manipülasyondan uzak olmasını sağlamakla görevlidir. Bu görev yalnızca seçim günüyle sınırlı değildir. Seçimlere giden süreç, seçim kampanyalarını ve seçime ilişkin anlaşmazlıkları da kapsamaktadır.
Seçim kampanyaları daha çok çevrim içi şekilde ilerlemektedir. Raporda bunun sonucu olarak, partilerin ve adayların kampanyaları daha çok çevrimiçi platformlara yöneldiği dile getirilmektedir.[9] Ancak, politik söylemlerin yayıldığı ve kampanyaların yürütüldüğü çevrim içi platformlar aynı zamanda dezenformasyon yayılmasına da neden olmaktadır. Bu sebeple devletlerin de seçimler sırasında insan haklarının korunmasına ilişkin olarak bazı sorumlulukları olduğunun altı çizilmektedir. Devletlere ait görevler ise herkesin manipülasyondan uzak şekilde fikirlerini şekillendirebilmesi ve görüşlerinin çoğulculuğunun güvence altına alınması olduğu ifade edilmektedir.[10]
Raporda AP seçimleri sırasında karışılabilecek risklere karşı alınan tedbirler de paylaşılmıştır. Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce Komisyon, Üye Devletlerle çalışarak çevrim içi veya çevrim dışı usulsüzlüklerin seçimlere oluşturabileceği risklerle alakalı iş birliği yürütmüştür. Bunun yanında, Avrupa Dijital Medya Gözlemevi (European Digital Media Observatory- EDMO) ciddi dezenformasyon vakalarını tespit edip hızlıca müdahale etmek için bir risk analizi gerçekleştirmiştir.[11] Ek olarak Komisyon, sivil toplum örgütleri ve ulusal yetkililerin seçimlerdeki manipülasyonlara ve müdahalelere ne kadar hazırlıklı olduklarını test etmiştir.[12] Bunun yanında, Komisyon şeffaflığı teşvik etmek ve siber tehlikeler ile dış müdahalelere karşı dayanıklılığı artırmak için öneriler sunduğu bir belge de yayımlamıştır.[13] AP seçimlerinin yanında 2024 yılında gerçekleşen diğer ulusal seçimlerde dezenformasyon faaliyetleri yürütülmüştür ve manipülasyonlar yapılmıştır, tüm bunlar için belirli tedbirlerin elzem olduğu belirtilmektedir. Avrupa Dijital Medya Gözlemevi’nin paylaştığı verilere göre AB’ye ilişkin dezenformasyon 2024 yılında ocak ayında %5 iken mayısta %15’e yükselmiştir.[14] Bunun yanında, Çek Cumhuriyeti’nde gerçekleşen seçimlerde Tiktok’ta AB’nin savaş yanlısı gündemi ve Batı’nın düşüşü gibi konular öne çıkmıştır.[15] Ek olarak, AP seçimleri sırasında İsveç ve Fransa’da yanlış haberler Tiktok’ta yayılmıştır. AB’nin bahçe atıklarının yakılmasının yasakladığı haberi İsveç’te[16] ve eski araçların hurdaya çıkarılmasının planlandığı ise Fransa’da yaygın hâle gelmiş yanlış haberlerdendir.[17] Fransa, Almanya ve İtalya’daki seçimlerde çevrim içi platformlar, belirli adaylar hakkında dezenformasyon yayılması için kullanılmıştır.[18] Raporda Romanya’da gerçekleşen başkanlık seçimlerine ilişkin olarak da uyarı yapılarak çevrim içi platformların seçimleri manipüle etmek için kullanılabileceği belirtilmektedir. Kazanan aday ile ilgili çeşitli usulsüzlük iddialarının ardından Anayasa Mahkemesi seçimleri iptal etmiştir. Bir seçim kampanyası bulunmayan bu aday için Tiktok üzerinden yapay zekâ ile üretilmiş görseller içeren reklamlar ile kampanya yürütüldüğü gibi bu videolar da yapay şekilde yaygın hâle getirilmiştir.[19] Bunun yanında, bu videoların finansmanı konusunda bir bilgilendirme yoktur.[20] Anayasa Mahkemesi oylamanın özgür olmadığı gerekçesiyle seçimleri iptal etmiştir.[21]
Rapor, seçimlerin şeffaf ve adil bir şekilde gerçekleşmesi için AB’nin rolünün ne olduğunu da tartışmaktadır. Bunlardan ilki temel hakları güvence altına almayı amaçlayan ve işletmeler için adil bir alan oluşturmaya çalışan Dijital Hizmetler Yasası’dır.[22] Aynı zamanda bu yasa seçimler ve kamu güvenliği üzerindeki dezenformasyon, manipülasyon ve müdahale dâhil olmak üzere olumsuz etkileri ele almaktadır. Bunun yanında, bu yasa büyük çevrim içi platformlar (VLOPS) ile büyük arama motorlarına (VLOSEs) birçok yükümlülük getirmektedir. AB’nin aldığı bir başka önlem ise siyasal reklamlara ilişkin tüzüğüdür. Bu tüzüğe göre siyasal reklamların açıkça reklam olarak etiketlenmesi ve reklamların sorumluluğunun kimde olduğunun belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca bu tüzük, referandum ve seçimlerden önceki üç ay boyunca AB dışından yapılan siyasal reklamları yasaklamaktadır.[23] Bununla beraber, Yapay Zekâ Yasası da AB’de alınan önlemler kapsamında atılan adımlar arasındadır. Rapora göre yapay zekâ seçimler ile referandumların sonuçlarını veya kişilerin oy verme davranışlarını etkileme niyetiyle kullanılabilir. Bu da Yapay Zekâ Yasası’nın 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasında yüksek risk olarak sınıflandırılmaktadır.[24] Buna göre bu sistemlerin riskleri azaltmak için önlem almak gibi bazı yükümlülükleri yerine getirmesi, sistemlerin belirli bir seviyede sağlamlığı ve siber güvenliği olması gerekmektedir. Bu önlemlere uyulmadığı takdirde 15 milyon avroya ya da şirketlerin dünya çapındaki yıllık cirolarının %3’üne kadar para cezası uygulanacaktır. Yapay Zekâ Yasası’ndaki yüksek risklere ilişkin önlemlerin 2 Ağustos 2026’dan itibaren uygulanması planlanmaktadır. [25]
Seçimlerin şiddet ve tehlikeden uzak şekilde gerçekleşmesi de raporda değinilen bir başka konudur. Buna göre seçimlerin güvenli bir ortamda şiddet ve tehlike olmadan yapılması devletlerin sorumluluğu altındadır.[26] Bununla beraber, AP seçimleri üzerine hazırlanan rapora göre ırkçılık, kadın düşmanlığı, yabancı düşmanlığı, İslamofobi dâhil olmak üzere zararlı söylemler kampanya boyunca çevrim içi platformlarda giderek artmaktadır. Bu platformlarda nefret söylemi, şiddet ve ölüm tehditlerinin özellikle Belçika, Almanya ve Hollanda’da arttığı belirtilmektedir. Avusturya, İrlanda, Malta, Portekiz ve Slovenya’daki AP seçimlerinde özellikle cinsiyetçi söylemlerin öne çıktığı görülmüştür.[27] Raporda 2024 yılında gerçekleşen siyasal şiddet olayları hakkında da bilgiler paylaşılmaktadır. Bunlar arasında Slovakya Başbakanı’na suikast girişimi[28], Almanya’da Bundestag’ın Başkan Yardımcısı’nın arabasının etrafının sarılması[29], İtalya’daki belediye seçimleri sırasındaki fiziksel saldırılar dâhil olmak üzere belirli şiddet olayları vardır.[30] AB seçimlerin çevrim içi şekilde de güvenliğini sağlamak amacıyla bazı düzenlemeler getirmiştir. AB mevzuatı Üye Devletleri belirli kasıtlı ırkçı veya yabancı düşmanı niteliğindeki suçların cezai yaptırıma tabi tutulmasında yükümlü kılmaktadır. [31] Öte yandan, Dijital Hizmetler Yasası büyük çevrim içi platformlar ile büyük arama motorlarını da AB’de nefret söylemi ve siber şiddet gibi sorunlara etkili önlemler almakla sorumlu tutmaktadır.[32]
Toplumun geniş bir kısmının kurumlarda temsil edilmesi ve böylece meşruluğunun sağlanması rapordaki bir başka başlıktır. Rapora göre toplumdaki çeşitli gruplar hukuki ve siyasi tartışmalardan etkilenmektedir. Bu nedenle, yasama organına çeşitli gruplardan üyeler katıldığı takdirde onların yaşam tecrübeleri yasaların oluşma sürecine katkı sağlayabilmektedir. Böylece, mevzuatın kalitesinin de artacağı düşünülmektedir ve farklı grupların yasama süreçlerinde aktif olmaları teşvik edilmektedir. Ancak, seçim sonuçları incelendiğinde kadınlar, gençler ve diğer azınlıkta kalan gruplar açısından temsilin az olması endişe verici bulunmaktadır. Avrupa’da cinsiyet eşitliği teşvik edilse de bu yeterince etkili olamamış ve AP dâhil seçilmiş organlar kapsayıcılıktan uzak kalmıştır. AP, bu konuda daha bağlayıcı kararlar alınması için girişimde bulunsa da AB Konseyi’nde onaylanmadığı kaydedilmektedir.[33]
Raporda kurumlardaki kadın oranlarına ve alınan tedbirlere de yer verilmektedir. Buna göre 2024 AP seçimlerinde kadın katılımında bir gerileme olduğu dikkat çekmektedir. 1999’da 30 olan kadın üye sayısı 2019’da %41’e ulaşmasına karşın 2014’te bu oran %39’a düşmüştür.[34] AP seçimlerinde Belçika, Fransa, İtalya ve Lüksemburg olmak üzere dört üye ülke aday listelerinde %50 kadın kotası uygulamıştır. Bunun yanında, Hırvatistan, Yunanistan, Portekiz, Slovenya ve İspanya ise %40 oranında kota uygulamıştır.[35]
Kapsayıcılık bağlamında ele alınan bir başka konu ise engelli bireylerin katılımıdır. Raporda hem ulusal hem de AB düzeyindeki seçimlerde engelli bireylerin katılımlarına ilişkin önemler alındığı belirtilmektedir. Ulusal düzeyde engelli seçmenlerin katılımı mobil uygulamalar ve kolay okunabilir broşürler aracılığıyla teşvik edilirken, AB engelli vatandaşların seçim süreçlerine dâhil edilmesine ilişkin bir kılavuz[36] ve Avrupa Engelliler Forumu’nun (European Disability Forum) manifestosu[37] gibi çalışmalar yürütmektedir. Öte yandan THA engelli bireylerin katılımının hedeflenen noktada olmadığını belirtmektedir. Avrupa Engelliler Forumu, yalnızca üç AP üyesinin engelli olduğunu beyan ettiğini ifade etmektedir. Bir önceki AP’de ise sekiz üyenin engelli olduğu belirtildiğinden temsilde azalma olduğu görülmektedir.[38] Raporda engelli bireylerin oy kullanırken karşılaştıkları zorluklardan dolayı bu sonuçların ortaya çıktığı vurgulanmaktadır.
Engelli bireylere ek olarak gençlerin de katılımının oldukça düşük olduğuna dikkat çekilmektedir. Rapora göre AB gençlerin katılımının teşvik edilmesi için çeşitli çevrim içi platformlarda bilgilendirme yaptığı gibi[39], Z kuşağının ilgisini çekmek amacıyla eğitim projelerini[40] de desteklemektedir.
Sonuç olarak THA, Dijital Hizmetler Yasası’nın, siyasal reklam düzenlemelerinin ve Yapay Zekâ Yasası’nın etkili bir şekilde uygulanması gerektiğinin altını çizmektedir. AB düzenlemelerinin uygulanmasının önemine değinerek bu şekilde yabancı aktörlerin manipülasyonundan korunabilmenin mümkün olduğunu dile getirmektedir. Bunun yanında, Komisyona ve üye ülkelere seçimlerin şiddet tehdidinden korunması için ulusal hukuku ve AB hukukunu uygulamaları tavsiye edilmektedir. Bu konudaki en önemli önlemlerden biri olan Dijital Hizmetler Yasası’na göre çevrim içi platformlar yasa dışı nefret söylemi ile siber şiddete karşı etkili önlemler getirmekle yükümlüdür. Bu sayede ifade özgürlüğüyle temel hakların korunmasına katkı sağlanacaktır. Ayrıca üye ülkelere, siyasal partilerin cinsiyet kotaları getirmesi için yasal bağlayıcılığı olan önlemler uygulaması tavsiye edilmektedir. Cinsiyetçiliğe, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı çözüm sürecine ivme kazandırmaları ve Komisyondan destek talep etmeleri önerilmektedir. Aynı zamanda, seçim materyallerinin ve tesislerin engelli bireyler için erişilebilir hâle getirilmesi tavsiye edilmektedir. Bu konuda farkındalığın artırılması için çalışmalar yürütülmesi de önerilmektedir.
- Şiddet Mağduru Kadınların Etkin Biçimde Korunması
Raporda THA, kadına şiddet sorunun Avrupa’da yaygın olduğunu belirterek bu sorunun mağdurlarının adalete erişiminde engellere takıldığına dikkat çekmektedir. Bununla beraber, mağdurların haklarında da ilerleme kaydedilmiş ve 2024 yılında kadına şiddet ve ev içi şiddet ile mücadele etmek için bir yönerge kabul edilmiştir.
Raporda AB’deki milyonlarca kadının cinsiyetinden dolayı evde, işte ve kamusal alanlarda fiziksel ve cinsel şiddete uğradığı belirtilmektedir. Bu durumun özellikle çevrim içi platformlarda artış gösterdiği vurgulanmaktadır. Bununla beraber, şiddete maruz kalan kişilerin ekonomik bağımlılık, korku ve utanç gibi sebeplerden dolayı polise veya yetkililere ihbarda bulunmadıkları belirtilmektedir.
Raporun devamında Eurostat, THA ve Avrupa Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Enstitüsü tarafından AB’deki cinsiyete dayalı şiddete ilişkin bir ankete dair detaylara yer verilmektedir.[41] 114.023 kadının katılımı ile gerçekleştirilen anketin verileri 2020-2024 yıllarını kapsamaktadır. Kadına yönelik şiddete ilişkin olarak 2012 yılında yapılan bir başka anket de 2014 yılında THA tarafından yayımlanmıştır.[42] Raporda bu iki anketin verileri karşılaştırılmaktadır. Buna göre ortalama olarak üç kadından biri şiddetin bir türüne hayatı boyunca maruz kalmıştır. 2024 verilerine göre AB’deki kadınların %30,7’si hayatı boyunca bir saldırgan tarafından fiziksel veya cinsel şiddete uğramıştır. Yakın ilişki içerisinde olunan bir partner tarafından fiziksel veya cinsel şiddete uğrayan kadın oranı ise %17,7 olmuştur. Partner olmayan bir kişi tarafından fiziksel veya cinsel şiddete uğrayanların oranı ise %20,2 olmuştur. Bir saldırgan tarafından takip edilme oranı %18,5, çalışma ortamında cinsel taciz oranı ise %30,8 olmuştur. Fiziksel şiddete veya tehdide maruz kalan kadınların %13,9’u polise veya diğer yetkililere durumu bildirmiştir. Kadınların %26,7’si sağlık hizmetleri, polis ya da sosyal hizmetlerle iletişime geçmiştir. Dolayısıyla dört mağdurdan üçünün destek birimleri ile irtibata geçmediği görülmektedir.
Mağdurların yaşadıkları olayları bildirmemelerinin sebepleri çeşitlilik göstermektedir. Bunlardan biri şiddetin yakın partner tarafından gerçekleştirilmesidir. Bir diğeri ise polisin olayı araştıracağına dair inancın olmaması ve yaşananlardan dolayı korku veya utanç duygusu hissedilmesidir.[43]
Kadın cinayetleri de raporda değinilen konular arasındadır. 2022 yılında Belçika ve Portekiz hariç 25 üye ülkeden alınan verilere göre 1455 kadın kasıtlı olarak öldürülmüştür. Bu kadınların yarısından çoğu bir aile içi fail tarafından öldürülmüştür. Öte yandan, 2022 yılında 25 üye ülkede 2356 erkek kasıtlı bir şekilde öldürülmüş ve bunların üçte biri aile içi fail tarafından gerçekleştirilmiştir.
Bunun yanında, rapora göre birden fazla ayrımcılık temelinde yaşanan şiddet de dikkate değer bir konudur. Bu bağlamda şiddet mağduru bir kadının aynı zamanda yaşı, cinsel kimliği, dini ve ırkı ile değerlendirilmeli ve mülteci ya da yoksul olup olmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. 2024 yılında yapılan ankete göre ikamet ettikleri ülkeden farklı bir üye ülkede doğmuş kadınlar, anketin yapıldığı ülkede doğmuş kadınlara ya da AB dışı bir ülkede doğmuş kadınlara kıyasla daha yüksek oranlarda şiddete maruz kalmaktadır. Şehirde yaşayan kadınlar fiziksel şiddete, tehdide ya da cinsel şiddete %34 oranında maruz kalmakta iken kasabalarda ve banliyölerde yaşayan kadınlarda bu oran %28,6 ve kırsalda yaşayan kadınlarda ise %27,3’tür.
Son olarak, teknolojinin de saldırganlar için bir platform niteliği taşıdığı belirtilmektedir. Bu eylemler arasında mevcut ya da eski partnerine zarar vermek amacıyla o kişinin kişisel bilgilerini çevrim içi olarak yayma, akıllı teknolojileri ve güvenlik sistemlerini kontrol ve korku amacıyla kullanma ve kadınlara ilişkin yasa dışı içerikler izleme ve paylaşma yer almaktadır. Bu bağlamda raporda 2024 yılında yapılan Eurostat anketine ilişkin verilere de yer vermektedir. Buna göre anket gerçekleştirilmeden önceki üç ay için AB’deki kişilerin %33,50’si düşmanca mesajlar almıştır.[44] Ayrıca, Eurostat’ın tahminlerine göre AB’deki kişilerin %12,02’si cinsiyetlerinden dolayı hedef alınmıştır. Bu mesajlara maruz kalma oranı 16-29 yaş arasında daha yüksektir.
Bu sorunlarla mücadele edebilmek amacıyla AB düzeyinde atılan adımlardan bir tanesi Haziran 2024’te yürürlüğe giren Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile içi Şiddetle Mücadele Hakkında AB Yönergesi’dir.[45] Bu yönerge siber şiddet dâhil olmak üzere suçlara ve cezalarına yönelik tanımlar getirdiği gibi mağdurların korunması ve desteklenmesine ilişkin standartları da belirlemektedir. Aynı zamanda kurumlar arası koordinasyon ve iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik tedbirleri de kapsamaktadır.
Bunlara ek olarak Avrupa Komisyonu AB’nin 2020-2025 yılları toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin stratejisini kabul etmiş ve bunu uygulamaya devam etmiştir. 2023 yılında Mağdurların Hakları Yönergesi (The Victims' Rights Directive) yayımlamıştır. Bu yönergede sadece kadınlar değil tüm mağdurlar ele alınmaktadır. Bu yönergenin revizyonu 2024 yılında sürdürülmeye devam etmiştir. Revizyon ile mağdurların bilgiye ve suç bildirimine erişimini iyileştirme, hassas gruplardaki mağdurların uzmanlara erişimini kolaylaştırma, mağdurların yargı süreçlerine katılımını sağlamlaştırma, mağdurların tazminata erişimini kolaylaştırma ve mağdurların korunmasına ilişkin tedbirlere katkı sağlama amaçlanmaktadır.
AB düzeyinde bu konulara katkı sağlamak için ortaya atılan diğer iki adım ise Dijital Hizmetler Yasası (the Digital Services Act) ve Yapay Zekâ Yasası’dır (the Artificial Intelligence Act). Dijital Hizmetler Yasası bu kapsamda erişilebilir, güvenli ve öngörülebilir bir ortamın oluşturulmasını hedeflediği gibi kadınlara karşı siber şiddet ile mücadele sürecine de katkı sağlamaktadır. Bununla beraber Yapay Zekâ Yasası, cinsiyete dayalı şiddeti meydana getiren sistemleri de yasaklamaktadır. Bu yasa özellikle kadınları ve kız çocuklarını izlemek ve manipüle etmek için kullanılan yapay zekâ sistemler için getirilmiş bir uygulamadır. Bunun yanında, deepfake dâhil, yapay olarak üretilmiş içeriklere şeffaf olma yükümlülüğü getirmektedir.
Sonuç olarak THA bu konuda bazı öneriler ortaya koymaktadır. Bu önerilerden ilki Üye Devletlerin şiddet mağdurlarına destek sunan ve suç bildirimi yapılmasını sağlayan yapıları güçlendirmesidir. Bunun yanında, polis ve diğer kamu hizmetlerinin kadınları suçları ihbar etmeye ve mağdur ile uygun ile iletişim konusunda eğitilmesi tavsiye edilmektedir. Ayrıca, Üye Devletlerin kadına karşı şiddet ile ev içi şiddet konusundaki yönergeye uyumlu olması için yasalarını ve politikalarını gözden geçirmesini tavsiye etmektedir.
Sonuç
2007 yılında kurulan THA, Avrupa’da temel hakların durumuna ilişkin gelişmeleri inceleyen ve düzenli olarak rapor hazırlayan bir kurumdur. Bu bağlamda 2025 Temel Haklar Raporu’nu yayımlayarak 2024 yılında Avrupa’daki temel hakların güncel durumuna ilişkin görüşlerini paylaşmıştır. Bu raporda seçimler sırasında gerçekleşen temel hak ihlalleri ve cinsiyet ayrımcılığı temelindeki şiddet konuları merkeze alınmıştır.
Raporda ilk olarak 2024 yılında temel hakların genel görünümüne ilişkin bir değerlendirme yapılmıştır. Buna göre Avrupa’nın rekabetçi, müreffeh ve güçlü olmasının önceliklendirildiği belirtilmiştir. Diğer yandan, AB’nin değerlerini koruma ve teşvik etme hedeflerinin geri planda kalmaması gerektiği de vurgulanmıştır. Bu bağlamda AB’de ekonomi ve rekabetçilik gibi konuların ön planda olduğu ifade edilerek bu durumun özellikle çevre konusundaki hukuki düzenlemeleri olumsuz etkileyebileceğine yönelik olarak uyarı yapılmıştır.
2024 yılında enflasyonun yüksek olmasından dolayı ekonomik ve sosyal hakların kısıtlandığı vurgulanmaktadır. Jeopolitik belirsizliklerin ve küresel çatışmaların AB’deki temel haklar üzerindeki eşitsizliği derinleştirdiği ve ayrımcılığı gün yüzüne çıkardığı ifade edilmektedir. Toplumun genelinden farklı dini gruplar veya kadınlar gibi gruplara karşı olan hoşnutsuzluğun devam ettiğinin altı çizilmektedir. Bunun yanında, bir kişi eğer bu sorunu birden fazla ayrımcılık temelinde yaşıyor ise -hem toplumun çoğunluğundan farklı bir dine mensup hem de kadın gibi- bu kişilerin temel hakların kaybına daha açık olduğu konusunda uyarı yapılmaktadır.
THA, ilk olarak 2024 yılında Avrupa’da birçok seçim gerçekleştiğini ve bu seçimlerde temel haklara ilişkin bazı ihlallerin yaşandığına dikkat çekmiştir. Seçim dönemlerinde AB ile ilgili yayılan bazı yanlış haberlere ve üretilen sahte videolara atıf yapan THA, sürecin bu kapsamda manipüle edilmeye çalışıldığına değinilmiştir. Buna yanıt olarak Birlik, dezenformasyonu engellemek ve temel hakları garanti altına almak amacıyla Yapay Zekâ Yasası ve Dijital Hizmetler Yasası’nı geliştirmiştir. Benzer bir şekilde Türkiye’de gerçekleşen seçimler de dezenformasyonun çeşitli örneklerine rastlanmıştır. 2023 yılında gerçekleşen seçimlerde gerçeği yansıtmayan birçok haberin ve dezenformasyonun ortaya çıktığı görülmüştür.[46] Türkiye’de de seçim dönemlerinde temel haklar bakımından bir ihlal yaşanmaması amacıyla Türkiye’de de AB’dekine benzer Yapay Zekâ Yasası, Dijital Hizmetler Yasası ve Siyasal Reklamlar ve Şeffaflık Tüzüğü gibi hukuki düzenlemelerin gündeme getirilebileceği düşünülmektedir. Ayrıca, AB’de bu kapsamda oluşturulan bazı kurallar ile arama motorları ve çevrim içi platformlar söz konusu düzenlemelere uymadığı takdirde para cezası gibi yaptırımlar söz konusudur.
THA’nın ele aldığı ikinci konu şiddet mağduru kadınların etkili şekilde korunması olmuştur. Raporda cinsiyete dayalı şiddete ilişkin veriler paylaşılarak şiddet mağdurlarının adalete erişiminin iyileştirilmesi gerektiğine değinilmektedir. Ek olarak, raporda şiddetin çevrim içi platformlarda artış gösterdiği ve teknolojinin suçlular için bir araç hâline geldiği vurgulanmaktadır. Bu sorunlardan çözüm üretmek amacıyla AB, mağdurların haklarını iyileştirmek için bir yönerge, toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin bir strateji, Dijital Hizmetler Yasası ve Yapay Zekâ Yasası gibi düzenlemeler geliştirmiştir. Raporda mağdurların suç bildirimi yapabilmesi için destek verilmesi, kamu çalışanlarının ve polisin mağdurlar ile iletişim konusunda eğitim alması gerektiği tavsiye edilmektedir. Türkiye’de ise TÜİK tarafından yayımlanan Türkiye’de İstatistiklerle Kadın 2024 başlıklı rapora[47] göre yaşamının herhangi bir döneminde eşi/birlikte olduğu erkek tarafından fiziksel ve/veya cinsel şiddete maruz kalmış 15-59 yaş grubundaki kadınların oranları 2014 yılında %37,5’tir. Bu kadınların %43,3’ünün ise eğitimi yoktur veya ilköğretimi bitirmediği belirtilmektedir. 2024 yılı verilerine göre yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvensiz ve çok güvensiz hissedenlerin oranı kadınlarda %35,9 iken bu oran erkeklerde %15,2 olmuştur. Bunun yanında, milletvekili temsil oranlarına da yer verilen raporda 2024 yılında kadınların temsil oranının Türkiye’de %19,9 olduğu ancak bu oranın AB’de %33,6 olduğuna dikkat çekilmektedir. Türkiye’deki kadın bakan sayısı ise yalnızca bir olmasına karşın erkek bakan sayısı ise 16’dır.
THA, 2024 yılına ilişkin yayımladığı raporda AB’de gerçekleşen seçimler ve kadına şiddet meselelerine odaklanmıştır. Ekonomik belirsizliklerin ve jeopolitik krizlerin yoğunluğundan dolayı temel hakların ihlal edilmesi riskinin arttığı konusunda uyarı yapılmıştır. Ek olarak, AB’nin rekabetçilik ve ekonomi gibi gündemleri sebebiyle temel hakların göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda kadına yönelik şiddet, dijital platformların şiddet aracı olarak kullanımı ve kapsayıcılık gibi temel haklara ilişkin sorunların yalnızca AB değil, dünyanın birçok yerinde mücadele edilen sorunlar olduğu görülmektedir. Bu sorunların çözülmesi amacıyla THA tarafından ortaya atılan toplumsal cinsiyet eşitliği stratejilerinin uygulanması, kadına yönelik şiddet ile mücadelede kurumsal desteğin artırılması, dezenformasyonla mücadelede yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi, etkili bir şekilde verilerin toplanması gibi çalışmaların etkili olabileceği düşünülmektedir. Diğer yandan, bu tedbirlerin ne kadar uygulanabilir olduğu sorusunun cevabı ise belirsizliğini korumaktadır.
[1] EUR-LEX, COUNCIL REGULATION (EC) No 168/2007 of 15 February 2007, https://eur-lex.europa.eu/eli/reg/2007/168/2022-04-27 Erişim Tarihi: 29.07.2025.
[2] European Union Agency for Fundamental Rights, About FRA, https://fra.europa.eu/en/about-fra Erişim Tarihi: 29.07.2025.
[3] Merve Ağzıtemiz, “Temel Haklar Ajansı”, İKV Ansiklopedisi, https://www.ikv.org.tr/images/files/avrupa_birligi_ansiklopedisi.pdf, s.1016.
[4] European Union for Agency for Fundamental Rights, Fundamental Rights Report 2025, 10.06.2025, https://fra.europa.eu/en/publication/2025/fundamental-rights-report-2025 Erişim Tarihi: 17.09.2025.
[5] Official Journal of the European Union, DIRECTIVE (EU) 2024/1760 OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL of 13 June 2024 on corporate sustainability due diligence and amending Directive (EU) 2019/1937 and Regulation (EU) 2023/2859, 05.07.2024, https://eur-lex.europa.eu/eli/dir/2024/1760/oj Erişim Tarihi:17.09.2025.
[6] Official Journal of the European Union, IRECTIVE (EU) 2022/2464 OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL of 14 December 2022 amending Regulation (EU) No 537/2014, Directive 2004/109/EC, Directive 2006/43/EC and Directive 2013/34/EU, as regards corporate sustainability reporting, 16.12.2022, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX:32022L2464 Erişim Tarihi:17.09.2025.
[7] Official Journal of the European Union, REGULATION (EU) 2020/852 OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL of 18 June 2020 on the establishment of a framework to facilitate sustainable investment, and amending Regulation (EU) 2019/2088, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX:32020R0852 Erişim Tarihi:17.09.2025.
[8] Council of Europe, “2024 LOCAL AND REGIONAL ELECTIONS CALENDAR”, 04.09.2024, https://rm.coe.int/2024-calendar-elections-061223/1680ada573 Erişim Tarihi:05.08.2025.
[9] Tarja Laaninen, Youth, Social Media and the European Elections, European Parliamentary Research Service, 2024, s. 1; Meta, 2024 European Parliament Post-elections Report – Digital Services Act: Elections guidelines, 2024, s. 1–2. European Commission, “DSA: Very large online platforms and search engines”,
https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/policies/dsa-vlops Erişim Tarihi:11.08.2025.
[10] UN, General Comment No:25,27.08.1996, https://digitallibrary.un.org/record/221930?ln=en&v=pdf Erişim Tarihi:11.08.2025. European Court of Human Rights, judgment of 2 March 1987 Mathieu-Mohin and Clerfayt v Belgium, 02.03.1987.
[11] European Digital Media Observatory (EDMO), Systemic Vulnerabilities, MIL, Disinformation Threats: Preliminary risk assessment ahead of the 2024 European elections, 2024, https://edmo.eu/wp-content/uploads/2024/06/Preliminary-Risk-Assessment-Report.pdf Erişim Tarihi:13.08.2025.
[12] European Commission, “Commission stress tests platforms’ election readiness under the Digital Services Act”, 24.04.2025, https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/news/commission-stress-tests-platforms-election-readiness-under-digital-services-act Erişim Tarihi:27.08.2025.
[13] Official Journal of the European Union, COMMISSION RECOMMENDATION (EU) 2023/2829 of 12 December 2023 on inclusive and resilient electoral processes in the Union and enhancing the European nature and efficient conduct of the elections to the European Parliament, 20.12.2023, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=OJ:L_202302829 Erişim Tarihi:27.08.2025.
[14] Edmo, Final Report – Outputs and outcomes of a community-wide effort, 2024, s.13.
[15] Czech Elves 2024 aktaran FRA 2025.
[16] EDMO, “EU elections disinfo bulletin” NO:17, 02.05.2024, https://edmo.eu/thematic-areas/elections/european-elections/eu-elections-disinfo-bulletin/#issue17 Erişim Tarihi:02.09.2025.
[17] Eric Lagneau 2024 aktaran FRA 2025
[18] Lisa O'Carroll, “Disinformation networks ‘flooded’ X before EU elections, report says”, The Guardian, 12.07.2024, https://www.theguardian.com/world/article/2024/jul/12/disinformation-networks-social-media-x-france-germany-italy-eu-elections Erişim Tarihi:02.09.2025.
[19] Mimi Mihailescu,” How Calin Georgescu's TikTok tactics rewired Romanian politics”, The Loop, https://theloop.ecpr.eu/how-calin-georgescus-tiktok-tactics-rewired-romanian-politics/ Erişim Tarihi:02.09.2025.
[20] Romania: Constitutional Court of Romania aktaran FRA 2025 s.34
[21] Romania: Constitutional Court of Romania aktaran FRA 2025 s. 35
[22] European Commission, “The Digital Services Act, https://commission.europa.eu/strategy-and-policy/priorities-2019-2024/europe-fit-digital-age/digital-services-act_en Erişim Tarihi:02.09.2025.
[23] Official Journal of the European Union, “REGULATION (EU) 2024/900 OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL of 13 March 2024 on the transparency and targeting of political advertising”, 20.3.2024, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32024R0900 Erişim Tarihi:02.09.2025.
[24] Official Journal of the European Union, REGULATION (EU) 2024/1689 OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL of 13 June 2024 laying down harmonised rules on artificial intelligence and amending Regulations (EC) No 300/2008, (EU) No 167/2013, (EU) No 168/2013, (EU) 2018/858, (EU) 2018/1139 and (EU) 2019/2144 and Directives 2014/90/EU, (EU) 2016/797 and (EU) 2020/1828 (Artificial Intelligence Act), EUR-Lex, 12.7.2024, https://eur-lex.europa.eu/eli/reg/2024/1689/oj/eng Erişim Tarihi:03.09.2025.
[25] European Parliament and Council of the European Union, Regulation (EU) 2024/1689 of the European Parliament and of the Council of 13 June 2024 laying down harmonised rules on artificial intelligence and amending Regulations (EC) No 300/2008, (EU) No 167/2013, (EU) No 168/2013, (EU) 2018/858, (EU) 2018/1139 and (EU) 2019/2144 and Directives 2014/90/EU, (EU) 2016/797 and (EU) 2020/1828 (Artificial Intelligence Act), EUR-Lex, 12.7.2024, https://eur-lex.europa.eu/eli/reg/2024/1689/oj/eng, Erişim Tarihi:03.09.2025.
[26] UN Human Rights Committee, “General comment adopted by the Human Rights Committee under article 40, paragraph 4, of the International Covenant on Civil and Political Rights”, 27.08.1996, https://digitallibrary.un.org/record/221930?ln=en&v=pdf Erişim Tarihi:03.09.2025.
[27]Office for Democratic Institutions and Human Rights, ODIHR Special Election Assessment Mission
Final Report, 27.11.2024, https://www.osce.org/files/f/documents/7/e/581764.pdf Erişim Tarihi:04.09.2025.
[28]Organization for Security and Co-operation in Europe, 30.08.2024, https://www.osce.org/odihr/elections/serbia/575488 Erişim Tarihi:05.09.2025.
[29] ZDFheute 2024 aktaran FRA 2025 s.39.
[30] Avviso Pubblico aktaran FRA 2025 s.39.
[31] Official Journal of the European Union, COUNCIL FRAMEWORK DECISION 2008/913/JHA of 28 November 2008 on combating certain forms and expressions of racism and xenophobia by means of criminal law, UER-Lex, 06.12.2008, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX:32008F0913 Erişim Tarihi:05.09.2025
[32] Official Journal of the European Union, “REGULATION (EU) 2022/2065 OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL of 19 October 2022 on a Single Market For Digital Services and amending Directive 2000/31/EC (Digital Services Act)”, EUR-Lex, 27.10.2022, https://eur-lex.europa.eu/eli/reg/2022/2065/oj/eng Erişim Tarihi:05.09.2025
[33] Council of European Union, Proposal for a COUNCIL REGULATION on the election of the Members of
the European Parliament by direct universal suffrage, repealing Council Decision 76/787/ECSC, EEC, Euratom and the Act concerning the election of the members of the European Parliament by direct universal suffrage annexed to that Decision, 08.11.2023, https://data.consilium.europa.eu/doc/document/ST-15187-2023-INIT/EN/pdf Erişim Tarihi:05.09.2025
[34] European Parliament, European Elections 2024, https://results.elections.europa.eu/en/mep-gender-balance/2024-2029/ Erişim Tarihi:09.09.2025
[35] The European Institute for Gender Equality, Gender equality in the European Parliament and in national
parliaments in the European Union ahead of the 2024 election year, 2024, https://eige.europa.eu/sites/default/files/documents/gender-equality-in-the-european-parliament-and-in-national-parliaments-in-the-european-union-ahead-of-the-2024-election-year.pdf Erişim Tarihi:09.09.2025
[36] European Commission, “Guide of good electoral practices in Member States addressing the participation of citizens with disabilities in the electoral process”, 06.12.2023, https://commission.europa.eu/publications/guide-good-electoral-practices-member-states-addressing-participation-citizens-disabilities_en Erişim Tarihi:09.09.2025
[37] European Disability Forum, “EDF Manifesto on the European Elections 2024: “Building an inclusive future for persons with disabilities in the EU””, 09.05.2023, https://www.edf-feph.org/publications/eppd-manifesto-2023/ Erişim Tarihi:09.09.2025
[38] FRA 2024 aktaran FRA 2025.
[39] Togethereu, “Together.EU for democracy”, https://together.eu/ Erişim Tarihi:09.09.2025
[40] European Commission, “GenZVotes - Upgrading Gen Z Voting Habits”, https://ec.europa.eu/info/funding-tenders/opportunities/portal/screen/opportunities/projects-details/43251589/101081668/CERV?order=DESC&pageNumber=1&pageSize=10&sortBy=title&keywords=elections&isExactMatch=true&frameworkProgramme=43251589; Eurodesk, “Don’t let others choose for you”, https://2024elections.eurodesk.eu/ Erişim Tarihi:09.09.2025
[41] Eurostat, FRA ve EIGE, EU Gender-Based Violance Survey, https://fra.europa.eu/sites/default/files/fra_uploads/eu-gender_based_violence_survey_key_results.pdf Erişim Tarihi:16.09.2025
[42] FRA, Violance against women: an EU-wide suvey, https://fra.europa.eu/sites/default/files/fra_uploads/fra-2014-vaw-survey-main-results-apr14_en.pdf Erişim Tarihi:16.09.2025
[43] FRA, Stepping up the response to victims of crime: FRA’s findings on challenges and solutions, 28.11.2024, https://fra.europa.eu/en/publication/2024/stepping-response-victims-crime Erişim Tarihi:16.09.2025.
[44] Eurostat, Individuals - encountering hostile or degrading online messages, https://ec.europa.eu/eurostat/databrowser/view/isoc_ci_hm/default/table?lang=en&category=isoc.isoc_i.isoc_iiu Erişim Tarihi:16.09.2025.
[45] Official Journal of the European Union, DIRECTIVE (EU) 2024/1385 OF THE EUROPEAN PARLIAMENT AND OF THE COUNCIL of 14 May 2024 on combating violence against women and domestic violence, 24.5.2024, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=OJ:L_202401385 Erişim Tarihi:16.09.2025.
[46] Emre Eroğlu, Seçim Dönemlerinde Sosyal Medya Dezenformasyonu: 2023 Genel Seçimleri Üzerine Bir İçerik Analizi, Electronic Cumhuriyet Journal of Communication, 2023, 5,2, 142-151.
[47] TÜİK ve UN Women, Türkiye’de İstatistiklerle Kadın 2024, 2024, https://www.tuik.gov.tr/media/announcements/istatistiklerle_kad%C4%B1n2024.pdf Erişim Tarihi:19.09.2025.