AB ORTAK TARIM POLİTİKASI EKSENİNDE GÜMRÜK BİRLİĞİ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ

İKV AB Bilgi Merkezi 22 Kasım 2016 tarihinde, İstanbul’da “AB Ortak Tarım Politikası Ekseninde Gümrük Birliği” isimli bir sohbet toplantısı gerçekleştirdi. İKV Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas’ın açış konuşmasıyla başlayan toplantı, Kıdemli Kırsal Kalkınma Uzmanı Halil Agah ve AB Projeleri Uzmanı Acar Şensoy’un sunumlarıyla devam etti.

Konuşmasında tarımda küreselleşmeye ve önemli küresel sorunları değinen Agah, bu sorunları dünyada iklim değişikliği, gıda güvencesi, kuraklık, gıda güvenliği, su yönetimi, salgın hastalıklar başlıkları altında örneklendirdi ve son zamanlarda dünyadaki etkilerine dair çeşitli bilgiler verdi.

Agah, tarımın bazı küresel kavramlarından da bahsederken, enerji tarımı, organik tarım, topraksız tarım, iyi tarım uygulamaları, tüketici odaklı tarım, gıda güvenliği ve güvencesi, biyoteknoloji, biyoçeşitlilik, havza yönetimi, sürdürülebilir tarım, hassas tarım gibi başlıklarla inceledi.

Fiyat endekslerinden de yararlanarak, dünyadaki fiyatlar, üretim ve talebin tamamının birbiriyle kesiştiğini vurgulayan Agah, bizim ileriye dönük vizyon geliştirmemize yardımcı olmamızı sağlayacak noktalar olduğunun altını çizdi.

Son yıllardaki yaşanan gelişmeleri açıklayan Agah, tarımda markalaşma konusunda Türkiye’nin son yıllardaki başarısına değinerek 145 farklı ürünün ticari ve uluslararası bazda üretiminin gerçekleştiğini söyledi.  Agah, Türkiye’nin 5 ürünün üretiminde 1’inci sırada olduğuna ve 23’e yakın üründe de dünyanın ilk 5 üretici arasında olduğunu aktarırken, bu ürünlerin tarımsal ürünler olduğunu ve tarımda markalaşma kapsamında önemli rol oynadığını ekledi.

Agah, tarım ve gıda sektörünün birbirinden ayrı düşünülmemesi gereken kaçınılmaz destekçiler olduğunu söylerken, sağlıklı yeterli ve rekabet edebilir ürünlerin ihracatının önemliliğini dikkat çekti. 2015 yılı itibariyle Türkiye’den tarım ürünleri ihracatı yapılan ilk beş ülkenin Rusya, Almanya, Romanya, Ukrayna ve Suudi Arabistan olduğunu söyleyen Agah, ihracat konusunda gerçekleştirilen ülkelerdeki talebin önemini değindi.

Ayrıca Türkiye’nin AB’ye ihraç edilebilirlik bakımından su ürünlerine daha fazla önem vermesi gerektiğinin de altını çizen Agah, Türkiye’nin bu konuda dünyada en hızlı büyüyen 3’üncü ülke olduğunu da not etti. Mevzuat, pazarlama sistemleri, organizasyon yapılarının bir bütün olarak işlemesini sağlayacak sistemli bir teknolojinin önemli olduğunu ifade eden Agah, bu kapsamda da organik tarımın arttırılmasına değindi.

Son olarak, enerji konusunda biyoyakıt üretim kapasitesinin hızlı bir şekilde büyüdüğünü belirten Agah, Türkiye’de de çiftçilerinin diğer ülkelerde olduğu gibi kooperatif şirket ve dernek gibi birleşimler gerçekleştirip organize olması gerekliliğinin altını çizdi. Agah, Türkiye’nin dinamik ve büyük bir iç pazara sahip olmasını yanı sıra tarımsal açıdan bölgede önemli bir güç olduğunu vurgularken, dünyanın toplam GSYİH’nin %20’sine konum olarak en fazla 4 saat uzaklıkta olduğundan avantajlı özelliğine dikkat çekti.

Şensoy, sunumunda AB tarım politikalarının geçmişine değinerek 60’lı yıllardan bugüne iç ve dış koşullardaki değişim ile orantılı olarak reforma uğrayan ve felsefe değiştiren bir yapıyı özetledi. AB’nin tarımda, önceleri üretkenliğin yükseltilmesi ve ardından gelen üretim fazlası gibi durumların yıllar içinde değişen reformları getirdiğini söyleyen Şensoy, AB’nin ortak tarım politikası oluşturmasındaki yeterli tarımsal ürün, güvenli gıda, çiftliklerde modernizasyon, çevrenin ve hayvan refahının korunması gibi çeşitli amaçları vurguladı.

AB ortak tarım politikasında en büyük felsefe değişikliğinin, ürüne verilen desteğin minimuma indirerek çiftçinin belirli bir destek alıp pazar sinyallerine göre kendi karar mekanizmasının kurulacağı yeni bir sistem olarak şekillendiğini söyleyen Şensoy, bu kapsamda 3 temel unsur olan “Direkt Ödemeler, Piyasa Düzenlemeleri ve Kırsal Kalkınma Programlarının” kısaca açıkladı.  

Direkt ödemelere kimlerin hangi koşullarla erişebileceğini açıklayan Şensoy, AB üyesi ülkeler için zorunlu bir uygulama olan genç çiftçi desteği konusunun kapsamını sundu. Bir başka destek olan, küçük çiftçi desteğinin hedeflerini ve uygulamalarını özetleyen Şensoy, gönüllü bağlı desteklerin niteliklerine ve uygulamalarına da değindi.

Pazar tedbirlerini de açıklayan Şensoy, çeşitli sektörlere yönelik özel destek mekanizmaları, pazarlama kuralları, referans fiyatları, hibe yardımı, müdahale kuralları ve rekabet kuralları gibi kapsamlardan oluşan ortak Pazar organizasyonunu katılımcılara anlattı. Pazar tedbirlerinin nasıl işlediğini süt ve kırmızı et ürünlerine yönelik AB uygulamalarıyla örneklendiren Şensoy, daha sonra kırsal kalkınma desteklerinin nasıl yürütüldüğünü aktardı.

Şensoy, AB’nin kırsal kalkınma desteklerinde ülkelerin payları ve kırsal alanlarda bilgi transferinin, yeniliğin, rekabet edilebilirliğin, sürdürülebilir orman yönetiminin tetiklemesi; tarım ve ormancılığa ilişkin ekosistemlerin geliştirilmesi ve korunması, kırsal bölgelerde sosyal kapsamda, fakirliğin azaltılması ve ekonomik kalkınmanın teşvik edilmesi gibi hedeflerini katılımcılar ile paylaştı.

Leader Programı’nı da kısaca aktaran Şensoy, programın temalarını oluşturan, ekonomik kalkınma, işletmelerin geliştirilmesi ve istihdam yaratılması, sosyal içerme ile kırsal çevreye değindi. Şensoy, Avrupa Ortak Tarım Politikasının finansmanı, Avrupa Tarımsal Garanti Fonu ve Kırsal Kalkınma için Avrupa Tarım Fonu tarafından sağlandığını söyledi.

Türkiye’nin tarım ürünlerini de içine alacak şekilde Gümrük Birliği’ni güncellemesi durumunda olası getiri ve götürülerine değinen Şensoy, güncellemenin yeni istihdam, gelir ve dolayısıyla bir ticaret hacmini artıracağını belirtti. Şensoy, bu kapsamda Türkiye’nin ürün ve standartlarını geliştirmesini sağlarken, daha kaliteli ve güvenli ürün tüketilmesiyle tarımsal ürün fiyatlarında düşüşü de beraberinde getireceği beyan etti.

Şensoy, güncellemenin olumsuz etkileri incelendiğinde rekabet baskısının ortaya çıkması, satış kayıpları ve dolayısıyla çiftçinin gelir kaybı, gümrük gelirlerinin düşmesi, istihdam kaybı, Ortak Gümrük Tarifesine uyum ile üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünlerin artması başlıklarının üzerinde durarak, Gümrük Birliği’nin tarım ürünlerine açılması kararı alındığında tüm bu faktörlerin göz önünde bulundurulması gerekliliğinin altını çizdi.

Kıdemli Kırsal Kalkınma Uzmanı Halil AGAH'ın sunumuna buradan ulaşabilirsiniz.

AB Projeleri Uzmanı Acar Şensoy’un sunumuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

2016

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2018 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT