İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

Türkiye’nin AB Uzmanı
ANA SAYFA » GÜNDEMDEN » 2025 » İKV’DEN 2025 STRATEJİK ÖNGÖRÜ RAPORU’NA İLİŞKİN BİLGİ NOTU
19 Eylül 2025

İKV’DEN 2025 STRATEJİK ÖNGÖRÜ RAPORU’NA İLİŞKİN BİLGİ NOTU

Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan 2025 Stratejik Öngörü Raporu’na ilişkin İKV Bilgi Notu yayımlandı.
PDF

2025 STRATEJİK ÖNGÖRÜ RAPORU

Hatice Fulya Topyıldız, İKV Uzman Yardımcısı

Avrupa Komisyonu, 9 Eylül 2025 tarihinde 2025 Stratejik Öngörü Raporu’nu yayımladı.[1] Bu raporda, küresel dinamiklerin AB için yaratabileceği zorluklar ele alındı ve bunlarla mücadele için sekiz adet eylem alanı belirlendi.

Komisyon, 2020 yılından beri stratejik öngörülere ilişkin yıllık rapor yayımlıyor. 2025 Stratejik Öngörü Raporu’nda teknolojik ve demografik değişimler gibi zorluklardan dolayı küresel düzeyde öngörülerde bulunmanın oldukça zor olduğu belirtilerek farklı senaryolara hazır olmak amacıyla AB’nin dayanıklılık seviyesinin artırılması gerektiği ifade ediliyor. Bu sebeple, dayanıklılığın dönüştürücü nitelikte, proaktif ve ileriye dönük olması gerektiği vurgulanıyor.  Ayrıca, yedi adet küresel eğilime yer verilerek bu eğilimlere uyum sağlanması için AB’nin vatandaşlarına destek sağladığı belirtiliyor.[2] Bu eğilimler şu şekilde sıralanıyor:

  • Değişen dünya düzeni,
  • Değişen güvenlik paradigması,
  • İklim değişikliğinin hızlanması ve çevresel tahribat,
  • Teknolojik değişimin hızlanması,
  • Demografik dengesizliklerin artması,
  • Eşitsizliklerin derinleşmesi,
  • Demokrasinin karşılaştığı tehditler.

Raporda küresel gelişmelere ve AB’ye özgü zorluklara yer verilerek bunlara karşı dirençlilik seviyesinin yükseltilmesi gerektiği ifade ediliyor. Küresel gelişmelerden ilki güvenlik olarak karşımıza çıkıyor. Buna göre Rusya-Ukrayna Savaşı, güvenliğe bakışı değiştirdi ve tedarik zinciri ile ticaret gibi unsurlar ise silah hâline getirildi. Ayrıca, güvenlikte var olan herhangi bir eksikliğin işletmeleri, yatırımları ve yaşam kalitesini etkileyebileceği vurgulandı.

İkinci gelişme ise kurallara dayalı uluslararası düzenin bozulması olarak belirlendi. Kurallara dayalı uluslararası düzenin zarar görmesinin, özellikle AB gibi “açık olma” üzerine kurulan bir kurum için önemli olduğu ifade edildi. Bir diğer küresel gelişme ise su kaynaklarının kötüleşmesi, doğanın bozulması ve iklim değişikliğinin etkileri oldu.

Ekonomik rekabetçilik ve stratejik özerklik arayışı, raporda ele alınan AB’ye özgü zorluklardan ilki olarak karşımıza çıkıyor. Dayanıklılığın sağlanması için bu iki unsurun oldukça önemli olduğu ifade ediliyor. Bununla beraber, net sıfır emisyon ve dijital teknolojiler alanlarında inovasyon yapabilme kapasitesinin de bu unsurlara bağlı olduğu kaydediliyor. İkinci olarak, teknolojiye yaklaşımın dengeli olması gerektiği belirtilerek rekabetçiliği güçlendirmek için risklerin iyi yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu bağlamda teknolojinin, rekabetçiliği ve verimliliği artırmaktan, yeşil ve dijital dönüşümü desteklemeye kadar birçok alanda dönüştürücü etkiye sahip olduğu dile getiriliyor. Ancak, güvenlik, vatandaş hakları, demokrasi ve iklime ilişkin risklerin yönetilmesi için de uygun politikalara ihtiyaç duyulduğu ekleniyor. Son olarak, halkın refah düzeyinin, demokrasinin ve temel değerlerin tehdit altında olduğu belirtiliyor.

Raporun devamında, AB’nin dirençliliğini geliştirebileceği sekiz eylem alanı ortaya koyuluyor. Bu alanlar,

  • AB’nin güçlü, istikrarlı ve güvenli bir yuva niteliğine sahip ve dünya çapında bir ortaklıklar kurmuş olarak küresel vizyonun inşa edilmesi,
  • Teknoloji merkezli bir yaklaşım ile iç ve dış güvenliğin artırılması,
  • Huzurun ve değerlerin desteklenmesi için teknolojinin ve araştırmanın gücünün kullanılması,
  • Şoklara karşı dayanıklılığı sağlamak ve büyümeyi sürdürmek için ekonomik dirençliliğin güçlendirilmesi,
  • Avrupa toplumsal modelinin bir parçası olarak sürdürülebilir ve kapsayıcı refaha katkı sunulması,
  • Teknolojik ve toplumsal değişimlere hazırlanmak için eğitimin ve becerilerin yeniden ele alınması,
  • Demokrasiyi, medya özgürlüğünü ve toplumsal uyumu korurken aynı zamanda dezenformasyonla mücadele edilmesi,
  • Demografik dönüşümü öngörerek kuşaklar arası adaletin teşvik edilmesi.

Sonuç olarak, küresel dönüşümün gücünden yararlanmak ve 2040’a kadar dayanıklı bir AB inşa etmek için öngörü yöntemlerinin etkili şekilde kullanılması ve bahsedilen eylemlerin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

 

[1] European Commission, “2025 Strategic Foresight Report sets out 'Resilience 2.0' to guide Europe's long-term choices”, 09.09.2025, https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_25_2036 Erişim Tarihi:15.09.2025.

[2] European Commission, 2025 Strategic Foresight Report Resilience 2.0: Empowering the EU to thrive amid turbulence and uncertainty, ”, 09.09.2025, https://commission.europa.eu/document/download/2e1f1de3-dff6-44f7-b2a3-1dd8eee396bb_en?filename=COM_2025_484_1_EN.pdf Erişim Tarihi:15.09.2025.