Buradasınız: » ANA SAYFA » AVRUPA BİRLİĞİ » AB GÜNCEL » 2016 » HAZİRAN

HAZİRAN

Dünyanın En Derin Tüneli Açıldı

İsviçre’nin Saint-Gothard bölgesinde bulunan ve dünyanın en derin tüneli olarak bilinen tünel 1 Haziran 2016 tarihinde açıldı. Açılış törenine İsviçre Cumhurbaşkanı Johann Schneider-Ammann, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve İtalya Başbakanı Matteo Renzi katıldı. Proje, yapımı 17 yıl süren ve uzunluğu 57 kilometre olan dünyanın en uzun ve en derin tüneli olma özelliğini taşıyor. Alp Dağları’nın altından Avrupa’yı birbirine bağlayan Saint-Gothard Tüneli, toplam 12 milyar dolar maliyetle tamamlandı. Yerin 2 bin 300 metre derinliğinde bulunan tünelden geçecek trenlerin saatte 250 kilometre hıza ulaşabileceği açıklandı. Tünel ile Berlin-Milan hattının yaklaşık 2 saat düştüğü belirtiliyor. Dünyanın en uzun ikinci tüneli ise 53 kilometre uzunluğu ile Japonya’da bulunan Seikan Tüneli.

 

AB Adalet ve İçişleri Konsey Toplantısı Gerçekleştirildi

AB Adalet ve İçişleri Konseyi Toplantısı 9-10 Haziran 2016 tarihlerinde Lüksemburg’da, Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı Ard Van Der Steur ve Hollanda Göç Bakanı Klaas Dijkhoff başkanlığında gerçekleşti.

Toplantıda, AB'de terörle mücadele alanında işbirliğini geliştirme yönündeki kararlılıklarını teyit eden bakanlar, ortak bir yaklaşım sergilemeye karar verdiler. Bu çerçevede, ateşli silahlar tüzüğünde değişiklik yapılması ve ateşli silahlara ilişkin daha katı kurallar getirilmesi hususunda uzlaşı sağlandı. Ateşli silahlar düzenlemesiyle suçluların silah edinmekte yasal bir boşluk bulmalarının engellenebileceğinin altı çizildi.

Toplantıda ayrıca, terörle daha etkin mücadele edebilmek amacıyla istihbarat verilerinin paylaşılması ve bunların ortak bir veri tabanında toplanması konusunda anlaşmaya varıldı. Ortak veri tabanıyla, özellikle yabancı terörist savaşçılara ilişkin tüm verilerin birleştirileceği bir sistem kurulması hedefleniyor. Bunun yanında söz konusu veri tabanına katılan ülkelerin emniyet ve istihbarat birimlerine yönelik bir yol haritası belirlendi.

AB İçişleri Bakanları, vize muafiyeti bekleyen Türkiye, Gürcistan, Ukrayna ve Kosova’nın durumunda bir gelişme sağlayamadı.

Toplantının diğer bir ana gündem maddesini ise güncel göç durumu oluşturdu. Bu doğrultuda, 18 Mart tarihli Türkiye-AB Mülteci Uzlaşısı’nın uygulanması konuları ile Orta Akdeniz’deki göç akışları ele alındı.

 

Avrupa Komisyonu 2016 Yakınsama Raporu’nu Yayımladı

Avrupa Komisyonu 7 Haziran 2016 tarihinde Yakınsama Raporunu yayımladı. Yakınsama Raporları AB Konseyinin, bir üye ülkenin Avro Alanı’na dâhil olması için gerekli koşulları yerine getirip getirmediğine karar vermesinde temel teşkil ediyor.   Raporlarda henüz avroyu para birimi olarak kabul etmemiş AB üye ülkelerinin ekonomik yakınsama dereceleri değerlendiriliyor. Yakınsama kriterleri ise üye ülkelerin Maastricht kriterleri olarak da adlandırılan fiyat istikrarı, kamu finansmanının sürdürülebilirliği, döviz kuru istikrarı ve uzun vadeli faiz oranlarına ilişkin eşik değerleri karşılama derecesi ile belirleniyor.

Buna göre,

- En düşük enflasyona sahip (en iyi performans gösteren) üç üye ülkenin yıllık enflasyon oranları ortalaması ile ilgili üye ülke enflasyon oranı arasındaki fark 1,5 puanı geçmemelidir;

- Üye ülke devlet borçlarının GSYİH’sine oranı yüzde 60’ı aşmamalıdır;

- Üye ülke bütçe açığının GSYİH’sine oranı yüzde 3’ü geçmemelidir;

- Herhangi bir üye ülkede uygulanan uzun vadeli faiz oranları 12 aylık dönem itibarıyla, fiyat istikrarı alanında en iyi performans gösteren 3 ülkenin faiz oranını 2 puandan fazla aşmamalıdır;

- Son 2 yıl itibariyle üye ülke parası diğer bir üye ülke parası karşısında devalüe edilmiş olmamalıdır.

Raporda ayrıca, söz konusu üye ülkelerin ulusal mevzuatlarının AB’nin İşleyişine Dair Antlaşma’da belirlenmiş olan, ulusal merkez bankalarının bağımsızlığı, kamunun merkez bankaları tarafından finansmanının yasaklanması, Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ve Avrupa Merkez Bankası (AMB) ile uyumuna ilişkin Ekonomik ve Parasal Birlik kuralları ile uyum düzeyi değerlendiriliyor.

Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan rapora paralel olarak AMB de bir rapor yayımlıyor. Yakınsama raporları 2 yılda bir ya da Avro Alanı’na dâhil olmayı talep eden ve buna hazır olup olmadığının değerlendirilmesini isteyen bir üye ülkenin özel isteği üzerine hazırlanıyor. Litvanya için bu şekilde 2013 yılında bir değerlendirme raporu hazırlanmıştı.

Avrupa Komisyonu bu yıl değerlendirmeye tabi tutulan ülkelerin hiçbirinin (Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Macaristan, Polonya, Romanya, İsveç) Avro Alanı’na dâhil olmak için gerekli koşulları tam olarak yerine getirmediği sonucuna vardı.

Avrupa Komisyonu’nun 2016 Yılı Yakınsama Raporu’na buradan ulaşılabilir.

 

Kuzey Ülkeleri Enerji Alanında İşbirliğini Güçlendiriyor

Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Norveç ve İsveç 6 Haziran 2016 tarihinde Kuzey Denizi’nde enerji işbirliğini artırma konusunda ortak bir bildiri ve eylem planına imza attı. Kuzey Denizi ülkeleri için sürdürülebilir, güvenli ve erişilebilir enerji arzının sağlanabilmesi için açık deniz rüzgâr enerjisinin geliştirilmesine uygun koşulların oluşturulmasını amaçlayan bildiri ve eylem planıyla ilgili açıklama yapan Avrupa Komisyonunun Enerji Birliği’nden Sorumlu Başkan Yardımcısı Maroš Šefcovic, bildirinin geçen yıl Paris’te varılan iklim uzlaşısı kapsamında AB’nin yükümlülüklerini yerine getirebilmesi açısından önemine dikkat çekti.

Kuzey Denizi ülkelerinin üzerinde uzlaştığı bildiri 4 alana odaklanıyor:

- Uzamsal planlama ile denizdeki sınırlı alanın en verimli şekilde kullanılması amaçlanıyor. Bu veri paylaşımını, çevresel etki değerlendirmelerine ortak bir yaklaşım bulunmasını ve izin süreçlerinin koordinasyonunu içeriyor.

- Büyük bir açık deniz rüzgâr enerjisini tedarik edebilecek bir elektrik şebekesinin geliştirilmesi gerekiyor. Piyasaların elektriğin rahatça akışını sağlayacak şekilde birbirine bağlı olması öncelikli. Bu kapsamda bölgede şebekelerin koordinasyonunun planlanması ve geliştirilmesinin yanı sıra açık deniz petrol ve doğalgaz sektörleriyle potansiyel sinerjinin araştırılması hedefleniyor.

- Gelecekte bu bildiriye katılacak olan ülkelerin kendi açık deniz rüzgâr tarlaları için altyapı ihtiyaçlarını paylaşmaları bekleniyor. Böylece ortak projelere yatırımların mobilize edilmesi sağlanacak.

- İyi uygulamaların belirlenmesi, teknik kuralların ve standartların uyumlaştırılması, böylece maliyetlerin de düşürülmesi amaçlanıyor.

Komisyon tarafından yapılan bir çalışma açık deniz şebeke gelişimine koordineli bir yaklaşım geliştirilmesinin yaklaşık 5,1 milyar avro tasarruf sağlayacağını gösteriyor. Kuzey Denizi ülkeleri tarafından imzalanan bildiriye buradan ulaşmak mümkün.

 

Avrupa Komisyonundan Komşu Bölgelere Mali Destek

Avrupa Komisyonu, 7 Haziran 2016 tarihinde, Komşuluk Bölgesi Yatırım Aracı (NIF) kapsamında 200 milyon avroluk mali destek sağlayacağını açıkladı. Söz konusu mali destek ile komşu ülkelerde büyük öneme sahip ulaşım, enerji ve çevre altyapılarına yatırım ile sosyal ve özel sektörlerin kalkınması için 2 milyar avro tutarında kaynağın harekete geçirilmesi öngörülüyor. Avrupa Komisyonunun Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ekonomik ve sosyal kalkınmanın AB’nin komşu ülkelerde istikrarın sağlanmasına yönelik desteğinin merkezinde yer aldığını kaydetti ve açıklanan mali desteğin bu ülkelerde hayati öneme sahip yatırımların yapılmasına imkân tanıyacağının altını çizdi. Mali desteğin bölgede AB’nin yatırımlar ve kapsayıcı kalkınmayı hızlandırmaya olan bağlılığının bir göstergesi olduğunu kaydeden Hahn, bunun da ülkelerin dayanıklılığını artıracağını ve göçün temel nedenlerini ele almalarını sağlayacağını belirtti. 2008-2014 döneminde NIF aracılığıyla 95 projeye toplam 1 milyar avro tutarında destek verildi. Böylelikle toplam fon hacmi 25 milyar avronun üzerine çıkarıldı.

 

Ülkede Bretix’e Destek Verenlerin Oranı Yüzde 51

23 Haziran 2016 tarihinde Büyük Britanya’nın AB üyeliği için yapılacak referandum öncesinde yapılan anket sonuçlarında, Bretix’i (ülkenin AB’den ayrılması girişimi) destekleyenlerin çoğunlukta olduğu açıklandı. Pew Research Center tarafından yapılan anket sonuçlarına göre, halkın yüzde 51’sinin AB üyeliğinden yana olmadığı belirtildi. Halkın yüzde 47’si üyelikten yana olurken, Büyük Birtanya’nın üyelikten ayrılmasının AB için iyi olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 16, iyi olmayacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 70 olarak açıklandı. AB’nin geleceğini ve yetki alanını ilgilendiren sorularda ise ankete katılanların yüzde 19’u ulusal hükümet yetkilerinin AB’ye devredilmesini, yüzde 27’si yetki alanlarının mevcut halde kalmasını ve yüzde 42’si bazı yetkilerin ulusal hükümetlere geçmesini istiyor.

 

AB Yasadışı Göçün Temel Nedenlerine İlişkin Yeni Önlemleri Kabul Etti

Avrupa Komisyonu 13 Haziran 2016 tarihinde Sahel ve Çad Gölü bölgesine ilişkin 146 milyon avro tutarında altı yeni önlem belirledi. Söz konusu önlemler, Afrika İçin Acil Güven Fonu (Emergency Trust Fund for Africa) çerçevesinde Afrika’da istikrarsızlık, yasadışı göç ve zorla yerinden edinmenin temel nedenlerini ele alıyor.  Fon ile göç dalgalarının yönetiminin iyileştirilmesi, sınır bölgelerin güvenliğinin güçlendirilmesi, organize suçlarla mücadelenin düzenlenmesi ve genç nesiller için sürdürülebilir ekonomik fırsatların yaratılması öngörülüyor. İstikrarsız bölgelerde ise iç güvenlik güçlerine sağlanacak desteklerin arttırılması hedefleniyor.  

 

Komisyondan Irkçılık ve Yabancı Yabancı Düşmanlığıyla Mücadelede Yeni Adım

Avrupa Komisyonu, 14 Haziran 2016 tarihinde, nefret suçu ve nefret söyleminin daha etkili şekilde önlenmesinde işbirliği ve koordinasyonun artırılması amacıyla Irkçılık, Yabancı Düşmanlığı ve Hoşgörüsüzlüğün Diğer Şekilleriyle Mücadele Üst Düzey Grubu’nu kurdu.

Üst Düzey Grubun ilk toplantısında konuşan Avrupa Komisyonunun Adalet, Tüketici ve Cinsiyet Eşitliğinden Sorumlu Üyesi Vera Jourová, son yıllarda ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve hoşgörüsüzlüğün diğer çeşitlerinin Avrupa’da hızla  yayıldığına dikkat çekti. Komisyon Üyesi, Üst Düzey Grubun nefret suçu ve söyleminin önlenmesi ve bu olgularla mücadele edilmesinde somut yollar belirlenmesi için bir platform olduğunu belirtti. Üst Düzey Grup, üye ülkelerin yetkili mercileri, AP, STK’lar, çeşitli toplulukların temsilcileri, Avrupa Konseyi, AB Temel Haklar Ajansı (FRA), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) yetkililerini bir araya getiriyor. Üst Düzey Grubun nefret suçuna ilişkin verilerin kaydedilmesi ve toplanması için karşılaştırmayı mümkün kılacak ortak bir metodoloji belirlemesi; Komisyon tarafından yasadışı nefret söyleminin online ortamda etkin şekilde önlenmesi amacıyla sunulan ve Facebook, Microsoft, Twitter ve YouTube gibi IT şirketleri tarafından imzalanan davranış kurallarının uygulanmasını izlemesi planlanıyor. Komisyon, ayrıca hoşgörünün teşvik edilmesi, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve ayrımcılıkla mücadele konularındaki proje ve girişimlerin finansmanı için AB fonlarına ilişkin bilgiye kolay erişim sağlamayı amaçlayan internet sitesini faaliyete geçirdi.

 

IMF Avro Alanı'na İlişkin Değerlendirmelerini Açıkladı

16 Haziran 2016 tarihinde Avro Alanı Maliye Bakanlarından oluşan Avro Grubu toplantısında IMF Başkanı Christine Lagarde IMF’nin Avro Alanı’na ilişkin ekonomik görünümü hakkında değerlendirmesini açıkladı. Avro Alanı’nda ekonomik toparlanmanın devam ettiğine işaret eden Lagarde, Avro Alanı’nın yapısal reformlara, yatırımlara, finans sektörü reformlarına odaklanması gerektiğini belirtti.

IMF’nin değerlendirmelerine göre Avro Alanı kritik bir dönemeçte. Siyasi bölünmelerin ve AB karşıtlığının manevra alanını daralttığı bir dönemde ortak eylem beklentilerini zayıflatarak Avro Alanı’nı risklerle karşı karşıya bıraktığına dikkat çekiliyor. Büyümenin artırılması ve Birliğin güçlendirilmesi üye ülkelerde yapısal reformların gerçekleştirilmesinin yanı sıra yüksek kamu borçlarının azaltılması çalışmalarının sürdürülmesini içeren bir politika karmasını gerektiriyor. AB çapında Bankacılık Birliği tamamlanırken aynı zamanda bankaların bilançolarının dengeye getirilmesi öne taşıyor. Son iki yılda Avro Alanı’nın ekonomik toparlanması güçlendi. Bunda iç talep önemli bir rol oynarken düşük petrol fiyatları, istihdam artışı ve elverişli para politikaları da bu toparlanmayı destekledi. Buna karşın enflasyonda artış beklentileri henüz gerçekleşmedi. Avro Alanı’ndaki toparlanma eğilmelerinin rehavete yol açmaması gerektiği belirtilirken orta vadeli ekonomik görünüm halen zayıf bulunuyor. 

 

AB Üye Ülkeleri Trans-Avrupa Ulaştırma Ağlarının (TEN-T) Yürürlüğe Koyulması Konusunda Anlaşmaya Vardı

AB Ulaştırma Bakanları, 20-22 Haziran 2016 tarihlerinde TEN-T Günleri etkinliği çerçevesinde Rotterdam’da bir araya geldi. Toplantıda Trans-Avrupa Ulaştırma Ağlarının yürürlüğe koyulma süreci konusunda anlaşmaya vardı. Bu çerçevede, TEN-T’nin sunacağı yeni fırsatlar ile yeni teknolojiler, yolcu hareketliliği ve yük taşımacılığında dijitalleşmenin artacağı öngörülüyor. TEN-T’nin sürdürülebilir büyüme, istihdam, rekabetçilik ve bölgesel uyum açısından da önemli bir rol oynadığını vurgulanırken, TEN-T yatırımlarının artırılması için kamu ve özel kaynaklardan ek finansmanın gerektiğinin altını çizildi.

Toplantıda bakanlar, AB’nin nehir taşımacılığı ağlarının geliştirilmesinin gerektiğini de dile getirdi. Toplantıya katılan AB üye ülkeleri ile Norveç ve İzlanda da uluslararası tren yük taşımacılığının geliştirilmesi konusunda anlaşmaya vardı. 

 

Konsey 2015 Yılına ilişkin İnsan Hakları ve Demokrasi Raporu’nu Yayımladı

AB Dış İlişkiler Konseyi 20 Haziran 2016 tarihinde dünyanın 2015 yılında insan hakları ve demokrasi alanındaki durumuna ilişkin yıllık raporunu yayımladı. Rapora göre Ortadoğu, Asya ve Afrika’daki çatışma ve istikrarsızlık ortamı insan hakları ve demokrasi alanında AB’yi ve uluslararası toplumun geri kalanını 2015 yılında zorlu bir görevle karşı karşıya bıraktı.

Raporda özellikle IŞİD terörünün Suriye ve Irak’ta sebebiyet verdiği insan hakları ihlallerine dikkat çekilirken dünyanın her bölgesinde sivil toplum ve aktivistlere yönelik olumsuz muamele eğilimi kayıt altına alındı. Öte yandan raporda, bu tehditlere karşı AB’nin 2015 yılında aldığı önlemlere de yer verildi. AB, 2015-2019 yıllarını kapsayan İnsan Hakları ve Demokrasi Eylem Planı’nı oluşturmuştu. Eylem Planı’nın, AB’nin insan hakları ve demokrasi alanını iyileştirmek için kullandığı mekanizmaları daha etkili hale getirmesi öngörülüyor. 

 

Hırvatistan ve Sırbistan’tan Sınırların Korunmasına İlişkin Ortak Deklarasyon

Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vucic ile Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Gabar-Kitarovic, 20 Haziran 2016 tarihinde, Sırbistan-Hırvatistan ilişkilerinin geliştirilmesi ve açık konuların çözüme kavuşturulması için bir işbirliği protokolü imzaladı. Protokol, 1990’lı yıllarda savaşmış olan iki eski Yugoslavya ülkesi arasında dostane ilişkiler açısından sembolik önem taşıyor. Birkaç hafta öncesine kadar iki ülke arasındaki ilişkiler, 2013 yılında AB üyesi olan Hırvatistan’ın, Sırbistan’ın AB ile yürüttüğü katılım müzakerelerinde 23 numaralı Yargı ve temel haklar faslının açılmasını veto etmesi nedeniyle gergin seyretmekteydi.

Protokol, her iki ülkede yaşayan diğer ülke mensubu azınlıkların korunması konusunda ikili işbirliğinin geliştirilmesini öngörüyor. Bunun yanında, Hırvatistan ile Sırbistan arasındaki sınırın uluslararası hukuka uygun şekilde belirlenmesi için görüşmelere başlanması ve eski Yugoslavya’nın veraset meselelerine ilişkin 2001 tarihli anlaşmanın uygulanmasının hızlandırılması öngörülüyor. İki ülke arasındaki savaşta kaybolan şahısların araştırılması insani bir öncelik olarak kabul edilirken, Belgrad ve Zagreb terörle mücadele ve mülteci krizi bağlamında da daha yakın ve koordine şekilde çalışma sözü verdi. Taraflar, son olarak, ortak AB kalkınma projeleri ve sınır ötesi projelerde de işbirliği taahhüdünde bulundu.

 

AB Rusya’ya Yaptırımların Süresini Uzatıyor

AB yetkilileri Ukrayna ile olan anlaşmazlığından dolayı Rusya’ya olan enerji, finans ve savunma alanlarındaki yaptırımlarını Ocak 2017’ye kadar uzatma kararı aldı. Ancak karar henüz resmen onaylanmadı. Bilindiği gibi, Rusya’nın Ukrayna’ya bağlı Kırım’ı topraklarına katmasından bu yana 2 yıldan fazla zamandır AB tarafından Rusya’ya yaptırımlar uygulanıyor. 

Önemli bir ticaret ortağı ve enerji tedarikçisi olan Rusya’ya karşı AB’de başta Almanya ve İtalya olmak üzere üye ülkelerde son dönemde daha yumuşak bir tavır alma eğilimi artıyor. Geçtiğimiz Nisan ayında Fransız Parlamentosu Rusya’ya karşı olan yaptırımların bitirilmesi yönünde bağlayıcı olmayan bir karar aldı. Polonya ve Baltık ülkeleri Rusya’ya karşı temkinli yaklaşarak barış planı tam uygulanana kadar yaptırımların kaldırılmaması gerektiğini savunuyor. AB’nin yaptırımlara ilişkin oy birliği ile karar vermesi gerekiyor. Bu nedenle yaptırımların kademeli olarak kaldırılması yönünde alternatiflerin değerlendirilmesi bekleniyor. Yaptırımların yılın ikinci yarısından sonra gözden geçirilmesi ve bu yıl Ekim ayındaki Konsey toplantısında AB liderlerinin bu konuyu görüşmesi bekleniyor. 

 

İspanya Genel Seçimleri Gerçekleştirildi

20 Aralık 2015 tarihindeki genel seçimlerinin ardından 6 ay sonra tekrar seçime gidilen İspanya’da erken genel seçimler 26 Haziran 2016 tarihinde gerçekleştirildi.

Seçimlere katılım oranının yüzde 70 olarak açıklandığı İspanya’da, bir önceki genel seçimlerin de galibi olan Halk Partisi ( People’s Party ) bu seçimde de ilk sırada yer alsa da tek başına hükümeti kuracak çoğunluğu yakalayamadı. Halk Partisi mecliste 122 olan sandalye sayısını 15 artırarak 137’ye çıkarttı. Diğer partilerin meclisteki sandalye dağılımına bakıldığında, İspanya Sosyalist İşçi Partisi’nin 85, Podemos’un 71 ve Ciudadanos Partisi’nin de 32 sandalye elde ettiğini görüyoruz. Bu sonuçla,  350 sandalyeli mecliste hükümeti kurma görevi için yeterli olacak 176 sandalye sayısını hiçbir partinin sağlayamadığı İspanya’da 6 ay önceki seçim sonuçlarına benzer bir tablo ortaya çıktı. 

 

AB Liderleri Britanya'daki Referandumun Ardından Birlik Mesajı Verdi

Britanya dışındaki 27 AB Üyesi Devlet ve Hükümet Başkanı 29 Haziran 2016 tarihinde bir araya gelerek, Britanya’daki referandum sonucunu değerlendirdi. Liderler, Britanya’nın AB üyeliğinden ayrılmasının düzenli bir şekilde gerçekleşeceğini belirttiler. Zirve toplantısında AB’nin geleceğine ilişkin bir genel tartışma da başlatıldı ve 16 Eylül 2016 tarihinde Bratislava’da tekrar bir araya gelerek bu konudaki görüşmelere devam edileceği açıklandı. Zirvede 27 AB Üyesi Devlet ve Hükümet Başkanı, serbest dolaşım ve AB ülkelerinden gelen göç konularında çekincelerin gündemde olduğunu, Britanya’ya yönelik olarak, AB İç Pazarı’na erişim için dolaşım özgürlüğü de dâhil olmak üzere dört özgürlüğün benimsenmesi gerektiğini vurguladılar.

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk yaptığı açıklamada, 27 Üye Devlet liderinin birlik olarak kalmaya ve çalışmaya devam etme konusunda kararlı olduğunu söyledi ve Britanya’nın gelecekte de yakın bir ortak olmaya devam edeceğini umduğunu ekledi. Tusk, referandum sonrasındaki durumun netlik kazanması için biraz zamana ihtiyaç olduğunun kabul edildiğini, ancak Britanya hükümetinin niyetinin de en yakın zamanda ortaya çıkmasını beklediklerini belirtti.

Zirve Sonuç Bildirgesi’nde şu ifadelere yer verildi:

“Bizler, 27 Üye Devletin Devlet ve Hükümet Başkanları ile AB Konseyi ve Avrupa Komisyonu Başkanları olarak, yapılan referandumun sonuçlarından derin üzüntü duyuyoruz; ancak, halkın çoğunluğu tarafından ortaya koyulan iradeye saygılıyız. Britanya’nın AB’den ayrılana dek, AB hukukundan doğan haklar ve yükümlülükler bu ülkede uygulanacaktır ve geçerli olacaktır.”

Zirvede göç krizi, AB İç Pazarı’nın derinleştirilmesi ve NATO ile daha yakın işbirliği suretiyle AB güvenliğinin güçlendirilmesi konuları da ele alındı. Göç konusunda, özellikle göçmenlerin büyük ölçüde kullanmaya devam ettiği Orta Akdeniz güzergahı ve göç açısından, kaynak ülkeler ve transit ülkeler ile işbirliği üzerinde duruldu. Bu kapsamda vurgulanan noktalar düzensiz göçmenlerin hızlı bir şekilde iadesi, tüm AB politikaları kullanılarak göç konusunda etkinin artırılması ve Üye Devletlerin yetki alanları ve belirli üçüncü ülkelere ilişkin olarak AB ile Üye Devletler arasında sinerji sağlanması olarak ifade edildi. Zirvede, 18 Mart anlaşması sonrasında Türkiye’den Ege Adalarına geçişlerin durma noktasına geldiği de belirtildi ve sürdürülebilir bir çözüm için birlikte çalışmaya devam mesajı verildi.

AB İç Pazarı’nın derinleştirilmesine ilişkin olarak, daha fazla büyüme ve istihdam hedefleri, serbest ve güvenli bir dijital İç Pazar’ın oluşturulması, AB içinde hizmet sunma serbestliğini geliştirecek hizmetler pasaportunun uygulaması, sermaye piyasaları birliğinin sağlanması ve İç Pazar’da daha iyi regülasyon hedefi konuları üzerinde duruldu. 

E-Bülten Kayıt

İKV KURUCU VE MÜTTEVELLİ KURUMLARI

© 2017 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed By: OrBiT