Katılım Müzakereleri

TÜRKİYE’NİN AVRUPA BİRLİĞİ’NE KATILIM MÜZAKERELERİNDE SON DURUM

 

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Katılım Müzakerelerinde Son Durum 
 
 
Şu ana kadar AB ile katılım müzakerelerinde on dört fasıl müzakereye açılmış ancak sadece bir fasıl, bilim ve araştırma, geçici olarak kapatılmıştır. AB’ye katılımı müzakere eden tüm aday devletler müzakere fasıllarını her fasıl için AB Konseyi’nce belirlenen açılış kriterlerini yerine getirme durumuna göre açar ve yine her fasıl için AB Konseyi’nce belirlenen kapanış kriterlerini yerine getirmeleri koşulu ile geçici olarak kapatırlar. Ancak tüm fasıllarda müzakereler kapatıldığında üyelik müzakereleri bir bütün olarak tamamlanmış sayılır. Bundan sonra AB ile aday ülke arasında katılım anlaşması imzalanır. Son olarak, katılım anlaşmasının Avrupa Parlamentosu, AB üyesi devletler ve aday ülke tarafından onaylanmasını takip eden süreçte üyelik gerçekleşir.
 
Müzakerelere Açılan ve Geçici olarak Kapatılan Fasıl
 
  • 25inci Fasıl: Bilim ve araştırma – 12 Haziran 2006
 
Müzakerelere Açılmış Olan Fasıllar
 
Halihazırda bilim ve araştırma ile birlikte müzakereye açılmış olan 13 fasıl bulunmaktadır. Bunlar müzakereye açılış tarihine göre şu şekilde sıralanmaktadır:
 
  • 20inci Fasıl: İşletme ve sanayi politikası -29 Mart 2007
  • 18inci Fasıl: İstatistik – 26 Haziran 2007
  • 32nci Fasıl: Mali Kontrol – 26 Haziran 2007
  • 21inci Fasıl: Trans Avrupa ağları – 19 Aralık 2007
  • 28inci Fasıl: Tüketicinin ve Sağlığın Korunması – 19 Aralık 2007
  • 6ncı Fasıl: Şirketler hukuku – 17 Haziran 2008
  • 7nci Fasıl: Fikri mülkiyet hukuku – 17 Haziran 2008
  • 4üncü Fasıl: Sermayenin serbest dolaşımı – 19 Aralık 2008
  • 10uncu Fasıl: Bilgi toplumu ve medya – 19 Aralık 2008
  • 16ncı Fasıl: Vergilendirme – 30 Haziran 2009
  •  27nci Fasıl: Çevre – 21 Aralık 2009
  • 12nci Fasıl: Gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı – 30 Haziran 2010
  • 22nci Fasıl: Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu - 5 Kasım 2013
 
Listeden de görülebileceği gibi Türkiye’nin AB katılım müzakerelerinde son olarak açılan fasıl 5 Kasım 2013 tarihinde ‘Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu’ başlığı olmuştur.
 

 Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçların Koordinasyonu” başlıklı 22’nci fasıl, 5 Kasım 2013 tarihinde Brüksel’de Türkiye ile AB arasında yapılan Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nda müzakerelere açıldı.

Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nda Türkiye’yi AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz temsil ederken, Konferansa AB Dönem Başkanı Litvanya’nın Dışişleri Bakanı Linas Linkevicius başkanlık etti. Konferansa Avrupa Komisyonu’nu temsilen Genişlemeden Sorumlu Üyesi Štefan Füle katıldı.

AB’ye üye devletlerde ve bu devletlerde yer alan çeşitli bölgeler arasında çeşitli nedenlerden dolayı oluşan sosyo-ekonomik farklılıkların azaltılmasını hedefleyen AB Bölgesel Politikası, AB’nin bölgeleri arasında bulunan imkân ve gelir farklılıkları gibi çeşitli farklılıkların tespiti, gelişmişlik düzeyi bakımından geri kalan bölgelerin diğer bölgelerle arasındaki farkın azaltılması ve ileri gelişmişlik düzeyini yakalaması, böylelikle, sosyo-ekonomik uyum ve entegrasyonu sağlamak gibi birçok amacı hedefliyor.

Müzakere sürecinde 22’nci fasıl belirgin bir müktesebata sahip olmamakla birlikte, ulusal mevzuat haline getirilmesi gerekmeyen çerçeve ve uygulama tüzükleri mevcut. Bunlar; Uyum Fonu, Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu, Avrupa Sosyal Fonu, bu fonlara ilişkin Genel Hükümler, AB Yerel İşbirliği Avrupa Gruplaşması, IPA ve IPA Uygulama Tüzüğü’nü kapsıyor. 22’nci fasılda müzakere edilen başlıca konular ise başta yasal ve kurumsal çerçeve ile idari kapasitenin artırılması olmakla birlikte, bölgelerin belirlenmesi, planlama ve programlama, proje uygulama ve yönetme, izleme, kontrol ve değerlendirme konularını da içermekte.

5 Kasım 2013 tarihinde gerçekleşen Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nın ardından, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile birlikte faslın açılması vesilesiyle AB tarafı ile gerçekleştirilen ortak basın toplantısına katıldı. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “gecikmiş bir olumlu adım” olan 22’nci faslın açılmasının, Türkiye’ye çok önemli yansımaları olacağını belirterek, Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir miladın yaşandığını ifade etti. Türkiye’nin üyeliğiyle AB’nin “kıtasal bir barış projesinden küresel barış projesine” dönüşeceğini vurgulayan Bağış, bölgesel politika faslının açılmasını takiben, yargı ve temel haklar ile adalet, özgürlük ve güvenlik fasıllarının önündeki siyasi engellerin de kaldırılması çağrısında bulundu.

Konferansın ardından açıklama yapan Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Štefan Füle, 22’nci fasılla birlikte toplam 14 faslın açılmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’nin AB’nin önemli bir ortağı olduğunu belirtti ve AB ile müzakere sürecinin Türkiye’deki reformları etkileyen en önemli faktör olduğunun altını çizdi. Türkiye-AB arasındaki bağlılığın daha da güçlendirilerek iyi ilişkilerin devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Füle, AB’nin 23 ve 24’üncü fasılların açılmasına ilişkin koşullarını yakın bir süre içerisinde kararlaştırıp bu fasılların çok geçmeden müzakerelere açılmasını umduğunu belirtti.

Yapılan Katılım Konferansı’nın Türkiye’nin reform çalışmalarına doğrudan ve olumlu bir şekilde etki edeceğini savunan Füle, bu olumlu gelişmenin devam ettirilmesi için Türkiye’nin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi ve gerekli çabayı göstermesi gerektiğini belirtti. Füle ayrıca, müzakere süreciyle doğrudan ilişkili olmasa da, 22’nci faslın açılmasının, Türkiye’nin Geri kabul Anlaşması’nı imzalaması ve Vize Diyaloğu’nun başlatılması açısından yapıcı bir unsur olmasını temenni etti.

Öte yandan, Dışişleri Bakanlığı 22’nci faslın açılmasına ilişkin olarak, 3 yıllık bir aradan sonra bir faslın müzakereye açılmasının bu sürecin canlandırılması açısından önemli bir “ilk” adım olduğunu belirterek, “ülkemizin katılım müzakerelerinde ilerleme kaydedilmesini teminen siyasi saiklerle engellenen fasıllar üzerindeki blokajların da bir an evvel kaldırılarak diğer tüm fasılların açılması başlıca beklentimizdir” açıklamasında bulundu.

Siyasi engeller diğer bazı fasılların müzakerelere açılmasını engellediği gibi, müzakereye açılan fasılların geçici olarak kapatılmasını da engellemektedir. AB müktesebatının nispeten az olduğu Bilim ve araştırma faslı 12 Haziran 2006’da müzakereye açılmış ve aynı gün geçici olarak kapatılmıştır. Bundan sonra 11 Aralık 2006’da Genel işler ve Dış İlişkiler Konseyi’nin aldığı karar diğer fasılların geçici olarak kapatılmasının ve sekiz faslın da açılmasının önünü tıkamıştır.
 
AB Genel İşler ve Dış İlişkileri Konseyi’nin kararı Türkiye’nin Ankara Anlaşması’nın yeni üyelere teşmil eden Ek Protokol’ü imzalarken yaptığı deklarasyon ve buna karşı AB’nin deklarasyonu ile yakından ilintilidir. Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin adayı temsilen 2004 yılında AB’ye üye olması sonrasında, bu durum Türkiye AB ilişkilerinde sorun teşkil etmiş ve AB Türkiye’den Kıbrıs politikasını değiştirerek artık bir AB üyesi olan “Kıbrıs Cumhuriyeti”nden gelen taşıtlara liman ve havalimanlarını açmasını beklemiştir. Ulaştırmaya getirilen bir kısıtlama olarak görülen bu durumun gümrük birliğinin işleyişini etkilediği varsayılmış ve Türkiye’den gümrük birliğini GKRY dahil tüm AB üyesi devletlere tam ve ayrımsız bir şekilde uygulaması istenmiştir.
 
Kıbrıs sorunu ile ilgili olarak AB Konseyi’nin 8 faslın açılmaması ve hiçbir faslın geçici olarak kapatılmaması kararına giden süreçte iki metin büyük önem taşımaktadır. Bunlardan birincisi Türkiye’nin AET ile Ortaklık Anlaşması’na Ek Protokol’ü imzalarken yapmış olduğu deklarasyon ve buna karşı AB’nin deklarasyonudur. Bu iki deklarasyon Türkiye ve AB’nin birbirine karşıt tutumlarını ortaya koymaktadır.
 
 Türkiye’nin 29 Temmuz 2005 Tarihli Deklarasyonu
 
Türkiye’nin Ankara Anlaşması’nın yeni üyelere genişleten Ek Protokol’ü imzalarken bildirdiği 29 Temmuz 2005 tarihli Kıbrıs ile ilgili deklarasyon metni aşağıda yer almaktadır:
 
1. Türkiye, Kıbrıs sorununa siyasi bir çözüm bulunması yönündeki kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu yöndeki tutumunu da açıkça ortaya koymuştur. Bu doğrultuda Türkiye, BM Genel Sekreteri’nin iki-kesimli yeni bir ortaklık devleti kurulmasını hedefleyen kapsamlı çözüme ulaşma yönündeki çabalarını desteklemeyi sürdürecektir. Adil ve kalıcı bir çözüm, bölgede barışa, istikrara ve uyumlu ilişkilerin tesisine önemli bir katkıda bulunacaktır. 
 
2. İşbu Protokol’de atıfta bulunulan Kıbrıs Cumhuriyeti, 1960’ta kurulan asıl ortaklık devleti değildir.
 
3. Türkiye bu nedenle, Kıbrıs Rum makamlarının, halihazırda olduğu gibi, Kıbrıs’ta sadece ara bölgenin güneyinde otorite, denetim ve yetki icra ettiği ve Kıbrıs Türk halkını temsil etmediği şeklindeki tutumunu sürdürecek ve anılan makamların tasarruflarını buna göre muameleye tabi tutacaktır.    
 
4. Türkiye bu Protokol’ün imzalanması, onaylanması ve uygulanmasının, Protokol’de atıfta bulunulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin herhangi bir biçimde tanınması anlamına gelmediğini ve Türkiye’nin 1960 Garanti, İttifak ve Kuruluş Anlaşmalarından kaynaklanan hak ve mükellefiyetlerini haleldar etmediğini beyan eder. 
 
5. Türkiye, işbu Protokol’e taraf olmasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile mevcut ilişkilerini değiştirmeyeceğini teyit eder.
 
6. Kapsamlı bir çözüm bulununcaya değin, Türkiye’nin Kıbrıs’a ilişkin tutumu değişmeyecektir. Türkiye, Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüm sonucunda oluşacak yeni ortaklık devleti ile ilişkiler tesis etmeye hazır olduğunu beyan eder.
 
T.C. Dışişleri Bakanlığımız internet sitesinde bu durumu şu şekilde açıklamaktadır:
 
“Avrupa Birliği’nin Genişlemesinin Ardından Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu Arasında Bir Ortaklık Yaratan Anlaşmaya Ek Protokol"  29 Temmuz 2005 tarihinde, Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı (İngiltere) AB Komisyonu ve ülkemiz arasında mektup teatisi yoluyla imzalanmıştır.
 
Ek Protokolün giriş kısmında üye devletler zikredilirken “Kıbrıs Cumhuriyeti” ifadesi kullanılmaktadır. Ülkemiz tarafından Ek Protokolün imzalanmasının bir başka deyişle, GKRY’den “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak bahseden bir belgenin altına Türkiye Cumhuriyeti olarak imza atılmasının, ülkemizin GKRY’ni tanıdığı anlamına gelmemesini teminen tarafımızdan bir deklarasyon yapılmıştır.
 
AB’nin 21 Eylül 2005 Tarihli Karşı Deklarasyonu
 
Türkiye’nin Kıbrıs ile ilgili bu deklarasyonu üzerine AB Konseyi bir karşı deklarasyon yayımlamıştır. AB Daimi Temsilciler Komitesi’nin (COREPER) toplantısında kabul edilen AB’nin Kıbrıs’a ilişkin karşı Deklarasyonu, üye devletlerden metne itiraz gelmemesi üzerine 21 Eylül 2005 tarihinde Konsey tarafından onaylanmıştır. Bilindiği üzere Türkiye, AB ile ilişkilerinin hukuki temelini oluşturan 1963 tarihli Ankara Anlaşması’nı, 1 Mayıs 2004 tarihinde AB üyesi olan 10 ülkeyi kapsayacak şekilde genişleten “Ek Protokol”ü imzalamış ancak imzalı metinle birlikte Türkiye'nin Ek Protokol'ü imzalamasının, Protokol’de "Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla ifade edilen G. Kıbrıs’ı tanıdığı anlamına gelmeyeceğine yönelik deklarasyon göndermişti. Buna karşılık Avrupa Topluluğu ve üye devletlerinin hazırladığı ve uzun süren görüşmeler sonucunda üzerinde uzlaştıkları karşı Deklarasyon metninin İKV tarafından gerçekleştirilen resmi olmayan çevirisi şu şekildedir:
 
Aşağıda yer alan Avrupa Topluluğu ve üye devletleri tarafından hazırlanan deklarasyon, Türkiye’nin Ankara Anlaşması’nı Yeni Üye Ülkelere Genişleten Ek Protokolü 29 Temmuz 2005 tarihinde imzalaması üzerine hazırladığı deklarasyonu takiben bugün kabul edilmiştir:
 
1.Avrupa Topluluğu ve üye devletleri, Aralık 2004 tarihli Avrupa Konseyi Zirve sonuçları uyarınca, bir tarafta Topluluk ve üye devletleri diğer tarafta Türkiye olmak üzere taraflar arasında ortaklık ilişkisi kuran Anlaşma’ya ilişkin Ek Protokol’ün Türkiye tarafından imzalanmasını teyit eder.
 
2.Avrupa Topluluğu ve üye devletleri, Türkiye’nin, Protokol’ün imza aşamasında Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ilişkin bir deklarasyon yayınlamaya gerek görmesini esefle karşılar. Avrupa Topluluğu ve üye devletleri işbu deklarasyonun tek taraflı olduğunu, Protokol’ün bir parçası olmadığını ve Türkiye’nin Protokol’de yer alan yükümlülükleri üzerinde hukuki bir etkisi bulunmadığını açıkça belirtir.
 
3.Avrupa Topluluğu ve üye devletleri, Ek Protokol’ün tam ve ayrımcılık yapmaksızın uygulanmasını ve ulaştırma araçlarına getirilen sınırlamalar da dahil olmak üzere malların serbest dolaşımına ilişkin tüm engellerin kaldırılmasını bekler. Türkiye, Protokol’ü tüm üye devletlere bütünüyle uygulamalıdır. AB bunu yakından takip edecek ve 2006 yılında tüm uygulamayı değerlendirecektir. Avrupa Topluluğu ve üye devletleri, ilgili başlıklarda müzakerelerin başlamasının, Türkiye’nin anlaşmadan doğan yükümlülüklerini tüm üye devletlere karşı yerine getirmesine bağlı olduğunu vurgular. Yükümlülüklerin bütünüyle yerine getirilmemesi müzakerelerin genel seyrini etkileyecektir.
 
4.Avrupa Topluluğu ve üye devletleri, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1 Mayıs 2004 tarihi itibariyle Avrupa Birliği üyesi olduğunu hatırlatır. Uluslararası hukuk konusu olarak sadece Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıdıklarının altını çizer.
 
5.Tüm üye devletlerin tanınması katılım sürecinin gerekli bir parçasıdır. Buna uygun olarak AB, Türkiye ve tüm üye devletler arasındaki ilişkilerin biran evvel normalleşmesine verdiği önemi vurgular. 
 
6.Konsey, 2006 yılında, tüm bu konulara ilişkin kaydedilecek gelişmelerin takibini temin edecektir.
 
7.Bu deklarasyon bağlamında, Avrupa Topluluğu ve üye devletleri BM Genel Sekreteri’nin, ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararları ve AB’yi kuran temel ilkeler doğrultusunda, soruna kapsamlı bir çözüm getirme yolundaki çabalarına destek verilmesinin önemi hakkında ve adil ve kalıcı bir çözümün bölgede barış, istikrar ve uyumlu ilişkilere katkıda bulunacağı konusunda mutabıktırlar.
 
Karşı Deklarasyon metninde de öngörüldüğü üzere konu 2006 yılında Konsey tarafından görüşülmüş ve Konsey Türkiye’ye karşı bazı yaptırımlar uygulamaya karar vermiştir.
 
AB Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi’nin 11 Aralık 2006 tarihli Kararı ve Açılması Engellenen Fasıllar
 
Konseyin kararına göre Türkiye’nin Ankara Anlaşması’nı 2004 yılında üye olan yeni ülkelere, GKRY de dahil olacak şekilde uygulaması gerekmektedir. Bu doğrultuda Türkiye’nin liman ve havalimanlarını GKRY’ye açması beklenmektedir. Bu olana dek gümrük birliği ile ilişkilendirilen sekiz faslın açılmamasına ve hiçbir faslın da geçici olarak kapatılmamasına karar verilmiştir. Bu durum Türkiye’nin müzakere sürecinin siyasi engellemelerle bloke edilmesine yol açmıştır.
 
Konsey’in karar metni şu şekildedir:
 
Konsey Avrupa Topluluğu ve Üye Devletlerinin 21 Eylül 2005 tarihli deklarasyonunu hatırlar ve Türkiye’nin Ortaklık Anlaşması’na Ek Protokol’ün tam ve ayrımsız olarak uygulanması yükümlülüğünü yerine getirmediğini not eder.
 
Konsey Komisyon’un 29 Kasım tarihli tavsiyesini kabul eder. Bu bağlamda Konsey, Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar, hükümetlerarası konferans dahilinde Üye Devletlerin “Kıbrıs Cumhuriyeti” ile ilgili olarak Türkiye’nin kısıtlamalarını alakadar eden politika alanlarını kapsayan fasılları açma kararı almayacağını kabul eder.
 
Bu fasıllar şunlardır:
 
  • 1inci Fasıl: Malların serbest dolaşımı
  • 3üncü Fasıl: İş kurma hakkı ve hizmet sunma özgürlüğü
  • 9uncu Fasıl: Mali Hizmetler
  • 11inci Fasıl: Tarım ve kırsal kalkınma
  • 13üncü Fasıl: Balıkçılık
  • 14üncü Fasıl: Ulaştırma politikası
  • 29uncu Fasıl: Gümrük birliği
  • 30uncu Fasıl: Dış ilişkiler
 
Konsey, Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar, hükümetlerarası konferans dahilinde Üye Devletlerin geçici olarak fasılları kapatma kararı almayacağını kabul eder.
 
Konsey 21 Eylül 2005 tarihli deklarasyonda kapsanan konularda ilerlemeyi gözden geçirecek ve izleyecektir. Konsey Komisyonu gelecek yıllık raporlarında, özellikle 2007, 2008 ve 2009 tarihlerinde, bu konu hakkında rapor vermeye davet eder…
 
Konseyde Bazı Üye Devletlerin Müdahalesi ile Açılması Engellenen Fasıllar:
 
Türkiye’nin AB katılım müzakerelerinde tek engel bu 8 faslın açılamaması ve hiçbir faslın geçici olarak kapatılamaması kararı olmamıştır. Bunun yanında Nicholas Sarkozy’nin 2007 tarihinde Fransa Cumhurbaşkanı olması ve GKRY’nin Türkiye’nin AB sürecini Kıbrıs konusunda tavizlere dayandırma politikası başta bu iki ülkenin müzakerelerin yürütüldüğü hükümetlerarası konferans kapsamında tek taraflı olarak veto kullanmasına yol açmıştır. Bu ülkeler açılmasını uygun görmedikleri bazı fasıllarda açılış kriterlerinin belirlenmesini ve sürecin ilerlemesini engellemiştir. Ancak Fransa Cumhurbaşkanlığına François Hollande'ın seçilmesi ile Fransa bu başlıklardaki vetosunu kaldırmıştır.
  
Konsey’in 2006 tarihinde aldığı 8 faslın açılmaması kararı 2009 tarihinde yeniden gözden geçirilmiştir. GKRY bu toplantıda Türkiye’ye ek bazı yaptırımlar uygulanmasını talep etmiştir ancak bu talepler diğer üye devletlerce uygun bulunmamıştır. Bunun üzerine GKRY tek taraflı bir deklarasyon ile 6 faslı bloke edeceğini açıklamıştır. GKRY tarafından bloke edilen fasıllar şunlardır:
 
  • 2nci Fasıl: İşçilerin Serbest Dolaşımı
  • 15inci Fasıl: Enerji
  • 23üncü Fasıl: Yargı ve temel haklar
  • 24üncü Fasıl: Adalet Özgürlük ve Güvenlik
  • 26ncı Fasıl: Eğitim ve Kültür
  • 31inci Fasıl: Dış, Güvenlik ve Savunma Politikası
Önümüzdeki dönemde açılış kriterlerinin yerine getirilmesi koşulu ile açılması mümkün olabilecek olan 3 fasıl bulunmaktadır. Bu fasıllar şunlardır:
 
  • 5inci Fasıl: Kamu alımları
  • 8inci Fasıl: Rekabet politikası
  • 19uncu Fasıl: Sosyal politika ve istihdam
 
18 Mayıs 2012 tarihinde resmen başlatılan “pozitif gündem” ile, Haziran 2010’dan bu yana hiçbir faslın müzakerelere açılamadığı Türkiye’nin AB sürecinde yeni bir ivme yaratılması hedeflenmiştir. Ancak pozitif gündem müzakerelerin yerini almayacak ya da bir alternatif oluşturmayacaktır. Bilakis, durağanlaşan müzakere sürecinin yeniden ilerlemeye başlaması için bir altyapı oluşturulmasını ve iki tarafın teknik açıdan müzakere sürecinin yeniden ivme kazanması için hazırlık yapmasını hedeflemektedir. Bu kapsamda GKRY tarafından bloke edilen 23 ve 24üncü fasıllarda Türkiye’nin AB’ye uyumu amacıyla çalışma grupları oluşturulmuştur.
 



 

MÜZAKERE SÜRECİNDE KAYDEDİLEN GELİŞMELER

1 TEMMUZ 2009

1) Malların Serbest Dolaşımı 19) Sosyal Politika ve İstihdam
2) İşçilerin Serbest Dolaşımı 20) İşletme ve Sanayi Politikası
3) İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi 21) Trans-Avrupa Ağları
4) Sermayenin Serbest Dolaşımı 22) Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu
5) Kamu Alımları 23) Yargı ve Temel Haklar
6) Şirketler Hukuku 24) Adalet, Özgürlük ve Güvenlik 
7) Fikri Mülkiyet Hukuku 25) Bilim ve Araştırma
8) Rekabet Politikası 26) Eğitim ve Kültür
9) Mali Hizmetler 27) Çevre
10) Bilgi Toplumu ve Medya 28) Tüketicinin ve Tüketici Sağlığının Korunması 
11) Tarım ve Kırsal Kalkınma 29) Gümrük Birliği
12) Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı 30) Dış İlişkiler
13) Balıkçılık 31) Dışişleri ve Güvenlik Politikası
14) Ulaştırma Politikası 32) Mali Kontrol
15) Enerji 33) Mali ve Bütçesel Hükümler
16) Vergilendirme 34) Kurumlar
17) Ekonomik ve Parasal Politika 35) Diğer Konular
18) İstatistik
 

Müzakere süreci öncesinde yapılan hazırlık çalışmaları, tarama toplantıları ve fiili müzakerelere ilişkin bilgilerin yer alacağı ve sürekli güncellenecek olan bu çalışma, müzakerelere ilişkin genel ve bütüncül bilgi sunmayı amaçlamaktadır. Müzakere sürecinin temel ilkelerinin ve aşamalarının anlatıldığı giriş bölümünün ardından idari yapılanmaya, sürece ilişkin takvime ve son olarak 35 fasıla ilişkin olarak müzakerelerdeki gelişmelere yer verilecektir.

Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanlarının 17 Aralık 2004 Zirvesi’nde aldığı karar doğrultusunda Türkiye 3 Ekim 2005 tarihinde resmen AB’ye katılım müzakerelerine başlamıştır. Bu karar alınırken, Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’nin Kopenhag siyasi kriterlerinin yeterli ölçüde karşıladığını belirten tavsiye kararı göz önünde bulundurulmuştur. Böylece, Türkiye’nin AB üyelik süreci son aşamasına girmiştir. 

Avrupa Komisyonu, Kasım 2005’te yeni bir Katılım Ortaklığı Belgesi  hazırlamıştır. Komisyon 2005 İlerleme Raporu’nda ise, Türkiye'nin işleyen bir pazar ekonomisine sahip olduğunu dolayısıyla Kopenhag kriterlerinin ekonomik bölümünü yerine getirdiğini ilk kez kabul etmiştir. Türkiye’nin bu aşamadan sonra, Avrupa Komisyonu’nun 8 Kasım 2006’da açıkladığı İlerleme Raporu’ndaki değerlendirmeleri ışığında KOB’da yer alan öncelikleri yerine getirmesi gerekmektedir. İlerleme Raporu’nda Türkiye’nin Ek Protokol’de yer alan yükümlülüklerini yerine getirerek, limanlarını G. Kıbrıs’a açması gerektiği belirtilmektedir. Türkiye ise soruna BM nezdinde çözüm bulunması gerektiğini AB’ye bildirmiştir. Tarama sürecinde kaydedilen ilerlemeye karşın, Kıbrıs konusunda yaşanan anlaşmazlık süreci yavaşlatmaktadır.

11 Aralık 2006’da gerçekleşen AB Genel İşler Konseyi’nde bir araya gelen AB üye ülkelerinin Dışişleri Bakanları uzun süren tartışmaların ardından 8 fasılda müzakerelerin şimdilik başlatılmamasını öneren 29 Kasım tarihli Komisyon Tavsiyesini kabul etmiştir. Bu çerçevede, Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar, Türkiye’nin G. Kıbrıs’a yönelik kısıtlamalarını ilgilendiren politika alanlarını kapsayan 8 faslın açılmayacağı ve geçici olarak kapatılmayacağı kararlaştırılmıştır. Bu fasıllar şunlardır; Malların Serbest Dolaşımı, Yerleşim Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi, Mali Hizmetler, Tarım ve Kırsal Kalkınma, Balıkçılık, Ulaştırma Politikası, Gümrük Birliği, Dış İlişkiler. Öte yandan Konsey, müzakere sürecinin devam ettiğini ve teknik hazırlıkların tamamlandığı başlıkların hemen açılacağını vurgulamıştır. Diğer fasıllarda ise müzakere süreci devam etmektedir.

Türkiye ile AB rasındaki katılım ortaklığının ilkeleri, öncelikleri ve koşullarına ilişkin olarak hazırlanan KOB 2007, Konsey tarafından 26 Şubat 2008 tarihinde kabul edilmiştir. 6 Kasım 2007 tarihinde Komisyon tarafından yayımlanan İlerleme Raporunda, TCK'nın 301. maddesi, yargı bağımsızlığı ve yolsuzlukla mücadeleye ilişkin eleştiriler ön plana çıkmıştır. 13-14 Aralık'ta gerçekleştirilen Zirve sonuç bildirgesinde "katılım konferansı" ifadesine yer verilmemesi yılın son ayında gündemi belirleyen konu olmuştur.

Katılım Müzakereleri Türkiye’nin AB müktesebatını ne kadar sürede kendi iç hukukuna aktarıp yürürlüğe koyacağının ve etkili bir şekilde uygulayacağının belirlendiği süreçtir. Katılım müzakereleri klasik müzakerelerden çok farklıdır; aday ülkelerin hareket alanı oldukça sınırlıdır. AB müktesebatı, son katılım müzakereleri için (5. genişleme dalgası) 31 başlık altında sınıflandırılmıştır. Ancak Hırvatistan ve Türkiye ile başlayan bu yeni süreçte müktesebat faslı sayısı, geniş kapsamlı bazı konuların bölünmesi suretiyle 31’den 35’e çıkarılmıştır. Siyasi kriterler ve ekonomik kriterlerin de müktesebat uyumu kadar büyük önem taşıyacağı bu süreçte, ekonomi alanındaki gelişmeler de AB tarafından yakından izlenecek ve bazı müktesebat başlıklarında müzakerelerin açılmasında “kıyas koşulu” olarak kullanılabilecektir.

SİYASİ/TEKNİK BOYUT

AB Dışişleri Bakanları ve Türk Dışişleri Bakanının bir araya geldiği Hükümetlerarası Konferans müzakerelerin resmi platformudur ve müzakere sürecine ilişkin siyasi kararlar burada alınmaktadır. Ancak fiili müzakereler bu platformda yapılmamaktadır. Hükümetlerarası Konferanslar’da,

  • Müzakerelerin resmen açılmasına ilişkin bildirimin yapılması,
  • Müzakerelerin hangi müktesebat başlıklarında başlayacağının açıklanması,
  • Müzakerelerin sonuçlandığının ilan edilmesi gibi konular ele alınır.

Fiili müzakereler ise AB üye devletlerinin Brüksel’deki daimi temsilcileri ve Türkiye’nin Baş Müzakerecisi başkanlığındaki Müzakere Heyeti arasında gerçekleşir. Bu aşamada, Avrupa Komisyonu ile Türk Müzakere Heyeti bürokratları ve çalışma gruplarının üyeleri arasında çok yoğun gayri resmi temaslar olacaktır.

İDARİ YAPILANMA

  • Müzakere Heyeti’nin Başkanı 10 Ocak 2009 tarihi itibariyle Devlet Bakanı Egemen Bağış, Başmüzakereci olarak belirlenmiştir,
  • Siyasi kararlar Bakanlar Kurulu’nda alınacaktır,
  • Bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri yani müsteşarlar, başkanlar, katılım sürecinde kendi alanlarıyla ilgili yapılacak çalışmalarda kurumlarına yön verecek kilit kişiler olacaktır,
  • Ayrıca, her bakanlık ile kurum ve kuruluşta AB ile ilgili çalışmalarda “daimi temas noktası” olacak birer kişi tespit edilmiştir,
  • Her bir fasıl için bir “tarama grubu”, bir de “müzakere çalışma grubu” oluşturulacaktır,
  • Katılım süreciyle ilgili olarak yapılacak tüm çalışmaların içinde yer alacak ve 35 faslın tümünü takip edecek 5 kurum şunlardır:
         1. Avrupa Birliği Genel Sekreterliği,
         2. Dışişleri Bakanlığı’nın AB birimleri,
         3. Devlet Planlama Teşkilatı’nın AB birimleri,
         4. Başbakanlık Müsteşarlığı’nın ilgili birimleri,
         5. AB Daimi Temsilciliği (Brüksel).
  • Yapılacak çalışmaların yürütülmesiyle ilgili bir “İzleme ve Yönlendirme Komitesi” kurulmuştur. Bu komitenin üyeleri:
         1. ABGS Genel Sekreteri,
         2. Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı,
         3. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşar Yardımcısı,
         4. Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı,
         5. Türkiye’nin AB Daimi Temsilcisi’dir.
  • Ayrıca kurumlarda uzman danışmanlardan ve uluslararası kuruluşlardan da istifade edileceği, sivil toplum kuruluşlarının AB katılım sürecinin bizzat içinde olacakları, sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin hem teknik düzeydeki çalışmalara hem de karar aşamasındaki konularla ilgili değerlendirmelere katılımlarının sağlanmasına özen gösterileceği, ayrıca, akademik çevrenin de çalışmalara katkısının sağlanacağı belirtilmiştir.

TARAMA SÜRECİ

Tarama Süreci 20 Ekim 2005 tarihinde başlamıştır. Tarama toplantıları 13 Ekim 2006’da sorunsuz biçimde tamamlanmış, belirlenen takvime bağlı kalınmıştır.

Her bir müzakere faslı için önce tanıtıcı sonra ayrıntılı tarama toplantısı yapılmıştır. Tanıtıcı taramada Komisyon yetkilileri ilgili müzakere faslındaki AB müktesebatı hakkında bilgi vermiştir. Tanıtıcı toplantının yapılmasından yaklaşık 1 ay sonra ayrıntılı taramaya geçilmiştir. Ayrıntılı taramada şu konularda bilgi verilmiştir:

  • Aday ülke ilgili fasıldaki müktesebatı kabul edilebilecek durumda mıdır?
  • İlgili fasıldaki müktesebata uygun kanunlar kabul edilmiş midir? Eğer edilmemiş ise, nasıl bir takvim öngörülmektedir?
  • İlgili fasıldaki müktesebatı uygulamak için gerekli idari yapılar mevcut mudur? Eğer yoksa, ne zaman kurulacaktır?
  • İlgili fasılda geçiş tedbiri talep edilmesi öngörülmekte midir? (tarama sürecinde geçiş düzenlemelerine ilişkin verilen ön bilgilerin bağlayıcılığı yoktur, bu talepler esas olarak pozisyon belgesinde yer alacaktır).

Türkiye için Tarama’ya hazırlık niteliği taşıyan bir süreç, esasen 11 Nisan 2000 tarihinde yapılan Ortaklık Konseyi Toplantısında alınan 3/2000 sayılı Kararla “AB müktesebatının ayrıntılı incelemesi” adı altında fiilen 5 yıl önce başlatılmıştır. Buna istinaden Avrupa Birliği Genel Sekreterliği bünyesinde oluşturulan İç Koordinasyon ve Uyum Komitesi’nin (İKUK)  görevleri şu şekildedir:

  • Avrupa Birliği mevzuatına uyum çalışmaları ile ilgili her türlü çalışmayı izlemek, değerlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak,
  • Kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve akademik çevrelerin Avrupa Birliği mevzuatına uyum çalışmaları ile ilgili önerilerini incelemek ve değerlendirmek,
  • Gerekli mevzuat değişikliğine ilişkin öncelikleri belirlemek,
  • Bu bilgileri gerektiğinde ilgili kurul ve komitelere sunmak.

AB müktesebatının ana başlıklar şeklinde gruplandırılması sonucunda oluşturulan 9 alt komitede bir araya gelen Avrupa Komisyonu temsilcileri ile Türk bürokratları toplantılar gerçekleştirmiştir. Ayrıca bu komiteler bünyesinde kurulan çalışma grupları da çeşitli kereler bir araya gelmiştir.

Bu komiteler dışında başta Devlet Planlama Teşkilatı ve bakanlıklar olmak üzere diğer ilgili kamu kurumları kendi bünyelerinde çalışma grupları oluşturmak suretiyle müzakere sürecine hazırlıklarını sürdürmektedir. Özellikle DPT’nin 9. Kalkınma Planı (2007-2013) çerçevesinde yaptığı hazırlıklar ve oluşturulan 57 adet Özel İhtisas Komisyonu AB uyum sürecine katkı sağlamıştır.

SÜRECİN İŞLEYİŞİ

Her bir müzakere faslının taraması bittikten sonra, Komisyon üye ülkelere bir rapor sunmaktadır. Buradaki değerlendirme ve öneriler, o fasılda müzakerelerin açılmasına temel teşkil etmektedir. Komisyon, raporlarında, ayrıntılı tarama sırasında Türkiye tarafından verilen bilgilere dayanarak müzakerelere hazır olunup olunmadığını değerlendirecek ve sonuç kısmında ya faslın müzakereye açılmasını önerecek; ya da bunun için tamamlanması gereken kıyas koşullarını (benchmarks) ortaya koyacaktır. Taraması tamamlanan fasıllarda Komisyon’un önerisi ve 27 üye ülkenin onayıyla fiili müzakerelere geçilecektir. Komisyon her bir fasıl için öneri hazırlarken, o faslın kapanma ve (gerekli hallerde de) açılma kriterlerini belirleyebilecektir. Herhangi bir fasılda müzakerelerin fiili olarak başlaması için tüm tarama sürecinin tamamlanması beklenmeyecek, bir yandan tarama süreci devam ederken bir yandan da bazı fasıllarda fiili müzakereler yapılabilecektir.

Fiili müzakerelere geçilmeden önce açılan fasılla ilgili mevzuat gözden geçirilerek, mevzuatın AB müktesebatına uyumunun hangi takvimde ve ne tür değişiklikler yapılarak üstlenileceğini ve uygulanacağını içeren bir “Pozisyon Belgesi”nin hazırlanması gerekecektir. Müzakere Heyeti, oluşturduğu taslak müzakere pozisyonlarını Bakanlar Kurulu’na takdim edecektir. Bu kapsamda, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversite temsilcilerinden görüş alınacaktır. Müzakere Pozisyon Belgesi Bakanlar Kurulu’nun onaylamasıyla kesinleşecek ve AB’ye sunulacaktır. Müzakere pozisyonunda AB Müktesebat başlığına uyumda katedilen mesafe, öngörülen uyum çalışmalarına ilişkin takvim, uyum çalışmalarının finansman ihtiyacı belirtilmektedir. Bazı konularda üyelik gerçekleşmeden önce tam uyum sağlanamayabilmektedir. AB müktesebatının üstlenerek uygulamaya koyulması sırasında bazı alanlarda ekonomik ve sosyal bakımdan zarara uğranabileceği düşünülüyorsa geçiş süreleri istenebilmektedir. Bu talepler güçlü, haklı ve inandırıcı gerekçelerle ve en önemlisi makul sürelerle ortaya koyulmalıdır. Hazırlanacak “etki analizi” raporları Türkiye’nin pozisyonunu güçlendirmek amacıyla kullanılacaktır. Müzakerelerin esas olarak bu aşamada yapılacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

AB Dönem Başkanlığı aday ülkenin Pozisyon Belgesini aldıktan sonra üye ülkelere dağıtmakta ve Komisyon ile üye ülkelerin katkılarıyla yine sadece o fasılla ilgili AB’nin “Ortak Pozisyon Belgesi” oluşturulmaktadır. Ardından fiili müzakereler başlamaktadır. Her bir fasıl müzakere edildikten sonra geçici olarak kapanmaktadır. AB, mevzuat uyumunun yanı sıra uygulamada kaydedilen gelişmeleri de dikkate alıp değerlendirmektedir. Öte yandan, bir fasıldan diğerine geçildiğinde, aradaki süre içerisinde AB mevzuatı değişebilecek, bu değişime de uyum sağlamak gerekecektir. Ancak netice itibariyle geçici de olsa bir faslın kapanması, aday ülkenin o konuda AB standardına ulaştığı veya ulaşma yolunda AB’yi ikna eden sağlam strateji ve hedefler ortaya koyduğu anlamına gelmektedir.

Müzakere sürecine ilişkin daha detaylı bilgi için tıklayınız.

Müktesebat fasıllarına ilişkin detaylı bilgi için tıklayınız.

Tarama toplantıları hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Tarama sonu raporlarına ulaşmak için tıklayınız.

 MÜZAKERE TAKVİMİ

 

Tanıtıcı Tarama

Ayrıntılı Tarama

Müzakere Başlangıç/ Geçici Kapanış

25. Bilim ve Araştırma  20 Ekim 2005 14 Kasım 2005 12 Haziran 2006
26. Eğitim ve Kültür  26 Ekim 2005  16 Kasım 2005
 
5.Kamu Alımları  7 Kasım 2005  28 Kasım 2005 
 
8. Rekabet Politikası  8-9 Kasım 2005  1-2 Aralık 2005 
 
3.Yerleşme Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi  21-22 Kasım 2005  19-20 Aralık 2005
 
4. Sermayenin Serbest Dolaşımı  25 Kasım 2005  22 Aralık 2005  19 Aralık 2008
 
11. Tarım ve Kırsal Kalkınma  5-8 Aralık 2005  23-26 Ocak 2006 
 
1. Malların Serbest Dolaşımı  16-20 Ocak 2006  20-24 Şubat 2006
 
24. Adalet, Özgürlük ve Güvenlik  23-25 Ocak 2006  13-15 Şubat 2006 
 
29. Gümrük Birliği  31 Ocak-1 Şubat 2006  13-14 Mart 2006 
 
7. Fikri Mülkiyet Hukuku  6-7 Şubat 2006  2-3 Mart 2006 
 17 Haziran 2008
19. Sosyal Politika ve İstihdam  8-10 Şubat 2006  20-22 Mart 2006 
 
17. Ekonomik ve Parasal Politika  16 Şubat 2006  23 Mart 2006  
 
13. Balıkçılık  24 Şubat 2006  31 Mart 2006 
 
12. Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı  9-15 Mart 2006  24 Nisan-28 Nisan 2006 
 
20. İşletme ve Sanayi Politikası  27-28 Mart 2006  4-5 Mayıs 2006 
 29 Mart 2007
9. Mali Hizmetler  29-30 Mart 2006  2-3 Mayıs 2006 
 
27. Çevre  3-11 Nisan 2006  29 Mayıs-2 Haziran 2006 
 
15. Enerji  15-17 Mayıs 2006  14-16 Haziran 2006 
 
32. Mali Kontrol  18 Mayıs 2006  30 Haziran 2006 
 26 Haziran 2007
16. Vergilendirme  6-7 Haziran 2006  11-12 Temmuz 2006  30 Haziran 2009
 
28. Tüketicinin ve Tüketici Sağlığının Korunması  8-9 Haziran 2006  6-7 Temmuz 2006 
 19 Aralık 2007
10. Bilgi Toplumu ve Medya  12-13 Haziran 2006  13-14 Temmuz 2006 
 19 Aralık 2008
18. İstatistik  19-20 Haziran 2006  17-18 Temmuz 2006 26 Haziran 2007
 
6. Şirketler Hukuku  21 Haziran 2006  20 Temmuz 2006  17 Haziran 2008
 
14. Ulaştırma Politikası 26-29 Haziran 2006 25-28 Eylül 2006 
 
21. Trans-Avrupa Ağları  30 Haziran 2006 29 Eylül 2006 
19 Aralık 2007 
30. Dış İlişkiler  10 Temmuz 2006  13 Eylül 2006 
 
2. İşçilerin Serbest Dolaşımı  19 Temmuz 2006  11 Eylül 2006 
 
23. Yargı ve Temel Haklar 6-8 Eylül 2006  11-13 Ekim 2006
 
33. Mali ve Bütçesel Hükümler 6 Eylül 2006 4 Ekim 2006 
 
22. Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu  11-12 Eylül 2006  9-10 Ekim 2006 
 
31. Dışişleri ve Güvenlik Politikası  14 Eylül 2006  6 Ekim 2006 
 

1. MALLARIN SERBEST DOLAŞIMI

Malların serbest dolaşımı, geniş ve birbiri ile yakından ilişkili bir çok alanın düzenlenmesi ile mümkün olabilmektedir. Bunun için gümrük vergileri, eş etkili vergiler ve miktar kısıtlamalarının kaldırılmasının yanı sıra ticarete konu olan ürünlere ilişkin ortak kurallar gerekmektedir. Söz konusu kurallar “uyumlaştırılmış” ve “uyumlaştırılmamış” alan olarak ikiye ayrılmaktadır. Uyumlaştırılmamış alan konusunda uygulanan ilkeye göre, herhangi bir ürün bir Birlik ülkesinde yasal olarak satılıyorsa diğer ülkelerde de herhangi bir engelle karşılaşmadan satılabilmelidir. Uyumlaştırılmış alana ilişkin olarak ise, “Klasik Yaklaşım” ve “Yeni Yaklaşım” olarak adlandırılan iki sistem uygulanmaktadır. Klasik Yaklaşım, ürünlere ilişkin detaylı düzenlemeleri içermektedir. Yeni yaklaşım, ürünlere ilişkin temel gereklilikleri belirlemekte ve uygunluk değerlendirmesi, akreditasyon, standardizasyon ve piyasa gözetimi kurumlarını kapsamaktadır. Yeni yaklaşım direktiflerinin büyük çoğunluğu CE işaretini zorunlu kılmaktadır.

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) 5 üyesi dışında DTM, Maliye, Sanayi ve Ticaret bakanlıkları ve TSE başta olmak üzere ilgili bakanlık ve kurumlardan yaklaşık 80 kişilik bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

Malların serbest dolaşımı, ‘İç Pazar ve Rekabet Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir.

DTM’nin de malların serbest dolaşımına ilişkin olarak İhracat Stratejik Planı çerçevesinde oluşturduğu “Gümrük Birliği’nin İşleyişinde Karşılaşılan Sorunların Ortadan Kaldırılması ve AB ile Yürütülecek Katılım Müzakerelerine Hazırlık ve Müzakere Sürecine Destek Sağlanması” Çalışma Grubu ve “AB İcra Kurulu” bulunmaktadır. İcra Kurulu ve Çalışma Grubu ayrıntılı raporlar yayımlamaktadır. Raporlar hizmete özeldir. 

Tanıtıcı Tarama (16-20 Ocak 2006)
Türkiye tanıtıcı tarama toplantısına geniş bir heyetle katılmıştır. Komisyon yetkilileri toplantıda, Avrupa Topluluğu’nu Kuran Antlaşma’nın (Roma Antlaşması) “malların serbest dolaşımı ilkesi”ne ilişkin 28 ila 30. maddeleri, uyumlaştırılmamış alan, Yeni Yaklaşım’ın temel ilkeleri ve Direktifleri, standardizasyon, akreditasyon, piyasa gözetimi ve Klasik Yaklaşım hakkında bilgi vermişlerdir.

Ayrıntılı Tarama (20-24 Şubat 2006)
Ayrıntılı tarama toplantısında Türk heyeti tarafından; uyumlaştırılmamış alanda malların serbest dolaşımı, Roma Antlaşması’nın malların serbest dolaşımına ilişkin 28 ila 30. maddeleri, ticarette engeller ve eş etkili tedbirler, ticarette teknik engellerin kaldırılması ve karşılıklı tanıma ilkesi, Yeni Yaklaşım’ın genel ilkeleri ve ürünlere ilişkin mevzuat, uygunluk değerlendirmesi, standardizasyon, akreditasyon, piyasa gözetimi ve Klasik Yaklaşım kapsamında ürünlere ilişkin mevzuat konularında yapılan sunumlarla, Komisyon yetkililerine Türkiye’nin mevcut uyum düzeyine ilişkin bilgi verilmiştir.

AB Genel İşler Konseyi 11 Aralık’ta aldığı kararla bu fasılda müzakerelerin Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar başlatılmamasını kararlaştırmıştır.

2. İŞÇİLERİN SERBEST DOLAŞIMI 

Avrupa entegrasyonunun köşe taşlarından birisi olan işçilerin serbest dolaşımı, üye devlet vatandaşlarının diğer üye ülkelere herhangi bir sınırlama ve yasaklama ile karşılaşmaksızın serbestçe girmesi, ikamet etmesi, açık işe başvurması veya mesleğini icra edebilmesi; gittikleri ülkelerde bu ülkelerin vatandaşları ile eşit şartlarda sosyal haklardan yararlanması anlamına gelmektedir. Ancak AB, son yıllarda işgücü piyasasının daralması ve işsizliğin artması sebebiyle, son genişleme esnasında işçilerin tam olarak serbest dolaşımının yürürlüğe koyulması konusunda geçiş dönemi düzenlemeleri öngörmüştür. Ancak bu önlemlerin sadece işçilerin serbest dolaşımına ilişkin olduğu unutulmamalıdır. Zira toplumumuzda bu düzenleme nedeniyle AB ülkelerine serbestçe seyahat edilemeyeceği yönünde bir yanılgı mevcuttur. Halbuki AB ülkelerine giriş kişilerin serbest dolaşımı başlığı altında değil, özgürlük, adalet ve güvenlik politikası altında düzenlenen bir konudur. Buna ek olarak, kısıtlamaların kendi hesabına çalışanlara, turistlere, öğrencilere veya emeklilere uygulanmadığı vurgulanmalıdır.

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) 5 üyesi dışında İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası, Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK), Türkiye İş Kurumu, Türkiye Sosyal Güvenlik Kurumu yetkililerinden oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

İşçilerin serbest dolaşımı konusu, sosyal güvenliğin koordinasyonu hariç olmak üzere, mevzuat uyumu amacıyla 11 Nisan 2000 tarihinde Türkiye-Avrupa Toplulukları Ortaklık Konseyi’nin 39. toplantısında kurulan “Tek Pazar, Dış Ticaret ve Rekabet Alt Komitesi” kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 3 tur toplantı düzenlenmiştir. Toplantılarda Ulusal Program önceliklerinin gerçekleştirilme düzeyine ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur. Buna ek olarak, ilgili kurumlardan mevzuat uyumu kapsamında bulundukları aşamaları, genel ifadelerden ziyade somut bir şekilde belirtmeleri talep edilmiş ve alınması gereken tedbirlerin yerine getirilmesi için öngörülen sürenin somutlaştırılması gerektiği hususu vurgulanmıştır.

Tanıtıcı Tarama (19 Temmuz 2006)
Komisyon yetkilileri toplantıda  istihdam piyasasına giriş, Avrupa İşçi Hareketliliği (EURES), sosyal güvenlik sistemlerinin koordinasyonu, Avrupa Sağlık Sigortası Kartı uygulaması konuları hakkında bilgi vermiştir.

Ayrıntılı Tarama (11 Eylül 2006)
Türk heyeti tarafından uyumlaştırılmamış alanda işgücü piyasasına erişim, sosyal güvenlik sistemlerinin uyumu ve Avrupa Sağlık ve Güvenlik Kartı başlıkları altında; göçmen işçiler ve hakları, başka bir üye devlette iş arama, çalışma ve ikamet hakkı, göçmen işçiler için kamu sektörü istihdamı, göçmen işçilerin ailelerine tanınan haklar ve  EURES (Avrupa İstihdam Hizmeti) gibi konular ele alınmış ve yapılan sunumlarla Türkiye’nin söz konusu fasılda mevcut uyum düzeyine ilişkin Komisyon yetkililerine bilgi verilmiştir.

3. İŞ KURMA HAKKI VE HİZMET SUNMA SERBESTİSİ

AB içerisinde dört serbestiye dayalı ekonomik bütünleşme projesinin bir ayağını da hizmetler sektörü oluşturmaktadır. Bu alandaki AB mevzuatının yasal temeli Avrupa Topluluklarını Kuran Antlaşma’nın kuruluş hakkını düzenleyen 43–48. maddeleri ile hizmet sağlama serbestisini düzenleyen 49–55. maddelerine dayanmaktadır. Birincil mevzuatın yanı sıra, başlıca ikincil mevzuat olarak, iş kurma hakkı ve hizmet sunumu serbestisinden yararlanmak isteyen kişilerin diğer üye ülkelerde dolaşımı ve ikameti önündeki engellerin kaldırılmasını düzenleyen 73/148/EEC sayılı Konsey Direktifi ve mesleki niteliklerin karşılıklı tanınmasına ilişkin 2005/36/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi bulunmaktadır. Diğer taraftan, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’nın (ATAD) bu düzenlemelere ilişkin olarak verdiği kararlar da, söz konusu düzenlemelerin yorumlanması bakımından büyük önem taşımaktadır.

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) 5 üyesi dışında Maliye, Sanayi ve Ticaret, Sağlık, Milli Eğitim Bakanlıkları, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlıkları ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan yaklaşık 50 kişilik bir heyet katılmıştır. Hizmetlerin Serbest Dolaşımı faslı altında mesleki niteliklerin karşılıklı tanınması, iş kurma hakkı ve posta hizmetleri gibi alt başlıklar bulunmaktadır. Tarama toplantılarında en fazla zaman ayrılan alt başlık “mesleki niteliklerin karşılıklı tanınması” olmuştur.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi ‘İç Pazar ve Rekabet Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir.

DPT’nin de Hizmet Sunma Serbestisine ilişkin bir İhtisas Komisyonu ve 2007-2013 Kalkınma Planı hazırlıkları çerçevesinde oluşturduğu bir Çalışma Grubu bulunmaktadır. İhtisas Komisyonu ve Çalışma Grubu ayrıntılı raporlar yayımlamıştır.

Tarama sürecinin tamamlanmasının ardından, Ankara’da 21 Ocak 2006 tarihinde, “İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi” faslındaki tarama çalışmaları ile ilgili sivil topluma yönelik bir bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı düzenlenmiştir. 

Tanıtıcı Tarama (21-22 Kasım 2005)
Türkiye tanıtıcı tarama toplantısına geniş bir heyetle katılmıştır. Komisyon yetkilileri toplantıda daha çok mesleki niteliklerin karşılıklı tanınması alt başlığı üzerinde durmuşlardır.

Ayrıntılı Tarama (19-20 Aralık 2005)
Toplantıda birinci gün mesleki yeterliliklerin karşılıklı tanınması ele alınmış ve bu konuda AB’de belirlenmiş 7 meslek gurubuna ilişkin Türkiye’deki mevzuatın durumu hakkında sunumlar yapılmıştır. Toplantının ikinci gününde Türkiye, iş kurma hakkı ve posta hizmetleri konularında bilgi vermiştir.

AB Genel İşler Konseyi 11 Aralık’ta aldığı kararla bu fasılda müzakerelerin Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar başlatılmamasını kararlaştırmıştır.


4. SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI

Sermayenin serbest dolaşımı, malların, kişilerin ve hizmetlerin serbest dolaşımı ile birlikte Avrupa Topluluğu’nun üzerine inşa edildiği temel prensiplerden birini oluşturmaktadır. Bu alandaki müktesebat tüm ekonomik sektörlerde AB kaynaklı doğrudan yabancı yatırımları etkileyen tüm kısıtlamaların kaldırılmasını amaçlamaktadır.

İdari yapılanma
Tarama toplantılarında Türkiye'yi, İzleme ve Yönlendirme Komitesi’nin 5 daimi üyesi (Başbakanlık, Dışişleri, DPT, Türkiye'nin AB Daimi Temsilciliği, ABGS) ayrıca, İçişleri, Maliye, Milli Savunma, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Ulaştırma, Tarım ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret, Turizm ve Kültür bakanlıklarıyla Hazine ve Dış Ticaret müsteşarlıkları, Merkez Bankası, Gelir İdaresi Başkanlığı, SPK, BDDK, RTÜK ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nden yetkililer temsil etmiştir.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Sermayenin serbest dolaşımı “Ekonomik ve Parasal Konular, Sermaye Hareketleri ve İstatistik Alt Komitesi” kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 6 tur toplantı düzenlenmiştir. Kara para aklanması ise “Gümrükler, Vergilendirme, Uyuşturucu Trafiği ve Kara Para Aklanmasının Önlenmesi” kapsamında ele alınmıştır.

DPT’nin Finansal Hizmetler (Mali Piyasalar, Finans Kurumları, Bankacılık, Sigortacılık) Özel İhtisas Komisyonu bulunmaktadır.

Tanıtıcı Tarama (25 Kasım 2005)
Tanıtıcı tarama sermayenin serbest dolaşımı ve ödemeler, ödeme sistemleri ve kara para aklanmasının önlenmesi ana başlıkları altında yapılmıştır.

Ayrıntılı Tarama (22 Aralık 2005)
Toplantıda Türkiye Komisyon’a, sermaye hareketleri ve ödemelerle ilgili genel bilginin yanı sıra izin prosedürleri, doğrudan yatırımlarla ilgili düzenlemeler, yabancıların gayrimenkul edinimiyle ilgili düzenlemeler, özelleştirmeyle ilgili kısıtlamalara ilişkin bilgiler aktarmıştır.

Bu fasla ilişkin açılış kriterleri:

• Sermaye hareketlerinin serbest dolaşımı alanında AB müktesebat uyumu ve uygulama kapasitesine yönelik kapsamlı bir strateji ile
• Kara paranın aklanması ile mücadele konusunda yasal uyum ve uygulamaya yönelik ayrıntılı eylem planı hazırlanmasıdır.

Söz konusu kriterlerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmalar yapılmış ancak resmi olarak Komisyon’a sunulmamıştır.

MÜZAKERELER

19 Aralık 2008’de düzenlenen 6. Hükümetlerarası Konferansta (HAK) bu faslın açılması kararlaştırılmıştır. Bu faslın geçici olarak kapatılması için, HAK’ta açıklanan kapanış kriterleri aşağıda yer almaktadır:

• Sermaye hareketleri ve ödemeler ile ilgili olarak Türkiye’nin müktesebat ile kayda değer mevzuat uyumu sağlaması ve uygulamayı düzgün bir şekilde gerçekleştirebileceğini göstermesi,
• Yabancıların emlak alımının müktesebat ile uyumlu bir şekilde kademeli serbestleştirilmesiyle ilgili olarak Türkiye’nin bir Eylem Planı sunması. Kademeli serbestleştirilmede kayda değer ilerleme gerçekleştirilmesi,
• Para aklamanın engellenmesi konusunda mevzuatın müktesebat ve Mali Eylem Görev Gücü’nün önerileri ile uyumlu hale getirilmesi,
• Para aklamanın engellenmesi ile ilgili tüm alanlarda geçerli mevzuatın uygulanmasını sağlayacak yeterli idari kapasitenin mevcut olduğunun gösterilmesi. 

5. KAMU ALIMLARI

Kamu Alımları ayrı bir fasıl olarak ilk defa ele alınmaktadır. Bu fasıl altındaki birincil mevzuat Amsterdam Antlaşması’nın 2, 3, 10, 12, 16, 28–31, 43–55, 81–89, 95, 211, 220, 226, 228 ve 296. maddelerinden oluşmaktadır. 70/32/EEC ve 71/304/EEC sayılı direktifler ise bu fasıl altındaki temel ikincil mevzuat olarak öne çıkmaktadır. Kamu ihalelerinde AB mevzuatı rekabetin korunmasına büyük önem vermektedir. Kamu-Özel İşbirliği ve Savunma Sözleşmeleri fasıl altındaki önemli alt başlıklardır.

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) 5 üyesi dışında Kamu İhale Kurumu, Rekabet Kurumu, Savunma Bakanlığı ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan yaklaşık 50 kişilik bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

Kamu İhaleleri, ‘İç Pazar ve Rekabet Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir.

DPT’nin de Kamu İhalelerine ilişkin bir İhtisas Komisyonu ve 2007-2013 Kalkınma Planı hazırlıkları çerçevesinde oluşturduğu bir Çalışma Grubu bulunmaktadır. İhtisas Komisyonu ve Çalışma Grubu ayrıntılı raporlar yayımlamıştır.

Tarama sürecinin tamamlanmasının ardından, Ankara’da 17 Aralık 2005 tarihinde, “Kamu İhaleleri” faslındaki tarama çalışmaları ile ilgili sivil topluma yönelik bir bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı düzenlenmiştir. 

Tanıtıcı Tarama (7 Kasım 2005)
Türkiye tanıtıcı tarama toplantısına geniş bir heyetle katılmıştır. Komisyon yetkilileri toplantıda genel ilkeler, Kamu – Özel işbirliği, Savunma İhaleleri ile Sosyal ve Çevre içerikli Alımlar alt başlıkları üzerinde durmuştur.

Ayrıntılı Tarama (28 Kasım 2005)
Toplantıda Türk yetkililer tüm alt başlıklarda detaylı sunumlar yapmış ve AB mevzuatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklara değinmiştir. Kamu hizmetleri alanındaki ihaleler ve itirazlar özellikle üstünde durulan konular olarak öne çıkmıştır. Bu çerçevede bazı farklılıkların mevzuattan ziyade kullanılan kavramların değişik olmasından kaynaklandığı Komisyon’a iletilmiştir.

Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan tarama raporunda müzakerelerin açılması için aşağıdaki kıyas kriterlerinin yerine getirilmesi istenmiştir:

  •  Kamu alımları ile ilgili yeknesak bir politika uygulanmasından sorumlu olacak bir kurumun belirlenmesi,
  • Kamu alımları konusunda mevzuat uyumunun tam olarak sağlanması ve gerekli idari kapasitenin oluşturulması konusunda, uygulama takvimini de içeren kapsamlı bir stratejinin Avrupa Komisyonu’na sunulması,
  • Mevzuatın kapsamının idareler ve sözleşmeler hususundaki AB mevzuatı ile uyumlu hale getirilmesi ve Topluluk mevzuatı ile uyumlu olmayan tüm istisnaların yürürlükten kaldırılması.

6. ŞİRKETLER HUKUKU

Topluluk üyeleri arasında, şirketler hukuku, kurumsal yönetim, muhasebe ve denetim ile ilgili mevzuatların uyumlaştırılması amacıyla yapılan yasal düzenlemeler, tarafların eşit biçimde korunmasını, şirket kurma özgürlüğünün sağlanmasını, iş hayatında rekabet gücünün ve etkinliğin artırılmasını, işletmeler arasında sınır-ötesi işbirliğinin güçlendirilmesini ve şirketler hukukunun modernizasyonu ile ilgili görüş alışverişinin sağlanmasını amaçlamaktadır. Bu çerçevede, şirket belgelerinin açıklanma prosedürleri, şirketlerin kuruluşu ve sermayenin korunması, şirketlerin birleşmesi ve bölünmesi, yıllık hesaplar, konsolide hesaplar, yasal denetçilerin asgari nitelikleri, farklı üye devletlerde açılan şubelerin tescil ve ilan şartları ve girişimcilerin şirket kurmalarının kolaylaştırılması gibi konularda ortak kurallar belirlenmiştir.

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) 5 üyesi dışında Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Merkez Bankası, BDDK, SPK, RTÜK, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurumu yetkililerinden oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

Şirketler hukuku ile ilgili konular ‘İç Pazar ve Rekabet Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir. 

Şirketler hukuku faslına ilişkin çalışmalara, 9. Kalkınma Planı içerisinde Finansal Hizmetler Özel İhtisas Komisyonu kapsamında yer verilmiştir.

Tanıtıcı Tarama (21 Haziran 2006)
Komisyon yetkilileri toplantıda şirketler hukuku ve kurumsal yönetişim başlığı altında hisse sahipleri ve şirketlerle ilgili üçüncü tarafların eşit biçimde korunması, limited şirketlerde ve şubelerde şirket belgelerinin açıklanması, saklı pay, devralma fiyatı teklifi, ulusal ve ulus-ötesi birleşmeler, limited şirketlerin bölünmesi, Avrupa Şirketi, yıllık bilanço, konsolide hesaplar, Avrupa Ekonomik Çıkar Grubu ve Uluslararası Mali Raporlama Standartları gibi konular hakkında bilgi vermişlerdir.

Ayrıntılı Tarama (20 Temmuz 2006)
Toplantıda, Türk heyeti tarafından şirketler hukuku ve kurumsal yönetişim başlığı altında; hisse sahipleri ve şirketlerle ilgili üçüncü tarafların eşit biçimde korunması, limited şirketlerde ve şubelerde şirket belgelerinin ifşa edilmesi, saklı pay, devralma fiyatı teklifi, ulusal ve ulus-ötesi birleşmeler, Avrupa Şirketi, yıllık bilanço, konsolide hesaplar, Avrupa Ekonomik Çıkar Grubu ve Uluslararası Mali Raporlama Standartları gibi konular hakkında Türkiye'nin AB müktesebatıyla mevcut uyum durumu hakkında bilgi verilmiştir.

ABGS, Pozisyon Belgesi'nin hazırlanması amacıyla 21 Mart 2008 tarihinde ilgili sivil toplum kuruluşlarından görüşlerini sunmalarını talep etmiştir.

MÜZAKERELER

Üye ülkelerin Genişleme Çalışma Grubu’nda vardığı uzlaşma, AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplantısında tartışılmadan onaylanarak, 17 Haziran 2008 tarihinde düzenlenen Hükümetler Arası Konferans'la (HAK) ilgili fasılda müzakereler açılmıştır. AB'nin Türkiye ile müzakereler konusunda Aralık 2006’da aldığı karar uyarınca Türkiye'nin liman ile havalimanlarını Rum gemi ve uçaklarına açmasını öngören Ek Protokol'ün uygulanması ile birlikte aşağıdaki  kapanış kriterleri belirlenmiştir:

• Türk Ticaret Kanunu’nun kabul edilmesi, Kanun’un yürürlüğe girmesine ilişkin olarak, AB müktesebatına uyumlu düzenlemelerin yapılması.
• Sermaye Piyasası Kanunu’nun ilgili müktesebata uygun olarak yenilenmesi.
• İkincil mevzuat dahil olmak üzere, muhasebe, mali bildirim ve zorunlu denetleme düzenlemelerinin AB müktesebatı ile uyumlaştırılması.
• Denetim standartları ve kurallarının belirlenmesinde, kamusal gözetim altında bağımsız denetçilerin ve denetim şirketlerinin yetkilendirilmesinde yetkili tek üst organ olacak Türk Denetim Standartları Kurulu’nun oluşturulması.
• Şirketler hukuku müktesebatına uyum ve uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi.
 

7. FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU

AB içerisinde fikri hakların korunması ile ilgili farklı uygulamaların sürdürülmesi, mal ve hizmetlerin serbest dolaşımını olumsuz yönde etkileyen, rekabeti bozan ve Tek Pazar’ın işleyişine zarar veren sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle, ilgili AB mevzuatı, ulusal düzenlemeler arasındaki farklılıkların giderilmesini amaçlamaktadır. Bu çerçevede, telif hakları ve bağlantılı hakların korunması konusunda ortak kurallar belirlenmiştir. Ayrıca, veritabanlarının, bilgisayar programlarının, entegre devre topografyalarının, uydu yayıncılığı ve kablolu yeniden iletimin korunması da belirli kurallara bağlanmıştır. Sınai mülkiyet hakları alanında ise, ortak bir Topluluk Markası ve Topluluk Tasarımı oluşturulmuştur. Bunun dışında, biyoteknolojik buluşlar, eczacılık ve bitki koruma ürünlerine yönelik çeşitli düzenlemeler bulunmaktadır. Müktesebat, telif hakları ve sınai mülkiyet haklarının uygulanması ile ilgili uyumlaştırılmış kurallar da içermektedir.

İdari Yapılanma
Tanıtıcı ve ayrıntılı tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) dışında Türk Patent Enstitüsü (TPE), Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’ndan yetkililer katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

Fikri mülkiyet hakları ile ilgili konular ‘İç Pazar ve Rekabet Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir.

DPT’nin, Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013) çerçevesinde, fikri mülkiyet hakları konusunda oluşturduğu bir Özel İhtisas Komisyonu bulunmaktadır. Komisyon, eser sahibinin hakları ve bağlantılı haklar ve sınai haklar konularında çeşitli raporlar yayımlamıştır.

Tanıtıcı Tarama (6-7 Şubat 2006)
Toplantıda, Komisyon yetkilileri, telif hakları ve bağlantılı haklar, veritabanlarının korunması, korumanın süresi, telif haklarının kiralanması ve ödünç verilmesi, uydu yayıncılığı ve kablo yoluyla yeniden iletim, yeniden satış hakkı, bilgisayar programları ve yarı iletken ürünlerin topografyaları ile ilgili AB düzenlemeleri hakkında Türk heyetini bilgilendirmiştir. Sınai mülkiyet hakları alanında ise, ticari markalar, biyoteknolojik buluşlar, patentler, ek koruma sertifikaları, zorunlu lisans ve endüstriyel tasarım konularındaki mevzuat ele alınmıştır.

Ayrıntılı Tarama (2-3 Mart 2006)
Toplantıda Komisyon yetkililerine ilgili Türk mevzuatı hakkında bilgi veren Türk heyeti, özellikle AB nezdinde uyumlaştırılmış konuların üzerinde durmuştur. Komisyon yetkilileri, fikri mülkiyet hakları alanında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar hakkında bilgilendirilmişlerdir. Ayrıca, bu alanda faaliyet gösteren uzman mahkemeler tarafından alınan kararlara ilişkin veriler de Komisyon yetkilileri ile paylaşılmıştır.

ABGS, Pozisyon Belgesi'nin hazırlanması amacıyla 7 Mart 2008 tarihinde ilgili sivil toplum kuruluşlarından görüşlerini sunmalarını talep etmiştir.

MÜZAKERELER

Üye ülkelerin Genişleme Çalışma Grubu’nda vardığı uzlaşma, AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplantısında tartışılmadan onaylanarak, 17 Haziran 2008 tarihinde düzenlenen Hükümetler Arası Konferans'la (HAK) ilgili fasılda müzakereler açılmıştır. AB'nin Türkiye ile müzakereler konusunda Aralık 2006’da aldığı karar uyarınca Türkiye'nin liman ile havalimanlarını Rum gemi ve uçaklarına açmasını öngören Ek Protokol'ün uygulanması ile birlikte aşağıdaki  kapanış kriterleri belirlenmiştir:

• Türkiye, Komisyon tarafından kendisine 3 Nisan 2008 tarihinde tebliğ edilen teknik şartname uyarınca fikri mülkiyete ilişkin konularda başarılı bir diyalog oluşturmuştur.
• Uygulayıcı kurumların korsan ve taklit mal ile mücadelede yeterli idari kapasiteye sahip olmaları.
• İhlallerin soruşturulması, kovuşturulması ve davaya konu olmalarında tatminkar ilerleme sağlanması ve AB’ye ihraç edilen korsan ve taklit malların sayısının azaltılması dahil olmak üzere, Fikri Mülkiyet Hukukunun etkili uygulanmasında performansın ilerletilmesi.
• Hakların tüketilmesi ve ek koruma sertifikaları konularında yasal düzenlemelerin yapılması ve söz konusu düzenlemelerin katılım ile yürürlüğe girmesinin sağlanmasına ilişkin Topluluk müktesebatına uyumun tamamlanması.
 


8. REKABET POLİTİKASI

Rekabet Politikası ile İç Pazar’da sağlıklı bir rekabet ortamının korunması amaçlanmaktadır. Rekabet Politikası’nın ana başlıklarını şirketlere yönelik kuralları içeren anti-tröst, şirket birleşme ve devralmaları ile devlet yardımlarının denetlenmesi konuları oluşturmaktadır. Rekabet Politikası, üye ülkeler arasındaki ticareti etkileyen ve amacı veya etkisi İç Pazar’daki rekabeti önlemek, kısıtlamak veya bozmak olan anlaşmaları ve uyumlu eylemleri, hakim durumun kötüye kullanılmasını yasaklamaktadır. Üye ülkeler, kamu teşebbüsleri ile kendilerine özel veya inhisarı hak tanıdıkları teşebbüsler lehine ayrımcılık yapamamaktadır. Üye ülkeler tarafından şirketlere verilen teşvikler de -istisnalar dışında- Komisyon’a bildirilmekte ve denetlenmektedir. 

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) dışında Maliye, Tarım ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıkları, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlıkları ile TÜBİTAK, EPDK, Kamu İhale Kurumu, Rekabet Kurumu, RTÜK, Gelir İdaresi Başkanlığı, KOSGEB ve Eximbank'tan yaklaşık 50 kişilik bir heyet katılmıştır. Şirketlere yönelik rekabet kuralları (anti-tröst) alanında Rekabet Kurumu’nun, devlet yardımları alanında ise DPT’nin ön plana çıktığı ve müktesebata uyum çalışmalarını yönlendirdiği görülmektedir.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

Rekabet ve devlet yardımları konuları "İç Pazar ve Rekabet Alt Komitesi" kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir.

DPT’nin 2007-2013 Kalkınma Planı hazırlıkları çerçevesinde oluşturduğu devlet yardımları ve rekabet politikasına ilişkin ayrı Özel İhtisas Komisyonları bulunmaktadır. ÖİK’lar ayrıntılı raporlar yayımlamıştır.

Tarama sürecinin tamamlanmasının ardından, Ankara’da 17 Aralık 2005 tarihinde, “Rekabet Politikası” faslındaki tarama çalışmaları ile ilgili sivil topluma yönelik bir bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı düzenlenmiştir. 

Tanıtıcı Tarama (8-9 Kasım 2005)
Komisyon yetkilileri toplantıda, Türkiye’nin müktesebat uyumunda önemli eksikleri bulunan Topluluğun devlet yardımları sistemi üzerinde durmuşlardır.

Ayrıntılı Tarama (1-2 Aralık 2005)
Toplantıda ilk gün devlet yardımları ikinci gün ise anti-tröst kuralları ele alınmıştır. AB ile müzakere sürecinde Rekabet Politikası faslında müzakerelerin önemli ölçüde devlet yardımları alanında geçeceği belirtilmiştir. Anti-tröst alanında ise birkaç uyum eksikliği dışında mevzuat ve uygulamanın yeterli olduğu görülmüştür. Kamuya ait tekeller ve genel ekonomik fayda konusu da ele alınmıştır.

Avrupa Komisyonu, Türkiye'ye gönderdiği tarama sonu raporunda, bu fasılda tanıtıcı ve ayrıntılı tarama sürecinin başarı ile sonuçlandığını belirtmiş, ancak müzakerelerin açılması için aşağıdaki kıyas kriterlerini belirlemiştir:

  • devlet yardımları envanterinin çıkarılması,
  • devlet yardımları denetleme yasasının yürürlüğe koyulması,
  • devlet yardımlarının denetlenmesinden sorumlu kurumun oluşturulması,
  • çelik sektörü yeniden yapılandırma planının Komisyon’a sunulması.

9. MALİ HİZMETLER

Bu alandaki müktesebat, bankacılık, sigortacılık, yatırım hizmetleri ve menkul kıymet piyasalarını kapsayan mali sektörde İç Pazarın işlemesi için gerekli olan uyumlaştırılmış kuralları içermektedir. Bankalar ve uluslararası finans kuruluşları için bütünleşmiş bir piyasa oluşturulması, mali hizmetler piyasası alanındaki AB politikasının temel unsurudur. Sigortacılık alanındaki AB mevzuatı hayat ve hayat dışı sigortacılık alanlarında piyasaların bütünleşmesine yönelik temel düzenlemeleri içermektedir. Menkul kıymetler ve yatırım fonları alanındaki AB mevzuatı ise hem piyasada mevcut, hem de yeni ihraç edilen menkul kıymetlerin gelişmesine yönelik olarak düzenlenmiştir. İlgili mevzuat, yatırım şirketlerinin faaliyet koşulları, menkul kıymet ihracı için gerekli koşullar ve yatırım fonlarına uygulanacak şartları düzenlemektedir. 

İdari Yapılanma

Türk Heyeti; İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 daimi üyesi dışında BDDK, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, TMSF, Gelirler İdaresi Başkanlığı, SPK, Merkez Bankası ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı temsilcilerinden oluşturulmuştur.
 

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

Mali Hizmetler konusu İç Pazar ve Rekabet Alt Komitesi kapsamında ele alınmaktadır. 2000 yılından itibaren 5 toplantı gerçekleştirmiştir.

DPT’nin Finansal Hizmetler (Mali Piyasalar, Finans Kurumları, Bankacılık, Sigortacılık) Özel İhtisas Komisyonu bulunmaktadır:
 

Tanıtıcı Tarama (29-30 Mart 2006)
Toplantıda Avrupa Komisyonu İç Pazar ve Hizmetler Genel Müdürlüğü yetkilileri konuyla ilgili Topluluk mevzuatını Türk Heyeti’ne aktarmıştır. Toplantının ilk gününde Türk tarafına, mali hizmetleri ilgilendiren yatay konular, sigortacılık ve meslek emeklilik sigortasına ilişkin yasal düzenlemeler hakkında bilgi verilmiştir. Toplantının ikinci gününde ise, mali piyasa altyapısının yanı sıra menkul kıymetler ve yatırım hizmetleriyle ilgili bilgiler aktarılmıştır. Mali hizmetler başlığında Türkiye'nin AB müktesebatına orta düzeyde uyum sağladığı bildirilirken, sigorta sektörüne yönelik yasal düzenlemelerin yapılması, mali raporlama kalitesinin yükseltilmesi ve denetleyici kuruluşlar arasında işbirliğinin artırılması beklenmektedir.

Ayrıntılı Tarama (2-3 Mayıs 2006)

Toplantıda, banka, sigorta şirketleri ve aracı kurumların yükümlülükleri ve denetimleri, yeniden sigortalama (reasürans), finansal işlemler, maddi teminatlar, mali enstrüman piyasaları, küçük ortakların korunması, manipülasyonların engellenmesi ve üçüncü ülkelerle bilgi alışverişi gibi konularda Türkiye'nin yasal düzenlemeleri ve topluluk müktesebatına uyumu ele alınmıştır.

Mali hizmetler başlığında Türkiye'nin AB müktesebatına orta düzeyde uyum sağladığı belirtilirken, sigorta sektörüne yönelik yasal düzenlemelerin yapılması, mali raporlama kalitesinin yükseltilmesi ve denetleyici kuruluşlar arasında işbirliğinin artırılması beklenmektedir.

AB Genel İşler Konseyi 11 Aralık’ta aldığı kararla bu fasılda müzakerelerin Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar başlatılmamasını kararlaştırmıştır.

10. BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA

Bu fasıldaki müktesebat; elektronik haberleşme, özellikle elektronik ticaret ve koşullu erişim hizmetleri olmak üzere bilgi toplumu hizmetleri ile görsel işitsel hizmetlere ilişkin kuralları içermektedir. AB’nin Bilgi Toplumu ve Medya Politikası, telekomünikasyon hizmetleri ve ağlarında iç pazarın etkin bir şekilde işlemesinin önündeki engellerin ortadan kaldırılmasını; sektördeki rekabetin geliştirilerek tüketicilerin daha ucuza daha iyi hizmet alabilmelerinin sağlanmasını; yeni bilgi ve iletişim teknolojilerinin geliştirilmesi amacıyla AR-GE ve yenilikçiliğin desteklenmesini ve bütün Avrupa vatandaşlarının bilgi toplumunun sağladığı imkanlardan yararlanmasını amaçlamaktadır.

İdari Yapılanma
Toplantıya İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) dışında başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı olmak üzere Telekomünikasyon Kurumu, RTÜK gibi ilgili bakanlık ve kurumlardan oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

Telekomünikasyon ve bilgi teknolojisi ile kültürel işbirliği, görsel ve işitsel politikalar, Türkiye’nin Topluluk programlarına katılımı ‘Teknolojik Yenilik, Eğitim ve Araştırma Programları Alt Komitesi’ nde  ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Bu çalışmalar ile AB müktesebatı ve Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar ve bu farklılıkların giderilmesi için yapılması gereken uyum çalışmaları belirlenmiştir.

DPT tarafından 9. Kalkınma Planı (2007-2013) çerçevesinde Bilgi ve İletişim Teknolojileri alanında Bilgi Teknolojileri, Telekomünikasyon, Posta ile Yayıncılık Özel İhtisas Komisyonları oluşturulmuştur.

Başta e-Dönüşüm Türkiye Projesi'nin koordinasyonu olmak üzere, kamu kurumlarının bilgi ve iletişim teknolojisi yatırımları arasında eşgüdüm sağlanması ve bilgi toplumu olma yolunda atılması gereken adımlara ilişkin stratejilerin belirlenmesi amacıyla 2003 yılı Mart ayında DPT bünyesinde Bilgi Toplumu Dairesi (BTD) kurulmuştur. Türkiye’nin e-Avrupa+ Girişimi’ne taraf olmasının ardından başlatılan e-Türkiye Girişimi kapsamında oluşturulan çalışma grupları koordinatörleriyle yapılan çalışmalar sonucunda Kısa Dönem Eylem Planı (KDEP) hazırlanmıştır. Ayrıca, "e-Dönüşüm Türkiye Projesi 2005 Yılı Eylem Planı" oluşturulmuştur.

Tanıtıcı Tarama (12-13 Haziran 2006)
Toplantının ilk gününde, 2010- Büyüme ve İstihdam için Avrupa Bilgi Toplumu; elektronik iletişim (Çerçeve Direktif, ilgili piyasalar ve piyasa analizi, Erişim Direktifi, Yetkilendirme Direktifi, Evrensel Hizmet Direktifi, Rekabet Direktifi, Radyo Spektrum Kararı, Genişbant Stratejisi, kişisel veri gizliliğinin korunması vb.) ve internet (internet alan adları, ENISA, internetin güvenli kullanımı, yasadışı ve zararlı içerik, eTen vb.) konularında Komisyon yetkilileri tarafından Türk heyetine bilgi verilmiştir. İkinci gün ise, Kültürel Çeşitliliğin Korunmasına ilişkin UNESCO Sözleşmesi; görsel-işitsel ürünlerde AB’nin DTÖ’deki konumu; Sınır Tanımayan Televizyon Direktifi (televizyon yayını, televizyon reklamcılığı ve sponsorluk, küçüklerin korunması, cevap hakkı vb.);  AB sinema mirasının korunması; MEDIA programları; bilgi toplumu hizmetleri (e-imza, standardizasyon, elektronik ticaret, koşullu erişim hizmetleri,  pan-Avrupa e-Devlet hizmetlerinin iş yerlerine ve vatandaşlara ulaştırılması) konularında sunumlar yapılmıştır.

Ayrıntılı Tarama (13-14 Temmuz 2006)
Toplantının ilk gününde, i 2010 Büyüme ve İstihdam için Avrupa Bilgi Toplumu, elektronik iletişim (Çerçeve Direktif, ilgili piyasalar ve piyasa analizi, Erişim Direktifi, Yetkilendirme Direktifi, Evrensel Hizmet Direktifi, Rekabet Direktifi, Radyo Spektrum Kararı, Genişbant Stratejisi, kişisel veri gizliliğinin korunması, vb.) ve internet (internet alan adları, ENISA, internetin güvenli kullanımı, yasadışı ve zararlı içerik, eTen, vb.) konularında Türk heyeti Komisyon yetkililerini bilgilendirmiştir. İkinci gün ise, Kültürel Çeşitliliğin Korunmasına ilişkin UNESCO Sözleşmesi; görsel-işitsel ürünlerde AB’nin DTÖ’deki konumu; Sınır Tanımayan Televizyon Direktifi (televizyon yayını, televizyon reklamcılığı ve sponsorluk, küçüklerin korunması, cevap hakkı vb.); AB sinema mirasının korunması; MEDIA programları; bilgi toplumu hizmetleri (e-imza, standardizasyon, elektronik ticaret, koşullu erişim hizmetleri, pan-Avrupa e-Devlet hizmetlerinin iş yerlerine ve vatandaşlara ulaştırılması) konularında sunumlar yapılmıştır.

Bu fasılda müzakerelerin başlatılabilmesi için Avrupa Komisyonu tarafından şu açılış kriteri belirlenmiştir:

• Türkiye’nin, görsel işitsel mevzuatının AB müktesebatına uyumlaştırılması amacıyla, Sınır Tanımayan Televizyon Direktifi’nde tanımlanan şekilde, ulusal düzenleyici çerçevenin, televizyon yayınlarının yeniden iletimi ve alımı özgürlüğü prensibi ile uyumunu sağlayacak somut öneriler içerecek ve düzenleyici kurum olan RTÜK’ün idari kapasitesi ve bağımsızlığının güçlendirilmesi konularını kapsayacak bir Eylem Planı’nı net bir uyum takvimiyle birlikte sunması. 

MÜZAKERELER

Söz konusu Eylem Planının hazırlanması ile açılış kriterinin yerine getirilmesinin ardından, 19 Aralık 2008’de düzenlenen 6. Hükümetlerarası Konferansta (HAK) bu faslın açılması kararlaştırılmıştır. Bu faslın geçici olarak kapatılması için, HAK’ta açıklanan kapanış kriterleri aşağıda yer almaktadır:

• Türkiye’nin elektronik haberleşme ve bilgi toplumu hizmetleri alanlarındaki mevzuatını AB müktesebatı ile uyumlaştırmasını tamamlaması,
• Piyasa analizlerinin ardından belirlenen etkin piyasa gücüne sahip operatörlere yönelik alınacak rekabeti sağlamaya dönük önlemler ile genel yetkilendirme rejiminin AB müktesebatına uygun olarak uygulanmasının sağlanması,
• Türkiye’nin elektronik haberleşme alanındaki müktesebatı uygulamaya yönelik yeterli idari kapasitenin yanı sıra telekomünikasyon düzenleyicisinin şeffaflığı, öngörülebilirliği ve bağımsızlığını temin etmesi,
• Türkiye’nin görsel işitsel politika alanındaki müktesebatı,  ulusal yasal çerçevenin televizyon yayınlarının yeniden iletimi ve alımı özgürlüğü prensibi ile uyumunu sağlayacak önlemler dahil olmak üzere, aktarmasını hedefleyen yasal düzenlemeleri kabul etmesi,
• Türkiye’nin, görsel işitsel düzenleyici sürecin şeffaflığının ve yetkili düzenleyici kurumun bağımsızlığının iyileştirilmesi yönünde benimsenen önlemlerin etkileri hakkında ilgili paydaşlarla bir istişare süreci yürütmesi.   


11. TARIM VE KIRSAL KALKINMA

Tarım ve Kırsal Kalkınma faslı genel olarak Türkiye’nin üye olduğu tarihten itibaren uygulaması zorunlu olan çok sayıda tüzükten oluşmaktadır. Tüzükler, tüm üye ülkeler için AT Resmi Gazetesi’nde yayımlandığı (veya ilgili Tüzükte belirtildiği) tarihten itibaren tamamen bağlayıcı ve doğrudan uygulanabilir niteliktedir. Bu çerçevede AB’ye üye olan ülkelerin bu alanda daha çok mevcut kuralları etkili bir şekilde uygulaması ile bunun sağlanması ve denetimi için gerekli idari kapasiteyi geliştirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda üye ülkeler Ortak Tarım Politikası’nın yürütülmesi için gerekli olan ödeme ajansı ve Entegre İdare ve Kontrol Sistemi (IACS) gibi idare ve kalite sistemlerini oluşturmalıdır. Ayrıca üye ülkeler, doğrudan destek planlarına ilişkin AB mevzuatı, bir çok tarım ürününe ilişkin ortak piyasa düzenlerini ve kırsal kalkınma tedbirlerini uygulama kapasitesine sahip olmalıdır. 

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarında Türk heyetinde İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi dışında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, TMO Genel Müdürlüğü, TMAİPD Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Şeker Kurumu, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Türk Patent Enstitüsü’nden temsilciler yer almıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

‘Tarım ve Balıkçılık Alt Komitesi’ Haziran 2000- Haziran 2006 arasında 6 tur toplantı gerçekleştirmiştir. 3-4 Mart 2008 tarihlerinde, 7. tur toplantı düzenlenmiştir.

DPT tarafından, 2007-2013 Kalkınma Planı hazırlıkları çerçevesinde “Kırsal Alanda İşbirliği ve Örgütlenme”, “Kırsal Kalkınma Politikaları”, “Toprak ve Su Kaynaklarının Kullanımı ve Yönetimi”, “Ormancılık”, “Hayvancılık”, “Bitkisel Üretim” Özel İhtisas Komisyonları oluşturulmuştur. Söz konusu Komisyonlar 2005 yılının ikinci yarısında ilk toplantılarını gerçekleştirmişlerdir.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde AB tarım mevzuatı tarama ve uyumlaştırma çalışmalarına yönelik 7 çalışma grubu oluşturulmuştur: “Gıda Kontrol Çalışma Grubu”, “Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu”, “Veterinerlik Çalışma Grubu”, “Bitki Sağlığı Çalışma Grubu”, “Yatay Düzenlemeler Çalışma Grubu”, “Ortak Piyasa Düzenleri Çalışma Grubu”, “Balıkçılık Çalışma Grubu”.
 
 

Tanıtıcı Tarama (5-8 Aralık 2005)
Toplantıda AB Ortak Tarım Politikası, OTP genel prensipleri, OTP’nin basitleştirilmesi çalışmaları, OTP Doğrudan Ödeme Mekanizmaları, Ortak Piyasa Düzenleri (21 ürün ve ürün grubu), Yatay Konular (mali ve idari yapılar), Kırsal Kalkınma Politikaları, Coğrafi ve Geleneksel İşaretler ile Organik Tarım konularında Komisyon yetkilileri tarafından 37 başlıkta sunuş yapılmıştır.

Ayrıntılı Tarama (23-26 Ocak 2006)
Toplantıda Türk heyeti tarafından tanıtıcı tarama toplantısındaki başlıklara paralel olarak Türk Tarım Politikası, Doğrudan Ödemeler ve diğer destek mekanizmaları, Ortak Piyasa Düzenleri, Yatay Konular (mali ve idari yapılar), Kırsal Kalkınma Politikaları, Coğrafi ve Geleneksel İşaretler ile Organik Tarım konularında toplam 42 sunum gerçekleştirilmiştir. Türk heyeti sunumlarında Türk mevzuatı ve işleyiş kuralları, AB mevzuatını uygulama kapasitesi, mevzuatlardaki uyumsuzluğun giderilmesi, uyum, uygulama, kurumsal yapı, istatistiki veriler hakkında bilgi vermiştir.

AB Genel İşler Konseyi 11 Aralık’ta aldığı kararla bu fasılda müzakerelerin Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar başlatılmamasını kararlaştırmıştır.

24 Ocak 2007 tarihli Dönem Başkanlığı mektubu ile faslın müzakerelere açılması için aşağıdaki altı adet açılış kriterlerinin karşılaması gerektiği bildirilmiştir:

  • Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerin yerine getirilmesi,
  • AB gereklerine uygun olarak akredite edilmiş bir IPARD (Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-Kırsal Kalkınma Bileşeni) Ajansının kurulması,
  • Üreticilere yönelik desteklerin nasıl AB politikaları ile uyumlu hale getirileceğine ilişkin bir strateji sunulması,
  • Tarım ve kırsal kalkınma alanında sağlam ve güvenilir istatistiki bilginin teminine ilişkin ayrıntılı bir strateji sunulması,
  • Arazi tanımlama ve Ulusal Çiftçi Kayıt Sistemi’nin geliştirilmesine yönelik bir strateji sunulması,
  • Canlı hayvan ve et ile bunlardan üretilen bazı mamullere yönelik ticari kısıtlamaların kaldırılması.

12. GIDA GÜVENLİĞİ, VETERİNERLİK VE BİTKİ SAĞLIĞI POLİTİKASI

“Tarım” faslının, “Tarım ve Kırsal Kalkınma” ve “Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Politikası” şeklinde ikiye bölünmesi suretiyle yeni oluşturulan bu müktesebat faslı gıda güvenliğine ilişkin detaylı kuralları kapsamaktadır. Genel gıda ürünleri politikası gıda ürünlerinin üretimine ilişkin hijyen kurallarını ortaya koyarken; veterinerlik politikası hayvan sağlığı ve refahı ile İç Pazardaki hayvansal ürünlerin güvenliğinin korunmasına ilişkin temel kuralları içermektedir. Bitki sağlığı alanındaki AB kuralları ise tohum kalitesi, bitki koruma ürünleri, zararlı organizmalar ve hayvan yemlerini kapsamaktadır. 

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarında Türk heyetinde İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi dışında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu temsilcileri yer almıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

‘Tarım ve Balıkçılık Alt Komitesi’ Haziran 2000- Haziran 2006 arasında 6 tur toplantı gerçekleştirmiştir. 3-4 Mart 2008 tarihlerinde, 7. tur toplantı düzenlenmiştir. DPT tarafından, 2007-2013 Kalkınma Planı hazırlıkları çerçevesinde “Gıda Güvenliği, Bitki ve Hayvan Sağlığı” Özel İhtisas Komisyonu oluşturulmuştur.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde AB tarım mevzuatı tarama ve uyumlaştırma çalışmalarına yönelik 7 çalışma grubu oluşturulmuştur: “Gıda Kontrol Çalışma Grubu”, “Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu”, “Veterinerlik Çalışma Grubu”, “Bitki Sağlığı Çalışma Grubu”, “Yatay Düzenlemeler Çalışma Grubu”, “Ortak Piyasa Düzenleri Çalışma Grubu”, “Balıkçılık Çalışma Grubu”.

Tanıtıcı Tarama (9-15 Mart 2006)
Toplantıda, Topluluğun gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikalarına ilişkin verilen tanıtıcı bilgilerin (Genel Gıda Kanunu, Komiteler, Katılım Antlaşmaları) ardından, veterinerlik (İç Pazar’daki denetim mekanizmaları, ithalata ilişkin denetim mekanizmaları, hayvanların kayıt altına alınması, hayvan hastalıklarının denetim altına alınmasına ilişkin tedbirler, hayvan refahı vb.), gıda ve yemlerin piyasaya sunulması (hijyen kuralları, hayvansal ürünlere ilişkin özel kurallar vb.), gıda güvenliği kuralları (etiketleme, katkı maddeleri vb.), gıdaya yönelik özel kurallar (biyoteknoloji, kirleticiler, gıda ile temas halinde olan materyaller vb.), bitki sağlığı (yemlere ilişkin özel kurallar, zararlı organizmalar, bitki koruma ürünleri vb.) konularında Komisyon yetkililerince Türk heyetine bilgi verilmiştir.

Ayrıntılı Tarama (24-28 Nisan2006)
Toplantıda Türk heyeti tarafından tanıtıcı tarama toplantısındaki başlıklara paralel olarak veterinerlik, gıda ve yemlerin piyasaya sunulması, gıda güvenliği kuralları, gıdaya yönelik özel kurallar ve bitki sağlığı konularında Komisyon yetkililerine bilgi verilmiştir.

Faslın müzakerelere açılabilmesi için aşağıdaki altı adet açış kriterin yerine getirilmesi gerekmektedir:

  • AB müktesebatı ile uyumlu gıda, yem ve veterinerlik çerçeve mevzuatının kabul edilmesi,
  • Gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikasına ilişkin AB müktesebatının ulusal mevzuata aktarılması ve uygulanmasına dair Avrupa Komisyonu’na detaylı bir strateji sunulması,
  • Koyun ve keçi tanımlama ve kayıt sisteminin uygulanmaya başlanması; sığır cinsi hayvanların tanımlanması ve izlenmesine yönelik sistemin güçlendirilmesine yönelik tedbirlerin alındığının ortaya koyulması,
  • Avrupa Komisyonu’na canlı hayvanların hareketlerinin kayıt altına alınması ve kesimlerin denetimine ilişkin detaylı bir değerlendirme sunulması,
  • Aşılama yapılarak Trakya bölgesinin Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü tarafından şap hastalığı bakımından ari bölge olarak tanımlanması,
  • Gıda işletmelerinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hazırlanacak Ulusal Program göz önünde bulundurularak, tüm gıda işletmelerinin AB müktesebatına uygun olarak sınıflandırmasının Avrupa Komisyonu’na sunulması.

13. BALIKÇILIK

Ortak Balıkçılık Politikası, geçimini balıkçılık sektöründen sağlayanlara makul bir hayat standardı temin edilmesini, su ürünleri piyasalarında istikrarın sağlanmasını, ürün arzının güvenliğini ve ürünlerin tüketicilere makul fiyatla ulaşmasını hedeflemektedir. Bu alandaki müktesebat ulusal mevzuata aktarılması gerekmeyen, ancak, üyelik tarihinden itibaren tamamen bağlayıcı ve doğrudan uygulanabilir nitelikteki tüzüklerden oluşmaktadır. Bununla birlikte, Ortak Balıkçılık Politikası’na (kaynak ve filo yönetimi, denetimi ve kontrolü, yapısal faaliyetler, pazar politikası ve devlet yardımlarını kapsayan) katılım için idarenin ve balıkçılık alanında faaliyet gösterenlerin hazırlanmasına yönelik tedbirlerin uygulamaya koyulması gerekmektedir. Ayrıca bazı durumlarda, üçüncü ülkelerle veya uluslararası örgütlerle yapılmış balıkçılık anlaşmaları veya sözleşmeleri konusunda uyum sağlamak gerekmektedir. 

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi dışında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Denizcilik Müsteşarlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu’ndan temsilciler katılmıştır.
 

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

‘Tarım ve Balıkçılık Alt Komitesi’ Haziran 2000- Haziran 2006 arasında 6 tur toplantı gerçekleştirmiştir. 3-4 Mart 2008 tarihlerinde, 7. tur toplantı düzenlenmiştir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde 6 çalışma grubu oluşturulmuştur: Kontrol ve Kaynak Yönetimi, Pazarın Ortak Örgütlenmesi, Yapısal Politikalar, Tekne Kayıt ve Bilgi Sistemi, Yetiştiricilik, Uluslararası Anlaşmalar.

DPT tarafından, 2007-2013 Kalkınma Planı hazırlıkları çerçevesinde “Balıkçılık Özel İhtisas Komisyonu” oluşturulmuştur.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde AB tarım mevzuatı tarama ve uyumlaştırma çalışmalarına yönelik 7 çalışma grubu oluşturulmuştur: “Gıda Kontrol Çalışma Grubu”, “Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu”, “Veterinerlik Çalışma Grubu”, “Bitki Sağlığı Çalışma Grubu”, “Yatay Düzenlemeler Çalışma Grubu”, “Ortak Piyasa Düzenleri Çalışma Grubu”, “Balıkçılık Çalışma Grubu”.
 

Tanıtıcı Tarama (24 Şubat 2006)
Toplantıda Türk heyeti, Ortak Balıkçılık Politikasının genel hatları ve genel prensipler, yönetim, kaynak ve filo yönetimi, av çabasının azaltılması, filo kaydı, tekne izleme sistemi, Akdeniz’de balıkçılık yöntemi, denetim ve kontrol, yapısal faaliyetler, Pazar politikası, devlet yardımları, uluslararası anlaşmalar, araştırma ve veri toplama konularında AB mevzuatı hakkında bilgilendirilmiştir.

Ayrıntılı Tarama (31 Mart 2006)
Toplantıda Türk heyeti tarafından, Türkiye balıkçılığı (genel prensipler), filo yönetimi, denetim ve kontrol, yapısal eylemler, pazar politikası, devlet yardımları, uluslararası anlaşmalar ve diğer konularda (araştırma ve veri toplama) toplam 9 sunum gerçekleştirilmiştir.

Bakanlık verilerine göre AB’nin balıkçılık ile ilgili 623 mevzuatından 102’si Türkiye’yi ilgilendirmektedir. İncelenen 86 AB mevzuatından ise 7’sine tam uyum, 21’ine kısmen uyum sağlanmıştır. Bu çerçevede Türkiye’nin balıkçılık mevzuatının AB mevzuatı ile büyük ölçüde uyumsuz olduğu belirtilmektedir.

AB Genel İşler Konseyi 11 Aralık’ta aldığı kararla bu fasılda müzakerelerin Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar başlatılmamasını kararlaştırmıştır.

14. ULAŞTIRMA POLİTİKASI

Ulaştırma alanındaki müktesebat başlığı, güvenli, etkin, çevresel açıdan sağlıklı ve kullanıcı dostu taşıma hizmetlerini destekleyerek İç Pazarın işleyişini iyileştirmeyi amaçlamaktadır. Bu müktesebat başlığı, karayolu, demiryolu, iç suyolları, kombine taşımacılık, hava ve deniz taşımacılığını kapsamaktadır. Temelde ulaştırma başlığı, teknik ve güvenliğe ilişkin standartlara, sosyal standartlara, devlet yardımlarının denetimine ve iç ulaşım pazarı bağlamında piyasanın liberalleştirilmesine ilişkin düzenlemelerden oluşmaktadır. 

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesinin (Dışişleri Bakanlığı, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) yanı sıra Ulaştırma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Rekabet Kurumu temsilcileri katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR  TARAMA SÜRECİ

Ulaştırma politikası ‘Ulaştırma, Çevre, Enerji ve Trans-Avrupa Şebekeleri Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir.

DPT’nin de 2007-2013 Kalkınma Planı hazırlıkları çerçevesinde oluşturduğu Demiryolu Ulaşımı, Denizyolu Ulaşımı, Havayolu Ulaşımı, Karayolu Ulaşımı ve Kent İçi Ulaşım Çalışma Grupları bulunmaktadır.

Tanıtıcı Tarama (26-29 Haziran 2006)
Toplantıda AB yetkilileri taşımacılık politikasına ilişkin müktesebatı kara, deniz, hava ve demiryolları taşımacılığı ana başlıkları altında Türk yetkililere aktarmıştır. Tüm bu ana başlıklarda ürünlerin ve yolcuların piyasaya erişimi, güvenlik koşulları, teknik ve sosyal koşullar ele alınmıştır.

Ayrıntılı Tarama (25-28 Eylül 2006)
Toplantıda Türk heyeti tarafından Komisyon yetkililerine kara, deniz, hava ve demiryolları taşımacılığı, Uydu Seyrüsefer Sistemleri (GALILEO), kombine taşımacılık ve devlet yardımları konularındaki mevzuat aktarılmış ve bu konudaki sorular cevaplanmıştır.

AB Genel İşler Konseyi 11 Aralık’ta aldığı kararla bu fasılda müzakerelerin Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar başlatılmamasını kararlaştırmıştır.


15. ENERJİ

Birliğin en eski ortak politikası olan enerji politikasının amaçları bu alandaki rekabet gücünün iyileştirilmesi, enerji arzının güvenliğinin sağlanması ve çevrenin korunmasıdır. Enerji müktesebatı, özellikle rekabet ve devlet yardımları (kömür sektörü dahil olmak üzere), iç enerji pazarı (elektrik ve gaz pazarlarının açılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi), enerjinin verimli kullanımı, nükleer enerji, nükleer güvenlik ve radyasyondan korunma alanlarındaki düzenleme ve politikalardan oluşmaktadır. Bu alandaki müktesebata uyum yalnızca uygun mevzuatın çıkarılmasını değil, elektrik ve doğalgaz piyasalarını düzenlemek ve denetlemek üzere, uygulama kapasitesine sahip kurumsal bir yapı oluşturulmasını da gerektirmektedir. Ayrıca enerji politikası, enerji kaynaklarında çeşitlilik sağlanmasını hedeflemekte ve bu kapsamda hidroelektrik enerji, güneş ve rüzgar enerjileri gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını desteklemektedir. Aday ülkelerin de müzakere sürecinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım oranlarını artırmaları beklenmektedir.  

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesinin (Dışişleri Bakanlığı, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Özelleştirme İdaresi, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Rekabet Kurumu temsilcileri katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR 
 
TARAMA SÜRECİ

Enerji faslı, mevzuat uyumu amacıyla 11 Nisan 2000 tarihinde Türkiye-Avrupa Toplulukları Ortaklık Konseyi’nin 39. toplantısında kurulan ‘Ulaştırma, Çevre, Enerji ve Trans-Avrupa Şebekeleri Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Ayrıca Enerji Güvenliği Çalışma Grubu da 14 Mayıs 2004’te toplanmıştır.

DPT’nin de 2007-2013 Kalkınma Planı hazırlıkları çerçevesinde oluşturduğu Enerji Çalışma Grubu bulunmaktadır.

Tanıtıcı Tarama (15-17 Mayıs 2006)
Toplantıda AB yetkilileri tarafından elektrik, gaz, hidrokarbonlar, kömür ve kömür sanayine yapılan devlet yardımları, akıllı enerji, yenilenebilir enerji kaynakları, başta enerji etkinliği olmak üzere uluslararası anlaşmalar, talebin yönetilmesi (enerji hizmetleri direktifleri, binaların enerji performansı v.b.), nükleer enerji alanlarındaki düzenlemeler aktarılmıştır.

Ayrıntılı Tarama (14-16 Haziran 2006)
Toplantıda Türk heyeti tarafından ayrıntılı tarama toplantısında ele alınan konulara ilişkin olarak ülkemizdeki düzenlemeler ve uygulamalarla ilgili AB yetkililerine bilgi verilmiştir. Komisyon yetkililerinin petrol stoğu, üretici lisansları, ham petrol arz fiyatları ve petrol ürünlerinin tüketici fiyatları, radyasyondan korunma profili, bu konuda faaliyet gösteren kurumların organizasyonu ve görev dağılımı vb. konularında yönelttikleri sorular da cevaplandırılmıştır.

16. VERGİLENDİRME

Vergilendirmeye ilişkin müktesebat, dolaylı vergilendirme ((katma değer vergisi (KDV), özel tüketim vergisi (ÖTV)), doğrudan vergilendirme, sermaye hareketleri ve hisse transferleri ile idari işbirliği alanlarını kapsamaktadır. Avrupa Birliği’nde malların ve hizmetlerin serbest dolaşımını doğrudan etkilemesi nedeniyle vergilendirme alanında uyumlaştırma çalışmaları dolaylı vergilendirme alanında ve özellikle Katma Değer Vergisinde yoğunlaşmıştır. Doğrudan vergilendirmeye ilişkin müktesebat, kurumlar vergisinin belli yönlerini ele almakta ve esas itibarıyla işletmeler arasındaki sınır ötesi faaliyetlerin önündeki engellerin kaldırılmasını amaçlamaktadır. İdari işbirliği ve karşılıklı yardım alanındaki Topluluk mevzuatı, doğrudan ve dolaylı vergilendirme konusunda, Topluluk içi vergi kaçakçılığını ve vergiden kaçınmaları engellemeyi amaçlamaktadır.

İdari Yapılanma
Toplantıya İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) dışında başta Maliye Bakanlığı olmak üzere Gümrük Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Merkez Bankası, TÜİK gibi ilgili bakanlık ve kurumlardan oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR 
 
TARAMA SÜRECİ

Vergilendirme konusu ‘Gümrükler, Vergilendirme, Uyuşturucu Trafiği ve Kara Para Aklanmasının Önlenmesi Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmaktadır. Bu doğrultuda, 2000 yılından itibaren 4 toplantı gerçekleştirilmiştir.  Ayrıca, DPT tarafından 9. Kalkınma Planı çerçevesinde (2007-2013) Vergi Özel İhtisas Komisyonu oluşturulmuştur.

Tanıtıcı Tarama (6-7 Haziran 2006)
Toplantının ilk gününde kurumlar vergisi alanında çifte vergilendirmenin önlenmesi; sermaye kazançları ve hisse senedi işlemlerinin vergilendirilmesi; işletme vergilendirilmesine yönelik davranış kuralları; gelir vergisi ve tasarruflar ile Katma Değer Vergisi (KDV) alanında vergi iadesi ve vergi muafiyetlerine ilişkin konularda Komisyon yetkilileri tarafından Türk heyetine bilgi verilmiştir. İkinci gün ise özel tüketim vergilerine (ÖTV) ilişkin vergi yapısı ve oranlarıyla ilgili genel hükümlerin yanı sıra tütün mamulleri, alkollü içecekler, petrol ürünlerinin vergilendirilmesi; sınır ötesi faaliyetler; idari işbirliği ve karşılıklı yardım; bireysel vergi muafiyeti; vergi kaçakçılığı ve vergiden kaçınmaların engellenmesi; KDV alanındaki idari işbirliğinde ve vergilendirilebilir ürünlerin dolaşım ve denetiminde bilgisayarlı sisteme geçilmesi konularına ilişkin yasal düzenlemeler aktarılmıştır.

Ayrıntılı Tarama (11-12 Temmuz 2006)
Toplantıda, hukuki çerçeve ve idari yapı, kurumlar vergisi, işletmelerin vergilendirilmesine yönelik davranış kuralları, tasarrufların vergilendirilmesi,  zararlı vergi rekabeti, KDV (vergi iadesi ve istisnalar), ÖTV (bu kapsama giren mallar ve ortak hükümler), vergi kaçakçılığı ve vergiden kaçınmaların engellenmesi alanında karşılıklı yardım ile bilgisayar teknolojisinin yaygınlaştırılması (VIES, EMCS sistemleri) konularında yapılan sunumlarla Komisyon yetkililerine Türkiye’nin mevcut uyum düzeyine ilişkin bilgi verilmiştir. 

Vergilendirme faslında şu açılış kriteri belirlenmiştir:

• Alkollü ürünler, ithal ürün ve ithal sigaralara ilişkin ayrımcı vergilendirmeyi azaltacak adımlar atılması ve ayrımcı vergilerin kaldırılmasını içeren Eylem Plan’ın hazırlanması.

Yürütülen çalışmalar kapsamında, yüksek alkollü içkilerde vergi eşitlenmesine dair bir Bakanlar Kurulu Kararı Taslağı hazırlanmıştır. 
   


 

MÜZAKERELER

30 Haziran 2009 tarihinde düzenlenen 7. Hükümetlerarası Konferansta Vergilendirme faslının müzakerelere açılması kararlaştırılmıştır.

Bu fasılda belirlenmiş olan kapanış kriterleri şu şekildedir:
- AB'nin Türkiye ile müzakereler konusunda Aralık 2006’da aldığı karar uyarınca Türkiye’nin Ek Protokolün tam ve ayrım gözetmeksizin Ortaklık Anlaşmasına uygulanmasına ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmesi
- Türkiye’nin KDV ve ÖTV’de AB’ye uyum için önemli ilerleme kaydetmesi ve kalan alanlarda detaylı bir zaman çizelgesi oluşturması;
- Türkiye’nin yükümlülükleri doğrultusunda 18 Mayıs 2009’da belirlediği Eylem Planı ve Planın eki doğrultusunda alkollü içkiler, ithal tütün ve ithal sigarada ayrımcı vergilerin kaldırılmasını sağlaması ya da ayrımcı vergilerin söz konusu planda belirlenen takvimden daha önce kaldırılması;
- Türkiye’nin vergi mevzuatını uygulamak, etkin bir şeklide vergi toplamak ve denetlemek için merkez ve taşra dairelerinde yeterli idari kapasitesi olduğunu göstermesi;
- Türkiye’nin vergi alanında kapsamlı ve tutarlı bir bilişim sistemi oluşturulmasına ilişkin olarak Avrupa Komisyonu’na bir strateji sunması ve bilişim sisteminin geliştirilmesinde ilerleme sağlaması.


17. EKONOMİK VE PARASAL POLİTİKA

Ekonomik ve Parasal Birliğe (EPB) ilişkin AB mevzuatı, üye devlet merkez bankalarının bağımsızlığını gerektiren ve kamu kesiminin Merkez Bankası tarafından doğrudan finansmanı ile kamu kesiminin mali kurumlara imtiyazlı erişimini yasaklayan kuralları içermektedir. Bu kuralların katılım tarihi itibariyle uygulanmaya başlaması gerekmektedir. Birliğe katılımın ardından üye ülkelerden İstikrar ve Büyüme Paktı kurallarına uyum sağlamaları ve ekonomi politikalarını koordine etmeleri beklenmektedir. Ayrıca yeni üyelerin ortak para birimi Euro’nun kabulüne ilişkin kriterlere uymak için çaba göstermeleri gerekmektedir.

İdari yapılanma
Tanıtıcı tarama toplantısına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) 5 üyesi dışında Maliye Bakanlığı, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, T.C. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, T.C. Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu başta olmak üzere ilgili bakanlık ve kurumlardan oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Ekonomik ve Parasal Birlik konusu 11 Nisan 2000 tarihinde Türkiye-Avrupa Toplulukları Ortaklık Konseyi’nin 39. toplantısında kurulan “Ekonomik ve Parasal Konular, Sermaye, Hareketleri ve İstatistik Alt Komitesi” kapsamında ele alınmıştır. Alt Komite 2000 yılından bu yana 6 toplantı gerçekleştirmiştir. Bu çalışmalar ile AB müktesebatı ve Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar ve bu farklılıkların giderilmesi için yapılması gereken uyum çalışmaları belirlenmiştir.

Tanıtıcı Tarama (16 Şubat 2006)
Toplantıda AB yetkilileri tarafından Ekonomik ve Parasal Birlik, ekonomi politikalarının koordinasyonuna katılım, mali politika alanındaki müktesebat, İstikrar ve Büyüme Paktı, parasal politika ve kur politikası alanındaki müktesebat konularında sunumlar yapılmıştır.

Ayrıntılı Tarama (23 Mart 2006)
Toplantıda Türk yetkililer tarafından ülkemizde uygulanmakta olan mali politikanın temel esasları ve AB katılım sürecinde uygulanan para politikası anlatılmış, Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ve EPB’ye yönelik yürütülen hazırlık çalışmaları konusunda bilgi verilmiştir.

AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER), 24 Ocak 2007'de ‘Ekonomik ve Parasal Birlik’ başlığında Türkiye’ye Müzakere Pozisyon Belgesini hazırlaması için davet mektubu göndermeyi kararlaştırmıştır. Bu başlıkta müzakerelerin başlaması için herhangi bir açılış kriteri öngörülmemiştir.

ABGS pozisyon belgesinin hazırlanması amacıyla ilgili kurumlardan görüş talebinde bulunmuştur. 2 Mart 2007 tarihinde, ABGS’de düzenlenen bir toplantı ile hazırlanan pozisyon belgesinin genel hatları görüş bildiren kurumlara aktarılmış, kurumlar belge için önerilerini tekrarlamışlardır.

 

18. İSTATİSTİK

İstatistik alanındaki müktesebat, tarafsızlık, güvenirlik, şeffaflık, kişisel bilgilerin gizliliği ve resmi istatistiklerin dağıtılması ile ilgili temel ilkelere uyumu gerektirmektedir. Müktesebat, ayrıca, makro-ekonomik istatistikler, fiyat istatistikleri, iş istatistikleri, ulaştırma istatistikleri, dış ticaret istatistikleri, demografik ve sosyal istatistikler, tarım istatistikleri, çevre istatistikleri, bilim ve teknoloji istatistikleri ile bölgesel istatistikler gibi çeşitli alanlarda veri toplama usulleri, bu verilerin sınıflandırılması ve metodoloji içermektedir.

İdari yapılanma
Toplantıya İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) dışında başta Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Tarım Bakanlığı olmak üzere, Sağlık Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı gibi ilgili bakanlık ve kurum yetkililerinden oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Mevzuat uyumu amacıyla 11 Nisan 2000 tarihinde Türkiye-Avrupa Toplulukları Ortaklık Konseyi’nin 39. toplantısında kurulan İstatistik alanında işbirliği ‘Ekonomik ve Parasal konular, Sermaye, Hareketleri ve İstatistik Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana düzenlenen toplantıların altıncısı 2005 yılında tamamlanmıştır. Bu çalışmalar ile AB müktesebatı ve Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar ve bu farklılıkların giderilmesi için yapılması gereken uyum çalışmaları belirlenmiştir.

Tanıtıcı Tarama (19-20 Haziran 2006)
Toplantıda; Türk heyeti istatistiki altyapı, verilerin sınıflandırılması, gümrük birliği ve malların serbest dolaşımı, tarım ve balıkçılık, işçilerin serbest dolaşımı ve sosyal politika, iş kurma hakkı ve hizmet sunma serbestisi (bilgi toplumu, iletişim, turizm istatistikleri), ulaştırma politikası, ekonomik ve parasal politika ile sermayenin serbest dolaşımı, enerji, bölgesel politika ve yapısal araçların koordinasyonu, çevre, tüketicinin ve tüketici sağlığının korunması; bilim, bilgi, eğitim ve kültür ile göç ve sığınma konularına ilişkin Topluluk istatistikleri hakkında  bilgilendirilmiştir. 

Ayrıntılı Tarama (17-18 Temmuz 2006)
Toplantıda, ilk gün istatistiki altyapı, verilerin sınıflandırılması, gümrük birliği ve malların serbest dolaşımı, tarım ve balıkçılık, işçilerin serbest dolaşımı ve sosyal hizmetler, yerleşme hakkı ve hizmet sunma serbestisi; ikinci gün ise taşımacılık politikası, ekonomik ve parasal politika ile sermayenin serbest dolaşımı, enerji, bölgesel politika ve yapısal araçların koordinasyonu, çevre, tüketicinin ve sağlığın korunması, eğitim ve kültür, bilim, demografi ve göç istatistiklerinin hazırlanması gibi konularda Türkiye’deki yasal düzenlemeler ve AB müktesebatına uyum ele alınmıştır.

18 Ocak 2007 tarihinde AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER), ‘İstatistik’ fasılında Türkiye’ye Müzakere Pozisyon Belgesini hazırlaması için davet mektubu gönderme kararı almıştır.

ABGS pozisyon belgesinin hazırlanması amacıyla ilgili kurumlardan görüş talebinde bulunmuştur. 13 Mart 2007 tarihinde, ABGS’de düzenlenen bir toplantı ile hazırlanan pozisyon belgesinin genel hatları görüş bildiren kurumlara aktarılmış, kurumlar belge için önerilerini tekrarlamışlardır.

MÜZAKERELER

İstatistik faslında müzakereler 26 Haziran 2007 tarihinde açılmıştır. AB'nin Türkiye ile müzakereler konusunda Aralık 2006’da aldığı karar uyarınca Türkiye'nin liman ile havalimanlarını Rum gemi ve uçaklarına açmasını öngören Ek Protokol'ün uygulanması ile birlikte aşağıdaki  kapanış kriterleri belirlenmiştir:

• Çiftlik kayıtlarının oluşturulmasındaki ilerlemenin ayrıntılı bir tanımı ile istatistiklerin toplanmasına ilişkin öngörülen metodolojinin yanı sıra organizasyon modelinin ortaya koyulması;
• Türkiye’nin temel ulusal hesap göstergelerinin ve bu alanda kullanılan metodolojinin ortaya koyulması.

Yürütülen çalışmalar kapsamında, TÜİK ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı işbirliğinde hazırlanan strateji Avrupa Komisyonu’na iletilmiştir. TÜİK’in ulusal hesapların ESA 95’e uygun toplanması için yaptığı revizyon sonucu kısmi uyum sağlanmıştır. Çalışmalar devam etmektedir.
 


19. SOSYAL POLİTİKA VE İSTİHDAM

Sosyal Politika ve İstihdam Politikasının amacı, aktif, katılımcı ve sağlıklı bir topluma ulaşmak, yaşam kalitesini iyileştirmektir. Bu müktesebat başlığının ana başlıklarını iş sağlığı ve güvenliği, iş hukuku, kadın-erkek eşitliği, sosyal diyalog, istihdam stratejisi ve sosyal koruma politikaları oluşturmaktadır. İşsizlerden yaşlılara, özürlülerden sosyal olarak dışlanan ve ayrımcı muameleye maruz kalan bütün Birlik vatandaşlarını kapsayan bu alanda üye ülke politikaları arasında uyum sağlanması amacıyla AB düzeyinde tüzük ve direktifler çıkarılmaktadır.

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) 5 üyesi dışında Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Sağlık Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası, Devlet Personel Başkanlığı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Araştırma Genel Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Atom Enerjisi Kurumu başta olmak üzere ilgili bakanlık ve kurumlardan oluşan bir heyet katılmıştır. Bu fasıldaki uyum çalışmaları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde yürütülmektedir.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Sosyal politika ve istihdam konusu ‘Bölgesel Gelişme, İstihdam ve Sosyal Politika Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir. Oluşturulan çalışma grupları ise yaptıkları toplantılarda iş kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ve kadın-erkek eşitliği konularını ayrıntılı olarak ele almıştır.


 

Tanıtıcı Tarama (8-10 Şubat 2006)
Türkiye tanıtıcı tarama toplantısına geniş bir heyetle katılmıştır. Komisyon yetkilileri toplantıda çalışma saatleri, çalışma koşulları, farklı sektörlerde çalışan işçileri ilgilendiren düzenlemeler, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal diyalog, istihdam politikası, Avrupa Sosyal Fonu, mesleki yönlendirme, sosyal güvenlik, sosyal koruma programları, engelliler, ayrımcılıkla mücadele ve fırsat eşitliği konuları hakkında bilgi vermişlerdir.

Ayrıntılı Tarama (20-22 Mart 2006)
Ayrıntılı tarama öncesinde Türk yetkililer Avrupa Komisyonu tarafından kendilerine yöneltilen 400'e yakın soruyu 200 sayfalık bir sualname ile cevaplamışlardır. Üç gün süren ayrıntılı taramada ise Türk yetkililer 611 slatytan oluşan sunumlarını, gerçekleştirilen 10 oturumda AB yetkililerine sunmuşlardır. Sunumlar, iş hukuku, iş sağlığı ve güvenliği, özürlüler, Avrupa Sosyal Fonu, sosyal diyalog, ayrımcılık, sosyal koruma, sosyal içerme (ortak içerme belgesi), eşit fırsatlar ve istihdam politikası (ortak istihdam belgesi ve kayıtdışı istihdam başta olmak üzere) konularını kapsamıştır.

Avrupa Komisyonu, Türkiye’ye gönderdiği tarama raporunda, bu fasılda tanıtıcı ve ayrıntılı tarama sürecinin başarı ile sonuçlandığını belirtmiş, ancak müzakerelerin açılması için aşağıdaki kıyas kriterlerini belirlemiştir:

  • Sendikal hakların, AB ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normları ile uyumlu hale getirilmesi;
  • Sosyal Politika ve İstihdam faslına ilişkin müktesebatın uygulanmasına yönelik bir stratejinin geliştirilmesi (özellikle kayıtdışı istihdam ile mücadele konusunda).
     

 20. İŞLETME VE SANAYİ POLİTİKASI

İşletme ve Sanayi politikası, malların serbest dolaşımı, dış ekonomik ilişkiler, enerji, sermaye, çevre, bilim ve araştırma, devlet yardımları ve rekabet, sosyal politika ve istihdam gibi diğer politika alanlarıyla kesişen bir yatay bir politika alanıdır. Rekabete dayalı piyasa ekonomisinin güçlendirilmesi, düzenleyici altyapının yenilikçiliği teşvik etmesi, yeniliklere uyum sağlanması, insan kaynağının geliştirilmesi, çevre dostu yatırımların ve teknolojilerin teşvik edilmesi gibi unsurlar işletme ve sanayi politikası alanında Avrupa Birliği’nin öncelikleri olarak ön plana çıkmaktadır. Beşinci genişleme sürecinde AB sanayi politikası ve KOBİ politikası, sorumlulukları bürokrasinin farklı birimleri tarafından üstlenilen iki ayrı politika olarak algılanmıştır. Avrupa Komisyonu’nun sanayi ve KOBİ politikalarından sorumlu genel müdürlüklerinin 2000 yılında birleştirilerek Girişimcilik Genel Müdürlüğü adını almasının ardından, 24 Kasım 2004 tarihinde İşletme ve Sanayi Genel Müdürlüğü olarak isimlendirilmiştir. Genel Müdürlük, politikalarını her iki konuyu kapsayacak şekilde sürdürmektedir. Bu nedenle daha önceki genişleme sürecinde ayrı ayrı ele alınan fasıllar Türkiye ve Hırvatistan için birlikte müzakere edilecektir. - Ayrıntılı bilgi için –

İdari Yapılanma
Türk Heyeti; İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) 5 daimi üyesi dışında, Milli Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, KOSGEB Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Rekabet Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye İş Kurumu, Türk Patent Enstitüsü temsilcilerinden oluşmuştur.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

İşletme ve Sanayi “Ticaret, Sanayi ve Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) Ürünleri Alt Komitesi” kapsamında ele alınmıştır. 2005 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir.

DPT’nin Sanayi Politikaları (Girişimcilik, Yenilik, Teknoloji, Kalite ve Verimlilik Dahil) Özel İhtisas Komisyonu ve KOBİ Özel İhtisas Komisyonu bulunmaktadır:
 

Tanıtıcı Tarama (27 Mart 2006)
Koordinatörlüğünü Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Devlet Planlama Teşkilatı’nın yürüttüğü toplantıda Avrupa Komisyonu İşletme ve Sanayi Genel Müdürlüğü yetkilileri, açık ve rekabetçi ortamda sanayi politikası, bölgesel sanayi işbirlikleri, rekabet gücünün ölçümü ve sıralanması, Avrupa-Akdeniz Serbest Ticaret Bölgesi hazırlıkları, Lizbon Stratejisi, küreselleşen ekonomide Avrupa sanayisinin rekabet gücünün artırılması gibi konuların yanı sıra Genel Müdürlüğün yetki alanında bulunan sektörlere yönelik yasal düzenlemelere ilişkin Topluluk müktesebatını Türk tarafına aktarmıştır. Bu başlıkta, Türkiye'nin özelleştirmeleri sürdürmesinden ve yatırım ortamını iyileştirmesinden memnuniyet duyan AB, bürokrasinin azaltılmasını, vergi sisteminin basitleştirilmesini ve KOBİ'lerin kredi olanaklarının artırılmasını beklemektedir.

Ayrıntılı Tarama (4-5 Mayıs 2006)
Toplantıda Türkiye'nin konuya ilişkin yasal düzenlemeleri ve topluluk müktesebatına uyumu ele alınmıştır. İşletme ve sanayi politikası faslında Türkiye'nin AB müktesebatına orta düzeyde uyum sağladığı belirtilirken, çelik sektörünün ekonomik ömrünü artıracak biçimde yeniden yapılandırılmasına kapsamlı bir ulusal program çerçevesinde devam edilmesi ve devlet yardımları konusunda AB kurallarına uyum sağlanması; yabancı yatırımın yaygınlaştırılması için bir strateji geliştirilmesi ve uygulanması; KOBİ’ler için iş ortamının iyileştirilmesine devam edilmesi ve KOBİ tanımının AB’de kullanılan tanımla uyumlu hale getirilmesi beklenmektedir.

Avrupa Birliği Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER), 20 Aralık 2006’da Türkiye’ye Sanayi ve İşletme Politikası faslında müzakerelerin açılmasına ilişkin davet mektubu gönderilmesine karar vermiştir. Davet mektubu 22 Aralık’ta Ankara’ya ulaşmıştır. Türkiye 8 Şubat 2007’de bu fasıldaki pozisyon belgesini AB’ye sunmuştur.

MÜZAKERELER

Üye ülkelerin Genişleme Çalışma Grubu’nda vardığı uzlaşma, AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplantısında tartışılmadan onaylanarak, 29 Mart 2007 tarihinde düzenlenen Hükümetler Arası Konferans'la (HAK) ilgili fasılda müzakereler açılmıştır. AB'nin Türkiye ile müzakereler konusunda Aralık 2006’da aldığı karar uyarınca Türkiye'nin liman ile havalimanlarını Rum gemi ve uçaklarına açmasını öngören Ek Protokol'ün uygulanması ile DPT’nin 2003 yılı Ağustos ayında hazırladığı 'AB Üyeliğine Doğru Türkiye Sanayi Politikası' raporunun güncellenmesi olmak üzere iki adet kapanış kriteri belirlenmiştir.

 

21. TRANS-AVRUPA AĞLARI

Trans-Avrupa Ağları alanındaki müktesebat başlığı, ulaştırma, iletişim ve enerji altyapıları alanındaki Trans-Avrupa Ağları politikasını içermektedir. Bu başlık kapsamında Trans-Avrupa Ağlarının kurulması ve geliştirilmesi ile ulusal ağların uygun bir şekilde birbirlerine bağlanması ve birlikte işlerliğinin teşvik edilmesi, İç Pazarın avantajlarından tam olarak yararlanılması, ekonomik büyümeye katkıda bulunulması ve Avrupa Birliği içerisinde istihdam yaratılması amaçlamaktadır. Müzakere sürecinin işleyişini hızlandırmak ve kolaylaştırmak amacıyla, Türkiye ve Hırvatistan ile yürütülecek müzakerelerde daha önceki genişleme dalgalarındaki uygulamalardan farklı olarak Trans-Avrupa Ağları ayrı bir fasıl olarak ele alınmaktadır. Ancak bu başlık ulaştırma, enerji ve telekomünikasyon fasıllarını ilgilendiren düzenlemeler içermekle birlikte, bu düzenlemeler ağ bağlantılarının kurulması ve geliştirilmesiyle sınırlıdır. 

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesinin (Dışişleri Bakanlığı, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) yanı sıra Ulaştırma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Rekabet Kurumu temsilcileri katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Trans-Avrupa Ağları ‘Ulaştırma, Çevre, Enerji ve Trans-Avrupa Şebekeleri Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. 

Tanıtıcı Tarama (30 Haziran 2006)
Toplantıda AB yetkililerince Trans-Avrupa Taşımacılık ve Enerji Ağları kapsamında sağlanan mali yardımlara ve bu ağların geliştirilmesine ilişkin müktesebat aktarılmıştır.
 

Ayrıntılı Tarama (29 Eylül 2006)
Toplantıda ulaştırma, telekomünikasyon ve enerji altyapısının ortak çıkarlar çerçevesinde geliştirilmesini konu alan Türk mevzuatı AB yetkililerine aktarılmıştır. Faslın TEN-T ile ilgili kısmında Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri, TEN-E ile ilgili kısmında ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri sunum yapmışlardır. Sunumların yanı sıra yasal çerçeve, bu alandaki araştırmalar, gerçekleştirilen kamu harcamaları ve yatırımlar konularındaki sorular da cevaplanmıştır.

MÜZAKERELER

Trans-Avrupa Ağları faslına ilişkin Komisyon’un tarama raporu 20 Haziran 2007 tarihinde yayımlanmıştır. Bunu takiben 27 Eylül 2007 tarihli mektupla sivil toplum örgütlerinden Türkiye’nin müzakere pozisyon belgesi için görüş istenmiştir. Türkiye ile bu fasılda müzakerelerin açılması 17 Aralık 2007 tarihli COREPER toplantısında onaylanmış ardından 19 Aralık 2007 tarihli Hükümetlerarası Konferans’ta müzakerelerin açılma kararı alınmıştır. Bu fasılda belirlenen tek kapanış kriteri şöyledir: Türkiye ile Avrupa Komisyonu, 1692/96/EC sayılı Karar uyarınca gelecekteki TEN-T ağları ve bu TEN-T ağları çerçevesinde Avrupa Çıkarına ilişkin bir öncelikli proje üzerinde uzlaşmaya varmıştır.

22. BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU

Avrupa Birliği Bölgesel Politikası temel olarak ekonomik ve sosyal alanda daha uyumlu bir bütünleşmeyi sağlamayı ve bölgeler arası farklılıkları gidermeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, üye ülkeler bölgesel kalkınmanın temel aracı olan “Yapısal Fonlar” ve “Uyum Fonu”ndan faydalanmaktadır. Bu fasıl altındaki müktesebat çoğunlukla ulusal hukuka aktarılmayı gerektirmeyen, uygulamaya yönelik çeşitli tüzük ve kararlardan oluşmaktadır. Söz konusu müktesebat, yapısal fonların ve uyum fonlarının nasıl idare edileceğine ilişkin spesifik çerçeveyi tanımlamamış, bunu üye ülkelere bırakmıştır. Bu nedenle aday ülkelerin fonlardan yararlanmak için katılımla birlikte gerekli yapılanmayı oluşturmaları gerekmektedir.

İdari Yapılanma
Tarama toplantısına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesinin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) yanı sıra Tarım Bakanlığı, Çevre Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), Hazine Müsteşarlığı, Sayıştay, GAP İdaresi Başkanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) gibi ilgili kurumlardan temsilciler katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Türkiye’nin bölgesel gelişme politikaları ‘Bölgesel Gelişme, İstihdam ve Sosyal Politika Alt Komitesi’nde ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiş, bu çerçevede Ön Ulusal Kalkınma Planı çalışma grubu oluşturularak AB müktesebatının analitik incelemesi başlatılmış, Türk mevzuatı ile arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir.

DPT tarafından 9. Kalkınma Planı çerçevesinde (2007-2013) Bölgesel Gelişmede Temel Araçlar ve Koordinasyon, Bölgesel Gelişme Politikaları ve AB’ye Ekonomik Sosyal Uyum ile İl Gelişme Stratejileri ve Politikaları Özel İhtisas Komisyonları oluşturulmuştur.

Bölgesel kalkınmayı yürütecek idari yapıların güçlendirilmesi amacıyla DPT Müsteşarlığı Bölgesel Kalkınma ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü bünyesinde Avrupa Birliği Bölgesel Programlar Dairesi Başkanlığı kurulmuştur.

AB tarafından 2004-2006 döneminde sağlanacak olan Ekonomik ve Sosyal Uyuma yönelik katılım öncesi mali yardımların kullanımına temel teşkil etmek üzere DPT koordinasyonunda Türkiye’nin ilk Ön Ulusal Kalkınma Planı hazırlanmıştır. Bu çerçevede, orta vadeli Ulusal Düzeyde Bölgesel Gelişme Stratejisi oluşturulmuştur.

Tanıtıcı Tarama (11-12 Eylül 2006)
Toplantıda Komisyon yetkilileri Türk heyetini; yasal çerçeve, 2007-2013 yılları Uyum Politikası hedefleri, programlama kapasitesi, izleme ve değerlendirme, Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu, Uyum Fonu ve Avrupa Sosyal Fonu’nun genel ilkeleri, mali ve bütçesel yönetim, kontrol ve denetim, Avrupa Sınır-Ötesi İşbirliği Gruplaması (EGCC), bölgesel çerçeve, yasal çerçeve, kurumsal çerçeve, idari kapasite, programlama, izleme ve değerlendirme, mali yönetim ve kontrol ile bilgi kaynaklarına ilişkin olarak bilgilendirmiştir.     

Ayrıntılı Tarama (9-10 Ekim 2006)
Ayrıntılı tarama toplantısında Türk heyeti tarafından; yasal çerçeve, kurumsal çerçeve, idari kapasite, programlama, izleme ve değerlendirme, mali yönetim ve kontrol konularında yapılan sunumlarla, Komisyon yetkililerine Türkiye’nin mevcut uyum düzeyine ilişkin bilgi verilmiştir.


23. YARGI VE TEMEL HAKLAR

Önceden adalet ve içişleri faslı altında ele alınan “yargı ve temel haklar”, Hırvatistan ve Türkiye ile yürütülen müzakereler esnasında süreci kolaylaştırmak amacıyla ayrı bir fasıl olarak düzenlenmiştir. Yargı ve temel haklar başlığı kapsamında, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, yargının kalitesi ve etkililiği, adalete erişim de dahil olmak üzere yasal güvenceler, yolsuzlukla mücadele ve temel haklara ilişkin olarak yapılan yasal ve idari reformlar ele alınmaktadır. 

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına Genelkurmay Başkanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Başbakanlık Müsteşarlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Diyanet, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu, Özürlüler İdaresi, RTÜK, TRT başta olmak üzere ilgili bakanlık ve kurumlardan oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

 

Tanıtıcı Tarama (6-8 Eylül 2006)
Koordinatörlüğünü Adalet Bakanlığı’nın yürüttüğü toplantıda Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü ile Adalet, Özgürlük ve Güvenlik Genel Müdürlüğü yetkilileri, dört ayrı başlık altında düzenlenen yargı ve temel haklar faslı altındaki Topluluk müktesebatını Türk tarafına aktarmıştır. Buna göre yargı başlığı kapsamında, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, yargının kalitesi ve etkililiği, yargı reformu; yolsuzlukla mücadele başlığı altında, temel haklara ilişkin olarak yapılan yasal ve idari reformlar; temel haklar başlığı altında temel insan hakları, çocuk hakları, adalete erişim, usule ilişkin koruma önlemleri, azınlık hakları ve kültürel haklar, Temel Haklar Ajansı’nın geleceği, kişisel bilgilerin korunması; AB vatandaşı hakları başlığı altında ise AB vatandaşları için sektörlere yönelik yasal düzenlemelere ilişkin Topluluk müktesebatı Türk yetkililere aktarılmıştır.

Ayrıntılı Tarama (12 -13 Ekim  2006)
Türk heyeti; Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü ile Adalet, Özgürlük ve Güvenlik Genel Müdürlüğü yetkililerine Türkiye’nin söz konusu fasılda mevcut uyum düzeyine ilişkin bilgi vermiştir. Dört başlık altında incelenen fasılda, yargı başlığı kapsamında, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, yargının kalitesi ve etkililiği, yargı reformu; yolsuzlukla mücadele başlığı altında, temel haklara ilişkin olarak yapılan yasal ve idari reformlar; temel haklar başlığı altında temel insan hakları, çocuk hakları, adalete erişim, usule ilişkin koruma önlemleri, azınlık hakları ve kültürel haklar, Temel Haklar Ajansı’nın geleceği, kişisel bilgilerin korunması; AB vatandaşlarının hakları başlığı altında ise AB vatandaşlığına ilişkin yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı, serbest dolaşım hakkı ve diplomatik koruma hakkı konuları ele alınmıştır. 

24. ADALET ÖZGÜRLÜK VE GÜVENLİK POLİTİKASI

Adalet, Özgürlük ve Güvenlik Politikasının amacı, AB üyesi ülkelerin vatandaşlarının, Birlik içinde serbest dolaşımını, oturumunu ve çalışmalarını temin etmek ve söz konusu hakları güvenlik içinde sağlamaktır. Bu çerçevede, vatandaşların uluslararası organize suçlara karşı korunması ve adalete eşit şartlarda erişimiyle birlikte temel haklarına saygı politikanın temel unsurlarını oluşturmaktadır. Politikanın kapsadığı alanlar arasında iç sınırların kaldırılması, dış sınırlar, iltica, göç, medeni hukuk alanında adli işbirliği, cezai ve gümrük alanlarında polis ve adli işbirliği, programlar ve dış ilişkiler bulunmaktadır. 

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 daimi üyesi (Dışişleri Bakanlığı, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) dışında Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, Genelkurmay Başkanlığı, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Gümrük Müsteşarlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı temsilcilerinden oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ


Adalet Bakanlığı, mevzuat uyumu amacıyla 11 Nisan 2000 tarihinde Türkiye-Avrupa Toplulukları Ortaklık Konseyi’nin 39. toplantısında kurulan 8 alt komiteden “Vergilendirme, Gümrükler, Uyuşturucu ve Kara-para Aklanması Alt Komitesi”nde önemli görevler üstlenmiştir. Avrupa Birliği ile mevzuat tarama toplantılarını ilgili diğer kuruluşlar ile işbirliği halinde gerçekleştirmiş ve hazırladığı yaklaşık 250 sayfalık İngilizce raporu AB’ye sunmuştur. Alt Komitenin hazırlık çalışmalarını gerçekleştiren Çalışma Grubu 2003 yılında 4 tur toplantı düzenlemiştir. 2001 yılından bu yana 5 tur Alt Komite toplantısı gerçekleştirilmiştir:
http://www.kom.gov.tr/turkce/printpage.aspx?id=46

Ayrıca, DPT bünyesinde “Adalet Özel İhtisas Komisyonu” 12-13 Ekim 2005 tarihlerinde ilk toplantısını gerçekleştirmiştir:
 

Adalet ve İçişleri alanında, “Tarama Listesi”nde yer alan 159 mevzuattan Adalet Bakanlığı’nın görev alanına giren 50 mevzuatın tamamı incelenmiş, kısmen uyumlu olduğu saptanmıştır. Ayrıca Birliğin, aday ülkelerin öncelikle taraf olmasını istediği uluslararası sözleşmeler incelenerek, bunlara taraf olma yönünde gerekli girişimlerin başlatılması hususunda faaliyette bulunulmuştur.
http://www.basin.adalet.gov.tr/b147.htm

2002 yılı Haziran ayında kurulan ve ilgili kurum ve kuruluşların temsil edildiği İltica, Göç ve Dış Sınırlar Görev Gücü dahilinde kurulan çalışma gruplarınca, uzman desteği ile gerçekleştirilen altı aylık çalışma toplantıları, çalışma ziyaretleri ve yasa tarama çalışmaları sonucunda her üç konuda ulusal strateji belgeleri oluşturulmuştur. Strateji belgeleri çerçevesinde, iltica konusu ile ilgili olarak AB’ye uyum çalışmaları bağlamında eğitim, yeniden yapılanma ve mevzuat konusunda bir dizi çalışma yürütülmüştür.
www.abgs.gov.tr/up2003/up_files/doc/IV-24.doc


Tanıtıcı Tarama (23-25 Ocak 2006)
Komisyon yetkilileri tanıtıcı tarama toplantısında, göç, iltica, medeni hukuk alanında adli işbirliği, uyuşturucu alanında işbirliği, gümrük işbirliği, polis işbirliği ve suçla mücadele, cezai işlerde adli işbirliği, terörizmle mücadele, Schengen müktesebatı ve uygulama mekanizması ile dış sınırlar konularını ele almıştır.

Ayrıntılı Tarama (13-15 Şubat 2006)
Komisyon yetkilileri ve Türk Heyeti ayrıntılı tarama toplantısında, göç, iltica, medeni hukuk alanında adli işbirliği, uyuşturucu alanında işbirliği, gümrük işbirliği, polis işbirliği ve suçla mücadele, cezai işlerde adli işbirliği, terörizmle mücadele, Schengen müktesebatı ve uygulama mekanizması ve vize dahil dış sınırlar konularında AB mevzuatı ve Türk mevzuatını karşılaştırarak eksiklikleri tespit etmiştir.


25. BİLİM VE ARAŞTIRMA

Bilim ve araştırma alanındaki müktesebat başlığı, Avrupa Topluluğu’nun ve Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu’nun faaliyetlerini içeren çerçeve programlara ilişkin Konsey ve Komisyon kararlarından ve üçüncü ülkeler ile bilim ve teknoloji alanında işbirliği anlaşmalarından oluşmaktadır. Bilim ve araştırma alanındaki müktesebat, AB kurallarının ulusal mevzuata aktarılmasını gerektirmemektedir. Uygulama kapasitesi ise, AB’nin Çerçeve Programlarına etkin katılım için gerekli koşulların sağlanması ile ilgilidir. Çerçeve Programlarla tam ve başarılı bir katılım sağlanabilmesi için, üye ülkelerin yeterli personel istihdamı dahil olmak üzere, araştırma ve teknolojik gelişme alanında gerekli uygulama kapasitelerini oluşturması gerekmektedir.

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) 5 üyesi dışında, Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, YÖK, TÜBİTAK ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'ndan yaklaşık 30 temsilcinin yer aldığı bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Bilim ve araştırma ‘Teknolojik Yenilik, Eğitim ve Araştırma Programları Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir.

DPT’nin de 2007-2013 Kalkınma Planı hazırlıkları çerçevesinde oluşturduğu Bilim ve Teknoloji Çalışma Grubu bulunmaktadır.

Tarama sürecinin tamamlanmasının ardından, Ankara’da 19 Kasım 2005 tarihinde, “Bilim ve Araştırma” faslındaki tarama çalışmaları ile ilgili sivil topluma yönelik bir bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı düzenlenmiştir. Bu toplantıya katılan STK’lara oluşturulacak müzakere pozisyon belgesine ilişkin görüşleri sorulmuştur. Görüş bildiren kurumlar ABGS tarafından 17 Mart 2006 tarihinde düzenlenen toplantıda bir araya gelerek belge için önerilerini tekrarlamışlardır. 

Tanıtıcı Tarama (20 Ekim 2005)
Brüksel’de gerçekleştirilen tanıtıcı tarama toplantısına Türk ve Hırvat heyetleri birlikte katılmışlardır. Komisyon yetkilileri toplantıda Topluluğun bilime ve araştırma politikasının temel esaslarını anlatmışlardır.

Ayrıntılı Tarama (14 Kasım 2005)
Ayrıntılı tarama toplantısında Türk heyeti bu alandaki çalışmalarını aktarmış ve ülkemizin 6. Çerçeve Program’a katılımı konusunda bilgi vermiştir. Ayrıca Komisyon yetkililerince sorulan bilim ve araştırma politikasına, kadınların bilim ve araştırma alanında desteklenmesine, bu alandaki destek mekanizmalarına ilişkin sorular da Türk heyeti tarafından cevaplandırılmıştır. Toplantıda tarımsal araştırma faaliyetleri, araştırmacıların dolaşımı ve Madde 169 konularında da bilgi verilmiştir.

Bu başlığa ilişkin Komisyon tarafından hazırlanan rapor 3 Şubat 2006 tarihinde Konsey’e gönderilmiştir. Bilim ve Araştırma başlığı ile ilgili rapor 7-21 Şubat 2006 tarihleri arasında AB Konseyi Genişleme Alt Grubu tarafından ele alınmış, ardından 23 Şubat 2006 tarihinde COREPER tarafından görüşülerek kabul edilmiştir. Dönem Başkanlığının Türk tarafına gönderdiği mektupta herhangi bir açılış ya da kapanış kriteri öngörülmemiş ve Türkiye ile müzakerelerin açılması önerilmiştir.

MÜZAKERELER

AB Dönem Başkanlığıı 24 Şubat 2006 tarihinde ülkemize ulaşan bir mektupla Türkiye'yi "Müzakere Pozisyon Belgesi"ni sunmaya davet etmiştir. Türkiye “Bilim ve Araştırma” faslında ilgili sivil toplum örgütlerinin de görüşünü alarak oluşturduğu müzakere pozisyon belgesini 22 Mart 2006 tarihinde Birliğe sunmuştur. 12 Haziran 2006 tarihinde Lüksemburg’da Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün katılımıyla düzenlenen toplantıyla bu fasılda müzakereler açılmış ve aynı gün içerisinde geçici olarak kapatılmıştır.

26. EĞİTİM VE KÜLTÜR

Eğitim ve kültür ile ilgili konular üye devletlerin temel yetkileri arasındadır. AB mevzuatının sınırlı olduğu bu alanda, ulusal politikaları yakınlaştırmak ve üye devletler arasında işbirliğini geliştirmek amacıyla çeşitli programlar uygulanmaktadır. Eğitim alanında uygulanan programlar (Sokrates, Leonardo da Vinci, Gençlik) örgün eğitim, mesleki eğitim ve gençlik alanlarında çok uluslu ortaklıklar, değişim projeleri, yenilikçi eğitim uygulamaları ve bilgi ağları kurulması gibi çeşitli girişimleri desteklemektedir. Kültür alanında ise, Avrupa’da kültürel işbirliğini teşvik etmek amacıyla çeşitli faaliyetler ve sektörel programlar uygulanmaktadır. Bu alandaki işbirliği halihazırda temel olarak Kültür 2000 Programı aracılığıyla sağlanmaktadır. AB’nin kültür politikasının genel hedefi, ulusal ve bölgesel çeşitliliğin korunması ve ortak kültürel mirasın desteklenmesidir.

İdari Yapılanma
Tanıtıcı ve ayrıntılı tarama toplantılarına, Türkiye adına, İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) dışında, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Türkiye İş Kurumu, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve Ulusal Ajans’tan toplam 38 yetkili katılmıştır. Heyetin başkanlığı DPT Müsteşarlığı tarafından yürütülmüştür.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ
Eğitim, meslek kursları, gençlik, kültürel işbirliği ve genel olarak Türkiye’nin Topluluk Programları’na katılımı, ‘Teknolojik Yenilik, Eğitim ve Araştırma Programları Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir.

DPT’nin de Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013) çerçevesinde, kültür, eğitim ve yükseköğretim konularında oluşturduğu Özel İhtisas Komisyonları bulunmaktadır.

Tarama sürecinin tamamlanmasının ardından, Ankara’da 19 Kasım 2005 tarihinde, “Eğitim ve Kültür” faslındaki tarama çalışmaları ile ilgili sivil topluma yönelik bir bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı düzenlenmiştir. 

Tanıtıcı Tarama (26 Ekim 2005)
Toplantıda Komisyon yetkilileri, eğitim ve kültür alanlarında uygulanan mevcut Topluluk programları ve 2007-2013 döneminde uygulanması öngörülen yeni programlar hakkında Türk heyetine bilgi vermişlerdir. Ayrıca, eğitimle ilgili direktifler ve bazı ATAD kararları da müktesebata bağlı diğer yükümlülükler çerçevesinde ele alınmıştır.

Ayrıntılı Tarama (16 Kasım 2005)
Toplantıda Komisyon yetkilileri, Türkiye’de eğitim ve kültür alanında faaliyet gösteren kurumlar, Topluluk programlarına katılım ve Ulusal Ajans’ın çalışmaları hakkında bilgilendirilmişlerdir. Ayrıca, Lizbon hedefleri çerçevesinde Türkiye’deki mevcut duruma ilişkin veriler Komisyon yetkilileri ile paylaşılmış, ilerleme kaydedilmesi gereken konulara değinilmiştir.  

Kültür 2000 programı ile ilgili olarak, Türkiye’nin katılım için gerekli olan mutabakat zaptını Ekim 2005’te imzaladığı ve programdan sorumlu kurumun Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğu Komisyon yetkililerine iletilmiştir. Bunun yanısıra, İstanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti adaylığı hakkında Komisyon yetkililerine bilgi verilmiştir (İstanbul’un uygun görüldüğü 11 Nisan 2006 tarihinde açıklanmıştır). Ayrıca, Türkiye’nin UNESCO Kültürel Çeşitlilik Sözleşmesi’ni desteklediği ve Sözleşme’nin ilgili kurumlar tarafından değerlendirilmekte olduğu ifade edilmiştir.

Avrupa Komisyonu 21 Mart 2006 tarihinde 25 üye ülkeye gönderdiği raporda Türkiye ile Eğitim ve Kültür faslında hem tanıtıcı hem de ayrıntılı tarama sürecinin başarı ile sonuçlandığını belirtmiş ve raporda herhangi bir kıyas kriterine yer vermemiştir.

AB Dönem Başkanlığı 26 Nisan 2006 tarihinde tebliğ edilen mektup ile Türkiye’yi “Müzakere Pozisyon Belgesi”ni sunmaya davet etmiştir. Türkiye müteakiben 31 Mayıs 2006 tarihinde, müzakere pozisyon belgesini Birliğe sunmuştur.


27. ÇEVRE

AB çevre politikasının amacı, mevcut ve gelecek nesiller için çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalkınmanın geliştirilmesidir. Bu çerçevede, çevresel korumanın diğer Topluluk politikalarına entegrasyonu, kirleten öder ilkesi, çevresel kirliliğin kaynağında yok edilmesi ve sorumluluğun paylaşılması temel alınmıştır. Müktesebat, yatay mevzuat, su ve hava kirliliği, atık ve kimyasalların yönetimi, bioteknoloji, doğanın korunması, endüstriyel kirlilik ve risk yönetimi, gürültü ve radyasyondan korunmayı içeren 200’ün üzerinde hukuki düzenlemeyi kapsamaktadır.

İdari Yapılanma
Toplantıya Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi’nin 5 üyesi dışında başta Çevre ve Orman Bakanlığı olmak üzere Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, DTM, Gümrük Müsteşarlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, TÜİK ve BBDK gibi ilgili bakanlık ve kurumlardan oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Çevre konusu “Türkiye-AB Ulaştırma, Çevre, Enerji ve Trans-Avrupa Şebekeleri” Alt Komitesi kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 4 tur toplantı düzenlenmiştir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasında farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir. 22-23 Mart 2004 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen çevre çalışma grubu toplantısı akabinde Çevre Alt Komitesi 18-19 Temmuz 2005 tarihinde Brüksel’de toplanmıştır.

DPT bünyesinde yer alan Çevre Özel İhtisas Komisyonu’nun ilk toplantısı ise 27-28 Ekim 2005 tarihinde yapılmıştır:

Tanıtıcı Tarama (3-11 Nisan 2006)
Çevre alanında tanıtıcı tarama toplantısında yatay mevzuat, iklim değişikliği, sivil koruma, su kalitesi, doğanın korunması, hava kalitesi, genetik olarak değiştirilmiş organizmalar, endüstriyel kirliliğin kontrolü ve risk yönetimi, gürültü kirliliği, atık yönetimi ve kimyasallar konularında gerçekleştirilen sunumlarla, Türkiye’nin söz konusu fasılda mevcut uyum düzeyine ilişkin Avrupa Komisyonu yetkililerine bilgi verilmiştir.

Çevre ve Orman Bakanlığı’na göre, Türkiye açısından zorlu olabilecek konular arasında hava ve su kalitesinin kontrolü, atık yönetimi ve endüstriyel kirliliğin kontrolü bulunmaktadır. Bakanlıktan edinilen bilgilere göre, atık yönetiminde %60, su alanında %40, hava alanında %30, endüstriyel atık konusunda da %15 mevzuat uyumu gerçekleştirilmiş bulunmaktadır.

Ayrıntılı Tarama (29 Mayıs-2 Haziran 2006)
Toplantıda, çevresel yükümlülükler; çevre ile ilgili bilgilere erişim; çevre konularına halkın katılımı; çevresel etki analizi; stratejik değerlendirme; raporlama; Avrupa Çevre Ajansı; yaban kuşlarının ve doğal yaşam alanlarının korunması; hayvan türlerinin korunması; atık yönetimi kapsamında maden atıkları, tehlikeli atıklar ve atık yağlar; su kalitesinin iyileştirilmesi; Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO); hava kalitesi; yakıt kalitesi; karbondiyoksit emisyonları; gürültü kirliliği; ozon tabakasını incelten maddeler; emisyon ticareti; Kyoto Protokolü; entegre kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile tehlikeli kimyasal maddelerin dış ticareti gibi konularda yapılan sunumlarla, Türkiye’nin mevcut uyum düzeyine ilişkin Komisyon yetkililerine bilgi verilmiştir.

28. TÜKETİCİNİN VE TÜKETİCİ SAĞLIĞININ KORUNMASI

Tüketici politikası, tüketicilerin sağlığının ve ekonomik çıkarlarının korunması ve güvenliğinin sağlanması esaslarına dayanmaktadır. Bu doğrultuda, Birlik; tüketicilerin örgütlenme, bilgi edinme ve eğitim haklarını korumayı hedeflemektedir. Tüketicinin korunmasına ilişkin müktesebat üye ülkeler arasındaki pazar engellerinin ortadan kaldırılması ve ekonomik bütünleşmenin sağlanması açısından vazgeçilmezdir. Tüketici politikası fiyatların düşmesini, ürün ve hizmet çeşitliliğinin artmasını, ürünlerin asgari sağlık ve güvenlik standartlarına sahip olmasını sağlamaktadır. 

İdari Yapılanma
Toplantıya İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi (Dışişleri Bakanlığı, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) dışında başta Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlık ve kurumlardan temsilciler katılmıştır.  

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Tüketicinin ve tüketici sağlığının korunması faslında yetkili kurum olan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı AB müktesebatı ile Türk mevzuatının karşılaştırmasını ayrıntılı olarak yapmış ve ilgili belgeleri resmi internet sitesinde yayımlamıştır.

Tanıtıcı Tarama (8-9 Haziran 2006)
Toplantının ilk gününde, Topluluğun tüketici politikasına ilişkin yapılan genel sunumun ardından, tüketici güvenliği (ürün güvenliği, tehlikeli taklitler) ve tüketici çıkarları alanlarında (sözleşmelerde haksız hükümler, garantiler, fiyat etiketleri, kapıdan satışlar, uzaktan satışlar, mali hizmetlerin uzaktan satışı, tüketici kredisi, yanıltıcı reklamlar, haksız ticari uygulamalar, devre-mülk sözleşmeleri, paket turlar, uçak biletlerinin iptali, ihtiyati tedbir kararları, vb.) Komisyon yetkililerince Türk heyetine bilgi verilmiştir. Toplantının ikinci gününde ise, tüketici sağlığı alanında genel bir sunum yapılmış, ardından Komisyon yetkililerince tütün (tütün ürünlerinin reklamı ve sponsorluk; tütün ürünlerinin üretimi, sunumu ve satışı; uyarılar; DTÖ Tütün Denetimi Çerçeve Anlaşması); bulaşıcı hastalıklar; kan, doku, hücre ve organ; ruh sağlığı, kamu sağlığının soysa-ekonomik belirteçleri, alkol, kanser ve çevre konularında ayrıntılı bilgi verilmiştir.

Ayrıntılı Tarama (6-7 Temmuz 2006)
Toplantıya İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi (Dışişleri Bakanlığı, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) dışında başta Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlık ve kurumlardan temsilciler katılmıştır. Toplantının ilk gününde Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü’nden bir temsilci; kamu sağlığı alanında tütün (tütün ürünlerinin reklamı ve sponsorluk; tütün ürünlerinin üretimi, sunumu ve satışı; uyarılar; DTÖ Tütün Denetimi Çerçeve Anlaşması); bulaşıcı hastalıklar; kan, doku, hücre ve organ; ruh sağlığı, kamu sağlığının soysa-ekonomik belirteçleri, alkol, kanser ve çevre konularında sunumlar yapmıştır. Toplantının ikinci gününde yine aynı Komisyon temsilcisi; tüketici güvenliği (ürün güvenliği, tehlikeli taklitler) ve tüketici çıkarları konularında (sözleşmelerde haksız hükümler, garantiler, fiyat etiketleri, kapıdan satışlar, uzaktan satışlar, mali hizmetlerin uzaktan satışı, tüketici kredisi, yanıltıcı reklamlar, haksız ticari uygulamalar, devre-mülk sözleşmeleri, paket turlar, uçak biletlerinin iptali, ihtiyati tedbir kararları, vb.) konularında Türk heyetini bilgilendirmiştir.

MÜZAKERELER

Türkiye'nin bu fasılda müzakere pozisyon belgesini hazırlaması için 18 Temmuz 2007 tarihinde STK'lardan görüş istenmiştir. Türkiye müzakere pozisyon belgesini 31 Temmuz 2007'de göndermiştir.

19 Aralık 2007 tarihinde müzakerelere açılması kararlaştırılan fasılda şu kapanış kriterleri belirlenmiştir:

• Türkiye genel ürün güvenliğine ilişkin mevzuatını gözden geçirmeli, tüketicinin korunmasına ilişkin mevzuatını değiştirmeli, yeterli idari yapının ve uygulama kapasitesinin (örneğin Topluluk Acil Uyarı Sistemi’ne (RAPEX) katılımın gerektirdiği araçlar) olduğunu göstermelidir.
• Türkiye, bulaşıcı hastalıklar alanında yeterli kurumsal ve idari kapasitenin mevcut olduğunu göstermelidir.
• Türkiye, kan ve kan bileşenleri için teknik gereklilikler, izleme gereklilikleri, ciddi olumsuz tepki ve olayların bildirilmesi ile kan alanında faaliyet gösteren tesisler için kalite sistemine ilişkin Komisyon’un uygulama yönergelerinin aktarılmasını amaçlayan yasal düzenlemeleri kabul etmelidir.
• Türkiye doku ve hücrelere ilişkin mevzuatın aktarılmasını amaçlayan yasal düzenlemeleri kabul etmelidir.
• Türkiye tütün ürünleri ve reklamı alanlarındaki müktesebatın aktarılması hususunda ilerleme kaydetmelidir.

29. GÜMRÜK BİRLİĞİ

Avrupa Topluluğu’nu Kuran Antlaşma’nın 23. maddesinde, Topluluğun, tüm malların serbestçe dolaştığı bir Gümrük Birliğine dayandığı belirtilmektedir. Gümrük Birliği başlığı altında düzenlenen müzakere konuları aşağıdaki alanları içermektedir: AB Gümrük Kodu’nun ve uygulama hükümlerinin üstlenilmesi; kotaların uygulanması, kota yönetimi sisteminin teknik boyutu, Uyumlaştırılmış Gümrük Tarifelerinin üstlenilmesi ve AB’nin Birleşik Tarifeler (TARIC) uygulamasıyla uyumun sağlanması, Gümrük Kodu dışında kalan gümrük müktesebatı; başta Pan-Avrupa Menşe Sistemi olmak üzere, menşe kurallarının uygulanması; Gümrük işlemleri vb. uluslararası anlaşmalar ile sözleşmelerin üstlenilmesi; sınır idaresi; sınırlarda gümrükler ve polis arasındaki işbirliği; ilaçların ön kontrolü, çifte kullanımlı mallar, korsan mallar gibi alanlara ilişkin spesifik mevzuatın uygulanması; basitleştirilmiş prosedür, re-eksport, gümrük antrepoları, nihai kullanım, vergi istisnaları, gümrük geri ödemeleri ve vergi iadelerinin uygulanması; gümrüklere ilişkin müktesebatın uygulanması için gerekli idari ve işlevsel kapasite.

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) 5 daimi üyesi dışında DTM, Gümrük Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerinden oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Gümrük Birliği, ‘Gümrük, Vergilendirme, Uyuşturucu Trafiği ve Kara Para Aklama Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana 5 tur toplantı düzenlenmiştir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir.

DTM’nin de Gümrük Birliği’ne ilişkin olarak İhracat Stratejik Planı çerçevesinde oluşturduğu “Gümrük Birliği’nin İşleyişinde Karşılaşılan Sorunların Ortadan Kaldırılması ve AB ile Yürütülecek Katılım Müzakerelerine Hazırlık ve Müzakere Sürecine Destek Sağlanması” Çalışma Grubu ve AB İcra Kurulu bulunmaktadır. İcra Kurulu ve Çalışma Grubu ayrıntılı raporlar yayımlamıştır. Raporlar hizmete özeldir.

Ayrıca, Türk Gümrük İdaresi, AB üye ve aday ülkelerindeki gümrük uygulamalarını uyumlu hale getirmeyi hedefleyen Gümrükler 2007 Programı kapsamında düzenlenen seminerlere, exchange programına, MOR (Measurement of Results) Projesi’ne ve Benchmarking Projesi’ne katılmaktadır.  
 

Tanıtıcı Tarama (31 Ocak – 1 Şubat 2006)
Türkiye tanıtıcı tarama toplantısına geniş bir heyetle katılmıştır. Komisyon yetkilileri toplantıda, gümrük kuralları, transit, Gümrük Kodu’nun güveliğe ilişkin yönleri, kaçakçılık, uyuşturucu maddeler ve gümrüklerin modernizasyonu gibi konular hakkında bilgi vermişlerdir.

Ayrıntılı Tarama (13-14 Mart)
Ayrıntılı tarama toplantısında, Türk heyeti tarafından gümrük kuralları, usulleri ve muafiyet; karşılıklı yardım; kültürel ürünler; transit; ekonomik etkili usuller; Gümrük Kodu’nun güvenlik yönü; kaçakçılık; uyuşturucu; modernizasyon; menşe ile Gümrük Birliği ve uluslar arası gümrük işbirliği konularında yapılan sunumlarla, Türkiye’nin mevcut uyum düzeyine ilişkin Komisyon yetkililerine bilgi verilmiştir.

AB Genel İşler Konseyi 11 Aralık’ta aldığı kararla bu fasılda müzakerelerin Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar başlatılmamasını kararlaştırmıştır.

Gümrük Birliği’ne ilişkin tarama sonu raporunun ilk iki bölümü (durum tespiti) Türkiye’ye iletilmiş ve Türkiye de görüşünü hazırlayarak AB’ye göndermiştir. Dönem Başkanlığının Türk tarafına gönderdiği mektupta, Ek Protokol’ün GKRY'yi de kapsayacak şekilde uygulanması tek açılış kriteri olarak belirlenmiştir.

Avrupa Komisyonu Türkiye’ye gönderdiği tarama raporunda, devam eden Gümrük Birliği ilişkisi nedeniyle uyum düzeyinin yüksek olduğunu belirtmiştir. Bunun yanı sıra belirli eksiklikler de dile getirilmiştir: Gümrüksüz satış mağazalarının kapatılması, serbest bölgeler, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının gümrük vergisi muafiyetinden yararlanmasına ilişkin düzenlemeler ve Türkiye’ye giren ve çıkan paranın deklare edilmesine ilişkin düzenlemeler, vb.

30. DIŞ İLİŞKİLER

Dış ilişkiler alanındaki müktesebat başlığı, Topluluğun üçüncü ülkeler ve uluslararası organizasyonlar ile ticari ve ekonomik ilişkilerinin yanı sıra işbirliğinin ve yardımlaşmanın geliştirilmesini kapsamaktadır. Bu müktesebat başlığı altında yürütülen Topluluk faaliyetlerinin yasal zemini, Avrupa Topluluğu’nu Kuran Antlaşma’nın 131 ila 134. maddeleri ile belirlenmiştir. Dış ilişkiler başlığı altında aday ülkelerden beklenen noktalar şunlardır: DTÖ yükümlülüklerini karşılamak; AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı ikili ya da çok taraflı anlaşmaları üstlenmek; AB’nin dış ticaret rejimini kabul etmek; GTS uygulamalarını katılımdan hemen sonra yürürlüğe koyacak şekilde gerekli düzenlemeleri gerçekleştirmek; İnsani yardım ve kalkınma politikası alanında AB’de yürürlükte olan yasal düzenlemelere uyum sağlamak.

İdari Yapılanma
Tarama toplantılarına Türkiye adına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesinin (Dışişleri, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) yanı sıra Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) ve Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA) gibi kurumlardan temsilciler katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Dış İlişkiler, ‘Ticaret, Sanayi ve AKÇT Ürünleri Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmıştır. 2000 yılından bu yana toplantılar düzenlenmektedir. Alt-komite çalışmaları sayesinde AB müktesebatı ile Türk mevzuatı arasındaki farklılıklar detaylı olarak tespit edilmiştir.

DTM’nin de Gümrük Birliği’ne ilişkin olarak İhracat Stratejik Planı çerçevesinde oluşturduğu 4.1. no’lu “Gümrük Birliği’nin İşleyişinde Karşılaşılan Sorunların Ortadan Kaldırılması ve AB ile Yürütülecek Katılım Müzakerelerine Hazırlık ve Müzakere Sürecine Destek Sağlanması” Çalışma Grubu ve AB İcra Kurulu bulunmaktadır. İcra Kurulu ve Çalışma Grubu ayrıntılı raporlar yayımlamıştır. Raporlar hizmete özeldir.

Tanıtıcı Tarama (10 Temmuz 2006)
Komisyon yetkilileri tanıtıcı tarama toplantısında, ortak ticaret politikası, üçüncü ülkelerle ikili anlaşmalar, kalkınma politikası ve insani yardım konularına ilişkin bilgi vermiştir.

Ayrıntılı Tarama (13 Eylül 2006)
Ayrıntılı tarama toplantısında Türk heyeti tarafından, ortak ticaret politikası başlığı altında ticaret politikasının uygulanması, DTÖ ile ilgili çoktaraflı politika ve ilişkiler, ikinci el mallar, ihracat kredileri, tekstil ve Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GTS) anlatılırken; üçüncü ülkelerle ikili anlaşmalar; kalkınma politikası ve insani yardım alanlarına ilişkin mevzuat konularında Komisyon yetkililerine bilgi verilmiştir.

AB Genel İşler Konseyi 11 Aralık’ta aldığı kararla bu fasılda müzakerelerin Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar başlatılmamasını kararlaştırmıştır.

31. DIŞİŞLERİ VE GÜVENLİK POLİTİKASI

Avrupa Birliği’nin Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası (ODGP) diğer fasılların bir çoğuna kıyasla farklılıklar arz etmektedir. ODGP altında asıl karar vericiler üye devletler ve dolayısıyla Konsey olarak öne çıkmaktadır. Avrupa Birliğini Kuran Antlaşma’nın 11–28. maddeleri ODGP’nin hukuki temelini içermektedir. Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası ile ilgili olarak karar alınması esnasında Konsey oybirliği ile karar vermek durumundadır. Bu durum pratikte her ülkenin veto hakkına sahip olması anlamına gelmektedir. Politikanın bu hükümetlerarası yapısı nedeni ile adayların ulusal mevzuatlarına herhangi bir ekleme yapmalarına gerek bulunmamaktadır. Üye devletlerden beklenen, ODGP’yi bağlılık ve karşılıklı dayanışma ruhu içerisinde desteklemeleridir.

İdari Yapılanma
Toplantıya İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesinin yanı sıra Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı temsilcilerinden oluşan bir heyet katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

 

Tanıtıcı Tarama (14 Eylül 2006)
Toplantıda Ortak Güvenlik ve Savunma Politikasına ilişkin genel ilkeler, bütçe hükümleri, Avrupa Savunma ve Güvenlik Politikası kapsamındaki kriz yönetimi görevleri ve terörizme karşı işbirliği konuları Türk heyetine anlatılmıştır.

Ayrıntılı Tarama (6 Ekim 2006)
 

32. MALİ KONTROL

Mali kontrol alanındaki mevzuat, kamu iç mali denetimi, dış mali denetim, AB öz kaynaklarının kontrolü, AB fonlarının denetimi, uluslararası iç ve dış mali denetim gibi alanları kapsamaktadır. Bu alandaki sınırlı sayıdaki yasal düzenleme genelde tüzük ve kararlardan oluşmakta ve söz konusu tüzük ve kararlar doğrudan etkili olduğu için ulusal mevzuata aktarılmaları gerekmemektedir. Mali kontrol alanındaki müktesebat ayrıca temelde uluslararası alanda kabul gören somut mali yönetim ve kontrol kurallarından oluşmaktadır.

İdari Yapılanma
Mali Kontrol’de tanıtıcı tarama toplantısına İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 üyesi (Dışişleri Bakanlığı, ABGS, DPT, Başbakanlık ve AB Daimi Temsilciliği) dışında Maliye Bakanlığı, Sayıştay, Hazine Müsteşarlığı, TCMB, BBDK, SPK, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı ve Milli Savunma Bakanlığı katılmıştır. Toplantıda Türk heyetinin koordinatörlüğünü Maliye Bakanlığı yürütmüştür.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Mali kontrol “Gümrükler, Vergilendirme, Uyuşturucu Trafiği ve Kara Para Aklanmasının Önlenmesi” Alt Komitesi kapsamında ele alınmıştır.

DPT’nin “Kamu Harcama ve Kontrol Sistemlerinin İyileştirilmesi, Kamu İhaleleri Özel İhtisas Komisyonu” bulunmaktadır.

Tanıtıcı Tarama (18 Mayıs 2006)
Toplantıda kamu iç mali denetim mekanizmaları ve dış denetim konuları, AB mali yardımları için uygulama yapıları, AB mali çıkarlarının korunması gibi konulardaki AB mevzuatı Türk heyetine aktarılmıştır.

Ayrıntılı Tarama (30 Haziran 2006)
Toplantıda kamu finansal yönetim ve kontrol sistemleri, iç ve dış denetim, sahtecilik ve dolandırıcılıkla mücadele, AB fonlarının kullanımı ve AB'nin mali çıkarlarının korunması konuları ele alınmıştır.

Avrupa Komisyonu, mali kontrol faslında müktesebata uyum açısından Türkiye'nin önemli ilerlemeler sağladığını kabul ederek, Sayıştay’ın dış denetimde daha etkin hale getirilmesini, özellikle kamu mali yönetimi ve kontrolü açısından uygulamadaki eksikliklerin giderilmesini ve idari kapasitenin güçlendirilmesini talep etmiştir.

14 Şubat 2007 tarihinde Brüksel’de toplanan AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER), ‘Mali Kontrol’ başlığında Türkiye’ye müzakere pozisyon belgesini hazırlaması için davet mektubu göndermeyi kararlaştırmıştır.

MÜZAKERELER

Mali Kontrol faslında müzakereler 26 Haziran 2007 tarihinde açılmış ve şu kapanış kriterleri belirlenmiştir:

• Kamu İç Mali Denetimi düzenlemesi ve ilgili politikaların kabul edilerek uygulanması;
• Sayıştay’ın bağımsızlığının garanti edilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin kabul edilerek uygulanması;
• Türk Ceza Yasası’nın AB’nin Mali Çıkarlarının Korunması Konvansiyonu ve ilgili protokolleri ile uyumlaştırılması;
• Avrupa Topluluğu’nu Kuran Antlaşma’nın 280(3). Maddesi’nden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla bir koordinasyon birimi oluşturulması;
• Avro’nun sahteciliğe karşı korunmasına yönelik müktesebata yasal ve idari olarak uyum sağlanması.
 

33. MALİ VE BÜTÇESEL HÜKÜMLER

Bu alandaki müktesebat, AB bütçesine sağlanacak fonlar için gerekli mali kaynaklara (öz kaynaklar) ilişkin kuralları kapsamaktadır. Söz konusu öz kaynaklar, gümrük vergileri, tarımsal vergiler ve şeker vergilerinden elde edilen geleneksel öz kaynaklardan oluşan üye devlet katkıları, üye devletlerin KDV gelirlerine dayanan bir kaynak ile, yine üye devletlerin gayrı safi milli hasılalarının büyüklüğüne (GSMH) bağlı olarak değişen bir kaynaktan oluşmaktadır. Üye devletler, yeterli koordinasyonun sağlanması, öz kaynaklara ilişkin katkıların doğru hesaplanması, tahsilatı, ödenmesi ve denetiminin temini ile, öz kaynaklara ilişkin kurallara uyum amacıyla AB’ye raporlamanın yapılabilmesi için gerekli idari kapasiteyi oluşturmalıdır. Bu alandaki müktesebat doğrudan bağlayıcı olduğundan ulusal hukuka aktarılması gerekmemektedir.

İdari Yapılanma
Toplantıya İzleme ve Yönlendirme Komitesi'nin 5 daimi üyesi dışında Maliye Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Tarım Bakanlığı, Türkiye Şeker Kurumu, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) gibi ilgili bakanlık ve kurumlardan temsilciler katılmıştır.

ALT-KOMİTELER VE DİĞER ÇALIŞMALAR TARAMA SÜRECİ

Mali ve Bütçesel Hükümler konusu Ekonomik ve Parasal konular, Sermaye, Hareketleri ve İstatistik Alt Komitesi’ kapsamında ele alınmaktadır. Alt Komite 2000 yılından bu yana 6 toplantı gerçekleştirmiştir.
 

Tanıtıcı Tarama (6 Eylül 2006)
Toplantıda; AB bütçesi başlığı altında temel bütçesel kurallar, yıllık bütçe prosedürü, bütçe ve harcamanın yapısı, Mali Çerçeve ve Kurumlararası Anlaşma, AB finansman kuralları (öz kaynaklar) başlığı altında yasal çerçeve, bütçenin (gelirlerin) yapısı, öz kaynaklar bütçe prosedürü, İmtiyaz ve Dokunulmazlıklara İlişkin Protokol başlığı altında ise hazine sistemi ve ödemeler hakkında Türk heyeti bilgilendirilmiştir.

Ayrıntılı Tarama (4 Ekim 2006)
Toplantıda; öz kaynaklar sistemine ilişkin Türkiye’nin durumu, KDV ve tarımsal vergilerin matrahının hesaplanması ve buna ilişkin idari yapılanma, gümrük vergileri, konuya ilişkin istatistiki verilerin nasıl derlendiği ve konuyla ilgili kurumlararası bilgi değişimi, ödeme sistemleri alanlarında Türkiye’nin mevcut uyum düzeyine ilişkin olarak Komisyon yetkililerine bilgi verilmiştir.


 34. KURUMLAR

Bu müktesebat başlığı, Kurucu Antlaşmalar ve ikincil mevzuat tarafından oluşturulan Avrupa Birliği kurumlarının yapıları ve işleyişlerini içermektedir. Diğerlerinden farklı olarak, bu başlık aday ülkelerin AB’ye katılmadan önce yerine getirmeleri gereken mevzuat uyumlaştırmaları veya uygulama tedbirlerine yönelik spesifik taleplerde bulunmamakta; yeni üye olacak ülkelerin AB kurumlarında ne şekilde temsil edileceklerini düzenlemektedir.

35. DİĞER KONULAR

Bu başlık altındaki müktesebat diğer ana konular içerisinde yer almayan özel düzenlemeleri içermektedir. “Diğer” başlığı altında, müzakerelerin devam ettiği süre boyunca gündeme gelen veya müzakerelerin tamamlanmasını takiben müktesebata eklenecek konular yer alacaktır.

 



«  önceki  Sayfa:  1  sonraki  »

 
 
İLETİŞİM | ANA SAYFA | ENGLISH © 2014 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed by: OrBiT