NÜKLEER ENERJİDE AB GÜVENLİK STANDARTLARINI DİKKATE ALALIM

Dün temeli atılan Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Türkiye’nin de nükleer enerjiye sahip olan ülkeler arasına katılma yolu açılmış oldu. Peki, adayı olduğumuz ve standartlarını örnek aldığımız AB’de durum nasıl? İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu AB’de nükleer enerjinin durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu:

“Akkuyu Nükleer Santrali’nin inşa edilmesi ile Türkiye nükleer enerji sahibi olan ülkeler arasına katılacak. Bu Türkiye’nin enerjinin mevcut enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi açısından önemli bir gelişme. Nükleer enerji malum oldukça hassas bir enerji kaynağı. AB’deki duruma baktığımızda, elektriğin yüzde 30’unun nükleer santrallerde üretildiğini görüyoruz. Hâlihazırda 14 Üye Devlette faal olan 130 nükleer reaktör bulunmakta. Nükleer Santral kurup kurmamaya Üye Devletler kendileri karar veriyor. Bu konuda AB’nin bir müdahalesi olmasa da, özellikle nükleer enerjinin güvenliği açısından AB standartları önemli rol oynuyor.”

Başkan Zeytinoğlu, nükleer enerjinin AB’nin uzun vadeli dekarbonizasyon hedeflerinin bir parçası olduğunu belirterek, nükleer enerji kullanımına ilişkin tercihin Üye Devletler’e bu konuda güvenliğin sağlanması sorumluluğunu da yüklediğini hatırlattı:

“AB, nükleer enerjinin güvenli kullanımı konusunda oldukça hassas davranıyor. Nükleer tesislerin güvenliği, radyasyona karşı korunma, radyoaktif atık yönetimi, nükleer tesislerin kötü niyetli saldırılara karşı korunması gibi konularda, AB’nin Euratom kapsamında bugüne kadar oluşturduğu bir standartlar bütünü bulunuyor. Ancak 2011’de Japonya’da meydana gelen Fukuşima kazası AB açısından da bir dönüm noktası oldu. Hatırlanacak olursa o dönemde Almanya 2029’a kadar nükleer santrallerini kapatma kararı almıştı. Ancak asıl önemli gelişme AB, Üye Devletlerdeki santrallerin güvenliğini değerlendirmek üzere hızla stres testleri düzenlenmesi ve Nükleer Güvenlik Yönergesi’nin 2014 yılında revize edilmesiydi. Artık AB’de nükleer güvenlik, bir nükleer santralin kurulumundan başlayarak tüm aşamalarında güvenlik standartlarının yerine getirilmesi, bunların düzenli olarak denetimi ve kamuoyuyla daha fazla bilgi paylaşımı anlamına geliyor. Türkiye’nin katılım müzakereleri sürecinde –ne yazık ki GKRY vetosu nedeniyle açılmayan-enerji faslı altında da nükleer enerji ve nükleer güvenlik konularına ilişkin düzenlemeler yer alıyor. Bu anlamda AB kurallarını da dikkate alarak nükleer enerjiye geçiş yapan Türkiye’nin, enerji alanında AB’ye güç katacağına inanıyorum.”

2018

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2018 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT