TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ İTALYA’NIN BAŞKENTİ ROMA’DA ELE ALINDI

“AB Dönem Başkanlıkları ve Türkiye-AB İlişkileri” Projesi çerçevesinde İKV AB Dönem Başkanı İtalya’nın başkenti Roma’da “Turkey-EU Relations: The Way Forward” başlıklı bir seminer düzenledi. İtalya’nın prestijli düşünce kuruluşu olan Uluslararası İlişkiler Enstitüsü - Istituto Affari Internazionali (IAI) işbirliğinde, 1 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirilen seminere, Roma’daki diplomatik misyonlardan, İtalya Dışişleri bakanlığı, üniversiteler ve medyadan geniş bir izleyici grubu katıldı. Seminerin açış konuşmalarını İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan ve IAI Türkiye uzmanı Nathalie Tocci yaptı. Seminerin açış oturumunda, AB Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya ve İtalyan Dışişleri Bakanlığı AB İşleri Genel Müdür Yardımcısı Cupillo birer konuşma gerçekleştirdi.

Seminerde Türkiye’deki güncel siyasi ve ekonomik gelişmeler ele alınırken, Türkiye’nin AB üyeliği hedefinin önemi ve İtalya’nın Türkiye’ye verdiği destek üzerinde duruldu. Toplantıda ayrıca İKV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kale Grubu CEO’su Zeynep Bodur Okyay; AK Parti MYK Üyesi, Albayrak Şirketler Grubu Genel Koordinatörü, MÜSİAD eski Başkanı ve İKV eski uzmanı Doç. Dr. Ömer Bolat; Avrupa İstikrar Girişimi - Europan Stability Initiative Başkanı Gerald Knaus; Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Çarkoğlu; ve Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ali Resul Usul Türkiye-AB ilişkilerinin farklı boyutlarını ele alan birer sunum gerçekleştirdi.,

 



 
 

Seminerde konuşmacılar aşağıdaki konuları vurguladılar:

İKV Başkanı Vardan: “AB ile kapsamlı ilişkilerimiz var, ama ilişkilerde eşitlik yok”

Seminerin açış konuşmasını yapan Vardan, İKV’nin 1965 yılında kurulan bir sivil toplum örgütü olarak, Türkiye-AB ilişkileri alanındaki ilk ve tek ihtisas kuruluşu olduğunu ve Türk iş dünyasını temsil ettiğini vurguladı. Vardan, iş dünyasından gelen bir kişi olarak, Türkiye’nin iktisadi açıdan AB’ye büyük ölçüde entegre olduğunu, ancak vize engeli, Türkiye’nin AB serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde yer alamaması gibi sorunların ilişkilerin daha da gelişmesine sekte vurduğunu, ayrıca haksız ve ayrımcı bir yaklaşım olarak değerlendirildiğini belirtti. Vardan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2014 yılını AB yılı olarak ilan ettiğini hatırlatarak, İKV’nin müzakere sürecinin tam üyelik ile sonuçlanmasını istediğini ve bunun için bir hedef tarihin belirlenmesinin şart olduğunu belirtti.

 AB Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya: “2014 AB yılı olacak”

Türkiye’nin Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Dr. Alaattin Büyükkaya, yaptığı konuşmada, 2014 yılının Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından AB yılı olarak ilan edildiğini ve AB üyeliğinin Türkiye için stratejik bir hedef olmaya devam ettiğini belirtti. Büyükkaya, müzakere sürecinde 14 faslın açıldığını ancak sadece birinin geçici olarak kapatıldığını söyledi ve başta Fransa ve GKRY olmak üzere üye devletlerin getirdiği haksız siyasi blokajlar nedeniyle 17 faslın bloke durumda olduğunu ekledi. Büyükkaya, AB Bakanlığı’nın yeni açıkladığı AB stratejisinden söz etti ve Türkiye’nin AB’ye uyum sürecinde siyasi reformları ve sosyo-ekonomik dönüşümü sağlamaya kararlı olduğunu belirtti. Büyükkaya, Türkiye’deki olumlu iktisadi ve diğer gelişmelerden söz etti ve Türkiye’nin AB’ye katılımının iki taraf için bir “kazan-kazan” durumu olacağını ve Türkiye’nin Avrupa kıtasının refahına önemli katkıda bulunacağını ekledi. Büyükkaya ayrıca,  Türk halkının yarısından fazlasının AB üyeliğinin ülkemizin yararına olacağına inandıklarını belirti. Son olarak, İtalya’nın AB Dönem Başkanlığı’nın önemine değinen Büyükkaya,  İtalya ve Türkiye arasındaki yakın ilişkilerin Türkiye’nin AB adaylık sürecine olumlu bir şekilde yansımasını ümit ettiğini açıkladı.

İtalyan Dışişleri Bakanlığı AB İşleri Genel Müdür Yardımcısı  Cupillo: “İtalya’nın AB Dönem Başkanlığında yeni fasılların açılması muhtemel”

İtalyan Dışişleri Bakanlığı AB İşleri Genel Müdür Yardımcısı Cupillo, Kasım ayında Türkiye’nin AB müzakerelerinde bölgesel politika faslının açılmasının 3 yıl aradan sonra sürecin yeniden ivme kazanacağına dair olumlu bir sinyal olarak algılandığını belirtti. İtalya’nın Türkiye ile ilişkilere verdiği önemden söz etti ve Ocak ayına kadar devam edecek İtalya’nın AB Konseyi dönem başkanlığında bir veya iki faslın açılmasının muhtemel olduğunu ekledi. Bu süreçte, Türkiye’nin AB müktesebatına uyum çalışmalarının ve özellikle iç reformların devam etmesinin büyük önem taşıdığını da belirtti.

 

 

İKV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kale Grubu CEO’su Zeynep Bodur Okyay: “Türkiye-AB ilişkilerinde uzun nişanlılık dönemini bitirelim ve gerçek evliliğe adım atalım”.

 İKV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kale Grubu CEO’su Zeynep Bodur Okyay yaptığı konuşmada Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerin iktisadi ve ticari boyutları üzerinde durdu ve İtalya’nın Türkiye açısından önemine değindi. Okyay, Türkiye’nin AB’nin serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde yer alamamasının yarattığı sonuçlara değindi ve özellikle AB ve ABD arasında müzakere edilen Trans-Atlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP)’ye dahil olmamasının Türkiye için bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Okyay, Türkiye’nin bir gümrük birliği ortağı olarak mutlaka masada bulunması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin AB’ye katacağı dinamizmden söz eden Okyay Türkiye İtalya ilişkilerinde de değindi ve İtalya’nın AB’nin kilit ülkelerinden biri olduğunu, Türkiye ile birçok ortak noktası bulunduğunu ve her alanda işbirliği yapılabileceğini belirtti.

 

European Stability Initiative (Avrupa İstikrar Girişimi) Direktörü Gerald Knaus: “Türkiye’nin AB müzakereleri bir yere gitmiyor. Süreci canlandırmak için vize serbestisi yol haritası yaklaşımı katılım müzakerelerine de uygulanabilir.”

 ESI Direktörü Gerald Knaus, Türkiye AB ilişkilerinde vize ve geri kabul konusunda yaptığı konuşmada, katılım müzakerelerinin siyasi engeller nedeniyle hedeflenen sonuca gitmediğini, açılan fasılların Türk vatandaşlarının hayatında somut etkilerinin hissedilmediğini belirtti. ESI Direktörü, bu haliyle katılım müzakerelerinin liyakata dayalı yani meritokratik olmadığını, Türkiye gibi aday ülkelerde reform yanlılarını güçlendirmediğini ve engelleri dayattığını söyledi.  Knaus, AB’nin Batı Balkan ülkeleri ve Türkiye’ye uyguladığı ve somut kriterlerin yerine getirilmesine bağlanan vize serbestisi sürecinin “katı ama adil” bir yaklaşıma sahip olduğunu, şeffaf ve dürüst bir şekilde yürütüldüğünü, bu yaklaşımının katılım müzakerelerine de uyarlanabileceğini ve her müzakere faslı için somut kriterler içeren bir yol haritasının belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Karar ve Yürütme Kurulu üyesi Ömer Bolat: “Türkiye’de meydana gelen iktisadi kalkınma “Evet, yapabiliriz” yaklaşımını getirdi”

Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Karar ve Yürütme Kurulu üyesi, Albayrak Şirketler Grubu Genel Koordinatörü, MÜSİAD eski Başkanlarından ve eski İKV uzmanı Ömer Bolat, konuşmasında Türkiye’nin ekonomik durumunu ayrıntılı bir şekilde sundu ve son dönemde kaydedilen büyüme ve ekonomik reformlar ile Türkiye’nin kalkınmada önemli bir hamle içinde olduğunu belirtti. Türkiye’de meydana gelen sosyo-ekonomik dönüşümün Türk halkının kendine güveninin de tesis ettiğini belirten Bolat, orta gelir tuzağından çıkmak, gençlere yeni iş alanları açmak ve cari açığı azaltmak için Türkiye’nin katma değeri yüksek ürün ve hizmetlerin ihracatına ağırlık vermesi, sermaye birikimini artırması ve büyüme oranını ortalama yıllık yüzde 6 oranında tutması gerektiğini belirtti. Ömer Bolat’ın konuşmasında vurgulanan bir diğer husus da, Türkiye’de tasarruf oranının çok düşük düzeyde kalması idi. Bu bağlamda, Ömer Bolat, Türkiye’nin yatırımları finanse edebilmesi için tasarrufun önemli ölçüde artırılması gerektiğini açıkladı.

 

Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Çarkoğlu: “2015 seçimlerinden sonra, normal şartlarda seçimlerin olmayacağı bir dört yıllık döneme giriyoruz”

Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, Türkiye’de seçimler ve siyasi gelişmeler konusunda yaptığı konuşmada, siyasi sistemdeki başlıca partilerin konumunu, seçim sonuçlarını ve Başkanlık sistemi tartışmalarını irdeledi. Çarkoğlu 2015 Haziran ayında yapılacak genel seçimlerin siyasi tabloda önemli bir değişikliğe yol açacağını beklemediğini belirtti ve sonrasında 2019 yılına kadar seçimsiz bir döneme girileceğini ve bu dönemde Haziran seçimlerinin sonuçlarına bağlı olarak bir Başkanlık sisteminin temellerinin atılabileceğini ifade etti.

Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ali Resul Usul: “AB Türkiye için önemli ancak sürece gerçekçi bir bakış açısı ile yaklaşmamız lazım”.

Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ali Resul Usul dünyada, güvenlik tehditlerinin artması, Batı dışı güçlerin yükselmesi, yeni çatışma alanlarının ortaya çıkması gibi gelişmelere dikkat çekti. Usul, Rusya’nın Kırım’ı ilhakı ve Ukrayna’da uyguladığı saldırgan politika ile Suriye ve Irak’ta İD – İslam Devleti adlı terör örgütünün ortaya çıkışı gibi gelişmeler sonrasında, Türkiye’nin sınırlarında güvenli bölge oluşturmaya öncelik verdiğini belirtti. SAM Başkanı Usul, Türkiye için NATO üyeliği ve AB adaylık sürecinin önemini koruduğunu vurguladı ve Türkiye’nin bölgesinde güvenliği sağlamaya önem verdiğini ekledi. Türkiye’nin AB müzakerelerine değinen Usul, sürecin siyasi mülahazalarla kesintiye uğramasının yanlış olduğunu, AB’nin kendi değerlerine dönerek, müzakereleri liyakata dayalı bir değerlendirmeye bağlaması gerektiğini belirtti. Usul, AB’nin Türkiye’de çekim gücünü yitirmesine rağmen, Türk halkı için hala önemli olmaya devam ettiğini ekledi.

 

2014

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2018 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT